|
Tweet |
Marmara Üniversitesi
Finansal Bilimler Fakültesi Bankacılık Bölümü Öğretim Üyesi
Doç. Dr. Gökhan Işıl,
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK)
Kasım ayına ilişkin, Aylık Bankacılık Sektörü Verileri’ni değerlendirdi.
Işıl;
Türk bankacılık sektörünün,
2025 yılı Kasım ayı (2025/11) dönemine ait finansal tablolarının;
aktif büyüklüğü, karlılık ve kredi kompozisyonu açısından;
sektörün, makroekonomik istikrar içerisindeki yerini teyit eden
güçlü bir görünüm sunduğunu kaydetti.
Sektörün toplam aktif büyüklüğünün, Kasım ayı itibarıyla;
44 trilyon 967 milyar TL seviyesine ulaşarak,
finansal sistemin derinliğini ortaya koyduğunu belirten Işıl,
“Bilançonun aktif tarafında;
en büyük payı, 22 trilyon 174 milyar TL ile krediler alırken,
kredilerin detayına bakıldığında;
2,79 trilyon TL’lik kısmını tüketici kredilerinin,
3,53 trilyon TL’lik kısmını ise;
bireysel ve ticari kredi kartlarının oluşturduğu görülmektedir.” dedi.
Doç. Dr. Işıl, bankaların menkul değerler portföyünün ise;
6 trilyon 900 milyar TL büyüklüğe ulaştığını, bu stokun;
3,85 trilyon TL'sinin devlet tahvillerinden,
1,63 trilyon TL'sinin ise; hazinece yurt dışında ihraç edilen
Eurobond ve benzeri tahvillerden meydana geldiğini ifade etti.
Pasif tarafta ise;
temel fonlama kaynağı olan mevduat (katılım fonu dahil) hacminin,
26 trilyon 70 milyar TL seviyesine yükseldiğine değinen Işıl,
şunları kaydetti:
“Bu tutarın;
9,49 trilyon TL'si vadesiz,
16,58 trilyon TL'si ise; vadeli mevduat kalemlerinden oluşmaktadır.
Karlılık cephesinde, sektörün;
toplam faiz gelirleri 7,55 trilyon TL,
toplam faiz giderleri ise; 6,05 trilyon TL olarak gerçekleşmiştir.
Bu tablo neticesinde;
bankacılık sektörü, Kasım sonu itibarıyla;
842 milyar 844 milyon TL, dönem net karı elde etmeyi başarmıştır.”
Işıl;
aktif kalitesine yönelik kritik bir gösterge olan
takipteki alacaklar tutarı, 557,56 milyar TL seviyesinde kaydedilirken;
bu alacaklar için ayrılan beklenen zarar karşılıklarının, 783,50 milyar TL ile
riskleri fazlasıyla kapsadığının izlendiğine değindi.
Türk bankacılık sektörünün;
sermaye yeterliliği ve likidite yönetimi açısından,
oldukça dayanıklı bir performans sergilediğini gösterdiğine dikkati çeken Doç. Dr. Işıl;
değerlendirmesinde, şu ifadelere yer verdi:
“3 trilyon 920 milyar TL seviyesindeki toplam özkaynak hacmi,
sektörün; olası şoklara karşı koruma kalkanının güçlü olduğunu teyit etmektedir.
Kredilerdeki büyümenin;
hem ticari, hem de bireysel kanallarda
mevduat tabanıyla uyumlu bir şekilde ilerlemesi,
bankaların; fonlama maliyetlerini, kar marjlarıyla dengeleyebildiğini kanıtlamaktadır.”
Işıl;
özellikle, Eurobond ve devlet tahvilleriyle desteklenen menkul kıymet portföyü ile
takipteki alacaklar karşılama oranlarının yüksek seyrinin,
sektörün; 2026 yılına girerken, aktif kalitesini koruma konusundaki kararlılığını ve
sürdürülebilir karlılık potansiyelini, açıkça ortaya koyduğunu ifade etti.