romabet romabet romabet
deneme bonusu veren siteler
escort beylikdüzü beylikdüzü escort beylikdüzü escort
Bugun...


Sezer KOYUN

facebook-paylas
Orta güçlerin orta sınıfı
Tarih: 03-12-2025 23:13:00 Güncelleme: 06-12-2025 06:45:00


Türkiye–Güney Kore iş birliğinin KOBİ’lere yazdığı gelecek senaryosu

 

Bursa’nın Nilüfer ilçesinde, 28 yaşındaki Emine;
babasının 90'lı yıllarda kurduğu,

küçük otomotiv yan sanayi atölyesini devralalı; üç yıl oldu.

Sac kesimi, boru bükümü, parçalama presleri…

Gürültülü, yağ kokulu ama alın terinin yansıdığı bir üretim hattı.

 

Fakat; geçen hafta gazetede gördüğü bir haber,

sacdan çok daha sert bir gerçekle çarptı onu:

 

Türkiye ve Güney Kore arasında;
nükleer enerji ve savunma sanayii alanında,

kapsamlı iş birliği mutabakatı imzalanmıştı.

 

İlk anda kulağa iyi geliyordu.

“Teknolojik atılım”, “yerli sistemler”, “stratejik ortaklık”…

Ama; Emine’nin kafasında başka sorular dönüyordu:
Bu iş birliğinden biz KOBİ’ler ne alacağız?

Yüksek teknolojiye erişim mi, yoksa daha yüksek elektrik faturaları mı?

 

İki orta gücün ortak kaderi: Teknoloji üretiyorlar, enerji tüketiyorlar

 

Güney Kore ve Türkiye, dünya siyasetinde “orta güç” olarak anılır.

Yani; ne süper güçler kadar baskınlar, ne de etkisiz figüranlar.

Ancak; ikisi de kritik coğrafyalarda yer alıyor,

ihracata dayalı üretimle büyüyor ve enerji bağımlılığıyla boğuşuyor.

 

Güney Kore, 2000’li yıllarda nükleer enerjiye yaptığı yatırımla;
elektrik arzını istikrara kavuştururken,

Türkiye, uzun yıllar; bu adımı geciktirdi.

Bugün Türkiye’de;
sanayi elektriği birim fiyatı, Güney Kore’ye kıyasla; yüzde 45 daha pahalı.

(2023 OECD verisi)

 

Bir düşün:

Aynı kalıbı basan bir pres makinesi,

Kore’de 100 birime çalışıyorsa, Bursa’da 145 birime...

Emine’nin ay sonu tabloları da bunu doğruluyor zaten.

Kâr marjı, elektrik giderine çalışıyor adeta.

 

Nükleer iş birliği: Fırsat mı, fatura mı?

 

Kasım ayında imzalanan mutabakat;

Sinop’ta inşa edilmesi planlanan ikinci nükleer santrale, Güney Kore ortaklığını içeriyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın deyimiyle bu adım, “enerji arz güvenliği” açısından kritik.

 

Peki, KOBİ’ler için ne anlama geliyor?


Olumlu senaryo:

Nükleer enerji devreye girer, elektrik arzı artar, sanayi tarifeleri dengelenir.

Hatta; bazı Koreli yatırımcılar, Türkiye’ye üretim üsleri kurarsa;
Emine gibi yan sanayicilere, yeni sipariş kapıları açılır.

 

Olumsuz senaryo:

Projeler pahalı, uzun vadeli ve döviz bazlı.

Maliyetler halka yansır.

Vergiler, enerji tarifeleri ve en kötüsü: döviz kurunun baskısı büyür.

KOBİ’nin ayakta kalması, daha da zorlaşır

 

Nitekim,
Akkuyu NGS'nin inşaat sürecinde yaşanan maliyet sapmaları;
hem kamu bütçesini zorladı,

hem de piyasada “kur garantili projelere” dair; eleştirileri artırdı.

 

Savunma sanayi hamlesi: İhracat şansı mı, içeride rekabet mi?

 

Bir de işin savunma boyutu var.

Türkiye'nin 6,5 milyar dolarlık “Çelik Kubbe” hava savunma sistemi yatırımı,

yerli firmalarla birlikte; Roketsan, Aselsan gibi devleri öne çıkarıyor.

 

Peki küçük firmalar?

 

Emine’nin şirketi gibi fason üretim yapan tedarikçiler için bu projeler,

potansiyel iş kapısı olabilir.

Ama genellikle bu işler “davetli ihalelerle” döner ve küçük oyuncular sistem dışında kalır.

Türkiye’de savunma sanayi ihalelerinde büyük şirketlerin aldığı pay,

KOBİ’lere aktarılandan 10 kat daha fazla. (SSB 2022 raporu)

 

Küresel tedarik zincirinde, yeni rotayı kim belirleyecek?

 

Kore’nin Hyundai’si, Samsung’u, LG’si sadece teknoloji üretmez;

etrafında yüzlerce KOBİ’nin büyümesini sağlar.

Türkiye bu sinerjiyi hâlâ tam kuramadı.

“Anadolu Kaplanları” diye bilinen ihracatçı KOBİ’lerin çoğu,

hâlâ; düşük katma değerle çalışıyor.

 

Eğer; Türkiye–Güney Kore iş birliği, sadece üst düzey projelerle sınırlı kalırsa;
bu, yine sadece büyük firmaların pastası olacak.

Ama eğer; teknoloji transferi, ortak üretim, yazılım ve dijitalleşme gibi alanlara yayılırsa;

işte o zaman, Emine gibi genç sanayiciler global oyuncularla aynı ringe çıkabilecek.

 

Sonuç: Emine’nin mutfak lambası yanacak mı?

 

Türkiye ve Güney Kore el sıkışıyor, protokoller imzalanıyor, devlet başkanları poz veriyor.

Ama; Nilüfer’deki atölyede hâlâ sorulması gereken bir soru var:
Bu iş birlikleri, mutfakta lambayı yakacak mı?

Yoksa; sadece vitrini mi aydınlatacak?

 

Cevap; devletin bu anlaşmaları, yalnızca stratejik değil;
KOBİ dostu ve tabana yayılan projelerle, desteklemesinde yatıyor.

 

Ve belki de en önemlisi:

Emine artık, yalnızca pres makinesini değil;

haber başlıklarını da dikkatle izliyor.

 

Çünkü; dünya değişiyor, ama;
küçük işletmelerin kaderi, hâlâ; büyük kararların gölgesinde yazılıyor.

 

 

 

sezerkoyun@cratone.com

 

 

Not:

Bu yazı, genel ekonomik değerlendirme niteliğindedir.

Yatırım tavsiyesi içermez.

Kişilere veya kurumlara yönelik; hukuki bir iddia oluşturmaz.



Bu yazı 3199 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HABER ARA