Batman mutlu son Kaş mutlu son Acıpayam mutlu son Adalar mutlu son Adapazarı mutlu son Alanya mutlu son Aliağa mutlu son Alsancak mutlu son Adıyaman mutlu son Afşin mutlu son Akçaabat mutlu son Akçakale mutlu son Akdeniz mutlu son Akhisar mutlu son Akşehir mutlu son Aksu mutlu son Akyazı mutlu son Alaşehir mutlu son Altıeylül mutlu son Altındağ mutlu son Anamur mutlu son Antakya mutlu son Araklı mutlu son Arnavutköy mutlu son Arsuz mutlu son Atakum mutlu son Ataşehir mutlu son Avcılar mutlu son Avsallar mutlu son Bafra mutlu son
escort bayan İstanbul escort İzmir escort Kahramanmaraş escort Kastamonu escort Kayseri escort Kıbrıs escort Kırklareli escort Kocaeli escort Konya escort Kütahya escort Erbaa escort Erdemli escort Ereğli escort Erenler escort Ergene escort Esenler escort Esenyurt escort Eskil escort Espiye escort Eyüpsultan escort Eyyübiye escort Fatih escort Fatsa escort Fethiye escort Finike escort Gaziemir escort Gaziosmanpaşa escort Gazipaşa escort Gebze escort Gediz escort Gelibolu escort Gemerek escort Gemlik escort Geyve escort Gölcük escort Gönen escort Görükle escort Güllük escort Gümbet escort Gümüşlük escort Güngören escort Gürsu escort Haliliye escort Hendek escort Horasan escort Ilgın escort İlkadım escort İncirliova escort İnegöl escort İskenderun escort İzmit escort İznik escort Kadirli escort Kadıköy escort Kadınhanı escort Kağıthane escort Kahramankazan escort Kangal escort Kapaklı escort Karabağlar escort
Bugun...


Cengiz HERGÜNLÜ

facebook-paylas
İşletme yönetiminde sanat, bilim ve insancıl yaklaşımlar
Tarih: 05-12-2021 21:35:00 Güncelleme: 07-12-2021 21:40:00


Hangi işler yapılırsa yapılsın,

insan unsuru olmadan bir amaca ulaşmak mümkün değildir.

 

Yönetim faktörünün, insanı yönetmek olarak anlaşılması gerekir.

 

Maddi araç gereç ve parasal değerler olmasa bile,

belirli faaliyetlere ve amaçlara ulaşmak için,

insan unsurunun bulunması yeterli ve gerekli bir nedendir.

 

Bu bağlamda yönetimi;

“Bir grup insanın amaçlara doğru ulaşılması için, yöneltilmesi” olarak adlandırabiliriz.

 

Bir ülkede yönetimin ailesel, siyasal ve profesyonel olarak

üç grupta adlandırılması mümkündür.

 

Ailesel yönetimde;

işletmelerde tüm üretim araçlarının, temel karar verme yetkisini kullanan organların ve

bu organlara ait üst düzey yöneticilerin belli bir aileye veya akrabalara mensup olmaları,

ailesel yönetime örnektir.

 

Genellikle, sermaye birikiminin kısıtlı ve

yetişmiş nitelikli personelin az olduğu bu tür aile işletmeleri

kısa vadede yararlı, faydalı ve başarılı olabilirler.

 

Ama bu tür bir yönetimlerin,

uzun vadede, dış çevre koşullarındaki gelişmelere kayıtsız kalabilmesi ve

kapalı bir aile işletmesi yapısından dolayı,

gelişmenin önünde duran bir engel haline gelmesine sebep olabilir.

 

İşletme sahipliğinin,

önemli temel karar alma ve yönetim organlarının

belli bir siyasal yapıya sahip kişilerden olmasına;

siyasal ve politik yönetim adı verilmektedir.

 

Aile yönetimlerinde olduğu gibi bu tür yönetim biçimlerinde de

yetişmiş nitelikli kişileri çalıştırma imkân ve olanakları olduğu halde,

siyasal kaygıların ön plana geçmesi nedeniyle,

bu tür nitelikli kişilerin, yönetim basamaklarında, önlerine engeller çıkarılması muhtemeldir.

Bu yaklaşımlar, bu günlerde yaşanan en önemli olaylardır.

 

Gerek ailesel, gerekse siyasal yönetim biçimlerinde

işletmeler, sübjektif veya bilimsel olamayan değerlendirmelere sahip olabilmekte,

böyle bir durum onları rasyonellikten uzak hale getirebilmektedir.

 

Bir durgunluk karşısında karışıklığın ve karmaşıklığın en fazla olduğu şirket türleridir.

 

Uzun vadede gelişme potansiyeli olabilecek bu tür şirketler,

ekonomik başarı elde edebilmek ve

daha verimli olabilmek için daha fazla eğitim, beceri ve teknoloji ile

daha rekabetçi şirketler olabilme imkânları varken,

siyasal görüşleri aynı olan devlete yaklaşmak,

daha fazla devlet desteği alabilmek çok daha fazla önem kazanıyor.

 

Çabalamaktan vazgeçiyor ve hantallaşıyorlar.

Kısa vadede başarılı olabilen böyle şirketler,

beklenmedik risklerle karşılaştıklarında zayıflıkları ön planı çıkıyor.

 

Karışıklık ile karmaşıklığın arasında aslında farkında olmadan eriyip yok oluyorlar.

Çünkü bu tür şirketlere siyasal yakınlık gösteren devlet,

nihayetinde ekonomik zorluklar içinde olduğunda,

iktisadi kalkınma yönünde bütünü düşünmek zorunda kalıyor ve

böyle şirketleri göz ardı edilebiliyor, destek veremeyecek durumda kalabiliyorlar.

 

Günümüzde özellikle 1930 buhranından sonra mikro anlamda işletmelerde

yeni yönetim ve finansal çözümler anlamında arayışlara gidilmesi ve

bilimsel çalışmalar yapılması neticesinde, devam eden gelişmeler sonucunda,

iki binli yıllara gelindiğinde, modern yönetim anlayışının

bir profesyonel yönetim yaklaşımı olduğu ve

bu yaklaşımın, verimlilik üzerinde daha önemli olduğu anlayışı hâkim olmuştur.

 

Bu anlayış ışığında,

modern işletmecilikte yönetim sürecine işlerlik kazandıranın

profesyonel veya mesleki yönetim olarak ifadesini bulmuştur.

 

Profesyonel yönetimde temel karar organlarının veya fonksiyonel yönetim organlarıyla,

hiyerarşik kademelerin tamamının

uzmanlık bilgisi ve yeteneklere göre seçilen bireyler tarafından doldurulmasına dayalı yönetim biçimidir.

 

Profesyonel yönetim,

yönetim işinin akrabalık ilişkilerine ve siyasi görüşlere göre değil,

tam anlamıyla alanında uzman, gerekli mesleki eğitimlerini tamamlamış,

kendini bu alanlarda yetiştirip geliştirmiş kişilerden oluşan bir yönetim biçimidir.

 

Yönetim kavramı,

aslında girişimcinin ilk aşamada aldığı girişim kararlarına

kendisinden de bir şeyler katarak sonuca ulaşması neticesinde,

yönetimin sanatsal yönüne de vurgu yapmanın gerekliliği vardır.

 

Yönetici karar verirken, yani alternatiflere yönelik tercih yaparken,

elindeki objektif bilgileri kullanmakta ve ayrıca kendinden de bir şeyler katmaktadır.

Bu önemli ölçüde girişimcinin kişiliği, üretkenliği ve ileri görüşlülük yeteneği ile ilgilidir.

Bu yönetimde yaratıcılık sanatı olarak kabul edilen bir durumdur.

 

Yönetim, bir bilim dalı olarak kabul edildiğine göre,

sanat ile bilimin birbirinin tamamlayıcısı olduğu unutulmamalıdır.

 

Yöneticinin, karar verirken kullanacağı bilgi,

bilimsel esaslara göre hazırlanmış bilgiler olduğu takdirde,

bilimsel bilgilerin değerlendirilmesinde,

yöneticinin üretkenlik ve ileriyi görebilme yetenekleri ile birleştiğinde,

sonuçların çok daha verimlilik gösterdiği kabul edilen bir durumdur.

 

Örgütlerin çevresel değişimlere hemen ayak uydurabilen

esnek bir yapıya sahip olmaları

beklenmeyen olası risklere karşılık verebilmenin en önemli unsurlarıdır.

 

Çevreyi ve hızlı değişimleri takip edebilmek ve uygulayabilmek

yöneticilerin görevleri arasındadır.

 

Bu anlamıyla yöneticiler detaylı planlama ve denetim işleriyle daha az ilgilenmeli,

bunu yerine işletmede, ihtiyaca ve gerekliliğe göre ekip yönetimi oluşturma,

günlük iş ve işlemler yerine;

örgütte ortaya çıkan stratejik sorunların üstesinden gelecek çözüm yollarına yönelmeleri gerekmektedir.

 

Bu gelişmelere paralel olarak,

yöneticilerin insan odaklı olmaları gerekliliğine göre,

yöneticiler her geçen gün insancıl ve fikri yeteneklere daha fazla ihtiyaç duyacakları için,

profesyonel yönetim kavramını daha kapsamlı ele alarak,

işlevlerini yerine getirmeleri gerekecektir.

 

Prof.Dr. Şerif Şimşek - Prof.Dr. Adnan Çelik. ‘Yönetim ve Organizasyon’ kitabının

4, 6. ve 8. sayfalarından yararlanılmıştır.

 

Cengiz HERGÜNLÜ

SMMM-Bağımsız DENETÇİ

www.hergunlu.com

chergunlu@hergunlu.com

 

 



Bu yazı 6426 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
HABER ARA
YUKARI