Bugun...



Enflasyon yükseldikçe maaşların yükselmesi talebi oluşuyor


facebook-paylas
Güncelleme: 10-06-2022 03:30:30 Tarih: 22-05-2022 17:02

Enflasyon yükseldikçe maaşların yükselmesi talebi oluşuyor

Yönetim Danışmanı I Eğitmen I Yazar Canan Duman,

zamlar devam ettiği sürece; ara zam formülünün çözüm olmayacağını,

enflasyonun şirketlerin gelecek için plan yapmasını zorlaştırdığını,

pek çok şirketin, enflasyona endeksli genel ücret artışlarını karşılayamayacak durumda

olduğunu yazdı.

 

-----

 

Enflasyonun yükselmesi,

ücretlerin yükselmesine yönelik bir talep oluştursa da;

ücretler aynı kalıyor


Enflasyonun dünya çapında artması ve

Ukrayna'daki savaşın etkisiyle daha da yükselmesi muhtemel iken,

Türkiye’de ve birçok Avrupa ülkesinde;

insanlar, geçim masraflarının kendileri için arttığını,

ancak; işverenlerinden daha yüksek ücret talebinde bulunmadıklarını belirtiyorlar. 

Gerekçe olarak; işverenlerinin zam yapma şansının olmadığını gösteriyorlar.

 

Lüksemburg, Belçika, Malta ve Kıbrıs’ta otomatik fiyat artışı zorunlu

 

Lüksemburg Belçika, Malta ve Kıbrıs;

tüketici fiyatlarındaki artışa bağlı olarak,

otomatik ücret artışı ayarlamasını zorunlu kılan ülkeler. 

 

Ancak; bu tür düzenlemeler,

sendikalar hayat pahalılığı ödenekleri için bastırdıkça,

daha popüler hale gelebilir.


Danimarka, Hollanda, Fransa ve İtalya dahil olmak üzere;

diğer Avrupa ülkeleri, enflasyonun 1970'lerde patlamasının ve

1980'lerde yavaş yavaş düşmesinin ardından; bu uygulamadan uzaklaşmıştı.

 

Oysa; enflasyon Avrupa'da artarken bu durum,

ulusal düzeyde tartışılan, zorlu bir konu haline geliyor.

 

Enflasyon uzun süre devam ederse;

ücretleri enflasyona endekslemek için baskının artması bekleniyor.

Bu olasılık, Türkiye’de de konuşuluyor.

 

Enflasyon gelişmelerinin, otomatik olarak ücrete yansımasını savunanlar;

ücret endekslemesinin, insanların ekonomi için önemli olan satın alma güçlerini koruduğunu,

toplumsal barışı garanti ettiğini belirtiyorlar.

 

Sistemin olumsuz yanı olarak;
şirketlerin rekabet gücünü baltalamasını, ileri sürüyorlar.

 

İşletmelerin daha yüksek ücretlerin maliyetlerini,

fiyatları üzerinden geçirebileceklerine dikkat çekiyorlar.

 

Bunun daha fazla enflasyona yol açarak,

bir ücret-fiyat sarmal riski oluşturacağından söz ediyorlar.

 

Her ülke ya da şirket, kendi çözüm ya da çözümsüzlüğüne odaklanıyor

 

Enflasyonla mücadelede;

Almanya, saatlik asgari ücreti 9,82 Euro’dan, 12 Euro’ya yükseltiyor.

 

Artan hayat pahalılığı karşısında;
hükümetin sosyal yardımları arttırmadığı için eleştirilen İngiltere Başbakanı Borris Johnson,

“Hayat pahalılığına karşı, herkese yardım edemeyiz” diyor.

 

Hollanda Başbakanı Mark Rutte ise;

"Enflasyon o kadar korkunç yüksek ve enerji fiyatları o kadar hızlı yükseliyor ki;

Hollanda'ya verilecek en dürüst mesajım,

hükûmetin bunların hepsini çözemeyeceğidir” oluyor.

Bunlar, ülkelerden bazı örnekler.

 

Gelelim şirketlere, bazı şirketler; inisiyatif alarak, ücretleri revize ediyor.

İşletmeler için endişe verici olan;

özellikle kendi şirket maliyetleri arttıkça,

çalışanların maaşlarının nasıl ele alınacağı oluyor.

Çünkü, daha fazla para eklemek gerekiyor.

 

İnsanların enflasyonu deneyimlemesinin ana yolu,

maaşlarının satın alma gücüyle ilgili…

 

Tüketim mallarının artan maliyeti,

çalışanların işverenlerinden enflasyon oranını yakalamalarını istedikleri anlamına geliyor.

 

Bazı şirketler, yüksek enflasyon karşısında çalışanlarını koruyor.

Ara zam, prim, ikramiye gibi yöntemleri devreye alıyor.

Türkiye’de çalışanlarını enflasyonun etkilerine karşı koruyan, özel şirketler bulunuyor.

 

Sendikalar, ücret artışı yönünde baskı yapıyor

 

AB ülkelerinde,

ücretlerin enflasyon karşısında korunması için

sendikalar ve işverenler arasında uzun zaman alan müzakereler gerçekleşiyor.

 

Sendikalar; “Fiyatlar bu kadar yükselirken, işçiler darbe almak zorunda kalmamalı” diyor.

 

İspanya, İsveç, Avusturya, Fransa, Almanya, Çekya, İtalya, Romanya’da

işçiler ve örgütlü emek; enflasyona ayak uyduran ücretler talep ediyor.

Türkiye’de sendikalar büyük ölçüde sessizliğini koruyor.

 

Avrupa, enflasyonun düşeceği umudu taşıyor

 

AB genelinde ekonomistler;
artan gıda ve enerji fiyatlarının,

büyük ücret artışlarına ve uzun vadeli enflasyona

dönüşüp dönüşmeyeceğini yakından izliyorlar.

 

Şimdilik, haneler üzerindeki baskıya rağmen;

destekler sınırlı ve çalışanlara yapılan ödemeler, genellikle sabit kalıyor.

Umut; enerji fiyatlarının gerilemesi ve

Avrupa'nın yerleşik enflasyondan kaçınması yönünde.

 

Ara zam, kalıcı çözüm mü?

 

TÜİK’e göre;

enflasyon Nisan'da yüzde 7,25 arttı, yıllık bazda ise; yüzde 69,97 oldu.

 

Araştırma Grubu’na (ENAG) göre de;
enflasyon Nisan ayında %8.68 arttı.

Son 12 aylık artış, %156.86 olarak gerçekleşti.

 

Artan enflasyon rakamlarını dikkate aldığımızda;

asgari ücrete yapılan %50 zam oranının, kalıcı bir çözüm getirmediği ortada.

Zamlar devam ettiği sürece; ara zam formülünün çözüm olmayacağı bir gerçek. 

 

Enflasyona endeksli asgari ücret de, çok olası görünmüyor.

İşgücü de, zam talebini yüksek sesle dillendiremiyor,

çünkü; işvereninin zam yapma şansının olmadığını belirtiyor.

 

Memur ve emeklinin zam oranı netleşiyor

 

Nisan ayı enflasyon rakamlarının açıklanmasıyla;

memur, memur emeklisi ve SSK emeklilerinin zam oranları da netleşiyor.

 

Memur ve memur emeklisi maaşlarına,

toplu sözleşmedeki zam oranına ek olarak; 6 aylık enflasyondan kaynaklı fark yansıyor.

 

TÜİK verilerine göre;

dört aylık 31,71'lik oran dikkate alındığında,

memura şimdiden yüzde 24,71'lik zam imkânı doğdu.

Son rakam; Mayıs ve Haziran ayındaki enflasyon verileriyle netleşecek.

 

SGK emeklileri ise;

6 aylık enflasyon oranı kadar zam alıyor.

Son hali; Temmuz ayında netleşecek olan emekli maaş zammı ise;

bu ay itibarıyla; yüzde 31,71'i buldu.

 

İşverenlerin bu konuda yapması gerekenler

 

Uzun vadede enflasyon,

firmaların gelecek için plan yapmasını zorlaştırıyor.

 

Pek çok şirket, enflasyon oranına uyması için genel ücret artışlarını karşılayamıyor.

 

Maaş veya saatlik ücretlerin artırılması,

her zaman enflasyonun hızına ayak uyduramıyor.

 

Bu nedenle; birçok şirket, başka bir tür ücret artışını tercih ediyor.

 

Şirketler, zamları sabit hale getirmek istemediği için

daha yüksek ücretli çalışanlar, genellikle ikramiye ödemeyi tercih ediyor.

 

Çalışanların ihtiyaçlarını karşılayabilmesi için

kuruluşların, çalışan ücretlendirme yaklaşımlarını yeniden düşünmeleri gerekiyor. 

 

Özellikle; düşük ücrete sahip işçiler,

enflasyonun finansal zorluklarını aşmak için daha zor zamanlar geçirebiliyor.

Bu durumu göz önünde bulundurmak gerekiyor.

 

Enflasyonla mücadelede çalışanlarına destek sağlayamayan şirketlerin,

en azından çalışanların esneklik ve özerklik taleplerine karşılık vermesi,

iş-yaşam dengesini gözetmesi,

kişisel ve mesleki gelişimini önemsemesi iyi hissettirebiliyor.

 

Alınmayan önlemler;

çalışanların finansal endişelerle dikkatlerinin dağılmasına,

çalıştığı kuruma duyduğu bağlılığın ve üretkenliğin azalmasına neden oluyor.

Çalışanları elde tutmayı zorlaştırıyor.

 

Özellikle bazı çalışanların;
“Bana daha fazla para ödeyemediğin sürece, senin için çalışmam' dediği bir ortamda,

işverenin de işi zorlaşıyor.

 

Çalışanlar; iş sözleşmesinde,

enflasyon ve bunun maaşına etkisi ile ilgili bir madde talebinde bulunabiliyor.







Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER EKONOMİ Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
HABER ARA
YUKARI YUKARI