22.02.2018,06:09
İstanbul
Dolar
Euro
Altın
İmkb
Dünyanın en kapsamlı topaç sergisi; 15 Şubat – 3 Mart
Eski zamanların çocukluk oyunudur topaç çevirmek.
Tarsus’ta yaşayan yazar ve ressam Remzi Karabulut, bir çocukluk hayalinin peşine düşmüş, yıllardır topaç biriktirmiş. 
 
Sayısı kadar adı olmasa da topaçların, her biri binbir gece masallarından fırlamış ya da Anadolu’nun bozkırlarında yerel ağızların çeşitlemesi gibi her biri. 
 
Adları mı?
 
Sayalım bir kaçını:
 
Alalı. Angırşak. Arşak. Cicoz. Çini. Bozanak. Bireyme. Deleme. Deveran, Develeme. Değirme. Düğeme. Doma. Dönbaba. Dönergeç. Fırıldak. Fırdöndü. Fıçı. Fırfıra. Fırfırk. Fıtça. Firmen. İştifan. Katır. Kaytan. Kiriştek. Köçek. Kirmen. Kirildek. Muzip. Mozik. Pımpır. Pırfangaç. Totik. Topaç. Tendürük. Tutturamanço. Vızırdak. Vızıldak. Vızık. Vızvız. Yanardöner.
 
Heykelden, kısa filme ve kitaba topaçların buluşması
 
Remzi Karabulut, İstanbul’un orta yerinde bir topaç sergisi açıyor. Oldukça kapsamlı, çok sayılı ve çok yönlü bir sergi bu. 
 
Yüzlerce topaç, 30 topaç konulu resmi, 30 topaç heykeli, 2 topaç konulu kısa film, 1 topaç konulu öykü kitabı ve çeşitli atölyelerle birlikte ilkin Saint-Michel Lisesi’nin ünlü Jeanne d’Arc Sergi Salonu’nda açılacak, ardından başka kentlerde ve ülkelerde sergilenecek.
 
Remzi Karabulut, topacın peşine düşmüş, onların adlarının, hikâyelerinin peşine düşmüş.
 
Aslında çocukluğunun peşine düşmüş.
 
Şimdi sergisine, çocukluğunun peşine düşmeye çağırıyor izleyicileri.
 
Karabulut’un “KAYTANSIZ DÜNYA” sergisi, 15 Şubat - 3 Mart tarihleri arasında, İstanbul Saint-Michel Fransız Lisesi'nin Jeanne d’Arc Salonu’nda gezilebilir.
 
Karabulut, topaçları hem yapmış hem oynamış
 
Sanatçı, orijinal formlardaki topaçlar dışında, kendi tasarımı olan topaçları, topaç heykelleri, kısa filmleri ve öykü kitabıyla, bu alanda neredeyse örneği olmayan bir sergiyle çıkıyor İstanbullular'ın karşısına.
 
Hem yetişkinlere hem de çocuklara hitap edebilen rengârenk ve heyecan verici bir koleksiyondan bahsediyoruz.
 
Karabulut’un topaç sergisi, taşradan merkeze, Türkiye’nin sanatına değerli bir katkı. 
 
Remzi Karabulut, topaçlara, onların öyküsüne ve çocukluğuna dair şunları dile getiriyor:
 
“Kayıt altına alınmış yazılı bir tarihçesi yok ne yazık ki bu güzel oyuncağın.
 
Büyük olasılıkla erkek çocukların sokağa çıkıp oynamasıyla başlıyordur topacın tarihi.
 
Daha çok Asya, Avrupa, Antik Yunan, Roma ve Çin oyuncağı olduğunu biliyoruz yalnızca.
 
Milattan öce yaşamış Roma'nın önemli devlet adamı, aynı zamanda Latin edebiyatın ilk yazarlarından olan Marcus Parcius Cato, “Ey anne ve babalar, eğer çocuklarınız konusunda dertlerden kurtulmak istiyorsanız, onlara birer topaç alın. Böylece çocuklarınız kötü alışkanlıklardan kurtulur, iyi birer vatandaş olma yolunu bulurlar,” diye seslenmiş.
 
Tarihi değeri olan varlıklar gibi ne yazık ki topacı ileride önem kazanır diye alıp uzun süre koruyan olmamış.
 
Dolayısıyla; her yüzyıla tanıklık eden bir modele kavuşmak mümkün değildir.
 
Yuvarlak bir taşın delinip kalem inceliğinde bir dal parçasının saplanması ve ipsiz döndürülmesiyle başlandığını yazıyor kimi kaynaklar.
 
Kimi kaynaklar da, dönen nesne düşmez mantığıyla yola çıkarak topacın doğuşunun suda sektirilen taştan geldiğini belirtiyor.
 
Anadolu'da da tahta attan yaptığımız oyuncak kadar eskidir topaç.
 
Benim için dünya oyuncağı olmasının ötesinde, her yaşta insanın ilgisini çekmesi ve sanatsal bir gizil güce sahip olmasıyla birlikte sınırsız bir düş gücü yaratması önemli.
 
Hacimlerinin değişkenliği, renklilikleri ve dönme eylemiyle hayat bulması, belli ki insanların her zaman ilgisini uyandıracak.
 
Bu sergiyi daha çok çocukların gözünden bakarak ve onlar gibi oynayarak oluşturmak bana büyük bir mutluluk verdi.
 
Sanırım bundan sonra da bu ilgim devam edecek.
 
Sizler de bu konudaki duygu ve düşüncelerinizi benimle paylaşırsanız, bu çok yönlü saf oyuncakla oyunumuzu dalga dalga genişletir, daha çok insanla paylaşır hale getiririz.”
 
Açılış ve Kokteyl: 15 Şubat saat 19:00 Jeanne d’Arc Salonu
 
Sergi süresi: 15 Şubat – 3 Mart
Adres: Saint-Michel Lisesi Jeanne d’Arc Salonu Abide-i Hürriyet cad. no:17 Şişli / İstanbul

,


YORUMLAR
Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır. Toplam Yorum 0 | Onay Bekleyen Yorum 0

Bu Kategoride Son Eklenen Diğer Haberler
YazıYorum
Türkiye reel sektör bazında konsantrasyonunu ihracata bağlamış durumda. Elbette bunun önemini yok sayacak değilim.
Diğer Yazarlar
Türkiye ekonomisinin temeli % 99.8 KOBİ’lerimize bağlı.
Truva’nın Unesco Dünya Kültür Mirası listesine girişinin 20. yılı olan 2018; ülkemizde “Truva Yılı” ilan edildi.
AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan, 13 Şubat 2018’de yaptığı konuşmada, “Bizim için Afrin neyse Ege’deki, Kıbrıs’taki haklarımız da odur. Savaş gemilerimiz, Hava Kuvvetlerimiz, gerektiğinde her türlü müdahaleyi yapmak için yakın takipteler” dedi.
Haber programında Zeytindalı Harekâtı için Afrin’e giden Mehmetçikleri izliyorum.
Ne yapmalıyız, yapabiliriz? Aydınlara düşen görevler ne olur?
Sezon başından bu yana ön görülen ve tahmin edildiği gibi, büyük takımların zor – kolay maç periyotları sonucunda 3 büyüklerin puanlarının eşitleneceği öngörüsü sonunda gerçekleşti.
Dünyanın bir bütün olduğu günümüzde, bilimsel verilerden yararlanmanın vakti gelmiştir.
Aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) Partisi’ndeki siyasetçiler başta olmak üzere Türk karşıtı olarak yorumlanabilecek söylem yükselişe geçti.
Kaçak su bedellerini kim ödüyor?
Yavaş yavaş kişilik değiştiriyorum; yeni kişilikler yaratma, taklit etmenin, dünyayı anlamanın ya da dünya anlaşılabilirmiş gibi yapmanın yeni tarzlarını yaratma yeteneğimle zenginleşiyorum (evrim burada olsa gerek)." diyor Pessoa..
Bir meslek sahibi olmak mı yoksa dünyayı keşfetmek mi?