Bugun...



'Epilepsi nöbeti sırasında, kişinin kasılması ve ağızda salya veya köpük oluşması sonucu solunum yolunun kapanmasını engellemek için hastanın yan yatırılması gerekiyor'


facebook-paylas
Güncelleme: 18-10-2026 17:17:02 Tarih: 18-10-2026 16:07

'Epilepsi nöbeti sırasında, kişinin kasılması ve ağızda salya veya köpük oluşması sonucu solunum yolunun kapanmasını engellemek için hastanın yan yatırılması gerekiyor'

 

Özel Sağlık Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Atilla Kara,

ülkemizde de görülen Epilepsi (Sara) hastalığının;
kişinin günlük yaşamını, sosyal hayatını ve psikolojisini de

önemli ölçüde etkileyebildiğini söyledi.

 

Epilepsi nöbetinin,

10 saniyeden 10 dakikaya kadar uzayabildiğini belirten Uzm. Dr. Kara;

nöbet sırasında, kişinin nerede bulunduğunun; büyük önem taşıdığını vurguladı.

 

Epilepsinin, gelip geçici bilinç kaybıyla seyreden

bir hastalık olduğunu dile getiren Uzm. Dr. Atilla Kara,

“Önemli olan, bilinç kaybı sırasında; kişinin nerede olduğudur.

Çünkü;
kişi düşebilir, bir kazaya maruz kalabilir veya kendisini yaralayabilir.

Nöbetlerin çok sık ve art arda yaşanması ise;
kişinin yaşamını ve sosyal hayatını, ciddi şekilde zorlaştırabilir.”

diye konuştu.

 

Hastalığın, günlük yaşam kalitesini de etkilediğine dikkat çeken Uzm. Dr.  Kara,

epilepsi hastalarında, nöbetin ne zaman ortaya çıkacağına ilişkin endişenin;
zamanla, kaygıya dönüşebildiğini söyledi.

 

Hastaların; pazara gitmek, dışarı çıkmak, çalışmak,

okula devam etmek veya araç kullanmak gibi günlük faaliyetlerde;
“Her an nöbet geçirir miyim?” endişesi yaşayabildiğini belirten Dr. Kara,

epilepsinin fiziksel sonuçlarının yanı sıra;
sosyal ve psikolojik etkilerinin de bulunduğunu ifade etti.

 

Epilepsinin, yüzde 20 oranında;
beyinle ilgili sorunlardan kaynaklanabildiğini dile getiren Uzm. Dr. Atilla Kara,

“Beyin tümörleri, damar tıkanıklıkları ve travmaları, epilepsiye yol açabilir.

Doğum travmaları da nedenler arasında yer alabilir.

Epilepsi vakalarının yaklaşık yüzde 80’inde ise; kesin neden belli değildir.

Genetik özellikler de hastalığın ortaya çıkmasında rol oynayabilir,

ancak; mutlaka, genetik bir neden bulunması gerekmez.” dedi.

 

Epilepsinin her yaşta ortaya çıkabileceğini belirten

Nöroloji Uzmanı Dr. Atilla Kara;
hastalığın, özellikle çocukluk döneminde ve ileri yaşlarda;

daha yoğun görüldüğünü söyledi.

 

Uzm. Dr. Kara, şöyle devam etti:

“Çocukluk döneminde başlayan bazı epilepsi türleri,

ilerleyen yaşlarda devam edebiliyor veya

bir süre geçtikten sonra; yeniden ortaya çıkabiliyor.

 

Daha önce hiç epilepsi nöbeti geçirmemiş kişilerde de

hastalık, ileri yaşlarda ilk kez görülebiliyor. 

 

Epileptik nöbetlerin, farklı çeşitleri oluyor.

Saniyeler süren dalma nöbetlerinden kol ve bacaklarda sıçramalara,

halk arasında “sara nöbeti” olarak bilinen kişinin düşerek kasılması,

gözlerini dikmesi ve ağzından köpük gelmesi şeklindeki büyük nöbetlere kadar,

farklı tablolar görülebiliyor.”

 

Epilepsi tanısında, hasta öyküsünün büyük önem taşıdığını belirten Uzm. Dr. Atilla kara;
nöbeti gören bir kişinin anlatımının veya nöbet anının kameraya kaydedilmesinin,
tanı açısından; oldukça değerli olduğunu vurguladı.

 

Dr. Atilla Kara, şunları söyledi:

 

“Tanı sürecinde, hastanın muayenesinin yanı sıra;
EEG olarak bilinen, beyin elektrosundan da yararlanılıyor.

 

EEG sayesinde;
nöbetin özellikleri ve

beyinde hangi bölgeden kaynaklandığı konusunda, bilgi elde edilebiliyor.

 

Epilepsi tedavisinde ilaçlar, önemli bir yere sahip.

Son yıllarda kullanılan çok sayıda ilaç;

nöbetlerin kontrol altına alınmasında, başarılı sonuçlar veriyor.

İlaç tedavisiyle, hastaların yaklaşık yüzde 60-80’inde;
nöbetler, kontrol altına alınabiliyor.”

 

Nöbet geçiren kişinin çevresinde bulunan sert ve tehlikeli cisimlerin

uzaklaştırılması gerektiğinin de altını çizen Uzm. Dr. Kara,
böylece; hastanın başını, kolunu veya bacağını çarparak yaralanmasının,

önüne geçilebileceğini belirtti.

 

Toplumda, nöbet sırasında uygulanan

bazı yanlış müdahalelerin bulunduğuna da dikkat çeken Dr. Kara,

şu ifadeleri kullandı:

 

“Su dökmek, soğan koklatmak gibi uygulamalar, doğru değildir.

Nöbet sırasında, hastanın ağzına kaşık gibi bir cisim konulması da

son derece yanlıştır.

 

Hastanın ağzına, el veya parmak sokulmaması gerekir.

Çünkü; nöbet sırasında, çene kasları çok güçlü olabilir ve

ciddi yaralanmalar meydana gelebilir.”







Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER SAĞLIK Haberleri

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HABER ARA
YUKARI YUKARI