|
Tweet |
Binlerce yıllık bir gelenek olan aşure, sadece bir tatlı değil;
toplumsal birlikteliğin, paylaşmanın ve sağlıklı beslenmenin de güçlü bir simgesi.
Muharrem ayının gelişiyle birlikte, sofralardaki yerini alan aşure;
farklı kültürleri ve besin gruplarını bir araya getiren eşsiz yapısıyla; dikkat çekiyor.
Aşurenin içeriğinde yer alan;
buğday, nohut, fasulye, kuru meyveler ve kuruyemişler sayesinde;
lif, bitkisel protein, vitamin ve mineral bakımından,
zengin bir öğün sunduğunu belirten
Duru Gıda Beslenme Danışmanı Diyetisyen Emine Uluçay,
“Buğday, baklagiller ve kuru meyveler,
yüksek lif içeriğiyle; sindirim sistemini düzenlerken,
kompleks karbonhidratlar sayesinde;
kan şekeri dengesine katkı sağlar.
Kuruyemişler ise;
kalp sağlığı açısından, faydalı yağlar içerir.
Tüm bu özellikleriyle aşure;
bedeni destekleyen, sağlıklı bir alternatif haline geliyor.” dedi.
Aşurenin, sadece besleyici özellikleriyle değil;
kültürel boyutuyla da önemli bir yere sahip olduğunu belirten Uluçay,
“Aşure; farklılıkların bir araya gelerek uyum oluşturduğu bir simge.
Farklı kesimlerden insanların aynı lezzette buluştuğu bu tatlı,
yardımlaşma ve paylaşma duygusunu pekiştirir.
Komşulara, akrabalara ve ihtiyaç sahiplerine dağıtılmasıyla,
toplumsal bağları kuvvetlendirir.” diyor.
Geleneksel tariflerde yüksek şeker oranına dikkat çeken Uluçay;
daha sağlıklı versiyonlar için şu öneride bulunuyor:
“Aşureyi, kararında tüketmek de oldukça önemli.
Tariflerde, rafine şeker yerine; hurma gibi doğal tatlandırıcılar kullanılabilir.
Böylece;
hem lezzetli, hem de daha dengeli bir tatlı elde edilebilir.
Duru Pratik Haşlanmış Fasulye, Nohut ve Buğday ürünleri;
aşurenin, geleneksel lezzetinden ve doğallığından ödün vermeden;
aşure yapmaya cesaret edemeyenlere, pratik bir seçenek sunuyor ve
tüketicilerin; “Ben de yapabilir miyim?” sorusuna, net cevap veriyor.”