Batman mutlu son Kaş mutlu son Acıpayam mutlu son Adalar mutlu son Adapazarı mutlu son Alanya mutlu son Aliağa mutlu son Alsancak mutlu son Adıyaman mutlu son Afşin mutlu son Akçaabat mutlu son Akçakale mutlu son Akdeniz mutlu son Akhisar mutlu son Akşehir mutlu son Aksu mutlu son Akyazı mutlu son Alaşehir mutlu son Altıeylül mutlu son Altındağ mutlu son Anamur mutlu son Antakya mutlu son Araklı mutlu son Arnavutköy mutlu son Arsuz mutlu son Atakum mutlu son Ataşehir mutlu son Avcılar mutlu son Avsallar mutlu son Bafra mutlu son
escort bayan İstanbul escort İzmir escort Kahramanmaraş escort Kastamonu escort Kayseri escort Kıbrıs escort Kırklareli escort Kocaeli escort Konya escort Kütahya escort Erbaa escort Erdemli escort Ereğli escort Erenler escort Ergene escort Esenler escort Esenyurt escort Eskil escort Espiye escort Eyüpsultan escort Eyyübiye escort Fatih escort Fatsa escort Fethiye escort Finike escort Gaziemir escort Gaziosmanpaşa escort Gazipaşa escort Gebze escort Gediz escort Gelibolu escort Gemerek escort Gemlik escort Geyve escort Gölcük escort Gönen escort Görükle escort Güllük escort Gümbet escort Gümüşlük escort Güngören escort Gürsu escort Haliliye escort Hendek escort Horasan escort Ilgın escort İlkadım escort İncirliova escort İnegöl escort İskenderun escort İzmit escort İznik escort Kadirli escort Kadıköy escort Kadınhanı escort Kağıthane escort Kahramankazan escort Kangal escort Kapaklı escort Karabağlar escort
escort bayan Van escort Yozgat escort Zonguldak escort Afyon escort
Bugun...


Çetin ÜNSALAN

facebook-paylas
Bakan görmüyor
Tarih: 11-08-2022 01:29:00 Güncelleme: 11-08-2022 01:29:00


Çok garip bir durum ile karşı karşıyayız. Ekonomide sorunların olduğu açık. Fakat ne hikmetse bırakın bunları aşmak için çözüm sürecine girmeyi, daha sorunların varlığını kabul etmeyen, hatta reddeden, sorunu söyleyeni de karamsar olarak nitelendiren bir yaklaşım ile karşı karşıyayız.

 

Aynı mantıkla futbolcusunun performansını eleştiren teknik direktörü, hastalığınıza teşhis koyan doktoru, kilo problemi nedeniyle sağlık sorunları yaşayacağınızı söyleyen bir diyetisyeni, yanlışları söyleyen bir ebeveyni, hatta sürücüye kurallara uymadığı için kaza riski olduğunu anlatan bir trafik polisini bile karamsar ilan edebilirsiniz.

 

Hatta öylesine araştırmaya değer bir ruh hali söz konusu ki, problemi dile getirmek, eleştirmek, devlete karşı olmakla eşdeğer tutulur oldu. Elbette devlet ile hükümet arasındaki farkı çözemeyen bir zihniyetin bunu dile getirmesi çok önemli değil, ama sorunları çözümsüzleştiriyor.

 

Çünkü terör örgütüyle masaya oturulduğunda da, eski ortak yeni terör örgütüyle kol kola Silivri yaratıldığında da, dünyadan gelen sıcak parayla insanlara sahte cennet hayatı yaşatıp, ülkeyi üretimsizleştirdiklerinde de, İstanbul başta olmak üzere şehirleri beton yığınına dönüştürdükleri konusunda uyarıldıklarında da ve nicelerinde her söylenene aynı yanıtı verdiler. Bu yüzden dikkate almaya değmez. Ama birileri egosunu tatmin edip, sonra yanıldığını açıklayacak diye zaman kaybediyoruz.

 

Mesela Hazine ve Maliye Bakanı Nebati, bir konuşma yaptı; insanın ‘ben de o ülkede olmak istiyorum’ diyesi geliyor. Bakan halen, dünyayla bizi mukayese edip, zor zamanlarında insanlara karşılıksız para dağıtan ülkelerin yaşadığı enflasyon problemiyle, insanını borca batıran yaklaşımı mukayese etme ısrarını sürdürüyor.

 

Mesela büyümeden bahsediyor. Yüzde 5’in altında bir büyümenin Türkiye için fakirlik ve işsizlik anlamına geldiğini bilmiyor olabilir. Ama dış ticaret açığı verip, yurtdışından alınan sendikasyon borçlarını kredi olarak dağıtıp borçla yapılan harcamanın neticesinde çıkan rakamların büyüme değil şişme olduğunu anlayamıyor.

 

Rakamları, istatistikleri duruma göre ayarlayıp, sonra kendi kurguladığı rakamlara inanıp, insanların da, yaşadığı gerçekleri göz ardı ederek inanmasını beklemek bence ekonomik değil, psikolojik bir sorun. Ama bu psikolojik vaka bizi beraberinde sosyolojik travmalara taşıyor.

 

7 TL’den çıkan akaryakıt fiyatlarının 30 TL’den dönüp 22 TL’de bugün için demirlemesini övünecek bir şey gibi görebiliyor mesela. Aynı durum kur için de geçerli. 5,5 TL’lerden çıkmış kurun 18 TL olmamasının başarı olduğunu zannedebiliyor.

 

Yurtdışında ortalama çalışanların yüzde 4’ü asgari ücret alırken, bizde her iki kişiden biri bu baremde çalışırken açlık sınırının altında, yoksulluk sınırının 17 bin TL gerisinde bir rakama mutlu olunmasını isteyebiliyor.

 

Faizi düşük tutup, kimsenin bu faize uymamasını, ülkede bankalar ile reel sektörün birbirine girmesini, işsiz sayılmayanlarla işsizlik rakamını düşürüp, işsiz kalanların yok sayılmasını, sağdan soldan imtiyaz dağıtıp borç para alınmasını, mahkemelerde icra dosyası sayısının 24 milyon adedi aşmasını garipsemiyor ya da görmezden geliyor ve daha garip olan, bir de takdir edilmek istiyor.

 

Bence biri Bakan’ı uyandırsın. Çünkü bu kadar bariz bir yaşanmışlık varken, 6 ay uyunmasını tavsiye etttiği uykudan kendisi uyanamamış gözüküyor. Belki de insanların uyuduğunu varsıyor. Ama bakkala gidip ekmek aldığınızda görülen fiyat, insanların çoktan uykusunu kaçırdı. Bakan, görmüyor.

 

cetinunsalan@yahoo.com



Bu yazı 5091 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
HABER ARA
YUKARI