Bugun...



Altınkılıç, Ege Üniversitesi ile gerçekleştirdiği Ar-Ge çalışmalarıyla kefirli yoğurdu üretti


facebook-paylas
Güncelleme: 15-06-2021 11:39:06 Tarih: 16-05-2021 22:08

Altınkılıç, Ege Üniversitesi ile gerçekleştirdiği Ar-Ge çalışmalarıyla kefirli yoğurdu üretti

Orta Asya’daki göçebe Türkler tarafından şifa kaynağı olarak kullanılan kefir,

sağlık geleneğimizin önemli bir parçasını oluşturuyor.

 

Yeni araştırmalarla faydaları ortaya çıkan probiyotikler arasında,

en değerlisi olarak nitelendirilen kefirin,

bir başka sağlıklı gıda olan yoğurt ile birleşmesinden doğan ‘kefirli yoğurt’

içerdiği B12 vitamini, proteinlerle günlük ihtiyacın önemli bir bölümünü karşılıyor,

kefirden aldığı probiyotiklerle de bağışıklık sistemini güçlendiriyor,

sindirimi düzenliyor ve içinde 60’dan fazla faydalı bakteri ve maya barındırıyor. 

 

- ‘Atalarımızın Peygamber darısı dediği kefirden, kefirli yoğurda’ -


Kefirin geleneğimizdeki önemine ve kefirli yoğurdun hikâyesine değinen;

Acıbadem Üniversitesi Hastanesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı,

Beslenme ve Diyetetik Bölümü Başkanı Uzman Diyetisyen Prof. Dr. Murat Baş,

“Kefirin Orta Asya'da göçebe olarak yaşamlarını sürdüren Türkler tarafından,

5 bin yıl önce bulunduğu tahmin edilmektedir.

 

Kefirin üretilmesinde kullanılan orijinal kefir daneleri,

babadan oğula geçen bir miras gibi değer taşımıştır.

 

Hastalıklara şifa olması nedeniyle, kefir;

Peygamber danesi, Peygamber darısı gibi isimler almıştır.

 

Kefir, Kafkasların uzun yaşamasını sağlayan içecek olarak da bilinmektedir.

Kafkasya'da kronik hastalıkların çok az olması, kefiri bin bir derde deva şifa kaynağı ve

sağlık mucizesi olarak benimsenmesini sağlamıştır” ifadelerini kullandı.

 

Kefirli yoğurdun özenle sürdürülen bir Ar-Ge çalışmasının eseri olduğunu belirten

Prof. Dr. Murat Baş,

“Altınkılıç firmasının Ege Üniversitesi ile yürüttüğü

3 yıllık Ar-Ge çalışmasıyla üretilen kefirli yoğurt,

kefir mayasıyla, yoğurt mayasını birleştirerek;

her ikisinin de faydalarını tek bir gıdada toplamayı başardı.

 

Yoğurt kadar besleyici ve kefir kadar sağlıklı olan kefirli yoğurt,

tadı bakımından da kolay tüketilebilmesiyle öne çıkıyor” dedi. 


- ‘Kefir yoğurdu normal yoğurda göre daha sağlıklıdır’ -


Yoğurdun tek başına probiyotik kaynağı olmadığını söyleyen

Uzman Diyetisyen Prof. Dr. Baş,

“Normal yoğurt eşsiz bir fermente gıda olmakla birlikte, içerisinde bulunan yararlı bakteriler genellikle sindirim sistemindeki asit ve enzimlere dirençli değildir.

 

Bu nedenle kefir yoğurdunun,

sağlık yararının daha güçlü olduğunu söyleyebiliriz.

 

Aslında; normal yoğurt sanıldığı gibi

probiyotik kaynaklarından biri değildir.

 

Çünkü, yoğurt içerisinde bulunan probiyotik bakterilerin

hemen hepsi mide asitleri tarafından parçalanır ve

kalın bağırsağa ulaşamazlar.

 

Ancak, kefir mayasında bulunan probiyotik bakterilerin kalın bağırsağa ulaştığına dair

bilimsel kanıtlar mevcuttur ve bu durum kefirli yoğurdu,

normal yoğurda göre birkaç adım öne çıkarmaktadır” şeklinde konuştu. 

 

- ‘Günlük ihtiyacın önemli bir bölümünü karşılıyor’ -


Kefirli yoğurdun besleyiciliğine değinen Prof. Dr. Baş,

“Yaklaşık 150 gram kefirli yoğurt, 8 gram protein içerir ve

günlük kalsiyum ihtiyacının yaklaşık yüzde 28’ini kadarını karşılar.

 

Kefirli yoğurt B12 vitamini için de iyi bir kaynaktır ve

günlük ihtiyacın yüzde 30'unu karşılar.

 

Tıpkı yoğurt gibi daha büyük porsiyonlarla tüketilebilen kefirli yoğurt,

taze meyve ile birleştiğinde;

kefir, eşsiz bir lezzet haline döner ve iyi bir ara öğün seçeneğidir” ifadelerini kullandı. 

 

- ‘60’dan fazla yararlı bakteri ve maya içeriyor’ -


“Altın besin Kefirli yoğurt,

içinde barındırdığı 60’dan fazla çeşit yararlı bakteri ve maya ile

ciddi bir probiyotik kaynağıdır” diyen Murat Baş,

“Probiyotik mikroorganizmalar kalın bağırsağa ulaştığında,

sağlık üzerinde yararlı etkiler gösterirler.

Sindirime, vücut ağırlığı yönetimine ve zihinsel sağlığa yardımcı olarak;

sağlığı çeşitli şekillerde etkileyebilirler.

 

Yapılan çalışmalarda, kefir mayasının,

60’dan fazla çeşit bakteri ve maya içerdiği belirlenmiştir.

Bu da onları çok zengin ve çeşitli bir probiyotik kaynağı haline getirir” dedi. 

 

- ‘Bağışıklık sistemini destekler’ -


Sağlıklı bir bağışıklık sisteminin, sağlıklı bir bağırsak faunasından geçtiğini belirten Prof. Dr. Murat Baş,

“Pandemi döneminde bağışıklık sistemini desteklemek için bağırsak sağlığı çok önemlidir.

Kefirli yoğurt içerisinde bulunan probiyotik bakteriler, bağırsak sağlığını destekler.

Bağışıklık hücrelerinin yaklaşık yüzde 70’i bağırsakta üretilir.

Bu nedenle; sağlıklı bağırsak, sağlıklı bağışıklık anlamına gelir” ifadelerini kullandı. 

 

- ‘İyi bir kalsiyum kaynağıdır, osteoporoz riskini azaltır’ -


Kemik erimesine karşı,

kefirli yoğurt tüketiminin iyi bir seçenek olduğunun altını çizen Murat Baş,

“Osteoporoz, kemik dokusunun bozulması ile karakterizedir ve

birçok ülkede önemli bir sorundur.

 

Özellikle kadınlar arasında yaygındır ve kırık riskini önemli ölçüde artırır.

Yeterli kalsiyum alımının sağlanması, kemik sağlığını iyileştirmenin ve

osteoporozun ilerlemesini yavaşlatmanın en etkili yollarından biridir.

 

Kefirli yoğurt sadece iyi bir kalsiyum kaynağı değil;

aynı zamanda kalsiyum metabolizmasında

önemli bir rol oynayan K2 vitamini için de iyi bir kaynaktır.

 

K2 vitamini K vitamini tiplerinden biridir ve kemiklerde ve dişlerde

kalsiyum birikmesini sağlayarak; bu dokuların güçlenmesini sağlar.

 

Büyüme çağındaki çocuklarda kemik gelişimi ve büyümeye destek verir.

 

Deney hayvanlarında yapılan çalışmalar,

kefirin kemik hücrelerinde artan kalsiyum emilimine

destek verdiğine işaret etmektedir.

 

Bu, kırıkların önlenmesine yardımcı olan kemik yoğunluğunun artmasına destek sağlar”

diye konuştu. 

 

- ‘Kefirli yoğurt sindirim sistemi sorunlarını giderebilir’ -


“Kefirli yoğurt içindeki probiyotikler,

çeşitli sindirim sorunlarının giderilmesine yardımcı olabilir”

diyen Uzman Diyetisyen Baş,

“Kefirin içerisinde bulunan probiyotikler, bağırsaklardaki

probiyotik dost bakterilerin dengesinin geri kazanılmasına yardımcı olabilir.

 

Örneğin, ishalin tedavi edilmesinde,

oldukça etkili olduğunu gösteren çalışmalar mevcuttur. 

Dahası, bazı bilimsel kanıtlar probiyotiklerin ve probiyotik gıdaların

birçok sindirim problemini hafifletebileceğini düşündürmektedir.

 

Bunlar arasında irritabl bağırsak sendromu (IBS),

ülserler, kabızlık ve diğer bazı sindirim sorunları gelmektedir” dedi.

 

- ‘Laktoz oranı çok daha düşük’ -


Laktoz intoleransı olan kişiler için yoğurtlu kefirin daha iyi bir seçenek olacağını vurgulayan Murat Baş,

“Süt ve süt ürünleri, “laktoz” adı verilen doğal bir karbonhidrat içerir.

 

Bazı kişiler laktozu düzgün bir şekilde parçalayamaz ve sindiremez.

Bu duruma laktoz intoleransı denir.

 

Kefir ve yoğurtta bulunan laktik asit bakterileri, sütte bulunan laktozu parçalar ve

süte göre oldukça daha düşük bir laktoz içeriği meydana gelir.

Bu nedenle; kefirli yoğurt sindirim sorunlarına neden olmaz”

diyerek sözlerini sonlandırdı.

 

 

Uzman Diyetisyen Prof. Dr. Murat Baş hakkında;

 

1994 yılında Hacettepe Üniversitesi, Beslenme ve Diyetetik Bölümü´nden mezun oldu.

 

Aynı yıl Hacettepe Üniversitesi, Beslenme ve Diyetetik Bölümü´nde

Araştırma Görevlisi olarak göreve başladı.

 

1996 yılında İngiliz Hükümeti bursuyla Oxford Brookes Üniversitesi´nde eğitime gitti.

 

1997 yılında Yüksek Lisans ve 2002 yılında Doktora derecelerini aldı.

 

1999 yılında Başkent Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Fakültesi,

Beslenme ve Diyetetik Bölümü´nde Öğretim Görevlisi olarak göreve başladı.

 

2003 yılında Yardımcı Doçent ve 2006 yılında Doçent ünvanı aldı.

 

30 Temmuz 2011 tarihinde Profesör oldu.

 

2013 yılında Acıbadem Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Fakültesi,

Beslenme ve Diyetetik Bölümü´nü kurdu.

 

Halen Acıbadem Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Fakültesi,

Beslenme ve Diyetetik Bölümü Başkanı ve

Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı olarak görevine devam etmektedir.

 

Bağırsak Mikrobiyotası ve Diyet Etkileşimi,

Probiyotikler ve Prebiyotiklerle ilgili çalışmalar yapmaktadır.

 

 

Altınkılıç hakkında;


Altınkılıç Süt ürünleri kurucusu Mehmet Altınkılıç 1957 yılında Anadolu’dan İstanbul’a gelir.

 

İstanbul piyasasında peynir üretimiyle özdeşleşen yaşamı,

1976 yılında kendi işini kurmasıyla önemli ölçüde değişir.

 

Unkapanı’nda 20 metre karede başlayan toptancılığı hızla gelişir.

Ezine başta olmak üzere;

Trakya ve Balıkesir yörelerinin seçkin beyaz peynirlerini piyasaya sunar.

 

1991 yılında markalaşma anlayışıyla,

Altınkılıç Gıda ve Süt San. Tic A.Ş. kurulur.

 

Türkiye’nin en mümbit topraklarından Ezine’de,

toplam 33 bin metrekare arsalı 10 bin metrekare kapalı alanda başlayan üretim;
Altınkılıç ürünlerinin temelini oluşturur.

 

Ezine Peyniri, Klasik Peynir, Koyun Peyniri, İzmir Tulumu gibi ürünlerin başarısı neticesinde,

katma değerli mamullerle ürün gamını genişletme kararı alınır.

 

Türkiye’nin en kaliteli eski kaşarını üretme şiarıyla,

iklim koşulları ve üretim şartları araştırmaları yapılır.

 

1996 yılında yapılan araştırmalarla; Balıkesir Karaağaç bölgesinde,

15 bin metrekare alanda 4 bin metrekaresi kapalı Eski Kaşar Üretim Tesisi de faaliyete alınır.

 

2001 yılında Türkiye’de gelişen perakende sektörü ile birlikte çağı yakalamayı hedefleyen Altınkılıç,

başta Ege Üniversitesi olmak üzere; Türkiye’nin başat üniversiteleriyle ortak çalışmalar yaparak,

nütritif süt ürünlerine yönelir.

 

Bu vizyon, rafların en doğal ve en sağlıklı ürününü şirkete kazandırır;

Altınkılıç Kefir.2004 yılında kefir market raflarında yerini alır.

 

Sade ve Light Kefir ile birlikte her yaş grubunun tüketebileceği meyveli kefir grubu olan Kefirix’i de

ürün gamına katarak; kefir pazarındaki liderliğini sürdürmektedir.

 

Hızla gelişen bilinçli tüketim ve sağlıklı beslenme alışkanlıkları

Altınkılıç’ı yeni atılımlara yönelmeye sevk eder.

 

2013 yılı itibarıyla Ege Üniversitesi’yle 3 yıllık bir ürün geliştirme süreci başlar,

Altınkılıç Kefirli Yoğurt bu çalışmaların ardından; ortaya çıkar.

 

30 binden fazla noktaya ürünlerini dağıtan ve

Türkiye’nin tüm illerinde boy gösteren Altınkılıç markası,

tüketici güvenini odak alarak faaliyetini sürdürür.

 

Doğal, sağlıklı ve katkısız ürünleri modern tesislerde,

geleneksel yöntemlerle 3 kuşaktır üretmeye devam eden Altınkılıç,

markayı yeni nesillere aktarma hedefiyle yoluna devam etmektedir.

 

https://www.altinkilic.com/

https://www.instagram.com/kefiraltinkilic/

https://www.youtube.com/channel/UCHqgMQLWENWh3GsLfg-ZN5w







Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER GIDA Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
HABER ARA
YUKARI YUKARI