Bugun...



'Son 15 yılda ülkemizde doğrudan yatırımı bulunan ülkeler arasında Katar 17. sıradadır'


facebook-paylas
Güncelleme: 08-12-2020 00:30:11 Tarih: 30-11-2020 22:49

'Son 15 yılda ülkemizde doğrudan yatırımı bulunan ülkeler arasında Katar 17. sıradadır'

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında yapılan Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı ardından açıklamalarda bulundu.

 

Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları:

 

Kabine toplantımızın ilk ve en önemli konusu uzunca bir süredir olduğu gibi koronavirüs salgınındaki gelişmelerdi

 

Dünyanın her yerinde görülmedik düzeyde tırmanışa geçen salgın maalesef ülkemizde de etkili oldu.


Bu çerçevede birtakım tedbirleri hayata geçireceğimizi kamuoyuyla paylaşmıştık.

Vaka sayıların 30 bine dayanmış olması çok dikkatli ve sabırlı davranmamız gerektiğini gösteriyor. Sıkıntıları asgariye indirebilmek için her türlü gayreti gösteriyoruz. Şu aşamada insan hareketliliğini en aza indirmeyi amaçlayan bu tedbirler dışında bir çare bulunmuyor.


Vatandaşlarımız öncelikle tamam diye ifade ettiğimiz temizlik, maske, mesafe kurallarına en sıkı şekilde riayet etmelidir

 

Salgın tedbirlerine harfiyen uygulamasını bekliyoruz. Salgın tehdit olmaktan çıkana kadar mecbur kalmadıkça kalabalığa karışmamalarını, evlerinde dahi dikkatli hareket etmelerini istiyoruz.

Bu salgına karşı en etkili tedbir kendimizi korumaktır.

 

Sevdiklerimizin ve diğer insanların sağlığı için üzerimize düşen fedakarlıkları yapmak mecburiyetindeyiz. Soğuk algınlığı, gribin artması sağlık sistemimizin üzerindeki yükü ağırlaştırmıştır. Sağlık çalışanlarımıza en büyük teşekkürümüz onlara ilave yük getirmemek olacaktır.


Hastanemizdeki doluluk oranlarını ne kadar aşağıda tutabilirsek kendimizi o derece güvende hissederiz

 

83 milyon hep birlikte seferberlik ruhuyla hareket etmemiz gerekiyor. Mücadele çalışmalarını,

sağlık çalışanlarımızın gayretlerini değersizleştirmeyle ilgili yapılan spekülasyonlara dikkatli olmalıyız.

 

Pek çok ülkenin sağlık sisteminin, altyapısının yetersizliği sebebiyle toplumsal kargaşa iklimine bizi de sürüklemek isteyenlerin oyunlarını gelmeyeceğiz. Alnının akıyla nice mücadelelerden çıkan Türkiye salgın karşısında da Allah'ın izniyle mutlaka kazanacaktır. İnşallah aşı sürecinin de başlamasıyla kontrolü ve yönetilmesi daha kolay bir mücadele dönemine gireceğiz.


Önümüzdeki bahar aylarından itibaren küresel salgını geride bırakmayı ümit ediyoruz

 

Aşı çalışmalarını yakından takip ediyoruz. Her aşıyla yakından ilgileniyor, gereken bağlantıları kuruyoruz. İlk etapta 50 milyon doz anlaşma yapmış bulunuyoruz. Vatandaşlarımız herhangi ücret ödemeden aşıya erişebileceklerdir. Önümüzdeki aydan itibaren sağlık çalışanlarından başlayarak bu aşının uygulaması başlayacaktır.

 

-----
Kabine toplantımızda ilave tedbirleri istişare ettik

 

Hafta içi her gün gece saat 21.00 ile sabah 05.00 arasında genel sokağa çıkma sınırlaması uygulanacaktır.

 

Hafta sonları Cuma akşamı 21.00'den Pazartesi sabahı saat 05.00'e kadar kesintisiz devam edecektir.

-----


Cumartesi-Pazar artık evlerimizdeyiz

 

Üretim, tedarik, lojistik, sağlık, tarım, orman gibi genelgede yer alacak sektörler bu kapsamın dışındadır. Market, bakkal, kasap, manav gibi işletmeler eve paket hizmeti veren yerler belirlenecek saatler çerçevesinde hafta sonu kısıtlamasının dışındadır. Restoranlar paket servis haricinde hizmet veremeyecektir.

 

65 yaş üstü ve 20 yaş altı toplu taşıma araçlarını kullanamayacaklardır. Umumi Hıfzıssıhha Kurulları illerdeki taşıma hizmetlerinde salgının yayılmasına yol açan aksaklıkları gidermek için gereken tedbirleri alacaktır. Ana sınıfı ve benzeri eğitim kurumların faaliyetlerine ara verilecektir.


Milletimizden salgının evlerde buluşma ihtimalini göz önünde bulundurarak tehdit geçene kadar misafir kabul etmeye ara vermelerini rica ediyorum

 

Evlerde gün, mevlit, taziye, yılbaşı gibi etkinlikler yapılamayacaktır. Cenaze namazları yakınları dahil

30 kişiyle kılınacak, nikahlar bu sayıyı geçirmeyecektir. Hamam, sauna, spor salonları faaliyetlerine ara verilecektir. Her alışveriş merkezi, semt pazarı için hıfzıssıhha kurulu sayıyı tek tek belirleyecektir. Ayrıca alışveriş merkezlerine girişlerde HES kodlamasına geçilecektir. Kalabalık caddeler ve meydanlara girecek kişi sayısı sınırlanabilecektir.


Kamu kuruluşlarının mesai saatleri 10.00 ile 16.00 arası uygulanabilecektir

 

50 kişiden fazla çalışan işyerlerinde, işyeri hekimin öncülüğünde, güvenlik uzmanı ve belirlenen personel tarafından salgın tedbirlerin uygulaması sıkı bir şekilde denetlenecektir. İçişleri Bakanlığımız yayınlayacağı genelgede yer alacak Salı akşamından itibaren uygulamada yer alacaktır.

 

Bu tedbirlerin ve aldığımız kararların hayırlara vesile olmasını diliyorum.

 

Hükümet olarak bir yandan salgının önünü kesmeye çalışırken bir yandan da içeride ve dışarıda tarihi mücadele yürütüyoruz. Bu ülkenin cumhurbaşkanı olarak ben milletimden bir şey daha istiyorum,

lütfen kapalı mekan evlerimiz ne olursa olsun, sigara içmeyi bu dönem içinde kesinlikle bırakın.

Nargile içmeyi kesinlikle bırakın bu süre içerisinde bırakın. Benim sigarayla da nargileyle de işim yok. Sadece milletimin sağlığı için istiyorum. Milletime olan sevgim için istiyorum. Bunların hepsi de akciğerlerimizi tehdit eden en önemli, zararlı ürünler.

 

Ülkemizin merkezinde yer aldığı geniş coğrafyada, insani, siyasi, diplomatik, askeri olarak tarihi bir duruş sergiliyoruz. Dost ve kardeş halklara destek olmak, mağdurlara el uzatmak için imkanlarımızı seferber ediyoruz. Bağımsız, onurlu ve vicdanlı politikalar sebebiyle Allah'ın yardımı ve milletimizin desteği ile birer birer boşa çıkartıyoruz.


Dışarıda tuzakların, sergilenen vicdan ve ahlak dışı tutumların sebebini gayet iyi biliyoruz

 

Asırlık düzenleri yıkan, zihinlere vurulan asırlık zincirleri kıran Türkiye'ye elbette bunun bedelini ödetmek isteyenler olacaktır. Ülke ve millet olarak bunların hepsini de göğüslemeye evelallah hazırız. Bizi asıl üzen içeride karşımıza çıkan tuhaf manzaradır. Türkiye'de ekmeğini yiyip, vatanına düşmanlık besleyen, havasını soluyup, ezanından, bayrağından nefret eden, sefasını sürüp, insanını sevmeyen bir kesim var. Bunlar zahirde demokrat, insancıl, hoşgörülü gözükür hakikatte faşistin, darbecinin, vesayetçinin önde gidenleridir.


Esasta hiçbir şey üretmez, çok konuşur ama aslında hiçbir şey söylemez. Bunlar dünyayı çok bilir gibi davranır ama hiçbir şeyden haberleri yoktur. Sürekli bağırır ama hiç dinlemez. Yalanda ve iftirada sınır tanımaz ama gerçeklere gelince arkasını dönerler. Demokrasiyi milletin iradesinde değil yurt dışından gelen sinyallerde arar. Etrafına kin ve nefret satmaktan kalbi kurumuş, ruhu kararmış, gözü körleşmiş, dili çatallaşmış bir güruhtur.

 

Ülkemizin ufkunu, enerjisini, havasını kirleten suyunu kirleten bu zihniyetin demokrasimize maliyeti en az yarım asırdır

 

Milletin gönlüne girerek iktidara ulaşmak yerine dışarıdan dolanarak gelenlerin hak ettikleri cevabı yine millet verecektir. gerçi millet her seferinde sandıkta hak ettikleri cevabı vermiştir. Siyaset, toplum, sandık mühendisliği hesaplarına o kadar dalmıştır ki, milleti görecek halleri yoktur.


Bunlar ülkenin temel değerlerine, kurumlarına saldırmayı adet ettiler

 

CHP'lilerin sık sık yaptığı bir milletvekilinin pervasızca tekrarladığı TSK'yı hedef alan bühtan,

başlı başına bu işin milli güvenlik meselesi haline dönüştüğünün neticesidir. Sırtını darbecilere dayayarak iktidara gelen partinin TSK'ya düşmanlığını gayet iyi anlıyoruz. Onların derdi Türkiye'nin sınırlarını koruma, sınır ötesi harekatlarını yaparak asli görevlerini yerine getiriyor olmasıdır. Sıfatları milletvekili olsa da laf cambazlığı ile bu ülkenin ordusunu bühtan etmesine izin veremeyiz.


FETÖ, YPG/PKK'ya kadar terör örgütünün borazanlığını yapanlar ülkemizin güvenliğini genişletme gayretlerini engellemeye çalışıyorlar

 

Azerbaycan ve Katar gibi ülkemizdeki dostluklarını gösterenlere saldırdıkça saldırıyorlar.

Ülkemizde husumet gösterenlerin argümanlarıyla bizi hedef alıyorlar. Türkiye'yi yabancılara şikayet ediyor, yatırımcılara ülkeye gelmeyin mesajı veriyorlar. Bunların kinlerinin sebeb

 ne Borsa İstanbul ne de Sakarya'daki fabrikadır. Bunları derdi bizatihi Türkiye ve Türk milletiyle, ülkenin hedefleriyledir.


Demokrasi, özgürlük, çoğulculuğun en samimi savunucusu ve uygluyacısı biz olduk

 

Ey bu CHP'nin başındaki zat, senin milletvekilin kalkacak benim sillahlı kuvvetlerime bu denli hakaret edecek, edepsizce, alçakça hakaret edecek ve sen bunu kapıya koyamayacaksın. Bak söylüyorum, bunun hesabını mehmetçiğine, askerine sahip çıkan bu millet seni asla affetmeyecek. Bunu bir defa bilesin. Sandıklar da seni affetmeyecektir. Bizim demokrasi ve özgürlük sınırlarımız güya bu kavramların kaynağı olan batının kendisinin uymadığı, uygulamadığı kadar ileri seviyededir.

 

Türkiye'de devlete yapılan saldırıların binde birini batıda denemeye kalkın görün bakın başınıza ne geliyor. Böyle bir durumda ne milletvekili ne de gazeteci sıfatı sizi kurtarır. Gezi olaylarında ülkemizi her konuda suçlayan, Fransa'da yaşanan vahim görüntüler karşısında üç maymunu oynuyor. Basın mensupları polis şiddetine mazur kalırken, Fransız medyası bunları yayınlamaktansa Türkiye aleyhtarı yayınlar yapıyor. Peygamber efendimize ait karikatürleri eleştirdikleri için saatlerce sorgulayan ülkeden başka tavır beklemiyoruz. Burası Fransa, başka bir şey beklemeyin.


Fransa'da insan hak ve özgürlükleri adına duyduğumuz endişeleri bir kez daha tekrar ediyoruz

 

Ülkemizde elbette de insanlık sınırlarının bittiği çizgi vardır. Tek vatan, tek bayrak, tem millet tek vatan diye ifade ettiğimiz rabiamızdır bu çizgi. Türkiye'ye diz çöktüremeyenlerin siyasi ve ekonomik tetikçiliği yapanlar doğrudan temel değerlerimizi hedef alıyorlar.

 

Hükümete, orduya, istihbarata, Diyanete, savunma sanayine, yatırımlara, Akdeniz ve Karadeniz'deki hidrokarbon arama faaliyetlerimize saldırıyorlar. Ülkemize hedeflerine ulaşmaktan alıkoymak için ellerinden geleni yapıyorlar. Ama başaramayacaklar. Ne yaparlarsa yapsınlar, hangi alçaklığa tevessül ederlerse etsinler başaramayacaklar. Bu millet Çanakkale'den 15 Temmuz'a kadar her dönemde

bin yıllık vatanından asla vazgeçmeyeceğini, bayrağını indirtmeyeceğini, ezanını susturmayacağını göstermiştir.


Milletçe Rabbimize olan sarsılmaz imanımız en büyük güç kaynağımızdır

 

Yardımı sadece Allah, desteği sadece milletimizden bekleyerek yolumuza devam edeceğiz.

Geçtiğimiz hafta Borsa İstanbul'un Türkiye Varlık Fonu'nun uhdesindeki yüzde 10'luk hissesinin Katar'a satışı yapıldı. Bu anlaşmadan sonra Türkiye Varlık Fonu'nun Borsa İstanbul'daki payı yüzde 80,6'dır.

Bay Kemal bunu öğren, bunu bil, bu sana lazım. Katar Yatırım Otoritesi aralarında Almanya, İngiltere, ABD gibi ülkelerin bulunduğu 40'tan fazla ülkede 400 milyar dolardan fazla yatırımı olan küresel bir kuruluştur. Bu kuruluş Londra borsasının da yüzde 10,3'üne sahiptir. Dünyanın hiçbir ülkesinde bu yatırımlardan dolayı 'Katar bizi ele geçiriyor' diye zırvalayan kimse çıkmadı.

 

Almanya'nın tapusunu, İngiltere'nin tapusunu Katarlılara veren de çıkmadı. Aksine yapılan yatırımdan herkes memnuniyet duydu. Bu tür yatırımlar ülkemize duyulan güvenin işaretidir. Bundan niye rahatsız oluyorsun. Türkiye'nin ilk çeyrekte büyümesi, üretim ve istihdamın güçlenmesi bakımından çok önemli. Ülkemizin yerli ve uluslararası yatırımcılar için cazibesini daha da arttıracağız. Son 15 yılda ülkemizde doğrudan yatırımı bulunan ülkeler arasında Hollanda, onu Amerika ve İngiltere takip ediyor.

Katar 17. sıradadır.

 

Türk yatırımcılarımızın yurtdışında yatırım yapmalarını teşvik ettik. Uluslararası sermaye yatırımları hem yatırım yapan ülkeye, hem de yatırım yapılan ülkeye ekonomik fayda sağlıyor. CHP ve bir kısım medya Katar Yatırım Otoritesi Borsa İstanbul'a ortak oldu diye ortalığı birbirine katıyor.

2018 yılına kadar da Amerikalı Nazdak Borsa İstanbul'un yüzde 7 ortağıydı.

O zaman niye 'Avrupa, Amerika Türkiye'yi ele geçiriyor' diye yaygara koparmadınız. Biz hiçbir zaman yatırımcının kimliğini sorgulamadık. Paranın rengi, dini yoktur, para paradır.

28 Şubat'ta olduğu gibi sermayeyi renklere bölenlerden de olmadık.


Avrupa İmar Kalkınma Bankası, Nazdak, Katar da olsa bizim için makbuldür ve teşekküre layıktır

 

Ama bu faşist kafa ülkenin ve milletin hayrına olan böyle bir işte kimliğine bakarak yatırımcı ayrımcılığına gidiyor. Bu örnek dahi CHP'nin ve onun kuyruğuna katılanlara milletimizin emanet etmeyeceğinin en açık göstergesidir. Salgını istismar ederken, yatırımcılara karşı çıkarken bunlar milleti düşünmediler. Ülkeye yatırım gelmesini engelleyerek milletin sıkıntıya düşmesi dertleridir. Darbecilerden arınıp, vatan savunmasına sıkı sıkıya sarıldığı için ordusuna hakaret edenleri bu millet affetmez. Kendisini desteklemiyor diye öğretmen, işçi, hakim, polis, esnaf ve işadamına kadar herkese hakaret etmeyi siyaset sananları bu millet affetmez.

 

Türkiye bunlara rağmen son 18 yılda Cumhuriyet tarihin tamanında yapılanların 5-10 kat fazlası hizmete hamdolsun kavuşmuştur. 2023 hedeflerine ulaşacak, 2053 vizyonunu harekete geçeceğiz. Şimdi de Ankara'da dev opera binamızı inşallah Perşembe akşamı açılışını yapacağız ve bununla birlikte Türkiye'de ilk dev opera binamızı Ankaramıza kazandırmış olacağız.

 

Bu töreni bütün şu andaki Covid şartlarını dikkate alarak çok çok az sayıda katılımla yapacağız. Normalde 2 bini aşkın davetlinin gelebileceği bir yer olmasına rağmen; biz bunu 300 kişilik katılımla yapacağız. Bütün derdimiz bu yatırımlar bir kenarda kalmasın. Bir taraftan yatırımları açalım,

bir taraftan yolumuza devam edelim. Hafta sonu telekonferans sistemiyle bitirdiğimiz otoyol, viyadüklerin açılışını yapacağız.







Etiketler :

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER GÜNDEM Haberleri

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
HABER ARŞİVİ
HABER ARA
YUKARI YUKARI