Bugun...



'Çevrecilik kılıfı altında ortaya atılan iddialar, Türkiye’nin enerji ve maden bağımsızlığı için yürüttüğü gayretlerin zehirlenmesine dönüktür'


facebook-paylas
Güncelleme: 11-12-2020 23:48:59 Tarih: 05-12-2020 00:27

'Çevrecilik kılıfı altında ortaya atılan iddialar, Türkiye’nin enerji ve maden bağımsızlığı için yürüttüğü gayretlerin zehirlenmesine dönüktür'

Madencilik ve Milli Ekonomi Zirvesi’ne telekonferans yoluyla katılan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, “Madencilik teknolojinin ve teknolojik dönüşümün vazgeçilmez bir parçasıdır.

 

Sektörün daha yüksek standartlarda güvenli ve verimli bir şekilde ilerlemesi için Bakanlık olarak madencilik sektörümüzle her zaman sıkı iş birliği içinde olduğumuzu ve olmaya devam edeceğimizi vurgulamak isterim” dedi.


Bakan Dönmez, konuşmasına şöyle devam etti:

 

“Türkiye’nin madencilikte dünyada rekabet gücünün yüksek olduğu önemli madenleri var.

Bunların başında bor geliyor.

Trona, feldspat, sodyum sülfat, krom, kurşun, çinko, zeolit, linyit, mermer, manyezit

diğer önemli madenlerimiz.

 

Ayrıca sezyum, skandiyum, tellur, osmiyum, paladyum, rodyum, rutenyum ve tantalyum gibi ileri teknoloji elementlerinden büyük bir bölümü için ülkemizde uygun jeolojik ortam bulunmaktadır.

 

Ancak nadir toprak elementi dediğimiz lityum, berilyum, galyum, niyobyum, toryum, zirkonyum, rubidyum ve vanadyum gibi madenlerimizi bugüne kadar teknolojik yetersizlik nedeniyle değere dönüştüremedik.

 

Bu alandaki gidişatı tersine çevirmek için Eti Maden Eskişehir Sivrihisar’da NTE pilot tesis kurma çalışmalarına başladı.

Bu elementlerin işlenmesiyle ilgili bazı ülkelerle görüşmelerimiz sürüyor.

 

Lityum karbonat üretimiyle ilgili de iki ay önce Eskişehir Kırka Eti Maden tesislerinde

pilot üretime Aralık ayında başlayacağız demiştim.

İnşallah, Pazartesi günü Eskişehir Kırka Eti Maden tesislerinde lityum karbonat üretimine başlıyoruz.

 

Başlangıçta 10 bin ton/yıl olacak pilot üretimimiz, kısa süre içerisinde 600 bin ton/yıla çıkacak.

Bu üretim yerli elektrikli otomobilin pil yapımında önemli bir girdi olarak kullanılacak.

 

Madencilik bütün bu teknolojilerin devam etmesi ve daha ileri gitmesi için gerekli ham maddeyi sağlayan lokomotif bir sektördür, çok önemlidir ve önemli olmaya da devam edecektir.”


Her zaman yatırımcının ve madencilerin yanında olduklarının altını çizen Dönmez,

“Madencilik sektörünün Gayri Safi Yurtiçi Hasılamız içerisindeki payı yüzde 1,1’dir.

 

Madencilikte gelişmiş ülkelerin oranlarıyla karşılaştırıldığında bunu yüzde 3 ila 5 arası

bir seviyeye çıkarmamız gerekiyor.

 

Madencilikte 4-5 milyar dolarlık ihracatımız var ama buna karşılık iki katına varan ithalatımız var.

Sektörde yaklaşık 130-140 bin civarında doğrudan istihdam sağlıyoruz.

Dolaylı olarak baktığınızda bunu en az 5-6’yla çarpmak gerek.

 

Öyle ki; bazı şirketlerimizde 3 nesildir madenlerde çalışan vatandaşlarımız var.

 

Madencilik özellikle bazı bölgelerimizde sosyal ve kültürel hayatla iç içe geçmiş durumda.

Madencilik bugün şehirlerimizi var etse de en önemlisi emekçilerimizin hayatında, hafızalarında, anılarında büyük bir yere sahip.

 

Kendi hayatlarını ve evlatlarının hayatlarını buradan kazandıklarıyla inşa ettiler.

 

Böylesine kutsal bir emeğin karşılığını, böylesine büyük bir ekonomik girdiyi,

hayatın her alanına nüfuz eden böyle bir faaliyet alanını asılsız, bilimsel gerçeklerden tamamen uzak,

belli bir grubun ideolojik dayatma ve saplantılarına heba etmeyeceğiz.

 

Her zaman yatırımcımızın arkasında, her zaman madenci kardeşlerimizin yanındayız” dedi.


Madencilik sektörünü desteklemeye her şartta devam edeceklerini belirten Bakan Dönmez, “Madencilikle ilgili çağdaş normları karşılayan muazzam bir mevzuata sahibiz.

 

Ancak ülkemizin sanayileşmesi, kalkınması, gelişmesi, istihdamıyla ilgili olan bir faaliyet alanının; madenciliğin, eksik ve yanlış bilgilerle kötülenmesi, ülkemize ve madencilik sektörümüze büyük zararlar vermektedir.

 

Buna müsaade edemeyiz.

Burada şu husus gözden kaçırmamak gerekir.

 

Madencilik ve ekonomik gelişmişlik arasında sıkı bir bağ vardır.

Gelişmiş ülkelerin var olan ekonomik seviyelerine ulaşmalarında,

doğal kaynakları etkin bir şekilde kullanmaları büyük rol oynuyor.

 

Bu maksatla madencilik sektörümüzü desteklemeye her şartta devam edeceğiz.

 

Kömür sektöründen örnek verecek olursak 2016 yılından bugüne kadar toplam 250 milyon TL’yi aşan destek ödemesi yaptık.

 

Ayrıca 2020 yılında bugüne kadar yerli kömürde üretim ve istihdamı korumak amacıyla verilen destek yaklaşık 120 milyon lirayı buldu” açıklamasında bulundu.


“Madencilik faaliyetlerine karşı yalan, yanlış ve çarpıtılmış bilgilerle kamuoyu manipüle edilmeye çalışılıyor” diyen Bakan Dönmez, “Özellikle madenciliğe karşı çevrecilik kılıfı altında ortaya atılan iddialar, Türkiye’nin enerji ve maden bağımsızlığı için yürüttüğü gayretlerin zehirlenmesine dönüktür.

 

Bugün maalesef bazı kişi ve kurumlar tarafından madencilik faaliyetleri,

muhalefet aracı olarak kullanılıyor.

Şu hususun altını kalın çizgilerle çizmek istiyorum.

 

Yer altındaki ve yer üstündeki her cevher, her bir maden zerresi milletimize aittir.

Her bir maden milletimizin refahını, zenginliğini ve yaşam kalitesini artırmak içindir.

Bütün gayretimiz daha fazla üretim, daha fazla istihdam, daha fazla teknolojik yatırım ve

daha fazla ulusal kalkınmadır.

 

Üretimde ’ne pahasına olursa olsun’ gibi yanlış bir anlayışa hiçbir zaman politikalarımızda

yer vermedik.

Dünyanın madencilikte gelişmiş ülkelerinde hangi standartlarda madencilik yapılıyorsa, Türkiye’de de aynı standartlarda madencilik yapılıyor.

 

Madencilik yapabilmek için, başta bizim bakanlığımız olmak üzere, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve Tarım ve Orman Bakanlığı gibi pek çok bakanlık, kurum ve kuruluştan izin alınması gerekiyor.

 

Madencilik faaliyetleriyle ilgili düzenli denetimler ve gözetimler yapılıyor” şeklinde konuştu.

 

Dönmez, “Bugün dünyadaki 90 çeşit madenin 77’si Türkiye’de bulunuyor.

Ancak politikalarımızın özünü oluşturan temel mantalite yerlileştirme ve yerli üretim anlayışıdır.

Önemli olan ne kadar fazla rezerve sahip olduğumuz değil; bu rezervleri işleyecek,

bunları değere dönüştürecek sürdürülebilir bir sisteme ve teknolojiye sahip olmaktır.

 

Bugün maden rezervi açısından zengin ancak bunları katma değerli ürüne dönüştürme konusunda zayıf ülkelerin kaynak zengini olmalarına rağmen dışa bağımlı oldukları su götürmez bir gerçektir.

 

Bu nedenle; maden politikalarımızın esas temeli, Türkiye’yi ham madde üretip satan bir ülke olmaktan çıkarıp, ileri teknolojiyle dünya pazarlarında katma değeri yüksek uç ürünlerde

söz sahibi bir ülke konumuna getirmektir” ifadelerini kullandı.







Etiketler :

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER EKONOMİ Haberleri

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
HABER ARŞİVİ
HABER ARA
YUKARI YUKARI