Bugun...



Yılbaşı Gecesi'nin yorgunluğunu bal ile atın

Yılbaşı coşkusuyla kurulan bol çeşitli ve eğlenceli sofralar 1 Ocak günü midelerin kabusu oluyor.

facebook-paylas
Güncelleme: 29-12-2019 20:35:46 Tarih: 28-12-2019 11:06

Yılbaşı Gecesi'nin yorgunluğunu bal ile atın

Farklı protein ve karbonhidratların birçok içecek ile karıştırılması beslenme düzenini tamamıyla bozuyor.

 

Yapılacak doğru tercihler ile hem eğlenceyi daha sağlıklı hale getirilebilmek hem de yeni yılın ilk kahvaltısına daha zinde oturabilmek mümkün.

 

Yılbaşı için hazırlanan güzel sofralar yanlış tüketimi ve buna bağlı mide sorunlarını da beraberinde getiriyor.

Özellikle yılbaşı gecesinde yapılan düzensiz ve yoğun tüketim hem yeni yıl eğlencesinde hem de yılın ilk kahvaltısında kişileri zor durumda bırakıyor.

Farklı protein ve karbonhidratların ve zararlı içeceklerin getirdiği mide hassasiyeti tüketicilere zor anlar yaşatıyor.

Bu içeceklerin fazla miktarda tüketiminin yan etkilerinden olan yüksek sıvı kaybı ise; yılbaşı sonrasında tüketicileri en çok zorlayan konulardan biri.

 

Yüksek Kalori ve Sodyum ile Sıvı Kaybını Desteklemeyin


Alınan yüksek miktarda içecekler, vücutta artık madde bırakmadan yağa dönüşüyor.

Bu içecekler ile birlikte alınan yüksek kalorili besinler ise; yağlanmayı hızlandırıyor.

Yeni yılın ilk sabahı halsizlik yaratan faktörlerde yüksek sıvı kaybı ve zararlı içeceklerin tüketimi başı çekiyor.

İçeceklerin çerez ve meze gibi yüksek sodyum içerikli besinler ile tüketilmesi ise; diüritik (idrara çıkma) sebebiyle sıvı kaybını hızlandırıyor.

 

35 Yıllık Bal Gurmesinden Yeni Yılın İlk Günü İçin Kahvaltı Tavsiyesi


Sıvı kaybı ve halsizliğin yüksek olduğu yılın ilk günü için 35 yıllık bal gurmesi Ahmet Bağran Aksoy, konu ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu.

 

Zengin içerikli kahvaltı yapılmasına dikkat çeken Aksoy, “Bu zararlı içecekler, vücutta sıvı kaybına sebebiyet veriyor. Bununla birlikte tükettiğimiz tuzlu besinler, sıvı kaybını daha da hızlandırıyor. Sıvı kaybı ile karşıladığımız yılın ilk gününü yüksek besin değerli kahvaltı ile açmak en iyi çözümlerden biri.” diyor.

 

Özellikle vücudun potasyum, vitamin ve enzim gibi içeriklere muhtaç olduğuna dikkat çeken Ahmet Bağran Aksoy, kahvaltıda tüketilecek yumurta, sebze ve bal gibi içeriklerin yılbaşındaki yiyecek ve içeceklerin tüketimi sonrasında vücudun eksiklerini gidermek için en iyi çözüm olduğunu ifade etti.

 

Aksoy, sözlerini şöyle sürdürdü:

 

“Özellikle bal ve yumurta, ihtiva ettiği yüksek vitamin, enzim ve potasyum içeriği ile kaybedilen besin değerlerini geri toplamada yardımcı olacaktır.

 

Sevdiklerimiz ile geçirdiğimiz yılbaşı gecesinde öncelikli olarak doğru besin tercihlerinin yapılması yılbaşı eğlencesinin yılın ilk gününde de sürmesi açısından isabet olacaktır.

 

Yeni yıl hediyesi olarak sevdiklerinize lezzet, sağlık ve şifa hediye edin.”

 

ETABAL ve Ahmet Bağran Aksoy hakkında bilgi;

 

35 yıllık geçmişi ile Türkiye'nin en köklü ham bal ve arı ürünleri üreticisi olan ETABAL, 1985 yılında üretici Ahmet Bağran AKSOY tarafından kurulmuştur. 


Arıcılık ve fitoloji üzerine eğitim ve donanımları ile sektörde ve kamuoyunda ‘BALIN GURMESİ” olarak bilinen Aksoy’un yönetimindeki ETABAL‘ın, Kaçkar Dağı ve yöreleri başta olmak üzere Rize, Erzurum, Erzincan ve Sivas’ın yüksek yaylalarında bal üretim çiftlikleri bulunmaktadır. 

 

Kovandan Sofraya Sağlık


Endemik bitki çeşitliliği ve flora zenginliğiyle ön plana çıkan bu bölgelerde ETABAL’a ait 1800-2000 kovandan her yıl 14 ton ile 22 ton arasında bal üretimi gerçekleştirilmektedir. 


ETABAL, geleneksel yöntemlerle herhangi bir işleme maruz kalmadan kovandan sofraya taşıdığı ham balların satışını kendi oluşturduğu mağaza ağları ve internet sitesi üzerinden gerçekleştirmektedir.

 

ETABAL’ın bugün Kadıköy Tarihi Çarşı'da, Emaar Square AVM’de, Watergarden AVM’de, Mall Of Istanbul AVM’de, Aqua Florya AVM’de, Sapphire AVM’de ve Piazza AVM’de mağazaları bulunmaktadır. 

 

Özel bal ve kürler


ETABAL, ham balın yanı sıra; Arı Sütü, Saf Propolis, Polen ve Özel Karışım Kürlerinden oluşan toplam 24 farklı ürünün hem üretimini hem de satışını gerçekleştirmektedir.

 

Ahmet Bağran Aksoy


Ülkemizde bal konusunda uzman isimlerden biri olan Etabal Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Bağran Aksoy bal sektöründe 35 yıllık birikimi ile ‘’BALIN GURMESİ’’ olarak bilinmektedir.


Bal konusundaki gurmelik tanımını inceleyecek olursak balların farklı tat ve çeşitliliği bal gurmesi tanımlamasını doğuruyor. 

 

Bal gurmesi; balın tat, koku ve görüntüsünden bala ait özellikleri, florasını ve hangi yöreden geldiğini anlayabilen kişidir. Bal gurmesi, balların tatlarını birbirinden ayırabilme yeteneğine sahip, bal konusunda damak tadı gelişmiş ve duyarlı olan kişidir.


6 Mayıs 1963’te Rize’de doğan Ahmet Bağran Aksoy, ilköğretim ve lise eğitimlerini Rize’de tamamladı.

 

İyi derecede İngilizce bilen Aksoy, halen Okan Üniversitesi Yeni Medya ve Gazetecilik bölümünde lisans eğitimine devam etmektedir.

 

Aksoy, Top Air Flight Academy, Tarkim Air ve İstanbul Havacılık Kulübü’nde uçuş eğitimleri alarak sivil pilotluğa adım attı.

 

Kaçkar Dağı ve yöreleri yüksek yaylalar, Rize, Erzurum, Erzincan, Sivas yörelerine yaptığı uçuşlar ve geziler sırasında önemli gözlemler ve araştırmalar yapma fırsatı bulan Aksoy, zaman içerisinde arıların mucizevi yaşam öyküsünden etkilenerek bu konuda çalışmalara başlamıştır.


Arıcılık mesleğinin kişiliğine yansıdığını her fırsatta dile getiren Aksoy, arıların çalışkanlığından ilham alarak 1985 yılında bal ve arı ürünleri sektörüne giriş yaparak "Etabal” adını verdiği kendi markasını kurdu.

 

Bu süreçte Aksoy, fitoterapi eğitiminin yanı sıra Arıcılar Birliği tarafından verilen arıcılık eğitimlerini tamamlayarak lisans belgesini aldı.

 

Yurtiçinde ve yurtdışında arıcılık ile ilgili birçok konferansa katılarak sektörel bilgi birikimini giderek arttırdı.

 

Aksoy, bal, polen, propolis, arı sütü konularında 35 yıllık araştırmalarını sürdürürken arıcılık faaliyetlerine katkı sağlamaya devam etmektedir.

 

Ahmet Bağran Aksoy’un işine olan tutkusu ve karakteriyle bağdaştırdığı yaşam boyu süren deneyimleri gurmeliğinin en önemli tarafını oluşturmuştur.

 

Arıların yaşam biçimi ve karakteri yıllar boyu Aksoy’u etkilerken arıların dünyasından aldığı birçok özelliği de kendi yaşam felsefesi haline dönüştürdü.

 

Türkiye’de bal ve bal üretimi konusunda deyim yerindeyse Aksoy kadar bu konuyu içselleştirmiş başka bir örnek yoktur. Bal sağım zamanlarında kovan başında yılın yarısını ise; yaylalarda geçiren Aksoy, güne en az 150-200 gr bal yiyerek başlıyor. 


Spor ve müziği hayatının vazgeçilmezleri arasına koyan Aksoy, Shotokan karate siyah kuşak ve aikido kahverengi kemer sahibidir.

 

İyi bir sporcu olmasının yanı sıra aynı zamanda iyi derecede bateri, gitar ve bağlama çalmaktadır.

 

Türkiye Arıcılar Birliği, İstanbul Havacılık Kulübü ve İstanbul Yelken Kulübü üyelikleri bulunmaktadır.


1985 yılında başlayan ve bugün ETABAL markası ile devam eden bu serüvende, gerçek ve katkısız balı sunma misyonundan ödün vermeden hizmet sağlamaya devam ediyor; geleneksel yöntemlerle kendine has ürettiği ballar için önce şifa sonra lezzettir diyerek bal konusunda da tüketiciyi uyarıyor.

 

Özellikle ballar konusundaki bilgi kirliliğinin önüne geçmek isteyen ve tüketiciyi sahte ballar konularında uyaran Aksoy, tüketiciyi doğru yönlendirebilmek adına onları Etabal’ın Kadıköy şubesine bekliyor.

 

Burada tüketicinin elindeki balın ücretsiz test edilebileceğini dile getiren Aksoy, bilgi alışverişi konusunda da her zaman tüketicinin yanında olduğunu ifade ediyor.  

 

www.etabal.com.tr

 

 







Etiketler :

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER GIDA Haberleri

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
HABER ARŞİVİ
HABER ARA
YUKARI YUKARI