21.11.2017,17:09
İstanbul
Dolar
Euro
Altın
İmkb
Çığlık çığlığa…
3082016-img-20160830-wa0003-142903.jpg
YELDA YALAMAN
İnsanoğlu çığlık atar. İnsanoğlu duymaz.

Hatta bu duymama halini kutsar. Tüm duyu organlarını ve ruhunu kapatır duymamak için. Üstüne üstlük duruma erdemler yakıştırır.

 

Bir taraf çığlıktadır, diğer taraf duymamada. Adeta bir yazgıdır değişmeyen ve değişmeyecek olan. Tüm savaşlar, tüm katliamlar, tüm ayrılıklar ve tüm yok oluşlar hep bu yüzden değil midir?

 

İnsan  yapı olarak pek çok özelliğinin yanı sıra iz bırakabilmeye, hatırlanmaya, unutulmamaya programlıdır. Bu uğurda tarih boyu ne gerekiyorsa onu yapmış ve elindekiler ile bir iz  bırakabilmeyi başarmıştır.  Belki büyük, belki de küçük. Ama illa ki bir iz.  Türlü türlü inanışlar, eserler, kentler, uygarlıklar, krallıklar, savaşlar, katliamlar… Türlü türlü güzellikler ve  çirkinlikler.  Zenginlik ve gücün satın alabileceği her şeyi de bu uğurda bir araç olarak kullanmıştır. Bazen bir sanatçının ince ruhu ile estetik  ve zevkin doruklarında, bazen de kötülük, yıkım ve kıyımın en derininde. Tarih bu düalizmin örnekleri ile doludur. Gelecek kuşaklara bir iz, bir bilgi, bir tecrübe illa ki aktarılmıştır. Yeter ki biz bunları okuyabilelim, duyabilelim ve görebilelim.

 

Paleolitik dönemde mağara resimlerinin yanı sıra bir de el izleri kalmıştır günümüze. Bu el izleri o kadar dramatiktir ki. Evet sanatsal manada çok değerlidirler. Ve hemen her dönemde muhakkak bir yerlerde el izleri bulunmuştur. Avrupa, Asya, Afrika ve Amerika kıtaları bu izlerin en çok bulunduğu kıtalar.

 

Günlük yaşamında yaptığı her aktiviteyi önce birebir resimlemeyi tercih eden insanoğlu daha ilk örneklerden itibaren imgeleme yeteneğini de kullanmaya başladı.

Chauvet Mağarası Fransa MÖ 30000 / Endonezya Sulawesi Mağarası MÖ 40000 / Ayasofia’daki El İzi

 

Yaptığı her hayvan resminin yakınına da bu el işaretlerini resmetti. Neden yaptıkları hala bir sır. Belki bir imza. Belki bir hatıra. Ancak bu el işaretlerinin öyle hüzünlü örnekleri var ki; insan etkilenmeden yapamıyor. Bir yanda elindeki sınırlı silahları ile avlamaya çalıştığı ve aynı zamanda bir arada yaşadığı ve kendisine komşu yaptığı , türünün devamlılığının garantisi olan hayvan ata kutsallari. Diğer  yanda ise bıraktıkları bu el izleri.

Arjantin, Santa Cruz, Eller Mağarası, MÖ 13.000                     Edvard Munch, Çığlık (detay) 1893

 

Arjantin, Eller Mağarası’ndaki bu kompozisyon çizim ne çok şey anlatıyor aslında. Tarih öncesi dönemden bu günlere uzanan bir çığlık gibi bütün izler. Sanki pek çok Paleolitik insan bir araya gelmiş ve günümüze seslerini duyurmak için çırpınıyorlar. Ellerini havaya kaldırmışlar ve  “biz de burdayız, sesimizi duyun” der gibiler. Peki ya Edvard Munch’ın o ünlü tablosuna ne demeli? Aralarında 15.000 yıllık bir zaman dilimi var. Ancak aynı dili konuşuyorlar. Aynı çaba ve telaşla bize seslerini duyurmaya çalışıyorlar.

 

İşte “Sanat”  bu yüzden çok önemli. Her sanat eseri insanoğluna geçmişini, tecrübelerini, atalarını, yaşamın ve iletişimin önemini unutturmamaya çalışıyor. Türünün değerini anlatmaya çalışıyor.

 

Peki bizler, yani günümüzün modern (!) insanı. Bu haykırışları duyabiliyor muyuz? Bırakın 15.000 yıl öncesini. Karşımızdaki insanı duyabiliyor muyuz? Anlayıp değer verebiliyor muyuz? Tabii ki hayır. Gözümüzü öyle bir hırs bürümüş ki her şeyi kırıp döküyoruz. Öyle derin yaralar açıyoruz ki o yaralar bir daha kapanmayacak.

 

Nasıl bu kadar ruhsuzlaşabildik? Ya da şöyle sorayım;

 

Kaçıncı çığlıktan sonrasını duymaz insan?

 

yalamanyelda@hotmail.com

 

 


YORUMLAR
Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır. Toplam Yorum 0 | Onay Bekleyen Yorum 0

YazıYorum
Dolar / TL kuru 11 ayın zirvesini gördü. Esasen düz mantıkla baktığınızda dolardaki yükseliş eğiliminde şaşıracak bir şey yok. Fakat ısrarlı çıkış, herkesin yüreğini ağzına getiriyor.
Diğer Yazarlar
2018’de vatandaş, belki de evim yok diye sevinecek.
Türk Siyasi hayatına yeni bir parti daha katılıyor…
Türk Silahlı Kuvvetlerine subay adayı yetiştiren toplam dört askeri liseden üçü Osmanlı Devleti döneminde, birisi de Cumhuriyet döneminde kuruldu.
Basında yer alan haberlere göre AKP İstanbul il teşkilatları, Atatürk’ün 79. ölüm yıldönümünde Anıtkabir’e ziyaret organizasyonu düzenliyorlarmış!
Evet, Fenerbahçe yönetimi bile bile lades dedi.
Yavaş yavaş kişilik değiştiriyorum; yeni kişilikler yaratma, taklit etmenin, dünyayı anlamanın ya da dünya anlaşılabilirmiş gibi yapmanın yeni tarzlarını yaratma yeteneğimle zenginleşiyorum (evrim burada olsa gerek)." diyor Pessoa..
KOBİ’ler de en önemli sorun, işletmelerin iyi yönetilememesidir.
PESCO, Avrupa’daki dengeleri ve Türkiye’nin durumunu nasıl etkileyecek?
İşlenen mühendislik sefaletlerinin sonuçlarını merak etmez misiniz?
“Her ölüm, sana olan küçük bir ölümdür. ‘Çanların kimin için çaldığını sorması için birini gönderme, onlar senin için çalıyor’. Her ölüm, senin ölümündür. Ağaçtan kuru bir yaprak düştüğünde bile, o senin ölümündür.” Osho
Şirketlerin kurumsal Check-Upları ve ihtiyaç analizlerini bilimsel temelli yapmak artık çok kolay