|
Tweet |
Projenin, ülkeye getireceği kazancın;
her yıl yaklaşık 8 milyar lira civarında olacağını belirten
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı,
"Dünyada da benzer örnekler var.
Bunu, sadece biz yapmıyoruz.
Amerika Birleşik Devletleri'nde bu projenin benzeri uygulanıyor.
Onlarda da üretilen kırmızı etin yaklaşık yüzde 23'ü,
sütçü ve etçi ırkların melezlenmesinden oluşuyor.
Kıymetli üreticilerimizin bu projeyle beraber;
toplamda, hayvancılık yol haritamızdaki tüm başlıkları
dikkatli bir şekilde takip etmeleri ve dahil olmaları halinde, ne olacak?
Bu projelerin tamamı gerçekleştiğinde;
üreticilerimiz bundan hem verimli, hem kaliteli ürün almak suretiyle;
hayvancılık yol haritamızdaki bütün başlıklarda
gelirlerini artırma şansına sahip olacak.
Ülke olarak biz ette dışa bağımlılığımızı;
çok küçük bir oran olsa bile,
yerli üretimi artırmak suretiyle azaltmış olacağız.
Ette kaliteyi yükseltmiş olacağız.
Üreticimizin bu anlamda kazancını artırmış olacağız.
En önemlisi de bundan sonraki
hem nüfus projeksiyonları,
hem ülkemizin alacağı turist sayısındaki artışla dahil olmak üzere;
ete olan ihtiyacı, ülkemizin bereketli topraklarından gerçekleşen üretimle;
sağlamış olacağız." diye konuştu.
Bakan Yumaklı;
"Bu projedeki ana amacımız;
sütçü ırk popülasyonunda oluşan fazlalığın bir kısmından
etçi ırk yavru almak.
Burada süt üretimimizin omurgasını oluşturan
yüksek damızlık niteliği taşıyan sütçü ırklarımızı, yine tutuyoruz.
Bunun altını özellikle çizeyim.
Çünkü; bu konu yanlış anlaşılmaya açık bir konu.
Onları, adeta; birer gen bankası olarak koruyoruz, korumaya devam edeceğiz.
Bunların dışında kalan soy kütüğüne kayıtlı olmayan
sayısı yaklaşık 1 milyona yakın olan sütçü dişi sığırlarımızı,
etçi ırklarla melezleyeceğiz.
Tamamen soy kütüğüne kayıtlı değil, yaklaşık 1 milyona yakın.
Böylece, sütçü ırka göre;
daha fazla ve kaliteli et üreten hayvanları, elde etmiş olacağız" diye konuştu.
Bu projeyle, üreticilerin gelirini artıracaklarını ifade eden Yumaklı,
"Yine, ithalatla ilgili konunun gündemimizden çıkması için
bu da önemli bir dönüm noktası olacak.
Bu proje, zorunlu bir proje değil;
üreticilerimizin isteğine bağlı bir proje.
Elinde süt verimi istediği düzeyde olmayan ve
soy kütüğüne kayıtlı olmayan hayvanları olan üreticilerimiz,
bu projeye kendi isteğiyle girebilecekler.
Suni tohumlamayla;
sütçü ırk hayvana, etçi ırk sperma kullanarak;
bu projeye dahil olmuş olacaklar.
Biz de burada üreticilerimize destek vererek,
bu projenin sorunsuz bir şekilde tamamlanmasını sağlayacağız.
Dolayısıyla;
üreticimiz, buradan iki kez kazanç elde etmiş olacak.
Bu adımlar sayesinde, bizim öngörümüz;
2026 yılından itibaren,
200 bin yeni etçi ırk hayvanı, kendi üreticilerimizden karşılamış olacağız" dedi.