Bugun...



En çok sahip olunan yatırım araçları; gayrimenkul, altın ve vadeli TL mevduat hesabı


facebook-paylas
Güncelleme: 14-12-2020 10:47:47 Tarih: 08-12-2020 13:12

En çok sahip olunan yatırım araçları; gayrimenkul, altın ve vadeli TL mevduat hesabı

BAREM Türkiye Hanehalkı Finansal Tutum ve Algı Araştırması.

 

TÜRKIYE HANEHALKI FİNANSAL TUTUM VE ALGI ARAŞTIRMASI RAPORU ÖZETİ:

 

Türkiye’de Finansal Algı ve Tutumlar Araştırması 15041 hanede,

finansal konularda karar veren ya da karara ortak olanlar arasında yürütülmüştür.

 

Yüzyüze görüşmeler, Ağustos - Aralık 2019 tarihleri arasında,

NUTS 1 bölgelerinden seçilen 49 ilde yürütülmüştür.

 

Bu iller, hanehalkı toplam evreninin %89’unu, GSYH’nın %92’sini kapsamaktadır.

 

Örnek haneler TÜİK tarafından sistematik örnekleme ile seçilen iki yüzer hanelik bloklardan

rastlantısal olarak seçilmiştir.

 

Her blokta 15 hane ile görüşülmüştür.

 

Çalışma NUTS1 bölgelerini temsilen 1000 noktada gerçekleştirilmiştir.

 

- Mevcut Finansal Sisteme Bakış -


Bu bölümde katılımcılara Türkiye’de finansal sistemin mevcut durumuna dair genel ifadelere ne ölçüde katıldıkları sorulmuştur.

 

En yüksek katılım ‘Finansal sistemimiz zengini daha zengin, fakiri daha fakir yapmaktadır’ ifadesine yönelik olurken,

‘Bankalar kötü günümüzde hep yanımızdadır’ ifadesine katılım ise; en düşük seviyededir.  


En çok işlem yapılan finans kuruluşları sırasıyla;

özel bankalar, kamu bankaları ve uzak arayla PTT Bank’tır.

 

Bu kuruluşlardan duyulan memnuniyet seviyelerine bakıldığında; kamu bankaları öne çıkmaktadır.

 

- Yatırım Aracı Seçimi -


Yatırım aracı seçiminde rol oynayan en önemli faktörler;

seçilecek yatırım aracının güvenilir/ bilinir olmasıdır.

Onu sırasıyla; düzenli getirisinin olması ve getirisinin yüksek olması takip etmektedir.  


Hiçbir yatırım aracı için asla demeyenlerin oranı %31’dir.

 

En çok reddedilen yatırım araçları ise; kripto para, borsada hisse senedi, bono ve tahvildir.

 

Yatırım aracı seçiminde rol oynayan en önemli faktörün güvenilir/ bilinir olması düşünüldüğünde; bununla paralel olarak yatırım araçları hakkında yeterince bilgi sahibi olmamak reddetme nedenlerinin başında gelmektedir.


Katılımcılara 2.500 TL ve 250.000 TL arasında farklı miktarlardaki birikimlerini nerelerde değerlendirebilecekleri sorulduğunda;

2.500 TL seviyesinde daha çok nakit olarak ya da bankada vadesiz TL hesabında tutmak

tercih edilirken;

miktar 10.000 TL’yi geçtikten sonra altın, daha yüksek miktarlarda ise; gayrimenkul tercih edilmektedir.


Katılımcılara 10.000 tutarındaki yatırımlarının değerinde yaşanabilecek ani bir düşüşe nasıl tepki verecekleri sorulduğunda,

%57 oranında hemen satma, ya da bir kısmını bozdurup farklı yatırımlarda kullanma eğilimi görülmektedir.

 

Yaklaşık her 3 kişiden 1’i ise; sabırla beklerim, uzun dönemde kazanırım demiştir.


Altın tahvili ve altına dayalı kira sertifikaları kampanyasını bilenlerin oranı yaklaşık %47 iken,

bu kampanyaya katıldığını belirtenlerin oranı %2,4’tür.

Yakın gelecekte kampanyaya en az %2,9’luk bir katılım daha beklenebilir.

 

Kampanyanın önündeki en önemli bariyerler;

insanların altınlarını elde tutmak istemeleri,

kampanyanın güvenilir bulunmaması ve

ihtiyaç anında sertifikaların kolay nakde çevrilemeyebileceği düşüncesidir.

 

- Kullanılan Yatırım Araçları -


Mevcutta en çok sahip olunan yatırım araçları; gayrimenkul, altın ve vadeli TL mevduat hesabıdır.

Katılım hesabı olanların oranı %4’tür.

 

Memnuniyet seviyesi en yüksek yatırım araçları, sahiplikle paralel olarak;

gayrimenkul, altın ve vadeli TL mevduat hesabıdır.

 

Görüşülen her 4 kişiden 3’ü sahip olduğu gayrimenkul yatırımı ile ilgili %80 ve üzerinde memnuniyet seviyesine sahiptir.


Birikimlerin altında tutulma nedenlerinin başında;

altının güvenilir olması ve değer kaybetmemesi gelmektedir.

Ayrıca görüşülen her 3 kişiden 1’i aile büyüklerinden öyle gördüğü için

yatırım aracı olarak altını tercih ettiğini belirtmiştir.


Birikimlerin gayrimenkulde tutulma nedenlerinin başında;

diğerlerinden daha güvenilir olması,

uzun vadede değer kaybetmemesi ve

getirisinin diğer yatırım araçlarından yüksek olması gelmektedir.


Görüşülenlerin %45’i ideal bir yatırım aracını tanımlarken;

tercih edecekleri yatırım aracının düzenli gelir getirmesini ilk sıraya koymaktadır.

Bunu, getiriden ziyade; mümkün olan en düşük risk takip etmektedir.

Yüksek getiri için yüksek risk diyenlerin oranı sadece %7’dir.

 

- Yeni Finansal Ürünlere Bakış -


Katılımcılara örnek bir uygulama üzerinden kitle fonlama aracılığı ile bir girişime destek olup olmayacakları sorulduğunda,

%14’ü böyle bir uygulamaya katılabileceklerini belirtmişlerdir.

Bu kişiler ortalamada (medyan) 982 TL yatırım yapabileceklerini belirtmişlerdir.

 

Kitle fonlama aracılığı ile bir girişime destek olabileceklerini belirten % 14’lük grubun yaklaşık %6’sı, geçtiğimiz yıllarda Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından çıkarılan altın tahvili ve altına dayalı kira sertifikaları kampanyasına daha önceden katıldıklarını beyan etmişlerdir.

 

Hem kitle fonlamasına katılacaklarını hem de daha önce altın tahvili/altına dayalı kira sertifikası aldıklarını beyan edenler; tüm katılımcıların yaklaşık %0.8’idir.

 

Ayrıca kitle fonlama aracılığı ile bir girişime destek olabileceklerini belirtenlerin yaklaşık %48’i,

gelecekte altın tahvili/altına dayalı kira sertifikası kampanyasına yakın gelecekte katılabileceklerini belirtmişlerdir.

 

Her ikisine de katılabileceklerini belirtenlerin oranı %6,6’dır.

 

- Tasarruf, Yatırım ve Borçlanma -

 

Görüşülen kişilerin %20’si son 12 ay içerisinde tasarruf edebildiğini belirtmiştir.

Bu kişiler, hane yıllık gelirlerinin ortalama %19’unu biriktirdiğini söylemiştir.

Bu kişilerin %36’sı, şu anda hane halkı olarak borçlarının olduğunu belirtmişlerdir.

 

Beklenmedik bir harcama ya da uzun dönemli bir yatırım için paraya ihtiyaç olduğunda, ilk olarak aileden/çevreden para bulma tercih edilmektedir.

Onu, banka kredisi ve kredi kartı takip etmektedir.

 

Ek iş yaparım diyenlerin oranı %11,

harcamalarımı kısarım diyenlerin oranı ise; %14’tür.

 

- Faizsiz Finansal Sistem -


Görüşülenlerin %56’sı faizsiz bir ekonomik sistemin mümkün olduğunu düşünmekte olup,

günümüz koşullarında uygulanabilir diyenlerin oranı %21,

uygulanamaz diyenlerin oranı %35’tir.

Faizsiz sistemin mümkün olmadığını belirtenlerin oranı ise; %32’dir.


Görüşülenlerin %40’ı, katılım bankalarını ve bu bankaların sunduğu hizmetleri,

hiç bilmediklerini ya da çok az bildiklerini belirtmiştir.

Bu kişiler, bu bankalar ile ilgili bilgilere daha çok banka şubeleri ve arkadaş/tanıdıkları aracılığıyla ulaşmak yani tavsiyeleri işitmek istemektedir.

 

Katılım bankalarının çalışmalarında ahlâki ilkelere uyması en güçlü,

getirisi ise; en zayıf özelliği olarak algılanmaktadır.

Faizsiz şekilde çalışması da ortalamanın altında seyreden bir özelliği olarak görülmektedir.


Görüşülen kişilerin %25’i faiz ve kâr payının aynı şey olduğu ifadesine

%80 ve üzeri bir katılım göstermiştir.

Diğer bankaların da İslami kurallara uymak kaydıyla katılım bankacılığı alanında çalışabilmesi %21 oranında yüksek onay almıştır (%80 ve üzeri).

 

Katılım bankalarında hesabı olanların (%4) tercihini etkileyen en önemli unsur,

bu bankaların güvenilir olmasıdır (%51).

 

Faizsiz bankacılık anlayışını benimsemesi nedeniyle katılım bankalarını tercih edenlerin oranı %30’dur.

 

Katılım bankalarını tercih etmeyenlerin %36’sı çalıştığı bankalardan memnun oldukları için

katılım bankalarına ihtiyaç duymadıklarını belirtmiştir.

 

- Sigortacılık -


Sigortacılık ile ilgili en güçlü algılar;

sigortanın dinen sakıncalı olmadığı ve DASK yaptırmanın zorunlu olduğudur.

Bu iki konuyu, zorunlu olmasa da trafik sigortası yaptırılması takip etmektedir.


Görüşülen kişilerin %10,9’u mevcutta BES-OKS’ye dahil olduklarını belirtmiştir.

Bu oran, şimdiye kadar katılım olarak bakıldığında %15,2’ye yükselmektedir.

 

BES’e katılım biçimi otomatik ve kendi isteği ile olmak üzere yarı yarıyadır.

BES’ten çıkma nedenleri incelendiğinde;

para yönetiminin en iyi şekilde kişilerin kendileri tarafından yapılacağı düşüncesi ve

getiri oranlarının düşük olması öne çıkmaktadır.


DASK sahipliği, gayrimenkul sahipleri arasında %60’dır.

DASK yaptırmama nedenlerine bakıldığında;

maliyetin yüksek bulunması,

zararın yeterince karşılanmayacağının düşünülmesi ve

DASK hakkında yeterli bilgi sahibi olunmaması öne çıkmaktadır.

 

Araştırma Raporu'na link'ten erişebilirsiniz.







Etiketler :

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER EKONOMİ Haberleri

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
HABER ARŞİVİ
HABER ARA
YUKARI YUKARI