24.11.2017,21:52
İstanbul
Dolar
Euro
Altın
İmkb
Artvin neden hedefte – 4
252016-mazlum-coruh-213948.jpg
MAZLUMUN FİKRİ
Bu günlerde Artvin’de neler oluyor?

Çoruh Enerji Planı’nın ortaya çıkması ve konuşulmaya başlamasıyla Artvin’de nüfus azalmaya başlamıştır. 1980’lere kadar artan nüfus o tarihlerden sonra azalmaya başlamıştır. 230 binlere ulaşmış olan il nüfusu azalmaya başlamış bugünlere geldiğimiz de 160 binlere inmiştir.

 

İnmeye, azalmaya devam etmektedir. Yusufeli Barajı’nın tamamlanması halinde ilin nüfusu iyice azalacaktır. Yusufeli en çok kaybeden ilçe olmuştur, olacaktır. 60 binlerde olan nüfusu bu günlerde 18 binlere inmiş daha da azalmazı beklenmelidir.

 

Nüfus azalmasından başka Artvin coğrafyasında garip olaylar da oluyor. Bana kadar ulaşan bilgileri sizlerle paylaşayım. Bu bilgilerin üzerine gitmedim. İlgilenenler araştırabilirler.

 

Özetliyorum:

 

1.2006 yılında Tarım Bakanlığında çalışan bir mühendisten dinledim:  MİT, Tarım bakanlığına müracaat ederek Barajlar dolayısıyla kışlakları yok olan köylülerin, yaşadıkları yerlerde kalmaları için bir program uygulanmasını istiyor. Çünkü bu köylülerin geri kalan arazilerini Güneydoğu’lu yurttaşlarımızın satın alma istemelerinden rahatsız olmuşlar. Çözüm teklifi, balıkçılık(!) ve Koyunculuk.

 

2. Yusufeli’nin Altıparmak Köyünün Mezralarına(Benim köyümdür) yine yurdumun o insanları geliyor köylerini terk etmiş köylülerimin yerlerini satın almak istiyorlar.

 

3. Artvin’e yakın Çoruh Nehrine katılan bir dere içinde yerleşik köyün(Eski adıyla Melo) sağlık ocağı arsasını sağlık bakanlığı satışa çıkarıyor. Köylüler satın almak için hazırlık yapıyorlar. Ama adeta adrese teslim bir tertiple Tatvanlı yurdum insanına satılıyor. Basına yansıyınca satış iptal ediliyor.

 

4. 2009 yılı sonu itibariyle Artvin İlinden konut alan Güneydoğulu yurdum insanlarının sayısı 72 imiş. Bunu bizzat bana MİT ile yakın teması olduğu söylenen o bölge insanı söyledi. Bu konutlardan 36 adedi Şavşat’ta…  12 adedinin de Ardanuç’ta olduğunu, Ardanuçlu bir bürokrat bizzat bana söyledi. Şimdilerde sayının kaça vardığını elbette ilgililer biliyordur.

 

5. Bu günlerde basına yansıyan bir olay oldu: CHP Gn. Başkanı Kılıçdaroğlu’nun konvoyuna, Şavşat İlçesinin Ardanuç ilçesine yakın köyünde(Yanık), PKK’lı teröristlerce ateş açıldı ve bir er şehit oldu.

Halen Şavşat-Ardanuç’un ormanlarla kaplı mezralarında 4-5 PKK lı grubun dolaştığı, Çobanlardan koyun alıp kestirdiği, bazı köylülerin korkudan onlara yiyecek destek verdiği konuşuluyor.

29 Ağustos’ta Ardanuç’ta bir kahvede köylülerle sohbet ederken üç Komando askeri geldiler; çay içip yollarına devam ettiler. Bugünlerde o civardan silah seslerin geldiğini evinde kaldığım emekli öğretmenden öğrendim.

 

6.Ardanuç’un merkezine yakın bir köyüne Van’dan gelip yerleşenler olmuş. Hatta köy ihtiyar heyetine bile üye vermişler.

 

Yusufeli İlçesinden de konut almalar olduğuna dair duyumlarım oldu.

 

Diyeceksiniz ki ne var bunda?  Onlar da yurdum insanı.

 

Elbette öyle de Artvin’in yerlisi köyünü bir şekilde terk ederken yurdum insanlarının oraları tercih etmesi dikkat çekici değil mi? Hem arkalarından silahlı PKK teröristlerinin de o coğrafyaya ziyarete başlamaları biraz(!) endişe verici olmuyor mu?

 

İyi de… Sadece bu saydıklarım mı oluyor?

 

Daha ilginç olanı büyük dostumuz(!) stratejik ortağımız(!) ABD’nin büyük elçisi, sivil bir araba ile bu günlerde Şavşat Meydancık, Yusufeli ve Artvin’de ne arıyor? Hiç mi huylanmazsınız? Bu adam bu günlerde oralarda ne arıyor? John Bass, bas bas bağırıyor…. ‘BOP’un alt yapı inşaatını denetliyorum’ diye… Bizimkiler neredeler?

 

Ülkeyi ve Artvin’i yönetenler ne âlemdeler?

 

1980’lerden bu yana Ülkemizin Atayurt Asya’ya açılan kapısı Artvin’in başına barajlar felâketi gelirken, Artvin’linin yatağının ve yastığının altı karıştırılırken, 20 000 kişinin içme suyu zehirlenmeye çalışılırken; 24-44-60 milyon TL’ye Artvin satılırken; yerli halk, Artvin’i terk ederken, yerlerine teröristlerin destek alabildiği yurt bölgelerinden insanlar gelip yerleşirken; Artvin ormanlarında terörist gruplar dolaşırken;

 

Yurdumuzu, ülkemizi ve Artvin’imizi yönetenler ne yapıyor dersiniz?

 

Bir mühendisin, 11 yıldan bu yana yakıla, “O barajlar görev yapmaz!... Elektrik üretimini azaltırlar… Bu plan enerji planı değiiiil!... Ülkeyi borca batırma ve bölme planıdır!... BOP’un alt yapısı hazırlanıyoooor!...” çığlıklarına kulaklarını tıkayanlar ne yapıyor?

Barajların alayı vala ile temellerini atıyorlar; açılışlarını yapıyorlar… Dolu savaklardan su bırakıp rekor(!) kırdırıp sonra üç gün, beş gün, su yokluğundan santral durduruyorlar…

Bu işlerin başındakiler, merkezi yönetimdekiler…

 

Yerel yöneticiler nerdeler? Onlar içinde artık insanların yaşamadığı, yaşamayacağı dağ köylerine yollar yapıyorlar… Çoruh kenarında olmayan çocuklara milyonlarca masraf edip ‘ÇORUH PARK’ yapıyorlar… Büyük büyük fotoğraflarını belediyenin cephesine, duvarlara asıp kutlu günlerimizi kutluyorlar… Yani Artvin’imizi yönetiyorlar kutlu geleceğe doğru.

Yerlerinden kalkıp işletmeye alınan santralların, barajların durumu hakkında ilgililerden bilgi almıyorlar… Koltuklarına yapıştırılmışlar, sinmişler, sindirilmişler…

Eskileri de böyleydi şimdikiler de.

 

Ülke yönetiyorlar! Ülke.

 

Boş barajlarla yok edilen vatan topraklarını… Can havliyle yaşam sahasını savunan insanları seyrediyorlar…

 

Artvin’in meclise gönderdiklerinin yüzde 49’u orta sahada top çeviriyor; nereye gittiği belli olmayan şutlar çekiyor… Yüzde 51’in ise nerelerde olduğunu pek kimse bilmiyor…

 

Ülke, BOP planının istediği gibi bölünüyor…

 

Artvin köyleri boşalıyor...

 

PKK Artvin coğrafyasına yerleşiyor…

 

Bizim büyük büyük adamlarımız, milletten vekâlet alıp her şeyi kendilerinin bildiğini zannedenler ise iyidirler iyi…

 

Boş barajlar, boşa kurulan santralar, yok olan topraklar, her yıl milyarlarca USD artan borç onları ırgalamıyor…

Hele bir ballı emekli maaşını da bir alsınlar daha da iyi olacaklar…

 

İş vatandaşa düşmüştür. Meşru müdafaa! Ama nasıl?

 

Yönetenlerin vatan diye bir sorunları yoktur. Varsa yoksa kendi ikballeri…

 

Cerattepe düşerse ne olur?

Eveet… Cerattepe düşerse ne olur?

 

Haritayı önünüze, gözünüzün önüne getiriniz. Amanoslar’dan Cerablus’a Oradan Fırat’a,  afedersiniz… Barajlara girin… Fırat yok artık. Girin çıkın, girin çıkın barajlara…

Dağları aşın Çoruh’a, af edersiniz Laleli baraj gölüne girin. Gölü geçin; inin İspir Barajına inin inin.. Yusufeli Barajının en derin yerine yaklaşınca bir solunuza doğru 31 kilometre uzağa bakın; Doğu Karadeniz dağlarının ilk sırasını göreceksiniz; orada da bir barajınız(!) var… O baraj çok önemli bir görev yapıyor; cüssesine bakmayın. Dağların arkası deniz… Burasını unutmayın.

 

Yusufeli Barajı’ından inin Artvin Barajına.. Onu da geçin İnin Deriner’e… Biraz çok ineceksiniz… Bu günlerde iyice boşalmıştır… Deriner’i de geçin.. İnin Borçka baraj gölüne… Şansınız yoksa boş vadide biraz yürüyeceksiniz… Devam edin.. Borçka gölünü, pardon barajını da geçin… İnin muratlı gölüne yani barajına.. Onu da geçtiniz mi Gürcistan…

 

Şimdi geri çekilin bu güzergâhınızın sağ tarafının morartıldığını düşünün. Bu morluğun Karadeniz’e sarkan bölümünün içinde, Deriner’in yakınında etrafı çembere alınmış bir yer var. İşte orası Cerattepe…

 

Cerattepe-Artvin’in ülkemin yeni kalesi.

 

Morartılmış, koyulaştırılmaya çalışılan ülke coğrafyasında direnen son kale…

Yusufeli’nden sola bakmıştık ya… İşte o hattın doğusunda kalan vatan toprağı içinde son kaledir Cerattepe-Artvin …

 

Toprakların çoğu madenlerle talan edildi, edilmekte… 325 maden sahasına bölündü. 75 ine ruhsat verildi… 50 sine maden çıkarma izni verildi. 11 maden ocağı işletiliyor… Diğerleri kuyrukta. Artvin 65 000 kişiyi kaybetti, göçtüler…

 

İnsanları göçen coğrafyada kalan son kale Cerattepe-Artvin…

 

Bu kale düşerse ne olur biliyor musunuz?

Ben kendi gördüğümü söyleyeceğim. Çok iddialı bulanlarınız olacaktır. Kusura bakmayın… Barajlar rezaletini ilk söylediğimde gülmüşlerdi birçoğunuz… Ne oldu?

 

Yukarıda gezerek, sizi gezdirerek, çizdiğim hattın doğusunu mor renkle boyarsanız BOP haritasının kısmetimize(!) düşen bölümü karşımıza çıkar. Olsun diyenleriniz olabilir. Ben benim aklımın erdiklerini sizlerle paylaşmak istiyorum.

 

Şimdi önünüze bir Avrasya haritası alın ve arkanıza yaslanın ve iyi düşünün. Biraz gerilere gidelim…

 

Bu gün Türkiye Cumhuriyetini kuranların birçoğu, birçok kültürel değelerimiz Asya’dan gelmiştir. Türk insanı büyük oranda köklerini Asya’da arar. ‘Asya bizim ata yurdumuzdur’ der.

 

Kurtuluş Savaşı sırasında en büyük yardımı Asya’dan aldık. Türk Cumhuriyetlerinden ve diğer Müslüman Asyalılar’dan.

 

Bütün Türk Cumhuriyetlerinin aklı Türkiye Cumhuriyetindedir. Türk Dünyasının başı Türkiye Cumhuriyetidir. Bütün o cumhuriyetler hatta topluluklar T.C.’nin ne düşündüğünü, ne yaptığını, ne yapacağını merak eder; gözler. O’na bakarlar… Akılları gözleri oradadır…

Mustafa Kemal Atatürk’ün vasiyetidir. Sovyetler çatısı altındaki ve diğer Türk topluluklarıyla, devletleriyle daima ilişkide olmamızı istemiştir. Çünkü o bilir ki bize en candan en içten destek oralardan gelmiştir, gelir. Kurtuluş Savaşı sırasında giyilen kalpakların Azerbaycan’dan geldiğini kaç kişimiz bilir?

 

Sovyetler Birliğinin Kurtuluş Savaşımızda verdiği silah, cephane ve paraların önemli bir bölümünün Orta Asya Türk Cumhuriyetleri halkından gelenlerle karşılandığını biliyor muyuz?

 

Eğer Cerattepe düşerse BOP’un alt yapısı hazır olur. BOP demek Türkiye Cumhuriyetinin Türk Dünyasıyla fiziki bağının kopması demektir. Kafanın gövdeden ayrılması demektir.

Sovyetler Birliğinin, Azerbaycan Toprağı Zengezur’u Ermenistan’a bağışlaması(!) üzerine Mustafa Kemal, Nahçıvanla karasal bağlantı için İran’dan toprak satın almıştır. Bu gün Iğdır ilimizin Nahcivan Cumhuriyetiyle sınırını oluşturan bölge İran’dan alınmıştır. Nahcivan’ın özel statüsünün belirlenmesinde Türkiye ortaktır. Bizim Türk Dünyasıyla temasımız işte bu 20 kilometrelik sınırdan oluşuyor.

 

Eğer Cerattepe düşerse, Artvin’i kaybederiz. Artvin’i kaybetmek demek BOP’un gerçekleşmesi demektir. Ülkemizin Asya ile bağının kopması demektir. Cerattepe bunun önündeki son kaledir.

 

Cerattepe savunması emperyalist oyunlara karşı vatan savunması demektir. Bu sebeple o savunmacılara elimizden gelen her yardımı yapmalıyız.

 

Ülkeyi ve Artvin’i yönetenler, ne yaptıklarını bilmiyorlar. Onlar koltuk, ikbal, iktidar derdindeler. Onların vatan, Artvin, Avrasya, Türk Dünyası diye bir dertleri henüz oluşmamıştır.

 

Halkımızın yüzde 51’i söz söyleme ustasının peşinden giderek ülkenin selamete ereceğini zannediyorlar.

Emperyalizm, 1923 Lozan’ında kabul ettiremediklerini, korkak, bilgisiz, akılsız, gafil ve bilmem ne… yöneticilerin başımıza geçirilmeleri için 1946 dan beri her türlü çareye, oyuna başvurmuştur.

 

Bir proje partisi kurdurmuş, liderini kullanmıştır.

 

Yetmemiştir; 1950 sonlarında CIA’ya ajan olarak aldığı İmamın Teşkilatını emrine vermiştir.  Sonucun ne olduğunu biliyoruz.

 

Hiç geri durmamıştır emperyalistler. BOP’un uygulanması için her türlü desteği verdiler. Şimdi teröristleri kara gücü olarak çalıştırıyorlar… Ülkemizi yönetenler kendi dertlerinde…

BOP, Ülkenin bölünmesi, kendi ata-vatanla ilişiğinin kesilmesi demektir. 

Bilmem anlatabildim mi Cerattepe’nin önemini? Anlatabildim mi?

 

ARTVİN NEDEN HEDEFTE?

İnanmayanlar, boş barajların sırrını ve de 24-44-60 milyon TL ye satılan bir il merkezinin arkasındaki gerçeği anlatsın, açıklasın.

 

Benim sade mühendis aklım bu kadarına eriyor… Kendini ‘aydın’ niteleyenler görev başına…

 

19 Eylül Rize İdare Mahkemesinde duruşma vardı…

Dilerim, oradaki yargıçların aklı, vicdanı hürdür. İki arada bir derede... iki tepe, Cerattepe-Beştepe, arasında sıkışmamışlardır…

 

Artvin savunmacılarına bir uyarım var: Beştepeye dikkat edin… Cerattepe derken başka tepeden top atışı gelebilir. İki tepe arsındasınız…

 

Allah doğru olanın yanındadır… Doğru yoldan ayrılmıyoruz…

 

İlgilenenlere selamlarımı sorumluluk duyanlara saygılarımı sunarım.

 

YAZI DİZİSİNİN SONU

 

Yurttaş Mazlum Çoruh-İnş. Müh. Naci Özen

mazlumcoruh@gmail.com

 


YORUMLAR
Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır. Toplam Yorum 1 | Onay Bekleyen Yorum 0

ruhi Aydın

Ah ne olurdu bu millet,bu toplum uyansa,gerceği nbirgörse.banane deneyip konumu vehametini anlaşma.O zaman ite %51 ler % 1 lere düşecekte her şey yoluna girecek. Dileğim geç olmasa
6.10.2016 21:31:27


Yazarın Diğer Yazıları
YazıYorum
Türkiye’nin ne cari açık sorunu var; ne de mali ve özel kesimin yüksek borcu… İhracat da canlanıyor, faizle enflasyon da önümüzdeki ay düşmeye başlayacak. Aylardır aynı şeyi dinliyoruz.
Diğer Yazarlar
2018’de vatandaş, belki de evim yok diye sevinecek.
Türk Siyasi hayatına yeni bir parti daha katılıyor…
Türk Silahlı Kuvvetlerine subay adayı yetiştiren toplam dört askeri liseden üçü Osmanlı Devleti döneminde, birisi de Cumhuriyet döneminde kuruldu.
Basında yer alan haberlere göre AKP İstanbul il teşkilatları, Atatürk’ün 79. ölüm yıldönümünde Anıtkabir’e ziyaret organizasyonu düzenliyorlarmış!
Evet, Fenerbahçe yönetimi bile bile lades dedi.
Yavaş yavaş kişilik değiştiriyorum; yeni kişilikler yaratma, taklit etmenin, dünyayı anlamanın ya da dünya anlaşılabilirmiş gibi yapmanın yeni tarzlarını yaratma yeteneğimle zenginleşiyorum (evrim burada olsa gerek)." diyor Pessoa..
KOBİ’ler de en önemli sorun, işletmelerin iyi yönetilememesidir.
PESCO, Avrupa’daki dengeleri ve Türkiye’nin durumunu nasıl etkileyecek?
İşlenen mühendislik sefaletlerinin sonuçlarını merak etmez misiniz?
“Her ölüm, sana olan küçük bir ölümdür. ‘Çanların kimin için çaldığını sorması için birini gönderme, onlar senin için çalıyor’. Her ölüm, senin ölümündür. Ağaçtan kuru bir yaprak düştüğünde bile, o senin ölümündür.” Osho
Şirketlerin kurumsal Check-Upları ve ihtiyaç analizlerini bilimsel temelli yapmak artık çok kolay