romabet romabet romabet
deneme bonusu veren siteler
beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort istanbul escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort hava durumu betturkey beylikdüzü escort beylikdüzü escort
Bugun...



'Bel bölgesindeki cilt yapıları, tanı açısından önemli ipuçları verebilir'


facebook-paylas
Güncelleme: 12-12-2025 00:16:06 Tarih: 09-11-2025 09:00

'Bel bölgesindeki cilt yapıları, tanı açısından önemli ipuçları verebilir'

 

Güven Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Bölümü’nden

Prof. Dr. Alp Özgün Börcek, Gergin Omurilik Sendromu’nun;
omuriliğin normalden daha aşağıda sabitlenmesi veya

çevresindeki dokularla gerilmesi sonucu ortaya çıktığını belirterek;
“Bu durum, omuriliğin doğal hareket kabiliyetini kısıtlar ve

zamanla; sinirlerde geri dönüşü olmayan hasarlara yol açabilir.

 

Mekanik bir problemden söz ediyoruz;

bu nedenle, ilaç tedavisiyle sonuç almak mümkün değil;
Kesin tanı konulan vakalarda, cerrahi müdahale gereklidir”
ifadelerini kullandı.

 

Prof. Dr. Börcek,

sendromun belirtilerinin çok farklı şekillerde ortaya çıkabileceğini belirterek;
şunları söyledi:

 

“Bel ve bacak ağrısı, yürüme güçlüğü, sık düşme ya da idrar kaçırma gibi bulgular;
hastalığın, erken uyarıları olabilir.

 

Bazen; yalnızca belde ağrı şikayetiyle gelen,

dışarıdan hiçbir belirti göstermeyen hastalarda bile;
bu sendromun izlerine rastlıyoruz.

Bu nedenle; her bel ağrısını sıradan saymak, büyük bir hata olur.”

 

Börcek,

“O bölgede;
doğuştan var olan kırmızı leke, aşırı kıllanma ya da

gamze benzeri çöküntüler varsa;

bunlar, omurilikte bir anormalliğin habercisi olabilir.

 

Özellikle çocukluk çağında;
belde orta hatta bir leke, delik ağzı veya tüylenme fark edilirse;
mutlaka, bir beyin cerrahı tarafından değerlendirilmelidir.”
dedi.

 

Tanı ve tedavi sürecinde;
her hastanın bireysel olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Börcek,

“Aynı görüntüleme sonuçlarına sahip iki hastadan biri,

ameliyata ihtiyaç duyarken;
diğeri, sadece düzenli takip gerektirebilir.

Bu nedenle;
‘her gergin omurilik vakası ameliyat edilmelidir’ demek, doğru olmaz”

ifadelerini kullandı.

 

Operasyonun, teknik detaylarını da paylaşan Börcek;

“Cerrahi işlem, genellikle belin üst kısmında küçük bir kesiyle yapılır.

Omuriliği geren dokular serbestleştirilir,

zar açılarak; gerilime neden olan bağ dokusu (filum terminale) kesilir.

Ortalama ameliyat süresi; yaklaşık bir saattir.” diye anlattı.

 

Ameliyat risklerine değinen Börcek,

“Omurilik ameliyatlarında, her zaman sinir hasarı riski vardır;

ancak, bugüne kadar yüzlerce vakada böyle bir durumla karşılaşmadım.

Ameliyat sırasında, sinir fonksiyonlarını izlememizi sağlayan;
nöromonitörizasyon teknolojisi, bu konuda büyük güvenlik sağlıyor.”
şeklinde konuştu.

 

Prof. Dr. Börcek;
cerrahi sonrasında başarı oranının,

hastalığın süresiyle yakından ilişkili olduğunu belirterek;

şöyle devam etti:

 

“Hastalık ne kadar erken fark edilirse;
sinirler üzerindeki baskı o kadar az olur ve iyileşme şansı o kadar yükselir.

 

Ancak; yıllar içinde gelişen idrar kaçırma gibi ileri bulgular varsa,

ameliyatla tam düzelme beklemek, zorlaşır.

 

Ameliyat sonrası takip sürecine ilişkin olarak ise;
üçüncü ayda MR kontrolü yapılır,

her şey yolundaysa, yıllık aralıklarla takip edilir.

Ancak; takip aralıkları, hastanın yaşına ve hastalığın seyrine göre değişebilir.

 

Gergin Omurilik Sendromu, nadir görülen bir hastalıktır; ama, tanı gecikirse;
kalıcı felç, idrar ve dışkı kontrol kaybı ya da omurga eğrilikleri gibi

ciddi sonuçlar doğurabilir.

Her bel ağrısı, her yürüme güçlüğü, mutlaka; araştırılmalı.”

 

 

 

Hibya Haber Ajansı







Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER SAĞLIK Haberleri

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HABER ARA