24.11.2017,21:56
İstanbul
Dolar
Euro
Altın
İmkb
Binali Yıldırım Türk Toprakları’na pasaportla girmiş
30122013-1-084620.jpg
ÜMİT YALIM
Tayyip Erdoğan tarafından Başbakanlık görevine atanan Binali Yıldırım’a Yunanistan’da büyük ilgi gösterilmiş.

Konu ile ilgili haberler 19 - 20 Mayıs 2016 tarihli Yunan gazete ve haber sitelerinde yayımlandı. Habere göre Binali Yıldırım geçen sene Koyun Adası’nı ziyaret etmiş. Politis, themanews gibi yayın organlarında ziyaret ile ilgili ayrıntılı bilgilere yer verildi. Ziyaret sırasında çekilen fotoğraflarda ilginç ayrıntılar var. Binali Yıldırım’ı Koyun Adası’na götüren ve adanın limanına demirleyen özel yatın taşıdığı Türk bayrağı rulo yapılarak saklanmış. İzmir’in Koyun Adası Yunan işgali altında olduğu için Binali Yıldırım ve tekne mürettebatı,korkudan Türk bayrağını saklamak zorunda kalmışlar.

Binali Yıldırım, 20 Temmuz 2015’de, Türk toprağı olan Koyun Adası’na, adadaki Yunan polisi ve Yunan gümrük kontrol noktalarından geçerek girmiş.Polis ve gümrük kontrol noktalarından ancak pasaportla geçiliyor. Yıldırım, Koyun Adasını 3 kez ziyaret etmiş. Bu durumda Yıldırım’ın pasaportunda üçü giriş üçü çıkış olmak üzere toplam 6 adet Koyun Adası/Yunanistan ( OINOUSSES /GR ) damgası var. Gümrük geçişleri sırasında yapılan işlemler hem yazılı hem de görsel olarak kayıt altına alınıyor.  Cumhurbaşkanı Başdanışmanı sıfatıyla Koyun Adası’na giden Binali Yıldırım, Yunan işgalini zımnen tanımış ve Yunan işgalinehukuken meşruiyet kazandırmıştır.

Binali Yıldırım, Yunan işgali altında olan Koyun Adası’nda Denizcilik Müzesini de ziyaret etmiş.

Yıldırım’ın ziyaretinden bir ay sonra 21 Ağustos 2015’de, Yunan Savunma Bakanı Kammenos, Kara Kuvvetleri Komutanı Korgeneral Tellidis ile birlikte İzmir’in Koyun Adasına geldi. Kammenos, Yunan bayrağı altında, Yunan askerleri ile birlikte fotoğraf çektirdi.

İzmir’in Koyun Adası, Tayyip Erdoğan ve AKP Hükümetleri sayesinde yolgeçen hanına döndü. İpini koparan Yunanlı Bakan ve general/amiraller hiçbir engelle karşılaşmadan Koyun adasına gelip gidiyor. 14 Nisan 2016’da Yunan Savunma Bakanı Kammenos, Yunan Genelkurmay Başkanı ve Kara Kuvvetleri Komutanı ile birlikte Koyun Adasına gelerek, Yunan Kara Kuvvetlerinin icra ettiği Hava Savunma Tatbikatını izlemişti.

Yunanlı bakan, general ve amiraller, Türk toprağı olan İzmir Koyun Adasına elini kolunu sallayarak ve pasaportsuz olarak gelip giderken, Binali Yıldırım, İzmir Koyun Adasına ancak pasaportla girebiliyor.

 

İzmir Koyun Adası üzerinde uçan uçaklarımıza 11-14 Nisan 2016 tarihleri arasında Yunan savaş uçakları tarafından defalarca önleme/it dalaşı yapılmış ve konu ile ilgili haberler Yunan Genelkurmay Başkanlığı’nın resmi internet sitesinde yayımlanmıştı.

Devletin kurumları arasındaki farklı uygulamalardikkat çekiyor. Türk Hava Kuvvetleri uçakları, Türk toprağı olan Koyun Adası’nın üzerindeuçarak egemenliğimize sahip çıkarken, Binali Yıldırım,Cumhurbaşkanı Başdanışmanı sıfatıyla Koyun Adası’na pasaportla giriyor.

 

İZMİR İL SINIRLARI İÇİNDE BULUNAN KOYUN ADASI TÜRK TOPRAĞIDIR !...

 Balkan Savaşı sırasında Yunanistan tarafından 11 adamız işgal edildi. İşgal edilen adalar arasında Sakız adası da var. Çeşme Liman Reisi tarafından, 25 Kasım 1912 ( 12 Teşrinisani 328 ) de İstanbul Hükümeti’ne gönderilen telgrafta, Yunan askerinin sadece Sakız Adasını işgal ettiği belirtilmiştir. Balkan Savaşı sırasında ve sonrasında Koyun Adası işgal edilmemiştir.

Lozan Antlaşması’nın 12.Maddesi ile ismen sayılarak verilen toplam 9 ada arasında Sakız Adası var ancak Koyun Adası yoktur. Lozan Antlaşmasından sonra düzenlenen bütün resmi kayıtlarda Koyun Adası Türk toprağı olarak gösterilmiştir. Koyun Adasının tapusu ve mülkiyeti Türkiye Cumhuriyeti’ne aittir ve ada Türk karasuları içindedir.

Balkan Savaşı sırasında işgal edilemeyen Koyun Adası, Erdoğan-Gül-Davutoğlu üçlüsü ve suç ortakları tarafından alenen Yunanistan’a verilmiş, adaya Yunan bayrağı çekilmiş ve Yunan askerleri yerleştirilmiştir.İzmir Koyun Adası, Yunan Belediyesi tarafından yönetilmekte olup Belediye Başkanı EvangelosAngelakos dur.Suç ortaklarından birisi de AKP Hükümetleri döneminde Denizcilik Bakanlığı yapan Binali Yıldırım’dır. Yıldırım, 22 Mayıs 2016’da icra edilen AKP Kongresinde yaptığı konuşmada, “Yolları böleriz, ülkeyi asla böldürmeyiz. Ekmeğimizi böleriz, Türkiye’yi böldürmeyiz” dedi. Erdoğan ile birlikte Türkiye’nin bölünmesine ortak olan Yıldırım, milletimizin gözünün içine baka baka yalan söylüyor, milletimizin zekâsı ile alay ediyor.

 

Topraklarımızın işgal edilmesi nedeniyle, devletin birliği ve tekliği ortadan kalkmış, otorite Yunanistan ile paylaşılarak, Türkiye’nin batısında ikili devlet düzenine geçilmiştir.

ANKARA, İZMİR, AYDIN VE MUĞLA CUMHURİYET BAŞSAVCILIKLARI NEDEN GÖREVİNİ YAPMIYOR?

İzmir, Aydın ve Muğla il sınırları içinde bulunan 17 Türk adası ve 1 Türk kayalığının, Erdoğan-Gül-Davutoğlu üçlüsü ve suç ortakları tarafından alenen Yunanistan’a verildiği görsel ve yazılı basında defalarca yer aldı. Konu meclisin gündemine de taşındı. Konunun muhatapları işgali ve bütün suçlamaları kabul etti.

 

Erdoğan-Gül-Davutoğlu üçlüsü ve suç ortaklarının işledikleri suç, Türk Ceza Kanunu(TCK)’nun 302.Maddesinde tanımlanan vatana ihanet ve Terörle Mücadele Kanunu(TMK)’nun 3.Maddesinde tanımlanan terör suçu. Ancak bugüne kadar Ankara, İzmir, Aydın ve Muğla Cumhuriyet Başsavcılıkları tarafından suçlular hakkında soruşturma açılmadığı gibi fezleke bile düzenlenmedi.Erdoğan ve Gül’ün dokunulmazlığı olmadığı için soruşturulmalarının ve Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanmalarının önünde hiçbir hukuki ve kanuni engel yoktur. Mevcut durum itibarıyla soruşturma açıldığı anda Tayyip Erdoğan Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanacak. Erdoğan, ısrarla ”Partili Cumhurbaşkanı” veya “Başkanlık” sistemine geçerek dokunulmazlık kazanmaya ve yargılanmaktan kurtulmaya çalışıyor.

 

Davutoğlu Hükümeti döneminde de 17. Ada’nın Yunanistan’a alenen verildiği ortaya çıktığı için Anayasanın 83.Maddesine göre ağır cezayı gerektiren suçüstü hali oluşmuştur. Başta Davutoğlu olmak üzere Binali Yıldırım ve diğer hükümet üyelerinin soruşturulmalarının ve Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanmalarının önünde hiçbir hukuki ve kanuni engel yoktur. Ankara, İzmir, Aydın ve Muğla Cumhuriyet Başsavcılıkları konu ile ilgili olarak Erdoğan, Gül, Davutoğlu, Yıldırım ve suç ortakları hakkında TCK 302 ve TMK 3’den soruşturma açmakla görevlidir.

 

Anılan Başsavcılıklar, vatana ihanet eden şüpheliler hakkında soruşturma açmazlarsa,“kanun önünde eşitlik” ilkesini ve Anayasanın 10.Maddesini ihlal etmiş olacaklardır. TCK 309’da tanımlanan Anayasayı ihlal suçu TMK 3’e göre terör suçudur. Başsavcılar durumun ne kadar vahim olduğunun farkındalar mı?

 

ANAYASA MAHKEMESİ, VATANIN BÖLÜNMESİNE GEREKEN TEPKİYİ VERECEK Mİ?

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, 16 Ada ve 1 Kayalığın Yunanistan’a alenen verilmesi ile ilgili olarak, Erdoğan, Gül, Davutoğlu, Çavuşoğlu, Ala ve diğer sorumlular hakkında TCK 302’den (vatana ihanet) yapılan suç duyurusuna, 06 Mayıs 2015 tarihinde, “Soruşturma ve Kovuşturma Yapılmasına Yer olmadığı Kararı”verdi. Ankara 2. Sulh Ceza Hakimliği’ne yapılan itiraz da reddedildi. Başvuru yolları tüketildiği için konu ile ilgili olarak 17 Mayıs 2016’da Anayasa Mahkemesi’ne Bireysel Başvuru yapıldı. Bundan sonra sorumluluk Anayasa Mahkemesi’nde.

 

Anayasa Mahkemesi bireysel başvuruya ne işlem yapacak? Vatan topraklarında dalgalanan Yunan bayraklarını ve vatan topraklarında elini kolunu sallayarak dolaşan Yunan askerlerini görecek mi? Adalarımızın işgal edilmesi nedeniyle Türk vatandaşlarının, Doğu Ege Denizinde seyahat hürriyeti (Anayasa Md.23) ve çalışma hürriyetinin(Anayasa Md.48)  elinden alınmasına ne diyecek? Binali Yıldırım’ın bile Türk topraklarına pasaportla girmesine sessiz kalacak mı? Anayasa’nın 3.Maddesinin fiilen değiştirilmesine ve vatanın bölünmesine ne tepki verecek? Hep birlikte göreceğiz.

 

ERDOĞAN, YILDIRIM VE SUÇ ORTAKLARI DERHAL İSTİFA ETMELİDİR !...

Milletimiz terör suçu işleyen Tayyip Erdoğan’ı Cumhurbaşkanlığı makamında görmek istemiyor. 17 Ada ve 1 Kayalığı Yunanistan’a alenen vermek suretiyle vatana ihanet eden ve terör suçu işleyen Tayyip Erdoğan derhal istifa etmelidir.

Milletimiz terör suçuna ortak olan Binali Yıldırım’ı da Başbakanlık makamında görmek istemiyor. Türk toprağı olan İzmir Koyun Adası’na pasaportla giren ve Yunan egemenliğini zımnen tanıyan Yıldırım, derhal istifa etmeli ve Başbakanlık görevinden ayrılmalıdır.

 

Ümit YALIM

Milli Savunma Bakanlığı eski Genel Sekreteri


YORUMLAR
Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır. Toplam Yorum 0 | Onay Bekleyen Yorum 0

Yazarın Diğer Yazıları
YazıYorum
Türkiye’nin ne cari açık sorunu var; ne de mali ve özel kesimin yüksek borcu… İhracat da canlanıyor, faizle enflasyon da önümüzdeki ay düşmeye başlayacak. Aylardır aynı şeyi dinliyoruz.
Diğer Yazarlar
2018’de vatandaş, belki de evim yok diye sevinecek.
Türk Siyasi hayatına yeni bir parti daha katılıyor…
Türk Silahlı Kuvvetlerine subay adayı yetiştiren toplam dört askeri liseden üçü Osmanlı Devleti döneminde, birisi de Cumhuriyet döneminde kuruldu.
Basında yer alan haberlere göre AKP İstanbul il teşkilatları, Atatürk’ün 79. ölüm yıldönümünde Anıtkabir’e ziyaret organizasyonu düzenliyorlarmış!
Evet, Fenerbahçe yönetimi bile bile lades dedi.
Yavaş yavaş kişilik değiştiriyorum; yeni kişilikler yaratma, taklit etmenin, dünyayı anlamanın ya da dünya anlaşılabilirmiş gibi yapmanın yeni tarzlarını yaratma yeteneğimle zenginleşiyorum (evrim burada olsa gerek)." diyor Pessoa..
KOBİ’ler de en önemli sorun, işletmelerin iyi yönetilememesidir.
PESCO, Avrupa’daki dengeleri ve Türkiye’nin durumunu nasıl etkileyecek?
İşlenen mühendislik sefaletlerinin sonuçlarını merak etmez misiniz?
“Her ölüm, sana olan küçük bir ölümdür. ‘Çanların kimin için çaldığını sorması için birini gönderme, onlar senin için çalıyor’. Her ölüm, senin ölümündür. Ağaçtan kuru bir yaprak düştüğünde bile, o senin ölümündür.” Osho
Şirketlerin kurumsal Check-Upları ve ihtiyaç analizlerini bilimsel temelli yapmak artık çok kolay