Bugun...



'Tarım Orman Hayvancılık'a ait bölgeyi, rezerv alan olarak konutlara tahsis ettik'


facebook-paylas
Güncelleme: 11-11-2020 15:11:59 Tarih: 05-11-2020 15:04

'Tarım Orman Hayvancılık'a ait bölgeyi, rezerv alan olarak konutlara tahsis ettik'

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin genel merkezinde

AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nda konuştu.

 

Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları:

 

İzmir depreminde hayatlarını kaybeden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet diliyorum.

 

Deprem anından itibaren arama-kurtarma, enkaz kaldırma, hasar tespiti ve sağlık hizmetleri ile barınma-gıda tespitleriyle depremzedelerin tüm ihtiyaçları eksiksiz karşılanmıştır.

 

1 ay içinde deprem konutlarının yapımına başlayacağız.

 

Önümüzdeki yıl bitmeden de hak sahiplerine evlerini teslim etmiş olacağız.

 

Yaşanan her felaket bir derstir. Ne yazık ki ana muhalefetin başındaki zat, oraya yaptığı turistik ziyarette, "5 gün oldu, enkaz hala kaldırılmadı" diyor.

 

Bilmediğin iş hakkında neden konuşursun? Sus da adam sansınlar. 

 

İzmir milletvekilisin... Düşünebiliyor musun? Şöyle bir uğrayıp dönüyorsun. Başından sonuna kadar kalman lazım. o ilin vekilisin yahu. Bunu da yapmayıp orada hayatını her şeyini feda etmeye hazır olan bakan arkadaşlarımız, sivil toplum kuruluşlarımız hakkında ileri geri konuşuyorsunuz.

 

Kızılay ile ilgili de bir şey demişti, hatırlarsınız. 'Bir tane Kızılay çadırı görmedim' demişti.

 

Şimdi burayla ilgili de Kızılay'a verdiler veriştirdiler. Kızılay orada, AFAD tüm imkanlarıyla orada.

4000'e yakın çadırla orada hazır oldular. Yoğun şekilde de çadır kuruluşları yapıldı.

 

Hangi imkanlar istendiyse bunlar sağlandı.

 

Yaşanan her felaket bize ülkemizin deprem kuşağında olduğunu, her an yeni sarsıntılarla karşılaşabileceğimiz gerçeğini tekrar hatırlatıyor.

 

Bu konuda milat hiç şüphesiz 1999 depremidir. Bu işin çok daha gerisi var. Erzincan, Erzurum, Çaldıran'dır... Bunlar çok daha önceleri.

 

Erzincan depreminde CHP sözcüsünün dedesinin sözcüsü de o zaman İçişleri Bakanı'ydı.

33 bin vatandaşımız o zaman ebediyete intikal ettiler. 

 

Büyük Marmara Depremi'nin ardından başlayan mevzuat düzenlemelerini hükümetlerimiz dönemlerinde geliştirerek sürdürdük.

 

Farklı kurumlara dağılmış imkanları bir araya getirerek her depremde ön safta yer alan AFAD'ı biz kurduk.

 

Stokta bin konteyner vardı. Bu konteynerleri İzmir'de kullanıyoruz, kullanacağız.

 

Şu anda İzmir'le ilgili bu malum depremin olduğu bölge sulak bir bölge.

 

Biz şimdi orada Tarım Orman Hayvancılık'a ait bölgeyi 1 milyon 400 bin metrekare, burayı rezerv alan olarak şu anda yapılacak olan konutlara tahsis ettik. Konutları Çevre Şehircilik Bakanlığımız inşaata başlayacak. İstiyoruz ki zemin sorunu olmasın.

 

Tüm oradaki zeminle ilgili etütler yapıldı, adımlarımız buna göre atılıyor. Genişleme noktasında da daha farklı rezerv alanlarını oluşturma gayreti içindeyiz.

 

Hâlâ dönüştürmemiz gereken 6-7 milyon konut bulunuyor.

 

İstanbul başta olmak üzere deprem riskinin yüksek olduğu şehirlerimizde bu süreci hızlandıracağız.

 

Artık depremlerin ve diğer afetlerin ardından hızlı bir müdahale ile vatandaşlarımızın yanında

yer alıyoruz.

 

Riskli yapı tespiti yapılan 1 milyon 395 bin birimdeki 5 milyon vatandaşımıza yaklaşık 15.5 milyar liralık destek verdik.

 

İstanbul çöl gibiydi, biz ağaçlandırdık.

 

Türkiye'de çevrenin korunmasına en büyük yatırımları biz yaptık.

 

Gördüğünüz gibi teröristler boş durmuyor. Baktılar ki insanları öldürmekle başarılı olamıyorlar...

Bu defa her canlı gibi sessiz, masum ağaçlarımızı yakmaya başladılar.

Bir insan gibi ağaçlar da bizim için bir canlıdır, aynı şekilde değerlidir.

 

Teröristler benzin dökerek Hatay'ın ilçelerinde ormanlarımızı yaktılar.

 

Milli parkların sayısını 45'e, tabiat parkların sayısını 249'a, olmayan şehir ormanlarının sayısını 136'ya, BAL ormanlarının sayısını da 558'e yükselttik.

 

Bugüne kadar 77 ilimizde 50 milyon metrekareyi bulan 270 adet millet bahçesinin yapımına başladık. Bunların 35 tanesini milletimizin hizmetine sunduk. Diğerlerinin çalışmaları sürüyor.

 

Çiftçilerimize 11 ayda 17.1 milyar liralık tarımsal destek verdik.

 

Bazı ürünlerde spekülatörlerin stok yaparak fiyatları yükselttiklerinde ithalat yolunu açıyoruz.

Bu tür stokçuluk faaliyetlerine elbette göz yumamayız.

 

Salgın döneminde tüm ülkeler gıda ürünlerinde ihtiyatlı bir gümrük politikası yürütürken

Türkiye'nin de bunun dışında kalması beklenemez.

 

Yine bazıları Türkiye'nin tohumda dışarıya bağımlı olduğunu öne sürüyor. Bizim sadece geçen yılki tohum ihracatımız 155 milyon doları buluyor.

 

Yahu bir sor be... Görevlendir adamlarını... Ama dert başka. 

 

Aziz milletime sesleniyorum; geçen yılki sertifikalı tohum üretimimizde 1 milyon 134 milyon tonla bizden önceki döneme göre 8 kat artmıştır.

 

Evsel atıkların geri kazanımı konusunda yaptığımız çalışmalarda yüzde 35'lik seviyeye ulaştık.

 

100 bin kişiye istihdam sağlayacak, yılda 20 milyar TL ekonomik kazanç sağlayacak geri dönüşüm sistemi kurmayı amaçlıyoruz.

 

Henüz geri dönüşüm tesisleri konusunda yüzde 13 seviyesinde olmamıza rağmen yıllık 35 milyar lirayı bulan ekonomik hacim oluşmuştur.

 

Sıfır atık projemiz yaygınlaştıkça, plastik atık kirliliğinin azaldığını görüyoruz.







Etiketler :

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER GÜNDEM Haberleri

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
HABER ARŞİVİ
HABER ARA
YUKARI YUKARI