21.11.2017,00:15
İstanbul
Dolar
Euro
Altın
İmkb
Kadın olmak ya da olamamak…
3082016-img-20160830-wa0003-142903.jpg
YELDA YALAMAN
Bu coğrafyada KADIN olmak zordur… Hem de çok zor…

Okursun; diploma sayın arttıkça mutsuzluğun da artar…

 

Okutulmazsın; dünyadan habersiz,  kuluçka makinesi olursun…

 

Bu topraklarda yüzyıllardır “kadının adı yok”tur.

 

Paleolitik dönemde “evrensel ana tanrıça kültü”,  en eski mitik sembol olarak karşımıza çıkar. Bu dönemde kadın bedeni bereketin, doğurganlığın, insan türünün devamlılığının en etkin  göstergesi olarak sürekli kutsanmıştır.

 

Neolitik döneme gelindiğinde erkek ön plana çıkar. Tarımın keşfi  ile erkek “Gök Tanrı”, kadın ise bereketli “Toprak Ana” olur. Kutsal Evlilik ritüelleri ile İlkbahar karşılanır, hasat mevsiminin bereketli olması için ritüeller yapılır.

 

Antik Yunan döneminde kadın; artık evinin içine hapsolmuş, sadece çocuk doğuran ve ikinci planda bile olamayan bir hal alır. Eşi tarafından sürekli aldatılır. Üstelik kocası için bu çok eşlilik hali doğal bir haktır.  Kadın; tüm mitolojik  hikayelerde tıpkı gerçek hayattaki gibi pasif bir hale getirilerek öldürülür ve  güçleri elinden alınır.

 

Baş Tanrı Zeus’un eşi akıl tanrıçası Metis; önce hile ile öldürülür ve gücü olan akıl; Zeus’a geçer. Bu sayede Zeus, fiziksel gücünün yanına bir de aklı eklemiştir. Hatta Metis hamile iken öldürülmüş ve çocuğunu da Zeus doğurmuştur. Yani doğurma yetisi bile kadının elinden alınmıştır.

 

Bir başka mitik hikayede ateşi kendisinden çalarak insanlara hediye eden Prometheus’a kızan Zeus; insanların başına “bela” olsun diye ilk kadın Pandora’yı  yaratır ve erkek insanların arasına dünyaya gönderir.

 

Güzeller güzeli Medüsa ise yine bir kadın olan Tanrıça Athena tarafından kıskanılır ve öldürülür. Çünkü Medüsa ta Paleolitik dönemden beri sosyal hafızada hala canlı olan güçlü, doğurgan ve şifacı Ana Tanrıça kişiliğinin Yunan dünyasındaki versiyonudur. Bu dominant hali ile yeni eril düzene uymamaktadır. Yok edilmelidir ve edilmiştir de…

 

Tek Tanrılı dönemlere gelindiğinde kadının bu bir kenara itilmiş hali daha da derinleştirilerek korunur. Eski Ahit’in Genesis (Yaradılış) bölümünde anlatılan Adem ile Havva’nın hikayesi herkesçe malum. Ancak Havva aslında ikinci eştir. Adem’in ilk eşi Lilith; Adem ile aynı şartlarda, aynı hamurdan ve aynı zamanda yaratılmıştır. Yani Adem’e denktir. Tabii ki Lilith’in bu baskın hali yine ötelenecek, cennetten ayrılacak,  Adem’e, O’nun kaburga kemiğinden yaratılmış ve pasivize edilmiş bir kadın olan Havva eş olacaktır.

 

Lilith ise Adem ile eşit olduğunu söylediği ve böyle davrandığı için dışlanacak, tüm kötülüklerin nedeni olacaktır. Artık kadın için hiç şans kalmamıştır. Lilith nezdinde tüm kadınlar kötüdür, şeytansıdır, hayatın, doğurganlığın değil, kötülüklerin anasıdır. Hatta pasif olan Havva bile ne yapar eder Adem’i kandırır ve Cennet’den kovulmalarına neden olur.

 

Devamındaki Hristiyanlık döneminde de durum değişmez. Lilith’in kötücül ünü giderek büyür, yayılır. Kilise baskısı ile hala sayıları kesin tespit edilemeyen 2 ila 6 milyon arası kadın cadılıkla suçlanarak yakılır. Vatikan; Kutsal Kitap’ daki Lilith’in olduğu bölümleri  reddeder.

 

Günümüzde ise durum her an kötüye gitmekte. Kadın çalışma hayatından dışlanmakta. Sahip olduğu sosyal, siyasal ve medeni her hakkı elinden alınmakta. Tecavüz edilmekte, öldürülmekte. Kocasına her anlamda köle edilmeye çalışılmakta.

 

İşte son örnek de Kütahya Belediyesi’nden geldi. Evlilik ve Aile Hayatı diye bir kitap tüm yeni evlenen çiftlere hediye edilmekte. İçindekiler ise çağ dışı, hatta korkunç. Kadını tamamen pasivize etmeye yönelik bir kitap. Bununla da kalınmamış. Çiftlerin cinsel hayatı ile ilgili detaylar verilmiş.

 

Bu durum bana Ortaçağ Avrupası’nı hatırlattı. İlk kez İrlanda’da ortaya çıkan ve MS 6-12.YY’lar arası kullanılan Ceza Kılavuzları… Bu ceza kılavuzları yüzyıllar boyu etkili oldu. Sonraları yerini mahkemeler aldıysa da 1980’ler de bile Papa 2. Jean Poul eşlerine tutkulu cinsel istek besleyen erkeklerin ahlaki zina suçu işlediklerini söyleyebildi…

 

Değişen bir şeyler var mı? Yok… Ne yazık ki YOK… Çünkü Kadının Adı Yok…

 

yalamanyelda@hotmail.com

 

 

 


YORUMLAR
Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır. Toplam Yorum 0 | Onay Bekleyen Yorum 0

YazıYorum
Dolar / TL kuru 11 ayın zirvesini gördü. Esasen düz mantıkla baktığınızda dolardaki yükseliş eğiliminde şaşıracak bir şey yok. Fakat ısrarlı çıkış, herkesin yüreğini ağzına getiriyor.
Diğer Yazarlar
2018’de vatandaş, belki de evim yok diye sevinecek.
Türk Siyasi hayatına yeni bir parti daha katılıyor…
Türk Silahlı Kuvvetlerine subay adayı yetiştiren toplam dört askeri liseden üçü Osmanlı Devleti döneminde, birisi de Cumhuriyet döneminde kuruldu.
Basında yer alan haberlere göre AKP İstanbul il teşkilatları, Atatürk’ün 79. ölüm yıldönümünde Anıtkabir’e ziyaret organizasyonu düzenliyorlarmış!
Evet, Fenerbahçe yönetimi bile bile lades dedi.
Yavaş yavaş kişilik değiştiriyorum; yeni kişilikler yaratma, taklit etmenin, dünyayı anlamanın ya da dünya anlaşılabilirmiş gibi yapmanın yeni tarzlarını yaratma yeteneğimle zenginleşiyorum (evrim burada olsa gerek)." diyor Pessoa..
KOBİ’ler de en önemli sorun, işletmelerin iyi yönetilememesidir.
PESCO, Avrupa’daki dengeleri ve Türkiye’nin durumunu nasıl etkileyecek?
İşlenen mühendislik sefaletlerinin sonuçlarını merak etmez misiniz?
“Her ölüm, sana olan küçük bir ölümdür. ‘Çanların kimin için çaldığını sorması için birini gönderme, onlar senin için çalıyor’. Her ölüm, senin ölümündür. Ağaçtan kuru bir yaprak düştüğünde bile, o senin ölümündür.” Osho
Şirketlerin kurumsal Check-Upları ve ihtiyaç analizlerini bilimsel temelli yapmak artık çok kolay