|
Tweet |
Yılın ilk üç çeyreğine ilişkin, ihracat sonuçlarını değerlendiren
GAİB Hububat Birliği Başkanı Celal Kadooğlu,
sektörün performansını,
yalnızca toplam ihracatın ulaştığı değer üzerinden okumanın;
yeterli olmadığını ifade ederek, şunları söyledi:
“Sektörün ihracat performansının gerisinde,
ülkeden ülkeye değişen farklı dinamikler bulunuyor.
Çünkü;
bölgesel savaşların gölgesinde;
farklı pazarların talep yapıları, tüketim tercihleri ve dış ticaret koşulları,
birbirinden belirgin biçimde ayrışıyor.
Özellikle;
satın alma gücü, dövize erişim ve
temel gıdaya olan ihtiyaç gibi unsurların öne çıktığı hassas ekonomilerde,
ithalat eğiliminin farklılaştığını görüyoruz.
Afrika’da bazı ülkelerde;
döviz likiditesinin zayıflamasıyla,
temel gıda niteliğindeki un ve bitkisel yağlara yönelimin güçlenmesi,
buna karşılık; daha yüksek katma değerli ve ambalajlı ürünlerde,
alımların daha temkinli hale gelmesi; bunun somut örneklerinden biri.
Farklı gelir gruplarına, tüketim alışkanlıklarına ve
ekonomik koşullara sahip pazarlardaki değişimi,
hızlı okuma özelliğiyle öne çıkan bölgemiz;
ürün ve ihracat tercihlerini, şartlara göre şekillendiriyor.”
Talebin yapısındaki farklılaşmaya; hedef pazarların,
kendi gıda ve ticaret politikalarındaki değişimleri de eklemek gerektiğine dikkat çeken Kadooğlu;
şunları ifade etti:
“Başlıca ihracat pazarlarımızın bazılarında,
ithalatın finansmanı ve ödeme koşulları yeniden düzenlenirken;
bazıları, gıda ürünlerinde; yerli üretimi güçlendirecek politikalar geliştirmeye çalışıyor.
Farklı coğrafyalarda, yeni üretim kapasitelerinin devreye girmesi;
bugüne kadar, ithalata dayalı olan ticaretin;
yönünü değiştirme potansiyeli taşıyan, önemli bir unsur.
Irak’ta;
ithalat vergilerinin sevkiyat öncesinde peşin ödenmesine ilişkin yeni uygulama,
Cezayir gibi bazı ülkelerin;
makarna ve bisküvi gibi ürünlerde, yurt içinde üretimi teşvik eden yaklaşımı veya
Mısır’ın, buğdayın; hem üretimini hem de ithalatını artırarak,
un ihracatını; özellikle Doğu Afrika’ya doğru büyütme hedefi,
birbirinden farklı olmakla birlikte; bağlantılı bir dönüşüme işaret ediyor.
Bu gelişmeleri, gıda arzının ve ticaretinin;
ülkelerin kendi öncelikleri doğrultusunda,
yeniden şekillendiği daha geniş bir sürecin parçaları olarak;
değerlendirmek gerekiyor.
Bu yüzden;
hangi pazarda, hangi ürünle, hangi ticaret modeliyle ve
nasıl bir yerel rekabet ortamı içinde varlık göstereceğimizi;
bugünden öngören, bir ihracat stratejisi geliştirmeye çalışıyoruz.
Güneydoğu’nun, farklı coğrafyalardaki güçlü pazar birikimi ve deneyimiyle;
bu dönüşümü yakından izleyerek,
ticaretin değişen şartlarına hazırlıklı olmaya; devam etmek istiyoruz.”
-----
Güneydoğu Anadolu bölgesi;
Eylül ayında, 300,3 milyon dolarlık hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri ihraç etti.
Yılın ilk üç çeyreğinde;
sektörel ihracatı yüzde 5,6 artışla 2,8 milyar dolara yükselen Güneydoğu,
Türkiye’nin toplam hububat sektörü ihracatındaki yüzde 30,9’luk payla;
bölgesel liderliğini korudu.
Miktar bazında ihracatın,
yüzde 3,7 yükselişle 3,3 milyon ton olarak gerçekleştiği dokuz aylık süreçte;
931,1 bin ton makarna,
568,6 bin ton buğday unu ve
338,6 bin ton ayçiçek yağı ihraç edildi.
En fazla gelir elde edilen ürün olan ayçiçek yağındaki ihracat;
yüzde 26,1 artış ile 563 milyon dolara ulaşırken;
ikinci sırada yer alan makarnanın ihracatı,
yüzde 13,1 artışla 502,7 milyon dolar olarak gerçekleşti.
Sektörün en büyük pazarı, Orta Doğu’ya ihracat; 1,2 milyar dolara yaklaşırken,
Afrika ülkelerine; toplam 984 milyon dolar tutarında, ihracat yapıldı.