18.02.2018,21:15
İstanbul
Dolar
Euro
Altın
İmkb
Yüzde 69,2; Suriyeliler'in işsizlik yarattığına inanıyor
Türkiye ekonomisinin ana sorunlarını tespit etmek ve...
bu sorunlara yönelik olarak çözüm önerileri üretmek üzere 2000 yılından bu yana faaliyetlerine devam eden Ekonomistler Platformu, Türkiye’de yaşayan Suriyeliler'e yönelik Türk Halkının düşüncelerini almak üzere bir araştırma yaptı.
 
Aksoy Araştırma tarafından 12 ilde 1500 katılımcı ile tamamlanan araştırma kapsamında katılımcılara çeşitli ifadelere nasıl baktıkları soruldu.
 
Araştırma sonuçları ile ilgili bir açıklama yapan Ekonomistler Platformu Başkanı Dr. Oğuz Demir şunları söyledi.
 
“Türkiye’nin gündelik ekonomik ve siyasi sorunlarla boğuştuğu bir dönemde, biz biraz daha uzun vadeli bir perspektiften çalışmalarımızı sürdürüyoruz.
 
Türkiye’ye 2011 yılından bu yana gelen Suriyelilerin sayısı 3,5 milyon civarında.
 
Savaşın devam ettiği bir ortamda bir geri dönüşün söz konusu olmadığını biliyoruz.
 
Suriye’deki iç savaş tamamlandıktan sonra da sığınmacıların büyük bir kısmının Türkiye’de kalması söz konusu. Bu da bir uyum politikası ve çalışmasını zorunlu kılıyor.
 
Uyum ise; iki taraflı bir süreç. Yani hem Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları hem de Suriyeli sığınmacıların bu süreçle ilgili bir yol haritası ile sürece dahil edilmesi gerekiyor.
 
Biz de bu noktadan hareketle böyle bir araştırma yaparak ekonomi tarafında bakış açısını ortaya koymak istedik.”
 
Araştırma sonuçları ile ilgili Demir şunları ifade etti.
 
“Genel olarak sonuçlara baktığımızda olumsuz bir imaj oluştuğunu görüyoruz. Araştırmaya katılanların büyük çoğunluğunun Suriyeli sığınmacı algısı olumsuz.
 
Özellikle birçok noktada Suriyelilere ayrıcalık tanındığı düşünülüyor ve bu noktada Suriyelilerin de diğer göçmen ülke vatandaşları ile aynı şartlara tabii olması gerektiği araştırmada öne çıkıyor.
 
Katılımcıların %69,2’si Suriyelilerin işsizlik yarattığını ifade ederken, yine %67,2’lik kısmı kiraların artışında Suriyeli sığınmacıların rolü olduğuna inanıyor.
 
Araştırmaya katılanların %60’ından fazlası çalışma izni ve vatandaşlık verilmesinde de temkinli hareket edilmesi gerektiğine inanıyor.
 
Katılımcıların %78,2’si ise; asayiş ve güvenlik sorunu çıkabileceğine inandıklarını ifade ediyorlar.
 
Öte yandan; resmi rakamlara bakıldığında işsizlik ve asayiş açısından Suriyeli sığınmacıların çok az etkisi olduğu görülüyor.
 
Dolayısıyla; Türkiye’deki bu algının bir miktar yanlış anlamalar ve önyargılardan kaynaklandığını söylemek mümkün.
 
Önümüzdeki dönemde eğer bir uyumdan bahsedeceksek kamuya bu algının değiştirilmesi için büyük görevler düşüyor.
 
Aksi takdirde sosyal ve ekonomik açıdan tansiyonun tamamen bu yanlış algılarla artması söz konusu.”
 
Dr. Demir sözlerini şu şekilde tamamladı.
 
“Biz Türkiye’nin orta vadede en önemli ekonomik ve sosyal sıkıntılarının başında bu konunun geldiğini düşünüyoruz.
 
Bu noktada hükümetin elinden geldiğince çaba sarf ettiğinin de farkındayız.
 
Ancak bu çalışmaların belirli bir plan dahilinde yürütülmesi, uyumun iki ayaklı olarak değerlendirilmesi büyük önem taşıyor.''
 
Rapora; www.ekonomistler.org.tr internet sitesinden erişilebiliyor.

,


YORUMLAR
Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır. Toplam Yorum 0 | Onay Bekleyen Yorum 0

Bu Kategoride Son Eklenen Diğer Haberler
YazıYorum
Bertolt Brecht’in 120 yaşı dolayısıyla Zeliha Berksoy müthiş bir oyun sahneye koydu: İnsan neyle yaşar?
Diğer Yazarlar
Türkiye ekonomisinin temeli % 99.8 KOBİ’lerimize bağlı.
Truva’nın Unesco Dünya Kültür Mirası listesine girişinin 20. yılı olan 2018; ülkemizde “Truva Yılı” ilan edildi.
AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan, 13 Şubat 2018’de yaptığı konuşmada, “Bizim için Afrin neyse Ege’deki, Kıbrıs’taki haklarımız da odur. Savaş gemilerimiz, Hava Kuvvetlerimiz, gerektiğinde her türlü müdahaleyi yapmak için yakın takipteler” dedi.
Haber programında Zeytindalı Harekâtı için Afrin’e giden Mehmetçikleri izliyorum.
Ne yapmalıyız, yapabiliriz? Aydınlara düşen görevler ne olur?
Sezon başından bu yana ön görülen ve tahmin edildiği gibi, büyük takımların zor – kolay maç periyotları sonucunda 3 büyüklerin puanlarının eşitleneceği öngörüsü sonunda gerçekleşti.
Dünyanın bir bütün olduğu günümüzde, bilimsel verilerden yararlanmanın vakti gelmiştir.
En önemlisi konunun eski anlamda bir 'siyaset' tartışması olmadığını idrak etmektir.
Kaçak su bedellerini kim ödüyor?
Yavaş yavaş kişilik değiştiriyorum; yeni kişilikler yaratma, taklit etmenin, dünyayı anlamanın ya da dünya anlaşılabilirmiş gibi yapmanın yeni tarzlarını yaratma yeteneğimle zenginleşiyorum (evrim burada olsa gerek)." diyor Pessoa..
Bir meslek sahibi olmak mı yoksa dünyayı keşfetmek mi?