24.11.2017,21:51
İstanbul
Dolar
Euro
Altın
İmkb
Paylaşımlarla bir melanetin öyküsü – 4
252016-mazlum-coruh-213948.jpg
MAZLUMUN FİKRİ
Barajlarımız… Diz Çöktürülen Ülkemiz… Yırtılan Coğrafyamız… Ve BOP (Büyük Ortadoğu Projesi)

Paylaşım: 13

 

Çoruh Nehri üzerinde yapılan planlamanın şekli, haritada göründüğü üzere, BOP haritasının ülkemize kastettiği parçalanma hattıyla birebir örtüşüyor. Buraya kadar pek kimseden itiraz gelmedi. Çünkü şekil tamamdır.

 

Tamam da ‘yetmez’ diyenler çıkacaktır. Bu gün “Yetmez… İnanmıyorum, inanamıyorum” diyenlere planın başka yüzlerini anlatacağım.

- Yatırım ekonomisi açısından bakınca bu plan asla bayındırlık eseri değildir: Çünkü bu planın hedeflediği enerjiyi, şu DSİ’nin topluma ceza olarak plana koyduğu ve projelendirdiği HES’lerle 8-10 senede 3,5-4 milyar USD’lik bir yatırımla üretebilirdik. Hem de daha fazlasını. Kimseyi de pek yerinden etmeyebilirdik.

 

- Bu planın maliyeti 55-60 milyar USD ve yıllardır, 1980 den beri, sürüyor. Şimdiye kadar 55 000 kişi Artvin’i terk etti. Havzadan terk eden insan sayısı çok daha fazladır. Öğrenmek isteyenler Erzurum ve Bayburt valiliklerinden öğrenebilir.

 

- Bu planın yıllık üretiminin değeri, 600-700 milyon USD’dir.  Buna karşılık, sebep olduğu harcama ve kayıpların yıllık faizi ve kaybı, en az 6 milyar USD’dır. Sonuç: Her sene cebimizden en az 5 milyar USD faiz ödeyeceğiz ve gelirlerimizden mahrum kalacağız. Yani bu plan bizi devamlı fakirleştirecek borçlandıracak.

 

- Havzayı insansızlaştırıyor. İnsansız havza sahipsiz demektir. Maden yağmasının önündeki en önemli engel yerleşik insandır. Coğrafyanın yırtılması sadece suyla olmuyor; insandan arındırırsanız o da sosyolojik yırtık oluyor.

 

Siz kabul edebilir misiniz?

 

Bu plana, refah yaratan bayındırlık eseri diyebilir misiniz?

 

Yani bu plan, refah yaratmak için üretileceği söylenen, elektrik üretim planı olabilir mi?

 

Harcanan paraların yıllık faizinin onda biriyle o kadar enerjiyi almak mümkün!... Peki, bu plan, bize kimler tarafından satıldı?

 

Bu gün bizi yönetenler 11 yıldan beri kendilerine her fırsat ve yolda haykırdığım halde neden geri dönüp ‘Yahu… Sen ne diyorsun” diyemiyorlar? Neden mi?

 

Cevabını yazınca olay siyasileşiyor. Aklınızla bulunuz.

 

Paylaşım: 14

10, 11, 12 ve 13 nolu paylaşımlarımda Çoruh Enerji Planı diye ülkemize yutturulan ve kendi evlatlarımız eliyle hayata geçirilen, geçirtilen planın asla enerji planı olamayacağını anlatmış ve ne planı olduğunu yazmıştım. 12 ve13 nolu paylaşımlarda da neden BOP planı olduğunu dair planın yapılış amacına asla uymadığını bu sebeple böyle bir planın doğurduğu sonuçlar nedeniyle BOP’un alt yapısının hazırlanması için uygulandığını tekrar etmiştim. Bu gün bu gerekçelerime, argümanlarıma(destekleyen unsurlara yenilerini ekleyeceğim.

 

Gelin bu palana bir mühendis hatta sıradan, aklı başında, bir yurttaş gözüyle bakalım:

1.Demiştik ki bu plandaki 15 barajdan 11 adedinin içinde bekletecek su yoktur. Daha açık söyleyelim: Bu barajlar asla görev yapmazlar yapamazlar. İsterseniz bunu biraz açayım.

Laleli Barajı: Önündeki santralın su işleme kapasitesi yani tesis debisi 96 metreküp/saniye seçilmiş. Peki iyi… Çoruh’un en azdığı Mayıs ayında masum Çoruh’un debisi ne kadar? Söyleyelim: 84 metreküp/saniye… Şimdi akıl sahibi her kese soruyorum: yılın bir ayında, birkaç gün ve her sene de değil Çoruh’un bir saniyede akıttığı su miktarı 84 metreküp ama santralın su yutma kapasitesi, saniyede 96 metreküp. Burada bekletebileceğiniz su olabilir mi? Gider 96 gelir 84 tasarruf yapın bakalım; nasıl yapacaksınız.

 

Benim köydeki çocukluk aklım bile bu sorunun cevabını hemen verirdi. Mühendis olmama gerek yoktu.

 

Peki, bu santralın arkasına inşa edilmek istenen barajın bekletmeye alabileceği su miktarı ne kadar? Yani barajın aktif hacmi ne kadar? Söyleyelim: 750 milyon metreküp. Çoruh orada yılda ne kadar su akıtıyor biliyor musunuz) 800 milyon metreküp. Yani baraj dolsun diye siz ancak 50 milyon metreküp suyu kullanabilirsiniz. O da her sene değil.

 

Bekletilecek su yok ama bize bir havuz satmışlar 750 milyon metreküplük. Peki neden?

 

Paylaşım: 15

14 Nolu paylaşımda Laleli Barajlı santralının tesisi debisinin(su kullanma kapasitesinin Mayıs ayında gelebilecek en çok suyu bile işleyebileceğini her hangi bir suyun bekletmeye alınamayacağını, buna karşılık arkasında 750 milyon metreküplük aktif hacmi olan bir baraj konulduğunu; bu barajda bekletilebilecek 1 metreküp su olmadığını anlatmıştım.

 

Böyle bir baraj neden yapılır?

Bunun cevabını ben ancak barajın yaptıklarına bakarak verebilirim. Ne yapıyor bu baraj?

 

 Sayalım:

1.Milyonlarca USD’lik imkânları tüketir.

2.6 köyü yerinden söker. Bu aşağı yukarı 12 000 kişiyi havzadan kovmak demektir.

    Bunun sonuçlarını burada yazmaya kalksam sayfalar dolar. Bu kadar insanın gittikleri yerlerde sadece kamuya maliyeti kişi başına 200 000 USD olur. Çarpalım 12 000 ile eşittir 2,4 milyar USD. Bu hesabı kimse yapmaz. Çünkü yapsalar ve mal sahibi milletle paylaşsalar, okumamış insanlar bile yerlerinden kalkar hesap sorardı. Milletten sakladılar. Kendilerine verilen görev(!) onu gerektiriyordu.

3.En önemlisi bu iş görmeyen baraj, 40 kilometre coğrafya yırtıyor.

 

Esas görevi bu.

Bir gariplik(!) daha yazayım bu günlük kısa keseyim.

 

Laleli barajını planlayan kafa, buradan sonra Çoruh’un akışında değişiklik olmadığı halde yani Çoruh’a katılan su olmadığı halde 20 kilometre aşağıda bir baraj daha konduruvermiş. İspir Barajı…  Bu sefer şaşırmışlar… Onun tesis debisini küçültmüşler..  46 metreküp/saniye yapmışlar. Bu sebeple o barajda biraz su bekleyebilir.

 

Ben okuyuculara kolaylık olsun diye hesaplarımda bu tesis debisini 29 metreküp/saniye’ye indirdim. Böylelikle, bu barajı tam kapasiteyle çalışır duruma getirdim. Böyle olunca santral da tam kapasiteyle çalışır oldu. İşte ip bundan sonra koptu…

 

Paylaşım: 16

İp koptu da ne mi oldu?

İspir Barajlı santralından çıkan suyu takip edince soluğu Borçka barajında aldık. O arada hiçbir yerde bir yere takılmadık. Borçka’da eğer o sene yağış ve akışlar, planlamada esas alınan seviyede olursa ve de tabii barajların cidarlarından kaçaklar olmaz ise, bu barajda nefes alacak çok az miktarda bir suyumuz olabileceğini hesapla görüyorsunuz. Bu iş sadece hesapta göründü. Gerçekleşen böyle bir durum yok. Zaten santralın su işleme kapasitesini %20 ye kadar artırılabileceğini biliyorsanız eğer; bu barajda bekletilebilecek suyu düşünmek safdillik olurdu.

Bu barajlı santralın işletmeye alındığından bu yana santralın tam kapasiteyle çalıştığını ve de barajda su bekletildiğini gören duyan gören varsa beri gelsin. Bu sihirbazı beraber bulalım.

Şimdiye kadar böyle bir şey olmadı olmayacak da… Nereden mi biliyorum? Santralın yıllık üretim değerleri beklentimin de altına olduğundan. Merak edenler verebilirim.

 

Gelelim Muratlı barajlı santralına… Burada baraj yapmanın mantığını bana açıklayabilecek biri varsa beri gelsin.

 

Neye dayanarak mı söylüyorum?

 

Gayet kolay: İki santral arasında çevreden katılan suların rejimini ve miktarını bilen, barajın da enerji üretimini %10 düşüreceğini bilen hangi akıl izin verir ki?

Bir yere baraj yapıyorsanız üretebileceğiniz enerjinin bir kısmından vazgeçersiniz. Bu fizik kanunudur. Lisede fizik dersinden kopya çekmeden sınıfı geçen herkes bunu bilir.

 

Bir başka sebep, katılan suların düzensizliğini gidermek için ihtiyaç duyulacak baraj hacmi, 100 milyon metreküpün üzerindedir. Bunun koşulu bu santralın tesis debisini, Borçka barajlı santralından 13 metreküp fazla seçmekle mümkündü. Yapılan nasıl? Hem tesis debisini 23 metreküp/saniye daha az seçiyorlar; hem de bu barajın su bekletme kapasitesi olabilir ihtiyacın beşte biri kadar;20 milyon metreküp. Bu kadar hacmin, yüksekliği 35 metre olan bir santralın üretimine ne katar? Kocaman bir hiç. Bu katkı ile o barajın söndürdüğü ocaklardan birini bile yeniden yakamazsınız.

 

Üretilen enerji, 440 milyon kilovatsaatten 250 milyon kilovatsaate düşmüş durumda.

….

 

İspir Barajında bekletilen 310 milyon metreküp su, oradan aşağıdaki barajların hepsini hükümsüz kılıyor. Boşa çıkarıyor. Bu utanç verici olmaktan çok ama çok öteye bir durumdur.

 

Haysiyetli bir mühendis, çıkıp bu rezaletin hesabını sormuyor. Neden mi diye sorarsanız söyleyebileceğim şudur: Meslektaşlarım da planlamada ki ekonomik tetikçi çömezlerinin sefaletlerine ayak uydurmuşlardır. Mankurtlaştırılmışlardır. Başka açıklama yapabilecek varsa buyursun.

 

Yurttaş Mazlum Çoruh - İnş. Müh. Naci Özen

mazlumcoruh@gmail.com

 

 


YORUMLAR
Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır. Toplam Yorum 0 | Onay Bekleyen Yorum 0

Yazarın Diğer Yazıları
YazıYorum
Türkiye’nin ne cari açık sorunu var; ne de mali ve özel kesimin yüksek borcu… İhracat da canlanıyor, faizle enflasyon da önümüzdeki ay düşmeye başlayacak. Aylardır aynı şeyi dinliyoruz.
Diğer Yazarlar
2018’de vatandaş, belki de evim yok diye sevinecek.
Türk Siyasi hayatına yeni bir parti daha katılıyor…
Türk Silahlı Kuvvetlerine subay adayı yetiştiren toplam dört askeri liseden üçü Osmanlı Devleti döneminde, birisi de Cumhuriyet döneminde kuruldu.
Basında yer alan haberlere göre AKP İstanbul il teşkilatları, Atatürk’ün 79. ölüm yıldönümünde Anıtkabir’e ziyaret organizasyonu düzenliyorlarmış!
Evet, Fenerbahçe yönetimi bile bile lades dedi.
Yavaş yavaş kişilik değiştiriyorum; yeni kişilikler yaratma, taklit etmenin, dünyayı anlamanın ya da dünya anlaşılabilirmiş gibi yapmanın yeni tarzlarını yaratma yeteneğimle zenginleşiyorum (evrim burada olsa gerek)." diyor Pessoa..
KOBİ’ler de en önemli sorun, işletmelerin iyi yönetilememesidir.
PESCO, Avrupa’daki dengeleri ve Türkiye’nin durumunu nasıl etkileyecek?
İşlenen mühendislik sefaletlerinin sonuçlarını merak etmez misiniz?
“Her ölüm, sana olan küçük bir ölümdür. ‘Çanların kimin için çaldığını sorması için birini gönderme, onlar senin için çalıyor’. Her ölüm, senin ölümündür. Ağaçtan kuru bir yaprak düştüğünde bile, o senin ölümündür.” Osho
Şirketlerin kurumsal Check-Upları ve ihtiyaç analizlerini bilimsel temelli yapmak artık çok kolay