Bugun...


Mustafa ATALAY

facebook-paylas
Devlet, bile bile lades diyor
Tarih: 01-11-2020 18:54:00 Güncelleme: 01-11-2020 18:54:00


Son zamanlarda devlet ile hükümet kavramı iç içe geçti. Bunun bir çok kişi farkında. Bu sebepten yetki karmaşası yaşandığı aşikar bir durum. Lakin bu durum bir an önce düzeltilmeli ve kanunlar buna göre düzenlenmeli.

 

Pandemi döneminde çokça duymaya başladığımız kısa çalışma ödeneği. Bu kısa çalışma ödeneği hatırlarsanız zor durumda olanlar firmalar çalışanlarını işten çıkartmasın, firma faaliyetlerini durdursa bile çalışanlar yaşamına devam edebilsin diye bir bölümünü ödemek için oluşturulan bir yapı.

 

Ama bu yapı şunu kapsamıyor galiba: Firma faaliyetlerine devam ederken, çalışan personel standart mesaisine devam ederken uygulanır mı? Çalışan kişi maaşının bir bölümünü İş-kur, diğer bölümünü de işverenden alıyor ama çalışan aynen normal zamanlardaki gibi çalışmaya devam ediyor.

 

Elbette ki kriz döneminde belirli firmalar zor durumda kalıyor ve bunlara destek olunmalı. Fakat bazı firmalar da arz taleple beraber sıçrama yapıyor. Bu dönemde hijyen ve temizlik ürünleri üreten firmalar sıçrama yapmıştır.

 

Etrafımda bir çok kişi kısa çalışma ödeneği ile maaşını alıyor. Haftada 5 veya 6 gün çalışmaya devam ederken maaşının bir bölümünü SGK’dan alıyor; bir bölümünü ise işverenden...

 

Peki SGK şunu soruyor mu firmaya: Sen personelini hangi gün evde dinlendireceksin diye bir çalışma programın var mı ? Buna göre teftişler yapmış mı ? Galiba SGK da covid-19 hastalığına yakalandı ve şu an yoğun bakımda.

 

Şimdi gelelim bu bedelin hangi fondan karşılandığına... Maalesef  bu ödemeler işsizlik fonundan karşılanıyor. Peki işsizlik fonu ne için kurulmuştu? İşsiz kalan çalışanlar iş bulana kadar azami yaşamlarına devam etsin diye...

 

‘Devletin topladığı vergiler nerede’ diye soracak olursak hepinizin oldukça fazla cevabı olacaktır. Bir çoğu yanlış yatırımlarda. İşsizlik fonunda toplanan birikimlerin bugüne kadar emekçilere verilmesi adına adeta engeller oluşturuldu.

 

Toplanan paralar duble yollara, kamu banka zararlarına ve batmakta olan iş adamlarına aktarıldı. İşçiye ödenenden daha fazlası bu yapılara gitti. Şimdi akıllara şu soru geliyor: Bu fonun kanun yapısı mı değişti?

 

Benim bildiğim değişmedi. Kamu bankalarının zararları ve iflas etmekte olan iş adamlarına aktarılan paralar ise ayrı bir yazı dizisi. Şimdilik oralara hiç girmeyelim; belki ileride bunları yazarız.

 

Beni rahatsız eden bir başka konu var ve bu hakikaten ülkemizin beka sorunudur. Hemen hemen çoğu sektörde kırk yaşının altında mavi yakalı diye tabir edilen, yetişmiş usta personel yok.

 

Sektör temsilcileri, iş adamları sektörlerin önde gelenleri senelerdir avazı çıktığı kadar isyan edercesine bağırıyor ama duyan yok.

Yıllardır ülkemiz yabancı çalışanlar için adeta çalışma cenneti. Deniliyor ki “Türkler bazı iş kollarında çalışmıyor.” Peki çalışmayanlara şu soruldu mu?

 

Meslek lisesi mezunları olarak neden eğitim aldığınız iş kolunda çalışmıyorsunuz? Ben çok sordum. Aldığım cevapların genel olarak şöyle: ‘Parası çok az; o paraya o iş yapılır mı; yağ pas içinde çalışacağım o paraya değer mi?”

 

İkinci soru ise ne iş yapıyorsun? “Mağazada tezgahtarlık veya özel güvenlik işi yapıyorum; bu işten  daha fazla alıyorum ve üstüm başım tertemiz.” Bunun gibi cevaplarla çok karşılaştım. Peki bugüne nasıl gelindi?

 

Bu açık maalesef kayıt dışı çalışan yabancı işçilerle dolduruldu. İşe alınıp yetiştirildi; birkaç sene sonra memleketine dönünce bütün emekler de onunla beraber gitti. Tabi bu süreçte kobilerin iş kalitesi düştü ve müşteri kaybına uğradılar. Ama masraflar artmaya devam etti ve gelir buna ters orantıyla düşmeye devam etti.

 

Aslında hiçbir şey için geç değil yeter ki sorunumuzu kabul edip buna göre tedavi yöntemleri uygulayalım. Şu anda sosyal medyada mücadele eden bir kesim var ki sorunun kaynağından bir tanesi de aslında bunlar.

 

Staj, sosyal sigorta başlangıcı olsun istiyorlar. İsteklerinde son derece haklılar. Neden mi? Akranları sınıf ortamında eğitim görürken, onlar iş hayatına çoktan atıldılar.  Eğitimden sonra belli bir süre, eğitim aldığı sektörde çalışmaya devam ederse, buna mukabil staj başlangıcı sigorta başlangıcı olsa sorunun ilk adımı çözülür.

 

İkinci aşama ise sektörel olarak asgari ücretin uygulanması. Gençlerimize hak ettikleri kazancı elde etme şansını tanımalıyız. Bir de tabi ki yabancı çalışanları kayıt altına almalıyız.

 

Bunlar sadece beyin jimnastiği; şüphesiz daha değişik uygulamalar yapılabilir. Yeter ki sorunları görüp, çözmeye odaklanalım. Şayet çürümüş sistemi reformlarla değiştirmez isek siyasetçi hariç her şeyi ithal etmek zorunda kalacağız.

 

Beka sorununu dillerine pelesenk eden siyasilerimize önemle duyurulur.

 

mustafaatalay02@hotmail.com

 



Bu yazı 3834 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
HABER ARA
YUKARI