21.11.2017,00:12
İstanbul
Dolar
Euro
Altın
İmkb
Biliyor muydunuz? – 10
252016-mazlum-coruh-213948.jpg
MAZLUMUN FİKRİ
İşlenen bu mühendislik ve yatırım ekonomisi sefaletlerinin sonuçlarının ne olduğunu biliyor muydunuz? (9’un devamı)

Elektrik santrallarının ürettiklerinin fiyatı bellidir. Evinizde kullandığınız elektriğin fiyatından bunu hesaplaya bilirsiniz. Yukarıda yazdım: evinizde 33 kuruşa aldığınız elektriğin fabrika çıkış fiyatının en çok 16,5 kuruş olduğunu. Bu değeri, kuru 3 tl alarak USD cinsinden ifade edelim. Bu durumda santrallardan çıkış maliyetinin 5,5 cent olması gerekir.

 

Peki, siz bu fiyattan bir ürün satabiliyorsanız o fabrikayı kaça almış olmanız gerekir? Yani o santral size kaça satılmıştır, yapılmıştır? Neden durdunuz ki? İşin püf noktası burasıdır. Eğer bir tesisin ürettiği yıllık geliri sabit ise, o tesisin toplam maliyeti sınırlı olmalıdır. Yazıyı uzatmak istemiyorum konuyu öğrenmek isteyenlere adresimi yazdım. Sorunuz.

 

Yusufeli Barajlı Santralı kaça mal oluyor biliyor musunuz? En az 22 milyar USD’ye. Bu rakamın nasıl oluştuğunu öğrenmek isteyenler bana sorabilirler. Bu 22 milyar USD kayıpları içermiyor; sadece parayla ölçülebilen giderleri kapsıyor. Kayıplar konusunu aklınızın bir kenarında tutunuz. Biz bu rakamı yuvarlatarak yürüyelim.

 

Bu maliyette bize satılan bu santral, elektriğin kilovatsaatını kaça mal eder?Diyelim ki bu barajlı santralın maliyeti bu kadar. Bu durumda bu santral elektriği size kaça mal eder? Birim maliyet, bu santralın yıllık maliyetinin yılda ürettiği elektik miktarına bölünmesiyle bulunur.

 

Peki, bu santralın yıllık maliyeti ne kadardır; nelerden oluşur?

1- Eğer bu kadar parayı kendi hazır paranızla ödediyseniz ve bu paranıza bankalar diyelim ki %6 faiz veriyor idiyseler; siz, her yıl, bu gelirden mahrum oldunuz demektir. Bu rakamı %1 büyütmeliyiz ki finans işleriyle uğraşanların yer, hareket ve maaşlarını ödeyelim. Bu mahrumiyet yani gelir kaybı, maliyet dediğimiz olayın sadece bir parçasıdır.

2- Siz eğer bu santralın 40 senede kendini ödemesini istiyorsanız harcadığınız paranın her yıl %2,5’unu ayırmanız gerekir. Bu da birim maliyetin bir parçasıdır.

3- İşletme giderleri vardır. Onları da Yıllık gelirin %10’nuyla karşıladığımızı düşünelim.

4- Kayıplar(K) vardır. Bu kayıpların bedelini de bu santralın ömrü içinde ödemesi de gerekir. Onlarında bir yıla isabet eden payını(k) da ürün maliyetine koymamız gerekir; çünkü mahrumiyettir, bu santral yüzünden kaybettiğimiz varlıklardır.

5- Santral ömrünü tamamladı. Doğayı eski haline döndürmeniz gerekir ki bu santraldan elde ettiğiniz net faydayı görebilesiniz. O da maliyet kalemidir ve yıla düşen kısmı de ürün maliyetine eklenmelidir.

 

Bir Kilovatsaat enerjinin üretim maliyeti, fabrika çıkış fiyatı ne kadar olur?

Şimdi birim enerji maliyetini hesaplamaya çalışalım. Yusufeli barajı için rakamlandıralım:

 

Bu barajlı santralın yılda 1,7 milyar kilovatsaat enerji üreteceği iddia edilmektedir. Bu kadar enerjinin toptan çıkış fiyatı, mevcut elektrik fiyatlarına göre 1 700 000 000 KWhx0,055 USD =93 500 000 USD. Bu yıllık bürüt gelirdir. Toplam Maliyetini de 20 milyar USD olduğunu kabul edersek:

 

Bir yıllık maliyet=< 20 000 000 000X(0,06 +0,01+0,025) +93 500 000x0,10 +ko + toifade ederiz. İşlemleri yaparsak bu ifade 1 900 000 000 USD+9 350 000 +k+tm şekline dönüşür. Toplamayı yaparsak: 1909 350 000 USD+k+tm şeklinde olur.

Bu satırdan şu harf ile ifade edilenleri(k ve tm) bir kenarda saklayalım. O maliyetler, elbette var; ama biz işi basitleştirmek istiyoruz. Böylelikle yıllık maliyeti 1909 350 000USD şeklinde ifade etmiş olalım. Bu rakamı yılda üretilen enerjiye bölersek bu santralın ürettiği elektriğin birim fiyatını bulmuş oluruz. İşlemi yapalım: 1 909 350 000/1 700 000 000= 1,12 USD yani 112 cent. Bu birim maliyet, hesaba esas aldığım girdilere göredir. Örneğin üretim 1,7 milyar kilovatsaat değil de 1,2 milyar kilovatsaat olursa bu takdirde birim maliyet 159 cent’e çıkar. Bu rakamlar kendi paramızı kullanmamız halindedir. Eğer dışarıdan yıllık reel olarak %8 ile bulduğumuz borç ile santralı yaptıksa. O zaman bu maliyetin esas rakamı, 20 000 000 000x0,12= 2 400 000 000 USD ye ulaşacaktır. Üretimi de 1,2 milyar kilovatsaat alırsak sadece bu maliyetin getireceği yük, 1 kilovatsaat başına 200 cent olacaktır.:

 

Özetleyelim Yusufeli Barajlı Santralının ürettiği elektriğin birim maliyeti:

1- Üretim 1,7 milyar KWh ve kaynak bizim ve %6 faizli olursa      112 cent

2- Üretim  1,2 milyar KWh ve “            “                “       “          159 cent

3- Üretim  1,2 milyar KWh ve kaynak dışarıdan %8 ile kullanılırsa 200 cent olacaktır. Ki bu rakama kayıplar ve tasfiye maliyetleri dahil değildir.

 

Bu rakamlar toptan fiyatlardır. Bunların iki mislini yurttaş ödemektedir. Ödemeye mecbur bırakılıyor.

 

Şunu hatırlatmayı ihmal edemem: Çoruh Enerji Planı’nda işletmeye alınan barajlı santrallarında üretim, projede esas alınan rakamın %25-%35 altında kalmaktadır. Bu sebeple Yusufeli Barajlı Santralının yıllık üretimi 1,2 milyar kilovatsaatın altında kalacaktır. Bu barajlı santralın inşaatını özel sektör dışarıdan bulduğu parayla yapmaktadır. Bu durumda hesabı artık siz yapın.

 

2007 yılında yaptığım çalışmalarda: Deriner Barajlı Santralında birim maliyet 62,60cent/KWh; Borçka barajlı santralında 24,59 cent/KWh; Muratlı’da 38,94 cent/KWh; Laleli Barajlı santralında 127,31cent/KWh olarak hesaplamışım. O çalışmada Yusufeli için bulunan rakam 154,94 cent/KWh’dır. Atatürk Barajlı santralında 80-90 cent/KWh ten aşağı olması mümkün değildir. Ilısu barajında durumun Atatürk barajından daha kötü olması gerekir. Çünkü o baraj da görev yapmıyor üstelik GAP dolayısıyla Dicle’nin suları toprağı çoraklaştırmak için topraklarımıza seriliyor, buharlaştırılıyor; Dicle’nin sularının sadece yarısı baraja geliyor. Proje değerlerinin yarıdan azının üretilmesi mukadderdir. Bu takdirde üretilen enerjinin maliyeti en az iki misli olur.

 

Borçlarımız neden devamlı büyüyor?

Peki, biz 112-159-200 cent’e malettiğimiz elektriği, evimizde 11 cent’e yani 33 kuruşa nasıl kullanıyoruz? Cevabını biraz düşünürseniz bulursunuz. Söyleyelim: sadece 11 cent’ini faturada ödüyoruz geri kalanını yıllık gelir vergilerimizden faiz olarak, varlıklarımızı satarak veya evlatlarımızın geleceğini satarak yani borçlanarak ödüyoruz. İşte devamlı artan borçlarımızın kaynağı Yusufeli Barajı gibi büyük, çook büyüüük, Dünyanın bilmem kaçıncı büyüüük yapılarıdır.

 

Ayrıca komşularımız, dünyanın uzağındaki ülkeler, Japonya, Çin, Kore gibi ülkelerin bizim yanımızdan vın diye geçen, kalkınan ülkelerin arkasında kalmamızın sebebi bu yapılardır.

 

Unutmadan hatırlatayım; bu barajlı santralın gelirinde barajın payı yoktur. Deriner’de de yoktur; Borçka’da da yoktur… Atatürk Barajının da yoktur; Ilısu’nun da yoktur. Çünkü bu barajlar, asla ve asla görev yapmamaktadırlar. İçinde yolcu kalmayan otelin gelirinden bahsedilemez. Bir görevleri vardır: Ülkeye diz çöktürmek ve edilgen kılmaktır. Hedef, sadece borca batırmak ve diz çöktürmek mi? Hayır… Ben sadece kayısıların irilerini önünüze koydum. Diyarbakır Karpuzunu sonra önünüze koyacağım.

 

Bilmem siz değerli okuyucularıma bu muhteşem(!) yapıların ülkemize ne yaptıklarını anlatabildim mi?

 

İtirazı olanları itinayla cevaplandıracağım. Paylaşınız ki belki yanlışımı bulanlar olur da beni sevindirirler. (Biraz daha devam edeceğim; mecburen.)

 

Yurttaş Mazlum Çoruh-İnş. Müh. Naci Özen

mazlumcoruh@gmail.com

 

 

 


YORUMLAR
Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır. Toplam Yorum 0 | Onay Bekleyen Yorum 0

Yazarın Diğer Yazıları
YazıYorum
Dolar / TL kuru 11 ayın zirvesini gördü. Esasen düz mantıkla baktığınızda dolardaki yükseliş eğiliminde şaşıracak bir şey yok. Fakat ısrarlı çıkış, herkesin yüreğini ağzına getiriyor.
Diğer Yazarlar
2018’de vatandaş, belki de evim yok diye sevinecek.
Türk Siyasi hayatına yeni bir parti daha katılıyor…
Türk Silahlı Kuvvetlerine subay adayı yetiştiren toplam dört askeri liseden üçü Osmanlı Devleti döneminde, birisi de Cumhuriyet döneminde kuruldu.
Basında yer alan haberlere göre AKP İstanbul il teşkilatları, Atatürk’ün 79. ölüm yıldönümünde Anıtkabir’e ziyaret organizasyonu düzenliyorlarmış!
Evet, Fenerbahçe yönetimi bile bile lades dedi.
Yavaş yavaş kişilik değiştiriyorum; yeni kişilikler yaratma, taklit etmenin, dünyayı anlamanın ya da dünya anlaşılabilirmiş gibi yapmanın yeni tarzlarını yaratma yeteneğimle zenginleşiyorum (evrim burada olsa gerek)." diyor Pessoa..
KOBİ’ler de en önemli sorun, işletmelerin iyi yönetilememesidir.
PESCO, Avrupa’daki dengeleri ve Türkiye’nin durumunu nasıl etkileyecek?
İşlenen mühendislik sefaletlerinin sonuçlarını merak etmez misiniz?
“Her ölüm, sana olan küçük bir ölümdür. ‘Çanların kimin için çaldığını sorması için birini gönderme, onlar senin için çalıyor’. Her ölüm, senin ölümündür. Ağaçtan kuru bir yaprak düştüğünde bile, o senin ölümündür.” Osho
Şirketlerin kurumsal Check-Upları ve ihtiyaç analizlerini bilimsel temelli yapmak artık çok kolay