Bugun...



İş dünyasında koçluğa değer katan özgün deneyimler ve koçluğu ileriye taşıyacak uygulamalar


facebook-paylas
Güncelleme: 12-12-2021 13:42:39 Tarih: 27-11-2021 03:10

İş dünyasında koçluğa değer katan özgün deneyimler ve koçluğu ileriye taşıyacak uygulamalar

Uluslararası Koçluk Federasyonu ICF’in

ülkemizdeki tek yetkili temsilcisi ICF Türkiye’nin,

ayda bir düzenlediği ve iş dünyasında koçluğa değer katan özgün deneyimlerin ve

koçluğu ileriye taşıyacak uygulamaların konuşulduğu

“Dönüştüren Koçluk Hikayeleri” webinarının 13.’sü; 

HSBC Türkiye Eğitim ve Yetenek Gelişimi Kıdemli Yöneticisi Nadire Yücetürk ve

Türkiye Satın Alma Ülke Yöneticisi Burcu Yaroğlu’ nun katılımıyla gerçekleştirildi. 

 

ICF Türkiye Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı

Tuna Aktuna (PCC) moderatörlüğünde gerçekleştirilen bu ayki etkinlikte;

HSBC Türkiye’deki kurumsal koçluk öyküsü,

hayata geçirilen özel koçluk uygulamaları ve

bunların kuruma etkileri ele alındı.

 

- Kültürel Değişim Yolculuğu ve Koçluk -


HSBC Türkiye’nin koçluk öyküsünün,

10 yıl önce iç koçluk sistemini hayata geçirerek başladığını söyleyen,

aynı zamanda ICF sertifikalı bir koç olan

HSBC Türkiye Eğitim ve Yetenek Gelişimi Kıdemli Yöneticisi Nadire Yücetürk,

büyük bir global markanın Türkiye organizasyonu olmanın farklılığına dikkat çekerek,

şöyle konuştu:

 

“Koçluk, global HSBC kurum kültürünün çokça başvurduğu, gelişim programlarının içine dahil ettiği bir araç olduğu için,

HSBC Türkiye olarak buna hem açık hem de aşinaydık.

 

HSBC’nin globalin, dünyanın her yerinden gönüllü hizmet veren çalışanlarından oluşan geniş bir iç koçluk havuzu var ve

ben de bu havuzdayım örneğin. 

 

HSBC Türkiye olarak koçluk deneyimimiz 10 yıl önce başlasa bile; asıl yolculuğumuz 2015 yılında başladı.

 

Koçluğu anlatırken kültürel gelişimi anlatmak şart, çünkü;

ikisi birbirini besleyen faktörler.

 

Bu kültürel değişim yolculuğunda,

çalışanını odağa alan, güvene dayalı,

herkesi dinleyen ve dinlediklerini de hayata geçiren bir kültürü hedefledik.

 

Bu noktada da çok yol kat ettiğimizi rahatlıkla söyleyebilirim.

Bu kültürü hayata geçirmek için elbette liderlerimizin de desteği olmazsa olmazdı ve

bu nedenle kurumdaki her kademe yöneticimizi dahil ettiğimiz 

bir Liderlik Gelişim Yolculuğu başlattık.

 

Uzun soluklu bir yolculuktu bu ve içerisinde projeler, eğitimler ve bireysel koçluk vardı.

En kıdemli yöneticilerimizi koçluk ile böyle tanıştırdık ve

hepsi de bireysel olarak deneyimlediler koçluğu.

 

Liderlik gelişim programlarımız kapsamında;
ekip yöneten bütün yöneticilerimiz yaklaşık olarak 2 yıllık programlara dahil oldu.

 

Ayrıca; farklı eğitimlerin içerisine de koçluk gömüldü ve

çok verimli sonuçlar aldık.

 

Geçen sene, kültürel dönüşüm sürecimize

artık iç koçluğu da dahil etmenin zamanı geldiğini düşündük.

 

İç koçluk programımız, gönüllü ve tamamen iş kolu yöneticilerimizden oluşuyor.

Pandemi zamanında 15 gün eğitim ile akredite bir okulu bitirdiler ve

içerde koçluk yapmaya başladılar.

 

Bu süreçte kurum içinde gönüllülük yöntemiyle danışanlarımızı seçip,

programa dahil etmeye devam ediyoruz.

 

Henüz duyurmadık ama;

iç koç havuzumuzu önümüzdeki yıl genişletme kararı aldık.

 

Yapılandırılmış bir koçluk sürecimiz var ama IK olarak;

sürecin daha çok koordine eden tarafındayız.” 

 

- Açık iletişim, esnek yapı ve soru sormaya teşvik… -


HSBC’nin,

hem tedarikçi risk yönetimi ve

mali işler ekiplerinin de bağlı olduğu Satın Alma Ülke Yöneticisi,

hem de iç koçlarından birisi olan Burcu Yaroğlu ise,

şirketlerde kültür kavramının önemine dikkat çekip;

“HSBC’ye geldiğimde ilk fark ettiğim şey

açık iletişim kültürüydü ve beni çok etkilemişti.

 

İlk geldiğim hafta Genel Müdür Yardımcımızın neredeyse bankanın yarısını toplayıp,

‘Hadi bana soru sorun…’ demesinden ve

bütün soruları da içtenlikle cevaplamasından

çok etkilenmiştim.

 

Hem soru sormaya teşvik etmek,

hem de açık oluş, koçluk ile çok bağlantılı konular ve

HSBC Türkiye’de koçluğun başarılı olmasının ve

gönüllülük esasının işlemesinin altında

bu kurum kültürünün yattığını düşünüyorum.

 

Biz; şu anda, yapılandırılmış koçluk içerisindeyiz.

 

Farklı iş kollarından;
yöneticilerimizin, gönüllü olan 
arkadaşlarımızın,

temel görevleri, çok ciddi sorumlulukları var.

 

İnsan kaynakları bölümümüz yapılandırılmış koçluk kapsamında;

bize bir çerçeve sağladı ama bir kalıp söz konusu değil.

Gönüllü olan insanları küstürecek, sıkıştırılmış bir yapıdan asla bahsedemeyiz.”

diyerek; koçluktaki açık iletişimin ve koçlukta sıkıştırılmış bir yapı olmaması gerektiğinin

önemine vurgu yaptı.

 

- Pandemi sürecinde takım koçluğu ve online koçluk -


Pandemi dönemindeki koçluk uygulamalarına da değinen Nadire Yücetürk, 

pandemide çalışanların birbirlerinin yüzlerini fiziki olarak görmeden çalıştıkları

uzun bir dönem olduğunu vurgulayarak;

“Bu dönemde belli ekiplerimize dahil olan ve

yeni başlayan arkadaşlarımız oldu.

 

Yeni HSBC’liler daha binayı,

takım arkadaşlarını ve yöneticilerini görmeden aramıza katıldılar.

 

Özellikle bu durumlarda yaptığımız takım aktiviteleri çok kıymetli oldu ve

hala devam ediyoruz.

 

Takım koçluğuna da başladık.

Koçluğun dokunduğu önemli bir alan da aslında takımlardır.

Koçluk eğitimlerine online başlamadan önce bu konudaki tek endişemiz,

arkadaşlarımızın pandemi ile birlikte yoğunluklarının daha da artabileceği olmuştu.

 

Pandemiden önce uzaktan çalışmayı hayata geçirmiştik.

Genel müdürlük olarak haftada bir gün evlerimizden çalıyorduk.

 

Altyapı olarak baktığımızda;

nispeten pandemiye avantajlı bir durumda yakalandık.

 

Elbette pandemi ile birlikte,

süratle operayon ekipleri dahil herkesi;

evlere göndermek, şubelerde yeniden çalışma düzeni oluşturmak,

hepimizi konfor alanının dışına çıkartan bir durum oldu.

 

İnsan kaynakları olarak ilk düşündüğümüz,

bütün çalışma arkadaşlarımızı, yöneticilerimizi

bu dönemde nasıl destekleyeceğimiz oldu.

 

Yöneticilerimize özel oturumlar düzenledik.

Uzaktan çalışırken;
iletişimi yönetme, performansı yönetme, aradaki 
bağı kurma gibi…

 

Arkadaşlarımızın 360 derece sağlığını ve refahını

desteklemek için yaptığımız uygulamalar oldu.

 

Örneğin; spor yaptık, çocuklarımızla aktiviteler yaptık,

aile büyüklerimiz çok zor bir dönemden geçti, onları desteklemek için seminerler yaptık.

 

Sabahtan akşama kadar ekran karşısındayız ve

bu durum fiziken ve zihnen sağlıklı bir durum değil. 

 

O zaman da öğle aralarımıza bir saatlik molaları dahil ettik.

Eğitimler açısından da birçok kurumda olduğu gibi her şeyi online yaptık.

 

Belki de uzaktan çalışmanın faydası daha fazla çalışanla bir araya gelme şansımız oldu.

Katılımlar yüksek oldu, sürekli dinledik ve dinlediklerimizle aksiyon aldık. 

 

Danışanlarımız çok profesyonel ve

güven duygusu hissini her bir danışanımızdan duyduğumu

gönül rahatlığı ile söyleyebilirim.

 

Kişisel farkındalık, potansiyeli ortaya çıkarma, keşfedilmeyen durumları keşfetme,

koçluğun iş hayatına etkisi gibi konularda çok olumlu geri bildirimler alıyoruz.” dedi. 

 

- “Sizi dinlemek istiyoruz!” -


Pandemi döneminde, insan kaynakları departmanlarının liderliğinde

‘Çalışan İletişim Komiteleri’ gibi bir takım komiteler kurduklarını ve

bu komitelerden de alt komiteler oluşturduklarını vurgulayan

Burcu Yaroğlu ise; şöyle konuştu:

 

“Kurumsal dönüşüm yolculuğumuzda,

iç koçluk sürecine başlarken pandemi başladı.

 

Kültür kelimesini belki fazlaca kullanıyorum ama oldukça önemli bir kavram.

Örneğin; üst yönetimimiz, online eğitimlere güvenmeyip,

projeyi askıya alabilirdi ama biz hiçbir şekilde böyle bir yaklaşım ile karşılaşmadık.

 

Aksine bize;

‘Partnerimiz bunu çevrimiçi yapabilir mi?

Hemen adapte olabilir mi?’ gibi yapıcı sorular soruldu.

 

İç koçlar bütün eğitimleri çevrimiçi aldı.

Koçlar açısından düşününce;

her birimiz konfor alanlarımızdan çıktık ve eğitimlerimizi tamamladık.

 

Ayrıca;

‘Yeni katılan çalışma arkadaşlarımızı ekiplere dahil etme’;

‘pandemi döneminde üst yönetimin destek alanları’;

‘pandemi süresinde ve sonrasında ofis durumu’ gibi başlıklar belirledik.

 

Her bir başlığı yönetici arkadaşlarımız sahiplendi.

Sonrasında tüm çalışanlardan tamamen rastgele bir şekilde 

50-60 kişilik gruplar oluşturuldu.

 

Bu arkadaşlarımıza sadece sorular sorduk ve

‘Sizi dinlemek istiyoruz’ diyerek cevapları dinledik. 

 

Mükemmel fikirler çıktı ve bu fikirleri birleştirdik. Ve üzerinde çalıştık.

Geçirilebilenlerin çoğunu hayata geçirdik.” 

 

- Ülkemizin dev kurumlarının tepe yöneticileri katıldı -


ICF Türkiye tarafından yapılan açıklamada,

ayda bir kez gerçekleştirilen etkinlik serisinde bugüne kadar;

Akbank, Aksigorta, Arçelik Global, AXA Sigorta, Borusan, Bosch Türkiye, Boyner Grup,

DeFacto, Hugo Boss Türkiye, IQVIA Türkiye, Koçtaş, LC Waikiki, QNB Finansbank,

Tofaş, Logo Grup gibi ülkemizin dev kurumlarının tepe yöneticilerinin konuk edildiği belirtildi. 

 







Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER EKONOMİ Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
HABER ARA
YUKARI YUKARI