Bugun...



'Tedarikçilerimiz ve müşterilerimiz'den çok 'partnerlerimiz' diyeceğimiz bir dönem başlamak zorunda'


facebook-paylas
Güncelleme: 12-04-2021 13:22:45 Tarih: 06-04-2021 17:14

'Tedarikçilerimiz ve müşterilerimiz'den çok 'partnerlerimiz' diyeceğimiz bir dönem başlamak zorunda'

İş dünyasının sürdürülebilir kalkınma konusundaki farkındalığını ve etkisini artırmak amacıyla;

BM Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri çerçevesinde hareket eden

EGİAD Ege Genç iş İnsanları Derneği, üyelerine bu alanda yol haritası sunmak üzere

üyeleriyle Sürdürülebilirlik başlığı altında bir araya geldi.

 

Toplantının konuk konuşmacısı Mazars Denge CEO’su ve Sürdürülebilirlik Elçisi,

TÜSİAD Girişimcilik ve Gençlik Yuvarlak Masa Başkan Yardımcısı Dr. İzel Levi Coşkun oldu. 


EGİAD, Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nı tüzüğüne alarak,

bu alandaki faaliyetlerini resmileştirerek yine bir ilke imza attı.

 

Buna göre, “Yoksulluğu ortadan kaldırmak, gezegenimizi korumak,

ekonomik eşitsizlikle başa çıkmak, sanayileşme,

teknolojik ilerleme ve sorumlu üretimi desteklemek,

sürdürülebilir tüketimi dengelemek ve

tüm insanların barış ve refah içinde yaşamasını sağlamak”

ilkelerini benimseyerek ve üyelerine bu amaçlara uygun faaliyette bulunmalarını önererek

örnek olmayı başardı.

 

Bu kapsamda ilk etkinliğini “Sürdürülebilirlik Peki Neden?” başlığıyla gerçekleştiren EGİAD,

iş dünyası paydaşları ile sürdürülebilir kalkınma gündemini masaya yatırdı.

 

Sürdürülebilir kalkınma alanındaki araştırmalarıyla tanınan

Dr. İzel Levi Coşkun, “Sürdürülebilirlik için, kurumlar sadece kendi çıkarlarını düşünmemeli.

Bütün sistemin çıkarı düşünülmeli. Sürdürülebilirlik ancak böyle sağlanır” mesajını verdi.

 

- Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları Rotamız -


Birleşmiş Milletler’in yoksulluğu ortadan kaldırmak, gezegeni korumak ve

tüm insanların barış ve refah içinde yaşamasını sağlamak için yaptığı

küresel eylem çağrısını temel alan etkinliğin, açılış konuşmasını

EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Alp Avni Yelkenbiçer yaptı.

 

Yelkenbiçer; sürdürülebilirliğin, toplumsal yapının ve iş dünyasının

vazgeçilmez unsuru olduğunu belirterek,

çevreye, paylaşıma, geri dönüşüme, sorumlu üretim ve sorumlu tüketime

kimsenin yüz çeviremeyeceği bir noktaya gelindiğine dikkat çekti.

 

EGİAD’ın genç bir organizasyon olarak öncülük rolünü

yerine getirmesi gerekliliğiyle hareket ettiklerini vurgulayan Yelkenbiçer,

“İşleyişin bütüncül bir şekilde devam edebilmesi ve gelecek kuşaklara sorumluluğumuzu yerine getirmek açısından sürdürülebilir değerleri rotamız haline getirmemiz zaruridir.

 

Daha yaşanabilir bir dünyaya ulaşmak için atmamız gereken adımları ortaya koymamız gerekmekte.

 

Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri; 2030 yılına kadar dünya genelinde yoksulluğu sona erdirmek, eşitsizlik ve adaletsizlikle mücadele etmek ve iklim değişikliğinin üstesinden gelmek hedeflerini kapsıyor.

 

Her alanda kalkınma sağlayamadığımız sürece ekonomik büyüme ve sürdürülebilirliği güvence altına almamız mümkün görünmüyor.

 

 

Biz de EGİAD olarak; Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerini en küçük birimden, kişiden,

iş dünyasından ve şirketlerimizden başlatarak toplum geneline yayma hedefindeyiz.

 

Yönetimde olduğumuz 2 sene süresince, bu konuların takipçisi olacağız” dedi. 

 

- Gelecekten Borç Alarak Bugünü Yönetmeye Son Vermeliyiz -


Sürdürülebilirlik konusunun bundan 10 sene önce dünya gündeminin

“dilek ve temenniler” kısmında yer aldığını hatırlatan Yelkenbiçer, Covid 19 ile birlikteyse;
sürdürülebilirliğin herkesin ana gündem maddesi olduğuna vurgu yaparak,

“Makine gibi çalışan ve ihtiyacımız olan her şeyi 100 metre ötedeki marketten tedarik edebildiğimiz, istediğimiz zaman istediğimiz yere gidebildiğimiz günler bir anda sona erdi.

 

Şirketler açısından bakıldığında da;

üretim için ihtiyaç duyduğumuz her şeyi internetten bulup,

dünyanın her yerinden ithal edebiliyorken, bir anda musluklar kapandı.

 

Yerel olanın, milli ekonominin ve daha da önemlisi “yaşamsal kaynaklar” olan

su, tarım, sağlık gibi konuların önemini hatırladık.

 

Covid 19 bizi aynı zamanda büyük bir yüzleşme noktasına da getirdi.

Artık maliyetler değil; değerler üzerinden hareket etmemiz gerekiyor.

 

Kararlarımızı alırken; öncelikle çalışanlarımızın sağlığını düşünüyoruz.

Artık “tedarikçilerimiz ve müşterilerimiz”den çok

“partnerlerimiz” diyeceğimiz bir dönem başlamak zorunda.

 

Çünkü aynı ekosistemde yaşıyoruz ve

bugün birbirimize her zamankinden daha çok ihtiyacımız var.

 

“Bütünün menfaati”, toplumsal kalkınma, yereli güçlendirme ve dayanışma vazifemiz var.

 

Yine değerler üzerinden bakarak; kaynaklarımızı tüketmek değil,

onları yeniden ekonomiye kazandırma yaklaşımını benimsemek zorundayız.

 

Gelecekten borç alarak bugünü yönetmeye bir son vermemiz gerekiyor;

attığımız adımlar, çocuklarımızın geleceğini karartmamalı!” dedi.

 

- Covid İnsanlığa SOS Sinyali Veriyor -


Mazars Denge CEO’su ve Sürdürülebilirlik Elçisi,

TÜSİAD Girişimcilik ve Gençlik Yuvarlak Masa Başkan Yardımcısı

Dr. İzel Levi Coşkun ise, pandemi koşullarında zorlu bir dönemden geçildiğine dikkat çekerek,

“Bu süreçte, liderliğin ne kadar kritik olduğunu ve toplumların güven veren liderlere ne kadar ihtiyaç duyduklarını fark ettik.

 

Covid insanlığa bir SOS sinyali veriyor.

 

Acaba; konfor alanlarımızı terk edip,

tüketim alışkanlıklarımızı değiştirebilecek miyiz?

 

Ben değil, biz diyebilecek miyiz?

 

Yoksa; eski normal dediğimiz ama tüm dünyayı topyekün

bunalıma sokan iş yapış şekillerine geri mi döneceğiz?

 

STK’ların burada dengeleyici bir rolü var.

 

Özellikle kurumlara hitap eden EGİAD gibi STK’ların daha sürdürülebilir bir gelecek adına paydaşlarına ışık tutması, yön göstermesi gerekiyor.

 

Bundan böyle finansal olan kadar olmayan verilerin de

önem arz ettiği çok daha kapsayıcı bir iş dünyasına ihtiyacımız var.

 

Kurumların sadece kendi çıkarlarını maksimize ettikleri ve

büyüme yoluyla sürekli karını arttırmayı amaçlayan bir yapıdan,

toplumun ve çevrenin çıkarlarını da gözettikleri bir yapıya dönüşmeleri ve

elde ettikleri finansal getiri ile çevresel ve sosyal etkilerini dengelemeleri gerekiyor.

 

Finansal ölçüm yapmayı çok iyi biliyor olabiliriz.

Ancak; bundan sonra attığımız her adımda, aldığımız her kararda;

karbon emisyonları, enerji tüketimi, su tüketimi gibi

çevreyi, eğitim, eşitsizliklerin azaltılması, kalite, etik, barış ve adalet gibi

toplumu etkileyen konularda da ölçüm yapmak,

etki alanımızı gelecek kuşaklara daha yaşanabilir bir dünya bırakmak adına

pozitife döndürmek zorundayız.

 

Ne yapacağımız kadar, şu anda ne yaptığımız da büyük bir önem taşıyor.

Çünkü zamanımız çok sınırlı.

 

Sürdürülebilirlik konusunu ajandasının en üstüne yerleştiren ve

vizyonunu bu bakış açısıyla şekillendiren EGİAD’ı,

yaklaşımı dolayısıyla tebrik ediyor ve

iş dünyasına yön veren diğer STK’lara örnek olmasını diliyorum” dedi.

 







Etiketler :

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER EKONOMİ Haberleri

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
HABER ARŞİVİ
HABER ARA
YUKARI YUKARI