Bugun...


Mustafa ATALAY

facebook-paylas
Hesaplanamayan asgari ücret
Tarih: 08-12-2020 00:59:00 Güncelleme: 08-12-2020 00:59:00


Hiç bitmeyen yılın sonuna doğru başlayan bir tartışma: Asgari ücret ne kadar olmalı? Aralık ayı sonuna kadar asgari ücret tespit komisyonu ile birlikte daha da alevlenen bir tartışma ise onu takip eder. Sonuçtan ne işçi ne de işveren hiçbir zaman memnun olmamıştır.

 

Aslında bu durumda biraz asgari ücretteki vergiler, gelir adaletsizliği ve işsizlik önemli etkenlerden olarak sayılabilir. Peki asgari ücret ne kadar uygulanıyor? Bu durumu biraz incelemek istedim.

 

Araştırmaya başladım ama geçenlerde bir oto yıkama tesisinde şahit olduğum durum olayı farklı bir noktaya çekti. Zalışanlar günlük ücretlerini alıyorlardı. Günlük olarak 50 TL alırken, çalışanların yüzündeki burukluk beni derinden etkiledi.

 

50 TL ile ne alınır? Ev geçindirmek zorunda olmayan bir genç bile yaşamını nasıl sürdürebilir? Ailesine katkı yapmak isterse, nasıl katkı yapar? Tüm bunları düşünmeden edemedim. Kaldı ki bu çalışanlar ayda 30 gün çalışamayacağına göre aylık kazancı kaça gelir? Neredeyse bir asgari ücretin yüzde 60’ı…

 

Bir başka konu ise konfeksiyon atölyelerinde veya fabrika diye nitelenen yerlerdeki yevmiyeci diye tabir edilen çalışanlar... Bu emekçiler de günlük 85 TL’ye çalışıyorlar. Ayrıca sürekli bir işleri yok. İş çıktıkça çağırılıyorlar. Ayda 26 gün çalışsa bile 2 bin 200 TL eder. Bu da asgari ücretin altında…

 

Görüştüğüm bazı kişiler bir ay boyunca sürekli çalışamadıklarını belirtiyorlar. Yani iş yoksa evde oturuyorlar. Düşünün bakalım böyle bir durumda çalışanın maaşı kaça geliyor? İş olmayınca herhalde taş yemiyorlar.

 

Doğal ihtiyaçlarını nasıl karşılıyorlar? Sarayları bırakıp, çat kapı evlerine misafir olup, yaşadıkları trajediye bizzat şahit olunması gerekir. Maaşlarını buna göre ayarlamalı ki toplumsal bir kalkınma yaşayalım.

 

‘Bu durumu neden kalbulleniyorsunuz’ diye sorduğumda aldığım cevap şu oldu: “Daha iyisini bulursam o işte çalışacağım.”

 

Bu duruma, yani asgari ücretin altında çalışanlara daha pek çok örnek verilebilir. Şimdi gelelim bu durumu insanların nasıl kabullendiğine… Onurlu insanlar çalmayı onurlarına yediremediği için çorba, ekmek, makarna ve ekmekle yaşamlarını sürdürüyorlar.

 

Peki ‘asgari ücreti kim uyguluyor’ diye baktığımız zaman, belediyelerin taşeron diye tabir edilen sömürü sistemine de değinmek gerekir. Ya asgari ücret uyguluyorlar ya da asgari ücretin hemen üzerinde bir maaş.

 

Bir de kurumsal diye tabir edilen, gelirini giderini kayıtlı göstermeye çalışan firmalar var. İşsizlik o kadar yoğun yaşanıyor ki, insanlar bu durumu kabullenmek zorunda kalıyor.

 

Yani işsizliği önleyemezseniz, asgari ücretin taban ücretini hükümetler belirleyemez. İstediginiz kanunları, cezai yaptırımları uygulayın, çalışma yaşamını kayıt altına almaya uğraşın fark etmez. Asgari ücreti siz değil, arz talep belirler. Çünkü reel piyasalar diye bir gerçek var.

 

mustafaatalay02@hotmail.com



Bu yazı 2894 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
HABER ARA
YUKARI