26.02.2018,02:14
İstanbul
Dolar
Euro
Altın
İmkb
Çavuşoğlu Yunan Hükümeti’nin taşeronluğunu mu yapıyor?
30122013-1-084620.jpg
ÜMİT YALIM
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, 28 Ağustos 2016’da,Yunan Dışişleri Bakanı NikosKotzias’ın davetlisi olarak Girit Adası’na gitti.

Çavuşoğlu ve Kotzias’ın, Girit Adası’ndaki ortak basın toplantısında yaptıkları açıklamalar Yunan Dışişleri Bakanlığı’nın resmi internet sitesinde yayımlandı.

Türk Dışişleri Bakanlığı, ziyaret ile ilgili olarak yapmış olduğu duyuruda Girit Adası’nın Yunanistan’a ait olduğunu iddia etti. Söz konusu iddia ile başta Çavuşoğlu olmak üzere Bakanlıkta görevli diplomat ve bürokratların, tarih ve coğrafya bilgisine sahip olmadıkları ve Yunanistan’a taşeronluk yaptıkları tescillenmiş oldu.

17/30 Mayıs 1913 tarihli Londra Antlaşması ile Girit Adası Müttefik Devletlere (Yunanistan, Bulgaristan, Karadağ, Sırbistan) verilmiş, Girit Adasının etrafında bulunan adalar ise Osmanlı Devleti’nin egemenliğinde kalmıştır.

Londra Antlaşması’nın aksine, Girit Adası’nın Yunanistan’a ait olduğunu iddia etmek tipik bir cehalet ve taşeronluk örneğidir.

 

Çavuşoğlu’nun Girit Adası ziyaretinde işgalci Kotzias ile kucaklaşması da dikkat çekti. Girit Adası’nın etrafında bulunan 5 Türk adası işgal altındayken Çavuşoğlu’nun Kotzias ile samimi pozlar vermesi tam bir aymazlık ve monşerlik örneği. Çavuşoğlu, Girit Adası’na gitmek suretiyle, 1913 Londra Antlaşmasını tanımadığını zımnen deklare etmiş ve ada etrafında bulunan Türk adalarının işgaline meşruiyet kazandırmıştır. Çavuşoğlu’nun Londra Antlaşması’nın hilafına hareket etmeye ve işgali zımnen tanımaya hakkı yoktur, haddine de değildir.

Çavuşoğlu, kendi adına açtığı twitter sayfasında, Türk bayrağı üzerine yazılı “HAKİMİYET MİLLETİNDİR” sloganını kullanmış. Sloganın İngilizcesini yazmayı da ihmal etmemiş. Girit Adasının etrafında bulunan Türk adalarında Yunan bayrağı dalgalanırken “HAKİMİYET MİLLETİNDİR” demek milletimizin zekası ile alay etmektir. Çavuşoğlu haddini ve hududunu bilmelidir.

KIBRIS, GİRİT OLACAK MESAJI!...

Çavuşoğlu, Girit Adası ziyaretinden 3 gün sonra 31 Ağustos 2016’da Kuzey Kıbrıs’a giderek “Kıbrıs müzakerelerine destek vermeye devam edeceğiz” dedi. Çavuşoğlu’nun bu ziyaretleri açık bir şekilde “Kıbrıs, Girit olacak” mesajıdır. ABD Başkan Yardımcısı Biden’ın Ankara ziyaretinden sonra Çavuşoğlu’nun Girit ve Kuzey Kıbrıs’ı ziyaret etmesi, kapalı kapılar ardında AKP Hükümetine verilen Amerikan talimatının somut bir göstergesidir.

Yunan Savunma Bakanı Kammenos, 01 Nisan 2016’da Güney Kıbrıs’a yaptığı ziyaret sırasında, Rum Lider Anastasiadis ile birlikte EOKA terör örgütünü anma törenlerine katıldı ve basına yaptığı açıklamalarda açık bir şekilde ENOSİS mesajı verdi. Kıbrıs’ın Yunanistan’la birleşmesi anlamına gelen ENOSİS mesajlarına karşı AKP Hükümeti tarafından hiçbir tepki verilmedi, kınama mesajı bile yayımlanmadı.

Verilen somut örneklerden anlaşılacağı üzere AKP Hükümeti, ABD ve AB’nin talimatları doğrultusunda, Kıbrıs’ı Girit yapmak için her türlü girişimde bulunuyor.

 

AĞIR CEZAYI GEREKTİREN SUÇÜSTÜ HALİ!...

Çavuşoğlu’nun Dışişleri Bakanlığı döneminde 17.Adanın da Yunan askerine teslim edildiği ortaya çıktı. Yunan Savunma Bakanı ve Genelkurmay Başkanı, 09 Mart 2016’da, Muğla’nın ArdıççıkAdası’na gelerek helikopter kazasında hayatını kaybeden Yunanlı subayları anma törenine katıldı. Anayasa’nın 83.Maddesine göre ağır cezayı gerektiren suçüstü hali oluştuğu halde, Ankara ve Muğla Cumhuriyet Başsavcılıkları, dönemin Başbakanı Davutoğlu, Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, İçişleri Bakanı Ala ve Denizcilik Bakanı Yıldırım hakkında soruşturma açmadı. Ankara ve Muğla Cumhuriyet Başsavcılıkları,  “kanun önünde eşitlik“ ilkesini ve Anayasanın 10.Maddesini ihlal etti. TCK 309’da tanımlanan Anayasayı ihlal suçu TMK 3’e göre de terör suçudur. 

TÜRK KARASULARI YUNANİSTAN’A TERK EDİLDİ

15 Temmuz alçak darbe girişiminden sonra Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı tamamen İçişleri Bakanlığı’na bağlandı. Bu işin mimarı İçişleri Bakanı Efkan Ala. Ancak Ala, Türk Sahil Güvenlik Komutanlığı’nın görevlerini, fiilen Yunan Sahil Güvenlik birliklerine devretti. Türk karasularında Yunan Sahil Güvenlik botları cirit atıyor. Yunan Sahil Güvenlik Botu, 24 Ağustos 2016’da Türk karasularını 6 mil ihlal etti ve Keçi (Pserimos) adası yakınlarında Türk teknesine ateş açtı. 

Yine Efkan Ala’nın İçişleri Bakanı olduğu dönemde, Türk Kaptan Mustafa Ateş, Keçi Adası bölgesinde, Yunan Sahil Güvenlik Botundan açılan ateşle, 14 Nisan 2014 tarihinde öldürülmüştü. Verilen somut örneklerden anlaşılacağı üzere Türk karasuları tamamen Yunanistan’a terk edilmiş,  Yunan sahil güvenlik botları Türk karasularında deniz haydutluğu yapmaya başlamıştır.

Ümit YALIM

Milli Savunma Bakanlığı eski Genel Sekreteri


YORUMLAR
Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır. Toplam Yorum 0 | Onay Bekleyen Yorum 0

Yazarın Diğer Yazıları
YazıYorum
Türkiye ekonomik anlamda onbirinci kez kalkınma planı yapıyor.
Diğer Yazarlar
Türkiye ekonomisinin temeli % 99.8 KOBİ’lerimize bağlı.
Truva’nın Unesco Dünya Kültür Mirası listesine girişinin 20. yılı olan 2018; ülkemizde “Truva Yılı” ilan edildi.
AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan, 13 Şubat 2018’de yaptığı konuşmada, “Bizim için Afrin neyse Ege’deki, Kıbrıs’taki haklarımız da odur. Savaş gemilerimiz, Hava Kuvvetlerimiz, gerektiğinde her türlü müdahaleyi yapmak için yakın takipteler” dedi.
Haber programında Zeytindalı Harekâtı için Afrin’e giden Mehmetçikleri izliyorum.
Ne yapmalıyız, yapabiliriz? Aydınlara düşen görevler ne olur?
Sezon başından bu yana ön görülen ve tahmin edildiği gibi, büyük takımların zor – kolay maç periyotları sonucunda 3 büyüklerin puanlarının eşitleneceği öngörüsü sonunda gerçekleşti.
Geçmişte olduğu gibi, günümüzde de, ülkeler arasında çıkan savaşların nedenleri araştırıldığında, asıl nedenlerin başında çıkar amaçlarının, yani ekonomik nedenlerin olduğu görülecektir.
Aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) Partisi’ndeki siyasetçiler başta olmak üzere Türk karşıtı olarak yorumlanabilecek söylem yükselişe geçti.
Kaçak su bedellerini kim ödüyor?
Yavaş yavaş kişilik değiştiriyorum; yeni kişilikler yaratma, taklit etmenin, dünyayı anlamanın ya da dünya anlaşılabilirmiş gibi yapmanın yeni tarzlarını yaratma yeteneğimle zenginleşiyorum (evrim burada olsa gerek)." diyor Pessoa..
Bir meslek sahibi olmak mı yoksa dünyayı keşfetmek mi?