Bugun...


Yelda YALAMAN

facebook-paylas
Göbeklitepe; tıpkı Ayasofya gibi daima ilk ve tek kalacak…
Tarih: 09-06-2019 22:31:00 Güncelleme: 09-06-2019 23:46:00


Taşların hafızası Göbeklitepe

 

Evet İlk ve tek.

 

Benzerleri elbette bulunacak. Hatta Karahantepe bulundu bile. Ancak Göbeklitepe hep ilk olarak kalacak. Daha eski tapınaklar bulunsa bile orası hep ilk olacak. 

 

Çünkü Göbeklitepe hem kendi zamanı, hem de çağımız için bir milattır. İnsanlığın en önemli atlama taşıdır. O kadar ki Batı’ya ithal olan uygarlık çizgisinin de ilk halkasıdır. 

 

Siyasi elit orada ilk defa dini eliti oluşturdu ve oluşturduğu dini elite bir görev verdi. Yönetimin siyasi anlayışı; belirlenen ölçü, anlam, ritüel düzeni ve yine yönetimin belirlediği dini figürler eliyle dış ya da aşağı sınıflara propaganda ve yaptırım manasında ilk burada  aktarıldı.

 

Büyük ihtimal ki kadim dönemlerin tümünde olduğu gibi sıradan halk Göbeklitepe’de de tapınağın içine giremedi. Çünkü içerisi siyasi ve dini elite aitti. Ayrıca o şehrin ya da devletin tüm hazinesi de içeride olduğundan “içerisi” sıradan halka yasaktı. Halk Göbeklitepe’de de Pagan dünyanın tüm tapınaklarında olduğu gibi olanı biteni dışardan izledi. Senenin 1 ya da 2 günü izin verildiği kadarıyla içeriye şöyle bir bakabildi. Çünkü içerisi “Özel”di ve sadece “Özel” olanlar girebilirdi.

 

Bugün Göbeklitepe gezilirken üzeri örtülü bölümdeki 6 tapınakta bu özellik açıkça görülüyor. Ve eminim ki; ileride açılacak olan 25 civarındaki tapınakta da aynı özellikler bire bir görülecektir.

 

1-Tam ortada yükseklikleri 6m.’yi bulabilen, diğerlerinden daha büyük ve yüksek 2 adet T taşı siyasi elitin belirlediği ritüeli yönetmekle görevli 2 dini üst kademe yöneticiyi,

 

2- 2 dini yöneticinin çevresindeki 12 daha küçük T taşı  törene katılan hiyerarşik dini eliti,

 

3- 12 daha küçük T taşının aralarında yer alan yine 12 koltuk ise tabii ki; ritüeli izleyen ve hatta “yön vermiş/veren/verecek olan” siyasi elite ait.

 

     

 

Evet görüldüğü üzere İçeridekiler/Dışarıdakiler ya da   Yukarıdakiler/Aşağıdakiler sınıflandırmasını tanımlayan  özel bir ritüel düzeni ilk kez Göbeklitepe’de uygulandı.

 

Sonraları siyasi erk bilinmeyen bir sebeple buranın üzerini kapatma kararı aldı. Ve bununla da yetinmeyip Göbeklitepe kültürünü batıya ihraç etti.

 

Örneğin bilinen ilk durak Çatalhöyük’tü. Ardından Neolitik Akdeniz, Ege, Marmara ve nihayet Neolitik İstanbul. Bütün bu coğrafyaları geçip kültürünü yaydıktan sonra ise son durak Avrupa’ydı ve öyle de oldu.  

 

Arkeolojik buluntular bu izleri sırasıyla birebir kanıtlamakta.

 

Evet güneş yine Doğu’dan yükselmiş ve tüm Batı’yı  her çağda olduğu gibi Göbeklitepe çağında da ışıl ışıl  aydınlatmıştı.  Sonraları bilindiği üzere bu yayılma çizgisi pek çok kez tekrarlandı. Pek çok kez güneş hep Doğu’dan yükseldi.

 

Çünkü kadim topraklar Ana Tanrıçaydı. Dişildi. Doğurgandı…

 

Göbeklitepe “eril” bir kültürün temsilcisiydi ancak o derece toprakla iç içeydi ki; insanlar tarım yapmaya başladıklarından o eril kültür de doğurganlığa karşı duramadı. Üstelik eril iken kültürü ve tarım dünyasını doğurdu.

 

İşte Göbeklitepe bu yüzden önemlidir. Avrupa bu yüzden kökenini Göbeklitepe’nin ari/eril kültürüne bağlamak ister. Bu yüzden 80’li yıllardan beri bu alana ödenek ayırır, kazar, bu yüzden ille de sahiplenip Anadolu ve Anadolu insanını saf dışı bırakmak ister. Çünkü Urfa aynı zamanda Arz-ı Mevud toprakları içindedir. Bu yüzden Avrupa; Aden Cenneti’ni Urfa’ya taşımak için planlar yapar, mitolojik metinleri tersten okur. Bu yüzden Antik Uzay Teoremcileri Göbeklitepe’ye üşüşmek üzere.

 

Çünkü Göbeklitepe’de artık yadsınamayacak arkeolojik buluntular çok değişik bir çizgide ilerliyor. İlginç bir konu da alandaki Türk Tamgaları. Evet doğru okudunuz MÖ 10.000-8000’lere tarihlendirilen Göbeklitepe’de. Yani Anadolu’daki Türk varlığı da tam burada. Bu tamgalar daha geç zamanlarda yapılmış olsa bile muhakkak ki  1071’den çok daha eski bir zamana ait.

 

Eh daha ne olsun? Bu sıraladığım nedenler yüzünden Göbeklitepe ilktir ve sırf bu nedenler yüzünden de hep ilk kalacak…

 

Yelda Yalaman

Sanat Tarihi Uzmanı

yalamanyelda@hotmail.com

 



Bu yazı 2020 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
HABER ARA
YUKARI