Bugun...



'Bir işletmenin sel ve su baskını teminatına sahip olması önemli, ancak; teminatın hangi riskleri kapsadığı, hangi limitlerle sunulduğu ve işletmenin güncel varlık değerleriyle uyumlu olup olmadığı da en az bunun kadar önemli'


facebook-paylas
Güncelleme: 17-10-2026 16:56:51 Tarih: 17-10-2026 16:27

'Bir işletmenin sel ve su baskını teminatına sahip olması önemli, ancak; teminatın hangi riskleri kapsadığı, hangi limitlerle sunulduğu ve işletmenin güncel varlık değerleriyle uyumlu olup olmadığı da en az bunun kadar önemli'

 

IBS Sigorta ve Reasürans Brokerliği CEO’su Murat Çiftçi,

sel ve su baskını hasarlarında;
sigorta poliçelerinin kapsamının doğru değerlendirilmesi,

hasarın zamanında bildirilmesi ve

gerekli belgelerin eksiksiz hazırlanmasının;
tazminat süreçlerinin sağlıklı ilerlemesi açısından, kritik önem taşıdığını belirtti.

 

Sel ve su baskını yaşanan işletmelerde, önceliğin;
çalışanların can güvenliğinin sağlanması olduğunu vurgulayan Çiftçi,

elektrik sistemleri ve diğer tehlikeli altyapıların;
yetkili personel tarafından, güvenli hale getirilmesi gerektiğini söyledi.

 

Hasarın ardından gerçekleştirilen ilk müdahalelerin,

sigorta sürecini de doğrudan etkilediğini belirten Çiftçi;

şu değerlendirmede bulundu:

 

“Sel veya su baskını sonrasında;

işletmelerin, bir an önce normal faaliyetlerine dönmek istemesi;
son derece doğal.

 

Ancak;
bu süreçte,

hasarın doğru şekilde tespit edilmesini sağlayacak kayıtların

korunması gerekiyor.

 

Hasarlı alanların temizlenmesine, ekipmanların sökülmesine veya

onarım çalışmalarına başlanmadan önce;
mümkün olduğunca ayrıntılı, fotoğraf ve video kayıtları alınmalı.

 

Suyun ulaştığı seviye,

binaya giriş noktaları,

etkilenen alanlar ve

zarar gören ekipmanlar belgelenmeli.

 

Hasarın doğru belgelenmesi;

tazminat sürecinin, sağlıklı ilerlemesindeki en önemli unsurlardan biri.”

 

Sigortalıların, hasar bildirimlerini;
poliçelerinde belirtilen ihbar sürelerini dikkate alarak,

mümkün olan en kısa sürede; gerçekleştirmeleri gerektiğini belirten Çiftçi,

hasarın büyümesini önlemek amacıyla;
gerekli koruma ve kurtarma çalışmalarının da ihmal edilmemesi gerektiğini ifade etti.

 

“Hasarın büyümesini önlemek için

su tahliyesi, koruma ve kurtarma gibi gerekli müdahaleler yapılmalı.

 

Ancak, acil müdahaleler dışında;
zarar gören ekipmanların imha edilmesi veya hurdaya ayrılması gibi işlemlerde

eksper ve sigorta şirketiyle koordinasyon sağlanması, önem taşıyor.

Burada amaç;
hem işletmenin daha fazla zarar görmesini engellemek,

hem de hasarın nedenini ve boyutunu, doğru şekilde ortaya koyabilmek.”

 

Sel ve su baskını hasarlarında karşılaşılan önemli sorunlardan birinin,

meydana gelen zararın kapsamının ve mali sonuçlarının;
yeterli belgelerle ortaya konulamaması olduğunu belirten Çiftçi,

sigortalıların; hasar dosyalarını, sistematik şekilde hazırlamaları gerektiğine dikkat çekti.

 

“Bir işletmede, su baskını nedeniyle;
onlarca makine, elektronik ekipman veya stok, zarar görebilir.

Ancak;
bu zararların, tazminat sürecinde sağlıklı değerlendirilebilmesi için

yalnızca hasarın meydana geldiğini göstermek, yeterli değil.

 

Hangi ekipmanın zarar gördüğü,

stokların miktarı ve maliyeti,

hasarın niteliği, onarım veya yenileme bedelleri gibi bilgilerin de

belgelenmesi gerekiyor.

 

Bu nedenle, işletmelerin;
güncel envanter kayıtlarını, sabit kıymet listelerini, alış faturalarını ve

bakım belgelerini, düzenli şekilde; muhafaza etmelerini öneriyoruz.”

 

Hasar dosyasında;
olayın gelişimini açıklayan raporların,

tarih bilgisi içeren fotoğraf ve videoların,

varsa; güvenlik kamerası görüntülerinin,

teknik servis raporlarının ve

onarım tekliflerinin bulunmasının önem taşıdığını belirten Çiftçi;
su tahliyesi, temizlik ve kurtarma çalışmalarına ilişkin masrafların da

kayıt altına alınması gerektiğini söyledi.

 

Özellikle, emtia ve stok hasarlarında;
ürün cinsi, miktarı, birim maliyeti ve kurtarılabilir değer gibi bilgilerin

ayrı ayrı belgelenmesinin, değerlendirme sürecine katkı sağlayacağını ifade etti.

 

Sel ve su baskınlarının, işletmeler açısından en önemli sonuçlarından birinin;
faaliyet kesintileri olduğunu belirten Çiftçi,

fiziksel hasarın giderilmesinin;
her zaman, ekonomik kaybın tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmediğini vurguladı.

 

“Bir üretim tesisinde, su baskını nedeniyle makinelerin devre dışı kalması;
üretimin, günlerce durmasına neden olabilir.

 

Bu süreçte, işletme;
yalnızca, zarar gören ekipmanın onarım maliyetiyle karşılaşmaz.

Üretilemeyen ürünler, gerçekleştirilemeyen satışlar, iptal edilen siparişler ve

faaliyetlerin yeniden başlatılması için yapılan ilave harcamalar da

önemli mali sonuçlar yaratabilir.

 

Dolayısıyla;
sel ve su baskını riskini değerlendirirken, yalnızca fiziksel varlıkların değil;
işletmenin, faaliyet sürekliliğinin de dikkate alınması gerekiyor.”

 

İş durması ve kâr kaybına ilişkin zararların,

her poliçede; otomatik olarak, karşılanmadığına dikkat çeken Çiftçi;

bu tür kayıpların, sigorta kapsamında değerlendirilebilmesi için

poliçede; ilgili iş durması veya kâr kaybı teminatının bulunması ve

zarara neden olan maddi hasarın,

poliçe kapsamında karşılanabilir nitelikte olması gerektiğini belirtti.

 

Çiftçi, sözlerini şöyle sürdürdü:

 

“İş durması veya kâr kaybı teminatı bulunan işletmelerin,

üretimin ne kadar süre durduğunu,

hangi hatların etkilendiğini,

kapasite kayıplarını,

iptal edilen siparişleri ve ilave masrafları;
ayrıntılı şekilde, kayıt altına alması gerekiyor.

Geçmiş dönem üretim, satış ve maliyet verileri de bu süreçte önem taşıyor.

 

Doğru yapılandırılmış bir sigorta programı, yalnızca fiziksel hasarın değil;
faaliyet kesintisinin, finansal etkilerinin yönetilmesine de katkı sağlayabilir.”

 

Sel ve su baskınlarında,

sigorta poliçelerinin kapsamının; doğru anlaşılması gerektiğine dikkat çeken Çiftçi,

suyun kaynağı ve hasarın oluşum biçimine göre;
farklı teminat koşullarının gündeme gelebileceğini belirtti.

 

“Sigortalılar açısından,
dikkat edilmesi gereken önemli konulardan biri;

her su hasarının, aynı şekilde değerlendirilmediği gerçeği.

 

Sel, su baskını, yüzey suyu birikmesi, kanalizasyon geri tepmesi veya

bina içindeki tesisattan kaynaklanan hasarlar,

poliçelerde; farklı hükümlere, limitlere ve muafiyetlere tabi olabilir.

Bu nedenle;
hasarın, hangi nedenle meydana geldiğinin;
teknik bulgularla ortaya konulması, büyük önem taşıyor.”

 

Hasar değerlendirmelerinde;
sigorta bedellerinin, eksik sigorta hükümlerinin, özel limitlerin, muafiyetlerin ve

ilgili poliçe klozlarının, birlikte ele alınması gerektiğini belirten Çiftçi,

işletmelerin; poliçelerini, yalnızca hasar meydana geldikten sonra değil;
düzenli aralıklarla, gözden geçirmelerini önerdi.

 

“Özellikle;
yatırımların, makine parkının ve stok değerlerinin değiştiği işletmelerde;
sigorta bedellerinin, güncelliğini koruması gerekiyor.

Aksi halde; hasar anında, beklenmeyen mali sonuçlarla karşılaşılabilir.”

 

Sel ve su baskını risklerine karşı, etkili bir korumanın;
yalnızca sigorta poliçesi satın almakla sağlanamayacağını vurgulayan Çiftçi,

işletmelerin; fiziksel önlemlerle, sigorta korumasını

birlikte değerlendirmeleri gerektiğini; ifade etti.

 

“Özellikle;
bodrum katlar, elektrik odaları, teknik alanlar ve depolar;
su baskınları açısından, hassas noktalar arasında yer alıyor.

 

Drenaj sistemlerinin, tahliye pompalarının ve

geri tepme önleyici sistemlerin düzenli kontrol edilmesi;

çatı, yağmur olukları ve rögarların, bakımının yapılması gerekiyor.

 

Kritik makinelerin, elektronik ekipmanların ve stokların;
mümkün olduğunca, su baskını riskinden uzak ve

yüksek alanlarda muhafaza edilmesi de hasarın boyutunu azaltabilir.”

 

Meteorolojik uyarıların yakından takip edilmesi,

alınan koruyucu önlemlerin kayıt altına alınması ve

kritik işletme belgelerinin güvenli dijital ortamlarda saklanmasının

önemine işaret eden Çiftçi;
sigorta ve risk yönetiminin, birbirini tamamlayan iki unsur olduğunu söyledi.

 

IBS Sigorta ve Reasürans Brokerliği olarak;
işletmelerin risklerinin analiz edilmesi,

mevcut sigorta programlarının değerlendirilmesi,

ihtiyaçlarına uygun teminat alternatiflerinin geliştirilmesi ve

hasar süreçlerinin koordinasyonunda,

sigortalılara; danışmanlık ve brokerlik hizmetleri sunduklarını belirten Çiftçi,

sözlerini şöyle tamamladı:

 

“Sel ve su baskınlarının;
ne zaman ve hangi boyutta meydana geleceğini, her zaman öngöremeyebiliriz.

Ancak;
işletmelerin, bu risklere karşı ne kadar hazırlıklı olacağını belirlemek; mümkün.

 

Doğru risk analizi, yeterli sigorta teminatı, zamanında hasar bildirimi ve

eksiksiz dokümantasyon, birlikte ele alınmalı.

 

Sigortanın asıl değeri,

yalnızca meydana gelen zararı karşılamasında değil;
işletmelerin, beklenmedik bir afetin ardından;
faaliyetlerine devam edebilmesine ve

finansal dayanıklılığını koruyabilmesine katkı sağlamasında, ortaya çıkıyor.”







Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER EKONOMİ Haberleri

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HABER ARA
YUKARI YUKARI