23.01.2018,00:58
İstanbul
Dolar
Euro
Altın
İmkb
Kadın olmak ya da olamamak…
3082016-img-20160830-wa0003-142903.jpg
YELDA YALAMAN
Bu coğrafyada KADIN olmak zordur… Hem de çok zor…

Okursun; diploma sayın arttıkça mutsuzluğun da artar…

 

Okutulmazsın; dünyadan habersiz,  kuluçka makinesi olursun…

 

Bu topraklarda yüzyıllardır “kadının adı yok”tur.

 

Paleolitik dönemde “evrensel ana tanrıça kültü”,  en eski mitik sembol olarak karşımıza çıkar. Bu dönemde kadın bedeni bereketin, doğurganlığın, insan türünün devamlılığının en etkin  göstergesi olarak sürekli kutsanmıştır.

 

Neolitik döneme gelindiğinde erkek ön plana çıkar. Tarımın keşfi  ile erkek “Gök Tanrı”, kadın ise bereketli “Toprak Ana” olur. Kutsal Evlilik ritüelleri ile İlkbahar karşılanır, hasat mevsiminin bereketli olması için ritüeller yapılır.

 

Antik Yunan döneminde kadın; artık evinin içine hapsolmuş, sadece çocuk doğuran ve ikinci planda bile olamayan bir hal alır. Eşi tarafından sürekli aldatılır. Üstelik kocası için bu çok eşlilik hali doğal bir haktır.  Kadın; tüm mitolojik  hikayelerde tıpkı gerçek hayattaki gibi pasif bir hale getirilerek öldürülür ve  güçleri elinden alınır.

 

Baş Tanrı Zeus’un eşi akıl tanrıçası Metis; önce hile ile öldürülür ve gücü olan akıl; Zeus’a geçer. Bu sayede Zeus, fiziksel gücünün yanına bir de aklı eklemiştir. Hatta Metis hamile iken öldürülmüş ve çocuğunu da Zeus doğurmuştur. Yani doğurma yetisi bile kadının elinden alınmıştır.

 

Bir başka mitik hikayede ateşi kendisinden çalarak insanlara hediye eden Prometheus’a kızan Zeus; insanların başına “bela” olsun diye ilk kadın Pandora’yı  yaratır ve erkek insanların arasına dünyaya gönderir.

 

Güzeller güzeli Medüsa ise yine bir kadın olan Tanrıça Athena tarafından kıskanılır ve öldürülür. Çünkü Medüsa ta Paleolitik dönemden beri sosyal hafızada hala canlı olan güçlü, doğurgan ve şifacı Ana Tanrıça kişiliğinin Yunan dünyasındaki versiyonudur. Bu dominant hali ile yeni eril düzene uymamaktadır. Yok edilmelidir ve edilmiştir de…

 

Tek Tanrılı dönemlere gelindiğinde kadının bu bir kenara itilmiş hali daha da derinleştirilerek korunur. Eski Ahit’in Genesis (Yaradılış) bölümünde anlatılan Adem ile Havva’nın hikayesi herkesçe malum. Ancak Havva aslında ikinci eştir. Adem’in ilk eşi Lilith; Adem ile aynı şartlarda, aynı hamurdan ve aynı zamanda yaratılmıştır. Yani Adem’e denktir. Tabii ki Lilith’in bu baskın hali yine ötelenecek, cennetten ayrılacak,  Adem’e, O’nun kaburga kemiğinden yaratılmış ve pasivize edilmiş bir kadın olan Havva eş olacaktır.

 

Lilith ise Adem ile eşit olduğunu söylediği ve böyle davrandığı için dışlanacak, tüm kötülüklerin nedeni olacaktır. Artık kadın için hiç şans kalmamıştır. Lilith nezdinde tüm kadınlar kötüdür, şeytansıdır, hayatın, doğurganlığın değil, kötülüklerin anasıdır. Hatta pasif olan Havva bile ne yapar eder Adem’i kandırır ve Cennet’den kovulmalarına neden olur.

 

Devamındaki Hristiyanlık döneminde de durum değişmez. Lilith’in kötücül ünü giderek büyür, yayılır. Kilise baskısı ile hala sayıları kesin tespit edilemeyen 2 ila 6 milyon arası kadın cadılıkla suçlanarak yakılır. Vatikan; Kutsal Kitap’ daki Lilith’in olduğu bölümleri  reddeder.

 

Günümüzde ise durum her an kötüye gitmekte. Kadın çalışma hayatından dışlanmakta. Sahip olduğu sosyal, siyasal ve medeni her hakkı elinden alınmakta. Tecavüz edilmekte, öldürülmekte. Kocasına her anlamda köle edilmeye çalışılmakta.

 

İşte son örnek de Kütahya Belediyesi’nden geldi. Evlilik ve Aile Hayatı diye bir kitap tüm yeni evlenen çiftlere hediye edilmekte. İçindekiler ise çağ dışı, hatta korkunç. Kadını tamamen pasivize etmeye yönelik bir kitap. Bununla da kalınmamış. Çiftlerin cinsel hayatı ile ilgili detaylar verilmiş.

 

Bu durum bana Ortaçağ Avrupası’nı hatırlattı. İlk kez İrlanda’da ortaya çıkan ve MS 6-12.YY’lar arası kullanılan Ceza Kılavuzları… Bu ceza kılavuzları yüzyıllar boyu etkili oldu. Sonraları yerini mahkemeler aldıysa da 1980’ler de bile Papa 2. Jean Poul eşlerine tutkulu cinsel istek besleyen erkeklerin ahlaki zina suçu işlediklerini söyleyebildi…

 

Değişen bir şeyler var mı? Yok… Ne yazık ki YOK… Çünkü Kadının Adı Yok…

 

yalamanyelda@hotmail.com

 

 

 


YORUMLAR
Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır. Toplam Yorum 0 | Onay Bekleyen Yorum 0

YazıYorum
Bugün küresel anlamda ortalıktaki kaos, dünyayı sarsıyor. Esasen bunların temelinde iki neden aramak lazım.
Diğer Yazarlar
Türkiye ekonomisinin temeli % 99.8 KOBİ’lerimize bağlı.
Doğunun en batısı…Batının en doğusu…
Çavuşoğlu, kendi dönemlerinde hiçbir gelişme olmadığını da iddia etmişti.
Tarih 15 Nisan 2013.
Bu melanetleri işlemekle, işlettirmekle hangi amaca varılmak istenmiştir?
Sezon başından bu yana ön görülen ve tahmin edildiği gibi, büyük takımların zor – kolay maç periyotları sonucunda 3 büyüklerin puanlarının eşitleneceği öngörüsü sonunda gerçekleşti.
Dünyanın bir bütün olduğu günümüzde, bilimsel verilerden yararlanmanın vakti gelmiştir.
Savaş yorgunu Avrupa kıtasının önce ekonomik işbirliği ile başladığı ve bir barış ve refah fikri olarak ilerleyen Avrupa projesi için önemli bir döneme tanıklık ediyoruz.
Unutmamalıdır ki, tarihinin hakikatına vakıf olmak bir ülkenin bağışıklık ilacıdır.
Yavaş yavaş kişilik değiştiriyorum; yeni kişilikler yaratma, taklit etmenin, dünyayı anlamanın ya da dünya anlaşılabilirmiş gibi yapmanın yeni tarzlarını yaratma yeteneğimle zenginleşiyorum (evrim burada olsa gerek)." diyor Pessoa..
Bir meslek sahibi olmak mı yoksa dünyayı keşfetmek mi?