Bugun...


Yelda YALAMAN

facebook-paylas
Hoşçakal 2020
Tarih: 30-12-2020 13:04:00 Güncelleme: 30-12-2020 13:15:00


2020’yi aslında sevgi ve minnetle uğurlamalıyız.

 

Hepimizin hayatında derin izler bırakan bir yıl oldu.

 

Tabii ki en önemli olay Covid-19 pandemisiydi. Tüm dünyayı saran bu hastalık 2021’e de damgasını vuracak gibi gözüküyor.

 

Bizim kuşağımızın pandemiden önceki en büyük travması

1999 Gölcük depremidir. Bireysel travma nedeni olan o deprem ne yazık ki toplumsal manada ders çıkardığımız bir deprem olamadı. Aynı sakat binalar, yöneten ve yönetilen tarafında aynı umursamaz davranışlar ile hep birlikte olması çok muhtemel büyük İstanbul depremini kaderimize razı bir şekilde bekliyoruz.

 

Dileğim o ki; inşallah bu yaşadığımız pandeminin pozitif kazanımları çok olur ve deprem olayına benzemez. Çünkü 2020 bize bu manada o kadar çok şey öğretti ki…

Yeter ki bu kazanımların farkında olalım.

 

2020’yi lanetleyerek uğurlamak yerine sevgi, minnet ve şükür ile uğurlayalım. Niye mi?

 

Hepimizin mesleki ve özel yaşantısı çok değişti.

 

Kendi içimize döndük. Ve bu anlamda kendi içimizdeki BEN’i gördük, görmeliyiz, tanımalıyız.

Çünkü müthiş bir koşturmacanın içinde O’nu çoktan unutmuştuk. Hatırladık. Ve bir çoğumuz kendi kendimize yetebilmeyi öğrendik.

 

Ağır izolasyon dönemleri yaşadık ve yaşıyoruz.

 

Mesleki manada çalışma tarzımız ve tekniklerimiz değişti. Bu değişimin farkında olarak,

içinde yer almalıyız ki pandemi sonrası süreçte saha dışında kalmayalım.

 

Sevdiklerimize sarılmanın, öpmenin, onlarla uzun uzun konuşmanın, vakit geçirmenin ne kadar değerli olduğunun farkına vardık.

 

Bir deniz kenarında, bir kafede ya da bir lokantada hep birlikte bir şeyler yiyip, içmenin

ne demek olduğunu yeni anlamış gibiyiz.

 

Salgını yok sayarak, meydan okuyarak sokaklarda maskesiz, aylak aylak dolaşan ve kamu sağlığını tehlikeye atanların aslında ne kadar çaresiz olduklarını da gördük. Yeni düzene uyum sorunları yaşadılar, hala yaşıyorlar. Şimdi de hafta sonları cengaver gibi ellerinde hazır kahveleri ile caddelerde volta atanların aslında ruhen ne kadar zor durumda olduklarını görüyoruz.

 

Tabii ki bu çıkarımı yaparken başta tüm sağlık personeli olmak üzere; hafta içi ya da 7/24 tüm çalışanları saygı ile selamlıyorum. Çünkü onlar bu süreci ölüm korkusu ve çaresizliği içinde yaşıyorlar.

“Hayat Eve Sığar” derken ve bunu her fırsatta tekrar ederken, çalışmak zorunda kalan yurttaşlarımızı ne yazık ki o evlere sığdıramıyoruz.

 

İşçilerimizin, çiftçilerimizin de bizim yaşantımızda ne kadar önemli olduğunun farkına varmalıyız.

Onlar fabrikalarda ya da tarlalarda üretim yapmazlarsa ne kadar zor durumda kalacağımız aşikar.

Bu noktayı da yeni yeni kavrıyoruz.

 

Mart'tan beri yaşadığımız süreçte iş verenin ne kadar acımasız olduğunu da bir kez daha gördük.

Kilit altında çalışmaya mahkum edilen fabrika işçileri, covid-19 testi pozitif çıktığı halde normalmiş gibi çalıştırılan, iş işten geçtikten sonra eve gönderilen ve ailesinin pek çoğunu bu hastalık yüzünden kaybeden işçileri de gördük.

 

Pandemi nedeniyle dükkanlarını kapatmak zorunda kalan esnafın çaresizliğine hep birlikte tanığız.

 

Tüm dünyaya kısa bir süre içinde yayılan bu pandemide biz çok değerli bir şeyi daha kaybettik ki

o da özgürlüğümüz.

 

İstediğimiz yere, istediğimiz şekilde ve istediğimiz kadar gidememenin ne kadar yorucu ve kısıtlayıcı olduğunu yaşadık, yaşıyoruz ve bir süre daha da yaşayacağız. Bunu anlamak dahi çok yorucu.

Pek çoğumuz bunu şiddetle hissetti.

 

Sonra pozitif bilimlerin, tıbbın, aşı endüstrisinin, teknolojinin başka her şeyden çok daha önemli olduğunu yine hep birlikte gördük.

 

Sevgili ve saygın sağlık çalışanlarımızı 3 gün alkışladık, hakkınız ödenmez dedik ve gerçekten ödemedik. Onlara saldırdık. Dövdük. Ailelerinden uzakta, çocuklarına dahi sarılamazken biz tatillere gittik, çılgın partiler yaptık ve yapmaktayız.

 

İşte 2020’den elimizde kalanlar tüm olumlu/olumsuz yaşananlardan ders çıkarmak olsun.

 

Geriye dönüp baktığımızda 2020’nin bize kazandırdığı bu farkındalığın yaşamamız için faydalı olmasını sağlamak 2021’de en büyük amacımız olsun. 

 

Sevdiklerimizle birlikte özgür ve korkmadan, rahat rahat, huzur dolu günler çok yakında olsun…

 

Hepimizin ihtiyacı olan her güzellik 2021 ile gelsin.

 

 

Yelda YALAMAN



Bu yazı 980 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
HABER ARŞİVİ
HABER ARA
YUKARI