romabet romabet romabet
deneme bonusu veren siteler
escort beylikdüzü beylikdüzü escort beylikdüzü escort
Bugun...



'Altında ithalat kotaları, arz kısıtlamaları nedeniyle; fiyat anomalileri (piyasada meydana gelen sapma), kayıt dışı ekonomik faaliyetler ve piyasa şeffaflığında bozulma gibi uzun vadeli maliyetler yaratıyor'


facebook-paylas
Güncelleme: 14-01-2026 16:43:26 Tarih: 10-01-2026 22:05

'Altında ithalat kotaları, arz kısıtlamaları nedeniyle; fiyat anomalileri (piyasada meydana gelen sapma), kayıt dışı ekonomik faaliyetler ve piyasa şeffaflığında bozulma gibi uzun vadeli maliyetler yaratıyor'

 

Prof. Dr. Metin Duyar,

''Türkiye'de altın ithalat kotalarının ekonomik etkisi:

fiyat, cari denge ve kayıt dışı ekonomi üzerine bir analiz (2018–2025)'' adlı çalışmasında;
2018–2025 dönemi temel alınarak,

Türkiye'de uygulanan altın ithalat kotalarının ekonomik etkilerini; çok yönlü analiz etti.

 

Prof. Dr. Duyar, HİBYA'ya yaptığı açıklamada;

çalışmada, öncelikle;

kota uygulamaları öncesi ve sonrası dönemlerde,

altın ithalat hacmindeki değişimin incelendiğini, ardından;
bu değişimin altın fiyatlarına olan etkisinin,

Kitco (Kanada merkezli küresel kıymetli metaller otoritesi ve külçe ürünleri perakendecisi) ve

Borsa İstanbul (BIST) verileri ışığında karşılaştırmalı olarak; değerlendirildiğini söyledi.

 

Temel bulgulardan ilkinin;
altın ithalat hacminin, kota sonrası dönemde;
tarihsel ortalamanın yüzde 40–50 altına inmesi olduğunu aktaran Prof. Dr. Duyar,

''İthalattaki bu keskin daralma;
iç piyasada gram altın fiyatlarının, uluslararası fiyatlara kıyasla;
kalıcı bir şekilde ayrışmasına yol açmıştır.

 

Kitco ve BIST verilerinin karşılaştırması,

döviz kuru etkisi arındırıldığında dahi;
iç piyasada, yaklaşık yüzde 20 düzeyinde içsel prim oluştuğunu göstermektedir.

 

Bu durum,

arz kısıtlamalarının;
fiyat oluşum mekanizmasını bozduğunu ve

piyasayı, yapay olarak;
yukarı yönlü fiyat baskısı altında bıraktığını göstermektedir.''
dedi.

 

Prof. Dr. Duyar, ikinci bulgunun;
kota uygulamasının, cari açığa kısa vadede olumlu katkı sunmasına karşın;
bu etkinin yapısallaşmadığını,

2022'de; cari açığın yaklaşık yüzde 22'sine denk gelen altın kaynaklı döviz çıkışının,

2024'te yüzde 8'e gerilemesinin olumlu görünse de

arz açığının, kayıt dışı yollardan karşılanma ihtimalinin

bu iyileşmenin bir bölümünün, istatistiksel nitelikte olabileceğine işaret ettiğini dile getirdi.

 

Üçüncü bulgunun ise;
mevcut politikaların sürdürülmesi durumunda,

2025-2026 döneminde altın ithalatının;
tarihsel ortalamanın, oldukça altında seyredeceği yönünde olduğunu ifade eden

Prof. Dr. Duyar, şunları kaydetti:

 

''Model tahminlerine göre;
arz açığı devam edecek,

iç piyasa fiyatlarındaki ayrışma yapısal bir nitelik kazanacak ve

piyasa belirsizliği, yatırım davranışlarını olumsuz etkileyecektir.

 

Bir diğer önemli sonuç;

kota uygulamalarının, kayıt dışı ekonomi üzerinde yarattığı teşvik edici etkilerdir.

 

Literatürde, doğrudan arz müdahalelerinin;

kayıt dışı faaliyetleri tetiklediği, sıkça vurgulanmaktadır.

 

Türkiye örneğinde de

2023 sonrası dönemde, altın kaçakçılığına dair; artan iddialar,

fiyat anomalileri ve sektörün ham madde bulmakta zorlanması,

resmi arzın; talebi karşılamada yetersiz kaldığını ve

sistem dışı alternatif kanalların güçlendiğini göstermektedir.

 

Bu bulguların toplamı;
Türkiye'nin altın piyasasına yönelik politika setinde,

yapısal bir revizyon gerekliliğine işaret etmektedir.

 

Arzı kısıtlamaya dayalı mevcut yaklaşım;

kısa vadeli döviz yönetimi açısından, faydalı görünse de

uzun vadede fiyat istikrarını bozmakta,

piyasa şeffaflığını zayıflatmakta ve

kayıt dışı ekonomik faaliyetleri destekleyen bir zemin oluşturmaktadır.''

 

Öneriler

 

Prof. Dr. Metin Duyar,

konuyla ilgili politika önerilerini; şöyle sıraladı:

 

''Kotaların tamamen kaldırılması;
kısa vadede, fiyatlarda sert dalgalanmalara yol açabileceğinden;
sektör segmentlerine göre farklılaştırılmış,

kademeli esneme stratejisi uygulanmalıdır.

 

Kuyumculuk, ihracatçı firmalar ve sanayi kullanıcıları için

ayrı kontenjan mekanizmaları oluşturulabilir.

 

Türkiye'nin altın arzının büyük bölümü, ithalata dayalıdır.

Uzun vadede arz bağımlılığını azaltmak için

rafineri kapasitesinin artırılması,

kamu-özel iş birlikleriyle yeni yatırımların teşvik edilmesi ve

madencilik sektörüne yönelik vergi indirimi,

yatırım kredisi ve AR-GE destekleri sağlanmalıdır.

 

Gümrüklerde;
dijital izleme, 
ileri tarama teknolojileri ve

risk bazlı kontrol mekanizmaları yaygınlaştırılmalı,

özellikle sınır kapılarında;
X-ray ve kimyasal analiz cihazları artırılmalıdır.

 

Kuyumculuk sektöründe;
blockchain tabanlı stok izleme sistemleri,

dijital fatura zorunluluğu ve

rafineri çıkış kontrolleri, kayıt dışılığı azaltacaktır.

 

Altın arzına ilişkin veriler;
(kota dağıtımı, rafineri üretimi, ithalat izinleri, iç piyasa tüketim miktarları)

düzenli şekilde kamuoyuyla paylaşılmalı,

bu şeffaflık; fiyatlama davranışını rasyonelleştirerek,

spekülasyon alanını daraltacaktır.

 

Fiziki altın yerine, sermaye piyasası araçlarının kullanımını teşvik etmek için

altın tahvili, altın sertifikası ve kayıtlı külçe alım-satım platformları yaygınlaştırılmalıdır.

 

Altın politikası;
rezerv yönetimi, döviz kuru politikası ve

sermaye hareketlerinin düzenlenmesiyle entegre biçimde ele alınmalıdır.

 

Altın; hem bir yatırım aracı, hem de bir ulusal rezerv unsuru olduğundan;
politika setlerinin koordinasyonu, kritik önemdedir.

 

Altın ticaretine ilişkin mevzuat; modernize edilmeli,

kota dışı ithalata yönelik cezai yaptırımlar güçlendirilmeli ve

kayıtlı ticareti destekleyici vergisel teşvikler uygulanmalıdır.''

 

Altın ithalat kotalarının, kısa vadede döviz talebini azaltarak;
cari açık üzerinde sınırlı bir rahatlama sağladığını aktaran Prof. Dr. Duyar,

''Ancak, arz kısıtlamaları nedeniyle;
fiyat anomalileri, kayıt dışı ekonomik faaliyetler ve

piyasa şeffaflığında bozulma gibi

uzun vadeli maliyetler yarattığını göstermektedir.

 

Bu nedenle;

sürdürülebilir bir altın politikası, yalnızca arzı sınırlamaya değil;
yerli üretim kapasitesinin artırılmasına,

şeffaflığın sağlanmasına ve

kayıt dışılığın azaltılmasına odaklanan,

bütüncül bir strateji gerektirmektedir.'' görüşünü dile getirdi.

 

 

 

 

Hibya Haber Ajansı







Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER EKONOMİ Haberleri

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HABER ARA