romabet romabet romabet
deneme bonusu veren siteler
escort beylikdüzü beylikdüzü escort beylikdüzü escort
Bugun...


Sezer KOYUN

facebook-paylas
Devlet garantili açmaz
Tarih: 26-11-2025 20:44:00 Güncelleme: 29-11-2025 07:27:00


Kamu-Özel Ortaklıkları kimin sırtında duruyor?

 

İsmail Usta’nın dükkânı,

şehrin yeni metro hattına yalnızca 200 metre uzaklıkta.

Ümraniye’deki bu küçük tamirci dükkânı, 1997’den beri aynı yerde duruyor.

Ama; tam karşısına yapılan o yeni, parlak “mega” raylı sistem,

onun dükkânına bir müşteri bile kazandırmadı.

Üstelik; aylık elektrik faturası geçen seneye göre iki katına çıkmış.

Belediye sorumluluk alanına girmeyen kaldırım taşlarıysa, hâlâ; eğri büğrü.

 

Bir gün; sabah çayını içerken, televizyonda bir haber çıkıyor:
“Kamu-özel iş birliğiyle yapılan

Kazım Karabekir–Ümraniye Spor Köyü raylı sistem hattı,

30.5 milyar TL bedelle ihale edildi.”

 

İsmail Usta, önce parmaklarını çay bardağının kenarına vuruyor,

sonra durup; şu soruyu soruyor:
“Bu devasa projeler benim vergiyle mi dönüyor?

Peki bana ne faydası var?”

 

Devletin cebinden değil, bizim cebimizden: Kamu-Özel Ortaklığı gerçeği

 

Türkiye’nin 2026 bütçesine göre;
sadece, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile

Karayolları Genel Müdürlüğü’nün ayırdığı

kamu-özel ortaklığı garanti ödemeleri 113 milyar TL’yi buldu.
Bu paranın büyük kısmı;
otoyollar, köprüler, havaalanları gibi projelerde verilen

“yolcu / araç / kullanım” garantilerinden geliyor.

 

Yani; bir havalimanını kullanan sayısı beklenenin altındaysa,

aradaki fark Hazine’den ödeniyor.


Ama burada küçük bir düzeltme yapalım:
Hazine demek;
senin elektrik faturan demek.

senin gelir vergisi, KDV, akaryakıt pompasındaki ÖTV demek.

 

İhaleler kime gidiyor, vergi kime dönüyor?

 

Bahsi geçen raylı sistem ihalesi;
toplam 30,5 milyar TL bedelle, “21/B Pazarlık Usulü” ile yapıldı.

Bu yöntem;

normalde doğal afetler ya da

olağanüstü hallerde kullanılması gereken, rekabetin kısıtlandığı bir model.

 

İhaleyi alan üç şirketten biri;

bir milletvekiline,

biri Cumhurbaşkanı'nın yakın çevresine,

diğeri ise; daha önce birçok “mega projede” de yer almış bir müteahhide ait.

 

Yani; İsmail Usta'nın dükkânının önündeki kırık kaldırım hâlâ onarılmazken,

dev projelerde kazanan her zamanki gibi “tanıdık” isimler oluyor.

 

KOBİ kredisi yüzde 52 faizle, otoyol geliri devlet garantili

 

KOBİ’lerin en büyük sorunlarından biri, nakit akışı ve kredi erişimi.
Bugün bir küçük işletmenin,

ticari krediye erişmek için ödeyeceği ortalama faiz oranı; yüzde 45–52 arasında değişiyor.


Öte yandan;
kamu-özel projelerde verilen gelir garantileri,

döviz cinsinden ve yıllık yüzde 10–15 getiri garantili.

 

Yani; devlet, bir müteahhide 12 yıl boyunca dolar bazında gelir garantisi verirken;
aynı anda bir KOBİ’ye “önce kefil bul, teminat ver, sonra belki kredi” diyor.
Bu bir “çifte standart” değil; bu düpedüz bir yapısal adaletsizliktir.

 

Sürdürülemez yük: Sadece bugünün değil, yarının da sırtında

 

Garanti ödemeleri, bugünkü bütçeyi delmekle kalmıyor;
gelecek nesillerin kaynaklarını da ipotek altına alıyor.


Hazine, yalnızca 2025’in ilk 10 ayında; 1,44 trilyon TL açık verdi.


2026 yılı içinde kamu-özel ortaklığı projelerine ayrılan pay,

Millî Eğitim Bakanlığı'nın tüm yatırım bütçesinin 3 katına yaklaşıyor.

 

Peki bu para nereye gidiyor?

 

Kullanmayanın bile ödediği otoyollar

 Boş koltuklarla uçan bölgesel havalimanları
 Kentsel ihtiyaçla ilgisi olmayan “şov” projeler

KOBİ ise; hâlâ SGK prim borcunu yapılandırmak için muhasebeciyle toplantı yapıyor.

 

Alternatif ne olabilir?

 

Dünya Bankası ve IMF verilerine göre;
kamu-özel ortaklıklarının şeffaflıkla yönetildiği ülkelerde ekonomik fayda,

topluma daha dengeli dağılıyor.

 

Mesela:

 Hollanda; KOBİ’lerin bu projelere küçük hissedar olarak katılmasını, teşvik ediyor.
 Güney Kore; gelir garantili modelleri,

  yalnızca önceden belirlenmiş sosyal fayda eşikleriyle veriyor.
 Polonya; her büyük projede,

  yerel KOBİ’lerden en az yüzde 30 oranında tedarik yapılmasını şart koşuyor.

 

Türkiye’de bu modellerin hiçbiri uygulanmıyor.


Bizde yalnızca “garanti” var. Ama adil gelir dağılımı garantisi yok.

 

Devletin eli değil, gövdesi gerek

İsmail Usta’nın hikâyesi bireysel değil, yapısal.

 

Mega projelerin topluma fayda yaratması için önce şu üç soruya, net cevap verilmeli:

 

1- Bu proje gerçekten ihtiyaç mı?

2- Hangi kriterle, kime verildi?
3- Hangi ekonomik sınıf, bu projeden nasıl faydalanıyor?

 

Bugün bu soruların hiçbirine, şeffaf ve teknik bir cevap verilemiyor.

 

Bu yüzden de KOBİ’ler yalnızca iş değil; güven de kaybediyor.

 

 

 

sezerkoyun@cratone.com

 

 

Not:

Bu yazı genel ekonomik değerlendirme amacıyla hazırlanmıştır.

Yatırım tavsiyesi niteliği taşımaz.

İçerikte geçen görüş ve değerlendirmeler, yazarın kişisel analizidir.

Herhangi bir kişi, kurum ya da siyasi yapıyı hedef almamaktadır.



Bu yazı 2312 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HABER ARA