22.02.2018,17:41
İstanbul
Dolar
Euro
Altın
İmkb
Kadim sembollerden ‘logo’ya
3082016-img-20160830-wa0003-142903.jpg
YELDA YALAMAN
Günümüzün ticaret dünyasında markaların yanında olmazsa olmaz bir kavram var. Adına LOGO dediğimiz bu kavramın hikayesi en az içerdiği önem kadar eski…

Bir Zamanlar Kadim Semboller Vardı…

Sembol ; insanlık tarihinde daha ilk başlardan beri hep çok önemli oldu. Orjinden yazılı tarihin başlamasına dek insanoğlu hep birbiri ile semboller yoluyla  iletişim kurdu. İnanç, bilgi ve tecrübelerini  gelecek kuşaklara  bugün bizim “evrensel” olarak değerlendirdiğimiz eşdeğer  kodlar ile aktardı. Güneş, ay, kadın, erkek, bereket, çoğalma gibi kavramlar dünyanın her coğrafyasında aşağı yukarı aynı şekiller ile anlatıldı. Bireysellik kavramı henüz oluşmadığı  için de mesaj;  her seferinde  belirli bir kimliğe değil, insanlığa verildi.

 

Sonra Gün Geldi, Logo Benzeri Bir Ayrışma Yaşandı.

Ortaçağ’da birey değil, kolektif düşünce önemli olduğu için hiçbir sanatçı “imza” atmadı.  Üretilen eserlere sadece üretildikleri  atölye ya da  manastırların adı yazıldı.  Rönesans döneminde ise artık “insan” ve insanların yapıp, ürettiği her şey önemli olmaya başladı. Kilise insanı “Yok” sayarken, insan ben de “Varım” dedi ve imza atmaya başladı. İtalyan Rönesans’ının en önemli  isimlerinden  Michelangelo ile kuzeydeki  Flaman bölgesinden  Johannes Van Eyck eserlerine ilk imzayı konduruverdiler.

 

Ve tarihteki ilk Ticari Marka…     “ A.D. ” 

Alman Rönesansı’nın  ünlü sanatçısı  Albrecht Dürer (1471-1528) sanatını pazarlayan ilk isimlerdendir.  Bulduğu yeni tekniklerle birim zamanda daha fazla tablo üretip, pazarlayarak çağdaşlarına göre çok daha fazla para kazandı. Böylelikle Avrupa’yı baştan sona dolaşan Dürer’in  eserleri sadece kilise ya da asillerin evlerini değil, orta sınıftan insanların yaşam alanlarını da süsledi. Dürer dine ve İsa’ya düşkündü. Kıvırcık saçlarını da bu yüzden uzatıyordu.  

1500 yılında yaptığı bu otoportresinde yüzü, bakışları ve saçlarıyla adeta İsa gibi duruyordu. Bu yüzden Dürer’i  hem Saray, hem de Kilise seviyordu. Ancak Dürer’in pazarlama ve kendini korumak adına bulduğu ticari tedbirler git gide çeşitleniyordu.

 

İlk LOGO...

Nürnberg’li Dürer taklit edilmemeleri için resimlerine çok önemli bir yenilik eklemişti.  Sahip olduğu ticari zekasını kullanıp bu kez isminin baş harfleri ile dünyada ilk kez bir logo yarattı.  “A.D.”  Sonradan  bu logo da taklit edilince bu kez koruması altında olduğu 1. Maximillian ‘dan günümüzün telif haklarına benzer bir imtiyaz hakkı aldı. 

1502 yılında yaptığı Genç Tavşan ve 1512’de yaptığı Mavi Kuzgunun Kanadı isimli tablolarında görüldüğü üzere Dürer’in logosu alt bölümlerde yerini almıştı.

O’nun yarattığı “logo” imzadan daha farklı bir anlam taşıyordu. Dürer adı artık bir “Marka” olmuştu..

 

Yenilikleri dönemi için yepyeni bir bakış, kendisi için ise tam bir koruma kalkanı oldu. Yukarıda en çok kullandığı iki logosu görülen sanatçı; eğer günümüzde yaşasaydı  bu ticari zekası  ile ne çeşit dahiyane fikirler yaratırdı tahmin bile edemiyoruz.

 

yalamanyelda@hotmail.com


YORUMLAR
Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır. Toplam Yorum 0 | Onay Bekleyen Yorum 0

YazıYorum
Türkiye reel sektör bazında konsantrasyonunu ihracata bağlamış durumda. Elbette bunun önemini yok sayacak değilim.
Diğer Yazarlar
Türkiye ekonomisinin temeli % 99.8 KOBİ’lerimize bağlı.
Truva’nın Unesco Dünya Kültür Mirası listesine girişinin 20. yılı olan 2018; ülkemizde “Truva Yılı” ilan edildi.
AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan, 13 Şubat 2018’de yaptığı konuşmada, “Bizim için Afrin neyse Ege’deki, Kıbrıs’taki haklarımız da odur. Savaş gemilerimiz, Hava Kuvvetlerimiz, gerektiğinde her türlü müdahaleyi yapmak için yakın takipteler” dedi.
Haber programında Zeytindalı Harekâtı için Afrin’e giden Mehmetçikleri izliyorum.
Ne yapmalıyız, yapabiliriz? Aydınlara düşen görevler ne olur?
Sezon başından bu yana ön görülen ve tahmin edildiği gibi, büyük takımların zor – kolay maç periyotları sonucunda 3 büyüklerin puanlarının eşitleneceği öngörüsü sonunda gerçekleşti.
Dünyanın bir bütün olduğu günümüzde, bilimsel verilerden yararlanmanın vakti gelmiştir.
Aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) Partisi’ndeki siyasetçiler başta olmak üzere Türk karşıtı olarak yorumlanabilecek söylem yükselişe geçti.
Kaçak su bedellerini kim ödüyor?
Yavaş yavaş kişilik değiştiriyorum; yeni kişilikler yaratma, taklit etmenin, dünyayı anlamanın ya da dünya anlaşılabilirmiş gibi yapmanın yeni tarzlarını yaratma yeteneğimle zenginleşiyorum (evrim burada olsa gerek)." diyor Pessoa..
Bir meslek sahibi olmak mı yoksa dünyayı keşfetmek mi?