22.02.2018,17:40
İstanbul
Dolar
Euro
Altın
İmkb
Çığlık çığlığa…
3082016-img-20160830-wa0003-142903.jpg
YELDA YALAMAN
İnsanoğlu çığlık atar. İnsanoğlu duymaz.

Hatta bu duymama halini kutsar. Tüm duyu organlarını ve ruhunu kapatır duymamak için. Üstüne üstlük duruma erdemler yakıştırır.

 

Bir taraf çığlıktadır, diğer taraf duymamada. Adeta bir yazgıdır değişmeyen ve değişmeyecek olan. Tüm savaşlar, tüm katliamlar, tüm ayrılıklar ve tüm yok oluşlar hep bu yüzden değil midir?

 

İnsan  yapı olarak pek çok özelliğinin yanı sıra iz bırakabilmeye, hatırlanmaya, unutulmamaya programlıdır. Bu uğurda tarih boyu ne gerekiyorsa onu yapmış ve elindekiler ile bir iz  bırakabilmeyi başarmıştır.  Belki büyük, belki de küçük. Ama illa ki bir iz.  Türlü türlü inanışlar, eserler, kentler, uygarlıklar, krallıklar, savaşlar, katliamlar… Türlü türlü güzellikler ve  çirkinlikler.  Zenginlik ve gücün satın alabileceği her şeyi de bu uğurda bir araç olarak kullanmıştır. Bazen bir sanatçının ince ruhu ile estetik  ve zevkin doruklarında, bazen de kötülük, yıkım ve kıyımın en derininde. Tarih bu düalizmin örnekleri ile doludur. Gelecek kuşaklara bir iz, bir bilgi, bir tecrübe illa ki aktarılmıştır. Yeter ki biz bunları okuyabilelim, duyabilelim ve görebilelim.

 

Paleolitik dönemde mağara resimlerinin yanı sıra bir de el izleri kalmıştır günümüze. Bu el izleri o kadar dramatiktir ki. Evet sanatsal manada çok değerlidirler. Ve hemen her dönemde muhakkak bir yerlerde el izleri bulunmuştur. Avrupa, Asya, Afrika ve Amerika kıtaları bu izlerin en çok bulunduğu kıtalar.

 

Günlük yaşamında yaptığı her aktiviteyi önce birebir resimlemeyi tercih eden insanoğlu daha ilk örneklerden itibaren imgeleme yeteneğini de kullanmaya başladı.

Chauvet Mağarası Fransa MÖ 30000 / Endonezya Sulawesi Mağarası MÖ 40000 / Ayasofia’daki El İzi

 

Yaptığı her hayvan resminin yakınına da bu el işaretlerini resmetti. Neden yaptıkları hala bir sır. Belki bir imza. Belki bir hatıra. Ancak bu el işaretlerinin öyle hüzünlü örnekleri var ki; insan etkilenmeden yapamıyor. Bir yanda elindeki sınırlı silahları ile avlamaya çalıştığı ve aynı zamanda bir arada yaşadığı ve kendisine komşu yaptığı , türünün devamlılığının garantisi olan hayvan ata kutsallari. Diğer  yanda ise bıraktıkları bu el izleri.

Arjantin, Santa Cruz, Eller Mağarası, MÖ 13.000                     Edvard Munch, Çığlık (detay) 1893

 

Arjantin, Eller Mağarası’ndaki bu kompozisyon çizim ne çok şey anlatıyor aslında. Tarih öncesi dönemden bu günlere uzanan bir çığlık gibi bütün izler. Sanki pek çok Paleolitik insan bir araya gelmiş ve günümüze seslerini duyurmak için çırpınıyorlar. Ellerini havaya kaldırmışlar ve  “biz de burdayız, sesimizi duyun” der gibiler. Peki ya Edvard Munch’ın o ünlü tablosuna ne demeli? Aralarında 15.000 yıllık bir zaman dilimi var. Ancak aynı dili konuşuyorlar. Aynı çaba ve telaşla bize seslerini duyurmaya çalışıyorlar.

 

İşte “Sanat”  bu yüzden çok önemli. Her sanat eseri insanoğluna geçmişini, tecrübelerini, atalarını, yaşamın ve iletişimin önemini unutturmamaya çalışıyor. Türünün değerini anlatmaya çalışıyor.

 

Peki bizler, yani günümüzün modern (!) insanı. Bu haykırışları duyabiliyor muyuz? Bırakın 15.000 yıl öncesini. Karşımızdaki insanı duyabiliyor muyuz? Anlayıp değer verebiliyor muyuz? Tabii ki hayır. Gözümüzü öyle bir hırs bürümüş ki her şeyi kırıp döküyoruz. Öyle derin yaralar açıyoruz ki o yaralar bir daha kapanmayacak.

 

Nasıl bu kadar ruhsuzlaşabildik? Ya da şöyle sorayım;

 

Kaçıncı çığlıktan sonrasını duymaz insan?

 

yalamanyelda@hotmail.com

 

 


YORUMLAR
Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır. Toplam Yorum 0 | Onay Bekleyen Yorum 0

YazıYorum
Türkiye reel sektör bazında konsantrasyonunu ihracata bağlamış durumda. Elbette bunun önemini yok sayacak değilim.
Diğer Yazarlar
Türkiye ekonomisinin temeli % 99.8 KOBİ’lerimize bağlı.
Truva’nın Unesco Dünya Kültür Mirası listesine girişinin 20. yılı olan 2018; ülkemizde “Truva Yılı” ilan edildi.
AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan, 13 Şubat 2018’de yaptığı konuşmada, “Bizim için Afrin neyse Ege’deki, Kıbrıs’taki haklarımız da odur. Savaş gemilerimiz, Hava Kuvvetlerimiz, gerektiğinde her türlü müdahaleyi yapmak için yakın takipteler” dedi.
Haber programında Zeytindalı Harekâtı için Afrin’e giden Mehmetçikleri izliyorum.
Ne yapmalıyız, yapabiliriz? Aydınlara düşen görevler ne olur?
Sezon başından bu yana ön görülen ve tahmin edildiği gibi, büyük takımların zor – kolay maç periyotları sonucunda 3 büyüklerin puanlarının eşitleneceği öngörüsü sonunda gerçekleşti.
Dünyanın bir bütün olduğu günümüzde, bilimsel verilerden yararlanmanın vakti gelmiştir.
Aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) Partisi’ndeki siyasetçiler başta olmak üzere Türk karşıtı olarak yorumlanabilecek söylem yükselişe geçti.
Kaçak su bedellerini kim ödüyor?
Yavaş yavaş kişilik değiştiriyorum; yeni kişilikler yaratma, taklit etmenin, dünyayı anlamanın ya da dünya anlaşılabilirmiş gibi yapmanın yeni tarzlarını yaratma yeteneğimle zenginleşiyorum (evrim burada olsa gerek)." diyor Pessoa..
Bir meslek sahibi olmak mı yoksa dünyayı keşfetmek mi?