Batman mutlu son Kaş mutlu son Acıpayam mutlu son Adalar mutlu son Adapazarı mutlu son Alanya mutlu son Aliağa mutlu son Alsancak mutlu son Adıyaman mutlu son Afşin mutlu son Akçaabat mutlu son Akçakale mutlu son Akdeniz mutlu son Akhisar mutlu son Akşehir mutlu son Aksu mutlu son Akyazı mutlu son Alaşehir mutlu son Altıeylül mutlu son Altındağ mutlu son Anamur mutlu son Antakya mutlu son Araklı mutlu son Arnavutköy mutlu son Arsuz mutlu son Atakum mutlu son Ataşehir mutlu son Avcılar mutlu son Avsallar mutlu son Bafra mutlu son
escort bayan İstanbul escort İzmir escort Kahramanmaraş escort Kastamonu escort Kayseri escort Kıbrıs escort Kırklareli escort Kocaeli escort Konya escort Kütahya escort Erbaa escort Erdemli escort Ereğli escort Erenler escort Ergene escort Esenler escort Esenyurt escort Eskil escort Espiye escort Eyüpsultan escort Eyyübiye escort Fatih escort Fatsa escort Fethiye escort Finike escort Gaziemir escort Gaziosmanpaşa escort Gazipaşa escort Gebze escort Gediz escort Gelibolu escort Gemerek escort Gemlik escort Geyve escort Gölcük escort Gönen escort Görükle escort Güllük escort Gümbet escort Gümüşlük escort Güngören escort Gürsu escort Haliliye escort Hendek escort Horasan escort Ilgın escort İlkadım escort İncirliova escort İnegöl escort İskenderun escort İzmit escort İznik escort Kadirli escort Kadıköy escort Kadınhanı escort Kağıthane escort Kahramankazan escort Kangal escort Kapaklı escort Karabağlar escort
escort bayan Van escort Yozgat escort Zonguldak escort Afyon escort
Bugun...


Çetin ÜNSALAN

facebook-paylas
Şiraze kayınca...
Tarih: 17-08-2022 00:51:00 Güncelleme: 17-08-2022 00:51:00


Şirazesi kaymış kitap gördünüz mü hiç? Sayfaları tel tel dökülür; toparlayamazsınız, kitabı bir arada tutmak için olağanüstü çaba harcarsınız ama nafiledir. Artık bir süre sonra kitabın size aktardığı bilgileri unutur ve onu bir arada tutarak yeniden ciltletmenin yolunu ararsınız.

 

İşte kitabı yazıldığı iddia edilen Türkiye ekonomisinin de şirazesi kaydı. Düşen bir sayfayı tutuyorsunuz; durumu toparlayayım derken diğer sayfa kayıyor. İlk şirazeden ne zaman çıktık?

 

Daha önce kitabımız eskiydi; sıkıntıları vardı; elden geçmesi gerekiyordu ama cildi sağlamdı. 2 binli yıllarda parasal genişlemeyle birlikte sonsuz bir para kaynağına kavuştuğumuzu sandık. Hani Sadri Alışık’ın Şalvar Bank filminde olduğu gibi.

 

Zannettik ki elimizi her cebimize attığımızda para çıkacak. O paraların ekonomik koşullar nedeniyle buraya geldiğini, ciddi bir sermaye transferiyle geri döndüğünü, ana para kurtarıldıktan sonra kazancıyla ülkede kumarhane mantığıyla oynanmaya devam ettiğini anlayamadık.

 

Anlayamadık çünkü bir nevi borç olan bu parayı finansman yapıp, dönüşümü gerçekleştirmek yerine yemeyi tercih ettik. Ardından para geri çekilince neye uğradığımızı şaşırdık ve sırayla tüm boyalar dökülmeye başladı.

 

Arada bir dizi yaşananlar oldu. Yanlış tercihler, şirazesi bozuk görevden almalar, 128 milyar dolar harcamalar, swap parasıyla ya da imtiyaz dağıtma yoluyla kur tutma çabaları gibi bir dizi yanlışları izledik ve sonunda üretimsizleştirdiğimiz ülkenin bedelini artan kur ve değer kaybeden TL ile ödedik.

 

Peki son olarak nerede şirazeden çıktık? Kitabın yazıldığı iddia edilen dönemde dile gelen ‘faiz neden enflasyon sonuçtur’ teziyle. Elbette bunun ekonomi bilimi adına hiçbir karşılığı olmadığı için dağılan bütçe ve finansman yapısından, düşen satın alma gücünden artan enflasyona kadar bir dizi sonuç önümüze geldi.

 

Kitap o kadar yanlış yazıldı ki, ekonominin bütün kuralları alt üstü oldu. Talimatla ekonomi yöneteceğimizi zannettik. Temenniyle kuru düşüreceğimize, algıyla enflasyonu yok edeceğimize inandık. Ama mümkün olmadı. Olmayacaktı da…

 

Bu arada rakamlarla hayat arasında gerçeklik koptu; koptukça elimizdeki döviz, para, faiz ve söylem silahını da tamamen kaybettik. Şimdi de çaresizlikten dünyadaki gelişmelere bahane bulur noktaya geldik.

 

Oysa çarpıklık gözümüzün önünde halen yaşanmaya devam ediyor. Örnek mi? Bir ekonomide ürünün fiyatını ne belirler? Talep… Talep fazla arz düşükse fiyatlar artar, tersi durumda da düşer değil mi? İşte ekonominin kitabını yanlış yazınca öyle olmuyor.

 

Son açıklanan konut istatistiklerine bakın. Aynı gün açıklandı. Konut satışlarına baktığınızda bir yılın ardından gerilemenin haberi verildi. Aylık yüzde 38, yıllık yüzde 12,9 azaldı. Ama kadere bakın eş zamanlı olarak açıklanan konut fiyatlarında da yıllık yüzde 160’lık bir artışın haberi veriliyordu.

 

Ne garip değil mi? Talebi düşen bir ürünün fiyatı rekor düzeyde artıyor ve enflasyonla mücadelede rafta fırsatçı arayanlar burayı görmezden geliyor. Söylenecek bir söz yok. Faizin neden enflasyonun sonuç olduğunu düşünenlere, talebi düşen bir ürünün fiyatının artmasını da anlatmanız mümkün değil.

 

Sadece insan kendi kendine söyleniyor. Şiraze kaydı kaymasına da, vatandaş da şirazeden çıkmak üzere.

 

cetinunsalan@yahoo.com



Bu yazı 5619 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
HABER ARA
YUKARI