Bugun...



'BIO Startup Program ve mezunlarımız sayesinde oluşan ekosistem; ülkemizde biyoteknolojide gelişmelerin hızlanmasına destek olmaya devam ediyor'


facebook-paylas
Güncelleme: 11-04-2021 16:20:43 Tarih: 01-04-2021 10:18

'BIO Startup Program ve mezunlarımız sayesinde oluşan ekosistem; ülkemizde biyoteknolojide gelişmelerin hızlanmasına destek olmaya devam ediyor'

Araştırmacı İlaç Firmaları Derneği (AIFD) tarafından desteklenen ve yürütücülüğünü ReDis Innovation'ın üstlendiği

BIO Startup Program’ın

beşincisinin finalistleri belirlendi.

 

Programa bu yıl katılım gösteren

12 biyogirişimci

30 Mart’ta gerçekleşen

BIO Startup Demo Day'de jüri tarafından değerlendirildi ve belirlenen 5 finalist 10- 18 Haziran tarihlerinde yapılacak dünyanın en büyük biyoteknoloji organizasyonu BIO Digital Convention'a katılmaya hak kazandı.

 

Finalistler, 1 Nisan’da başlayacak ve bir ay sürecek

Biyogirişimcilik Kampı’nın ikincisinde

BIO Digital Convention’a katılmak için son hazırlıklarını yapacaklar. 

 

Türkiye’nin ilk ve tek biyoteknoloji temalı hızlandırıcı programı BIO Startup Program’ın beşincisi geçtiğimiz sene yapılan 56 başvuru arasından gerçekleşen değerlendirme sonucunda seçilen

12 startup ile başladı.

 

Startuplar, geçen yıl aldıkları ilk etap çevrimiçi eğitimlerin devamında,

programın ikinci aşaması olan Biyogirişimcilik Kampı’nda, uzman eğitmenler ve

sektörün önde gelen profesyonellerinden mentorluk ve online eğitimler aldılar.

 

Biyogirişimciler 30 Mart’ta gerçekleşen BIO Startup Demo Day'de akademi,

kamu, yatırım ve iş dünyası ile sivil toplumun önde gelen temsilcilerinden oluşan

jürinin karşısına çıktılar.

 

Birbirinden inovatif projeleri beşer dakikalık sunumlar halinde dinleyen jüri üyeleri,

sorularını katılımcı startuplara ilettiler.

 

Demo Day sonucunda seçilen beş startup Biyogirişimcilik Kampı’nın ikincisine ve

gerekli hazırlıkları yaptıktan sonra da;
10-18 Haziran 2021 tarihlerinde dijital ortamda düzenlenecek

dünyanın en büyük biyoteknoloji organizasyonu BIO Digital Convention'a

katılma hakkına sahip oldu. 

 

BIO Digital Convention öncesinde düzenlenecek ikinci Biyogirişimcilik Kampı’nda;

biyogirişimciler, bir ay boyunca küresel aktörlerle verimli temaslarda bulunduktan sonra

ihtiyaç duyacakları, regülasyon, patent, iletişim, pazar analizleri gibi alanlarda

yol haritaları hazırlamak üzere; mentorlarla birlikte çalışacaklar. 

 

AIFD Yatırım Politikaları Direktörü Cengiz Aydın, BIO Startup Program’la ilgili

şu açıklamayı yaptı:

 

“AIFD ve ReDis Innovation işbirliğinde;

geçtiğimiz sene beşincisini başlattığımız programda

birbirinden değerli projeleri gördük.

 

Elbette finalist olmak önemli ancak; programın başından beri sektörü temsil eden

çok değerli isimlerden mentorluk almak ve online eğitimlerde eksiklerini tamamlamanın

tüm startuplarımız için önemli bir kazanım olduğuna inanıyoruz.

 

BIO Startup Program ve mezunlarımız sayesinde oluşan ekosistem;

ülkemizde biyoteknolojide bilimsel ve teknolojik gelişmelerin hızlanmasına

destek olmaya devam ediyor.

 

Bundan sonraki aşamada,

BIO Convention öncesinde seçilen beş finalistimizle hazırlıklarımızı tamamlayacağız.

 

Dünyanın dört bir tarafından alınan başvurulardan seçilen 50 startupın

girişimini anlatma şansı bulduğu Start-Up Stadium’a,

kendi programımızın finalistlerinin seçilebilmesini ve seçilenlerin de

tüm hazırlıklarını tamamlamış olmasını hedefliyoruz.

 

Özellikle bu bölümün küresel biyoteknoloji ekosisteminin farklı aktörleri ile

temas etmek ve işbirliklerine yönelik birebir görüşmeler yapmak adına

önemli bir fırsat olacağına inanıyorum” 

 

BIO Startup Program’da finale kalan beş finalist biyogirişimci ve

faaliyet alanları aşağıdaki şekilde sıralanıyor:


1- Funktor:

 

Geliştirdiği medikal bilgi işleyen,

yenilikçi arama motoru ile literatür araştırmalarına interaktif bir yöntem kazandırıyor.


Bilişsel Bilimci Erdem Ünal,

Ontoloji ve yapay zeka uzmanı Doç. Dr. Aziz F. Zambak,

Fizikçi Onur Yeşil ve matematikçi Tennur Baş tarafından kurulan girişim,

yeni bir veri yapılandırma kaynak dili üzerinde çalışıyor.

 

Geliştirdikleri “Carnap” ismindeki ürün,

yeni bir tür medikal bilgi arama ve keşif motoru olarak dikkat çekiyor.

 

Carnap, medikal veriyi yeni bir yapılandırma mimarisi kullanarak işliyor ve

farklı bir keşif deneyimi içeren interaktif bir arayüzle sunuyor.

 

Çözümleri hakkında bilgi veren Erdem Ünal şu ifadeleri kullanıyor:

 

“Bilimsel literatüre her sene 3 milyon yeni makale ekleniyor,

bu da yaklaşık her 10 saniyede bir yeni makale anlamına geliyor.

 

Yaygın olarak kullanılan PubMed/Medline veritabanında

halihazırda olan makale sayısı ise; 30 milyon civarında.

 

Yaşam bilimleri alanındaki bilgi üç ayda bir iki katına çıkıyor.

Tek sorun çok sayıda bilgi öğesi ile sınırlı zamanda başa çıkmak değil,

bu içeriğin bilim alanına sunabileceği potansiyelden verimli bir şekilde yararlanamamak,

bu kalabalıkta duran üstü kapalı bilgilere erişememektir.

 

Carnap işte bu sorunların çözümünü hedefliyor.

Carnap'ta sonuçları, sadece arama terimleri değil, terimler arasındaki ilişkiler belirliyor.

 

Böylelikle herhangi bir ayar yapmaya gerek olmadan ilk adımda bile

ilgili sonuçlara erişilebiliyor.”

 

2- GlakoLens:

 

Glokom hastalığına yönelik akıllı kontak lens,

giyilebilir okuma, kayıt ve takip sistemleriyle tedavi sağlıyor.

 

Biyomedikal Mühendisi Özgür Kaya,

Elektronik Mühendisi Günhan Dündar,

Elektronik Mühendisi Arda Deniz Yalçınkaya ve

Elektronik Mühendisi Hamdi Torun tarafından hayata geçirilen girişim,

göz tansiyonunu takip eden kontakt lensler geliştiriyor.

 

Dünyada 70 milyon, Türkiye'de ise; 1 milyon hasta

önlenebilir körlüğün en önemli ikinci sebebi olan glokomdan muzdarip.

 

Glokoma bağlı gelişen görme kaybının bilinen bir tedavisi bulunmuyor.

 

Glokomun en sık rastlanan şekline yüksek göz tansiyonu neden oluyor. 

 

GlakoLens Genel Müdürü Özgür Kaya, girişimleriyle ilgili şu açıklamayı yapıyor:

 

“Göz tansiyonu gündüz ve gece sürecinde değişkenlik gösterdiği için

24 saat boyunca düzenli ölçüm yapmak kritik önem taşıyor.

 

GlakoLens olarak; bu alanda çözüm sunmayı hedefliyoruz.

 

Geliştirdiğimiz kontakt lense gömülü biyosensör sistemiyle,

göz tansiyonu dalgalanmalarını 24 saat boyunca takip ederek,

göz doktorlarının doğru teşhis koyabileceği,

kişiselleştirilmiş bir glokom yönetimine odaklanıyoruz.

 

GlakoLens, göz tansiyonu takip eden kontakt lenslerini

tüm dünyanın erişimine açtıktan sonra,

patentli biyosensör teknolojisinin diğer medikal uygulamalarına da odaklanacak.”

 

3- GlaucoT:

 

İlaçsız ve invasif olmayan tekniklerle nöroprotektif glokom tedavisi geliştiriyor.


Elektronik Mühendisi Veysel Özkapıcı ve

Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Abdulkadir Oduncu tarafından hayata geçirilen girişim,

GlaucoT cihazı ile göz tansiyonu hastalığına (glokom) kalıcı çözüm üretmeyi hedefliyor.

 

GlaucoT'nin geleneksel glokom tedavi yöntemlerinden farklı olarak,

girişimsel olmayan nöron koruyucu bir tedavi sunan,

dünyadaki ilk tedavi yöntemi olduğunu belirten Op. Dr. Abdulkadir Oduncu,

"GlaucoT ile hastaların evlerinde günlük bir saatlik özel bir gözlük kullanımıyla;

hastalığın gözde ve beyinde meydana gelen nöronal hasarı düzeltmeyi hedefliyoruz.

 

Yenilikçi teknoloji ile geliştirilen GlaucoT gözlüğü göz çevresinde kişiye özel vakum ile

glokomdan kaynaklanan optik sinir başındaki translaminar basıncı dengeliyor.

 

Aynı anda 40 Hz frekansında titreşen ışık ile

beyinde görme merkezindeki nöronal hasarı geriletiyor.

 

Glokom hastalığında gözde ve beyinde biriken toksik proteinleri hedefleyen

başka bir tedavi yöntemi dünyada yok.

 

GlaucoT tedavisiyle nöronal inflamasyonu geriletmek mümkün olacak" diyor.

 

Veysel Özkapıcı ise, 2021 son çeyreği içerisinde bu hastalığın etkilediği ve

belki de görme fonksiyonunu yitirmek üzere olan hastalara kalıcı bir ürün

sunabileceklerini aktarıyor.

 

4-Oruba:

 

Çeşitli sağlık testleri ve takibi sağlamak adına idrar miktarı ve hız ölçümü yapan ve

otomatik, steril ve operatör ihtiyacı olmaksızın çalışan üroflowmetre geliştiriyor.

 

Utku Uluşahin tarafından hayata geçirilen girişim,

çeşitli sağlık testleri ve takibi sağlamak adına idrar miktarı ve hız ölçümü yapan ve

otomatik, steril ve operatör ihtiyacı olmaksızın çalışan üroflowmetre geliştiriyor.

 

Üniversite mezuniyet projesi olarak başlayan girişim,

mühendislik ve tıp fakültelerindeki öğretim üyelerinin danışmanlığıyla devam eden

bir yıllık çalışmanın akabinde,

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından desteklenmeye layık görüldü.

Kendi kendini temizleyebilen bir üroflovmetri cihazı olan Oruflow,

dünyada ön tanı testlerinin klinik dışına taşınması trendinin üroloji alanındaki ilk uygulaması. 

 

5- Virasoft:

 

Klinik tanılar ve teşhisler için dijital patoloji yazılımı geliştiriyor.


Biyomühendis Gökhan Hatipoğlu ve

Bilgisayar Mühendisi Samet Ayaltı tarafından hayata geçirilen girişim,

kanser tanısında yapay zeka ve dijital patoloji (DP) kullanımı üzerine çalışıyor.

 

DP alanında tüm temel ihtiyaçları eksiksiz olarak karşılayacak ürünleri olduğunu ifade eden

Virasoft İş Geliştirme Müdürü Özgür Teke, "Acıbadem Hastaneler Grubu başta olmak üzere;

ülkemizin önde gelen özel kurumlar, kamu kurumları ve Ankara Şehir Hastanesi'nde

ürünlerimiz kullanılıyor.

 

Yurtdışında ise; Koch Institude for Integrative Cancer Research at MİT ve

Massachusetts General Hospital Cancer Center ile bilimsel işbirliklerimiz mevcuttur" diyor.

 

Ülkemizde DP'nin doğru kurgulanmasına ve

gelişmesine öncülük etmeyi hedeflediklerini aktaran Ayaltı ise,

"Sonrasında ABD pazarına başarılı bir giriş yapmayı hedefliyoruz" diye ekliyor.

 

Program detayları biostartup2020.com üzerinden takip edilebilir. 

 

 

AIFD hakkında;


Araştırmacı İlaç Firmaları Derneği (AIFD), Türk insanının yeni ve orijinal ilaçlara erişimini sağlamak ve ülkemizde sağlık sorunlarına etkin çözümler bulunmasına katkıda bulunmak amacıyla, Türkiye’de faaliyet gösteren araştırmacı ilaç firmaları tarafından 2003 yılında kurulmuştur.

 

AIFD İstanbul’daki merkezi ve Ankara’daki temsilciliği aracılığıyla faaliyetlerini sürdürmektedir.

 

AIFD üyeleri çağımızda hızla ilerleyen tıp biliminin başta biyogenetik olmak üzere bir çok alanda sunduğu olanaklardan yararlanarak geliştirilen yenilikçi ve orijinal ürünlerin insan yaşamını uzattığını, kalitesini artırdığını ve toplum için değer yarattığını bilerek faaliyetlerinde yenilikçiliğe odaklanırlar.

 

Çalışmalarını dürüstlük, şeffaflık ve hesap verebilir olmak temelinde sürdürürler.

 

AIFD üyeleri, insanlarımızın yaşam kalitesini yükseltmek ve sağlık sorunlarına çözüm sunmak öncelikli olmak üzere, topluma karşı tüm sorumluluklarını eksiksiz bir şekilde yerine getirmek için çalışırlar.

 

AIFD, IFPMA (Uluslararası İlaç Üreticileri ve Dernekleri Federasyonu) ve

EFPIA (Avrupa İlaç Sanayi ve Dernekleri Federasyonu) üyesi bir kuruluştur.

 

 

www.aifd.org.tr

 






Etiketler :

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER SAĞLIK Haberleri

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
HABER ARŞİVİ
HABER ARA
YUKARI YUKARI