Bugun...


Nilüfer YÜCEDAĞ

facebook-paylas
Renkler ve Yemekler Tartışılmaz
Tarih: 12-11-2021 23:56:00 Güncelleme: 13-11-2021 01:21:00


Yemeklerde tat konusu önemli olduğu kadar,

renk, sunum, mekan atmosferi gibi unsurlar bir bileşendir. 

 

Muhteşem bir yemek;

sıradan bir sunum ile, aşırı gürültülü, sıcak veya soğuk,

hijyenik olmayan bir ortamda gerçek değerini yitirir ve tadını etkiler.

Hatta servis yapan kişinin yüz ifadesi ve davranış biçimi bile

yemekten keyif almayı etkiler.

 

Renkler yiyecek, içecek ve satın alma tercihlerimizi nasıl etkiliyor?

 

İnsanların duygusal, zihinsel ve fiziksel yapılarını etkileyen renk,

insan psikolojisi üzerinde etkili olmaktadır.

 

Psikolojik Faktörler (öğrenme, güdülenme, algılama, tutum, kişilik)

pazarlamada tüketicilerin satın alma davranışını etkileyen faktörlerden biridir.

 

Renk, psikolojik faktörlerden "algılama" ile ilgilidir.

Renkler ışıkla birlikte var olur ve izleyen üzerinde birçok değişik duygular uyandırabilir.

Bu duyguların bir bölümü kişiseldir, bir bölümü ise; genellenebilir.

 

Sıcak renkler; kırmızı, sarı ve turuncu;

Soğuk renkler ise; mavi, yeşil ve mor olarak sıralanmaktadır.

 

Sıcak renkler uyarıcıdır.

Soğuk renkler ise; gevşeticidir, dinlendiricidir, sakinleştirir ve huzur verir.

Bu nedenle pahalı ürünlerin satıldığı mağazalarda soğuk renkler kullanılarak;

tüketicilerin huzursuz olması engellenebilir ve

ürünleri rahatlıkla inceleyebilecekleri bir ortam yaratılabilir.

 

Tüketicilerin ürün seçmek ve satın alma kararına yardımcı olabilmek için

mağazalarda rahat, pozitif ve memnuniyet veren bir atmosfer yaratmada renkler önemlidir.

 

Örneğin; Bellizzi ve Hite (1992) yaptıkları araştırmada;
mağaza atmosferi için mavi rengin,

kırmızı renge göre daha arzu edilen, rahatlatan bir renk olduğunu saptamışlardır.

 

Gençlere ve çocuklara yönelik mağazalarda ise;
sıcak renklerin kullanılması hedef kitlenin dikkatini çekmek açısından önemlidir.

 

Psikologlar rengin, insan duygularına biçimden daha yakın olduğunu söylemektedir. (2)

 

Renkler ürün tanınırlığı ile birlikte

tüketicilerin ürünler ile iletişim kurumasına yardım eder.

 

Bu algı yiyecekler için de geçerlidir.

Ör; Sarı limon, kırmızı domates, süt beyaz gibi yiyecek isimlerini duyduğunuzda

bu renklerle aklımıza gelebilmektedir.

 

Sütü farklı bir renk içinde, düşünemeyiz. 

Domates gibi kıpkırmızı olmuş der ve domates çorbası renginin kırmızı olduğunu hayal ederiz.

 

Yemeğin görünüşü, özellikle de rengi,

tadım öncesi lezzet tahmini açısından önemli bir bilgi kaynağıdır.

 

Yemeğin rengi;

tüketicilerin aromayı doğru şekilde tanıma konusunda da önemli bir rol üstlenir.

Duygulara dokunmayı ve daha keyifli zaman geçirmeyi sağlayabilmesine,

mutfak duvar renkleri ve mutfak araç gereçlerinin renkleri yardımcı olur.

 

Yiyecek ve içeceklerin görünüşü ve rengi,

lezzeti ile ilgili renkler yine belirleyici bir rol oynayabilir. (4)

 

Yemeğin yanında servis edilen koyu renkli garnitür veya

renkli baharatlar müşterinin gözünde yemeğin daha canlı ve daha enerjik görünmesini sağlar.

 

Renkler ile ilgili bir çok araştırma bulunmaktadır;

Mogoulus’un çalışmasında; renklerin tat ile bir bütün olarak algılandığı,

yalnızca tarife uygun bir yemek yapılması değil;

tadın yanında renginin de güzel olması üzerinde durulur. 

Bunun sebebi tat ve rengin birlikte müşteri memnuniyetini sağlamasıdır.

 

Bunu “ziyafet gözlerde başlar” sözü ile de açıklayabiliriz.

Singh, çalışmasında; tüketicinin bir ürünü algılamaya 90 saniyede karar verdiği ve

bu karar sürecinde %90’ın renk olduğu sonucuna ulaşmıştır.

 

Rengin insan psikolojisinde önemli derecede etkileri olduğunu,

doğru renk tercihinin tüketici üzerinde pozitif bir algı yarattığını ve

restoranda kullanılan halıların, duvar renginin, perdelerin tüketiciyi etkileyerek;
ürün tercihinde rol oynadığını da vurgulamaktadır.

 

Magoulas; renklerin yemek seçimine etkilerinin nasıl olduğunu incelediği bir çalışmada,

yemeği yemeden önce renklerin tat algısı oluşturduğu sonucuna varmaktadır.

Yani; insan gıdanın rengine bakarak gıda hakkında bir fikir sahibi oluyor.

 

Rozin ise; tüketicinin rengine göre karar verdiği gıdaları

algılanış yapısına göre gruplandırmaktadır.

 

Pişmemiş, işlem geçirmemiş, rengi solmamış, doğal yiyecekleri “Sweet taste” olarak;

pişirildikten ve işlem geçirdikten sonra ise; “Bitter taste” olarak adlandırmaktadır.

 

Sweet taste yiyecekleri kişide “güvenli gıda” algısı yaratan kavramla eşleştirmiş.

Bitter taste yiyecekleri ise; “güvensiz gıda” kavramı ile eşleştirmektedir.

Bu bilgiden hareketle yiyecek içeceklerin renginin;
tadını bilmesek dahi insanda sağlıklı ya da sağlıksız kavramına yönelik bir algı oluşturduğu

sonucuna ulaşılmaktadır.

 

Örneğin; Instagramda bowlfood akımına denk gelen bir tüketici;

sadece gördüğü renkli ve taze görünümden dolayı,

tüketicide sağlıklı ve güvenli algısı ve satın alma algısı oluşturabilir.

 

Özellikle insanların zaman içinde tercih ettikleri ürünlerde farklılaşmalar sonucunda

yeni trendlerin önemi artmaktadır.

Ki; bunlardan biri de henüz yeni bir trend olmaya başlayan “Siyah Yiyecekler”. (3)

 

Siyah yiyecekleri iki grup altında ele alırsak;

birincisi diğer renkli sebze ve meyvelere nazaran,

daha sağlıklı oldukları belirtilen doğal siyah yiyeceklerdir.

 

Bu siyah yiyeceklerden doğal olanlarına siyah sarımsak, siyah fasulye, siyah pirinç

örnek olarak verilebilir.

 

İkincisi ise; 

aktif kömür, bambu kömürü ve mürekkep balığı kullanılmak suretiyle

görünümleri itibariyle tamamen siyah renkli olarak hazırlanıp sunulan yiyecekler.

Örneğin; Siyah burger, siyah dondurma, siyah havyar, siyah kruvasan.(1)

Siyah yiyecek ve içecekler arasında siyah domates, siyah limonata, siyah pastada bulunmaktadır.


Beyaz: Sadeliğin, temizliğin, doğruluğun temsilcisi olarak bilinir.

Pazarlama iletişiminde; saflık, temizlik, katkısız bir renk algısını oluşturur.

 

Dondurulmuş gıda ürünlerinde kullanılan maviye,

buzu ve sağlıklı kalmayı ifade eden beyaz renk eşlik eder,

ayrıca; kalorisi düşük gıdayı temsil eder.

 

Soğan ve sarımsak gibi doğal antibiyotik olarak bilinen gıdalarla ve sağlıkla ilişkilendirilir.

Beyaz renkli besinler sağlıklı yiyecekler olarak görülmekte olup,

beyaz gıdalara peynir, yoğurt, yumurta, süt örnek verilebilir.

 

Sarı: Sıcaklık, canlılık ve parlaklık veren, güneş ile altının rengidir.

Sarı neşe ve keyif algısı veren bir renk olarak ambalajlarda kullanılmakta olup,

pazarlama iletişiminde lüks ve zengin bir algı yaratır.

 

Sıcak renklerin vermiş olduğu doğal ve samimi algıyla

iştah açan renkler arasında olduğu bilinmekte.

 

Aynı zamanda geçiciliği de simgeler ve

müşteri yoğunluğunun bulunduğu fast food tarzı restoranlarda bu özellikten dolayı

sarı renk tercih edilir.

 

Sarı gıdalara ekşi bir algı uyandıran limon, besleyici değeri yüksek olan muz örnek verilebilir.

 

Turuncu: Hareketli bir renk olan turuncu; eğlence, dinamiklik algısı oluşturur.

Pazarlama iletişiminde de doğal, sıcak ve samimi bir algı oluşturmakta olup,

iştah açan sıcak renkler arasındadır.

 

“Bu ürün herkes için” imajı veren turuncu renk,

müşteri memnuniyetini ve kendini iyi hissetmek duygusunu uyandırır.

 

Turuncu gıdalara vitamin değeri yüksek olan portakal, greyfurt,

Türk Mutfağı'nda yaygın olan kabak tatlısı ile balkabağı örnek verilebilir.

 

Kırmızı: Heyecan, tutku, güç ve dışa dönüklük olarak tanımlanan sıcak renklerde,

gözün en iyi algıladığı bu renk; pazarlama iletişiminde gücün, heyecanın, ateşin çağrışımıdır.

 

Kırmızı parlak ve canlı görünüşüyle iştah açar ve

yiyecekler ile logolarda akla ilk gelen renk özelliğine sahip olduğu söylenebilir.

 

Kalp ve kan dolaşımında destekleyici olduğu bilinir.

Enerji veren bir imaj yaratmak için reçel, jöle gibi tatlı ambalajlarında da

kırmızı renk kullanılmaktadır.

 

Kırmızı gıdalara domates, çilek, karpuz, kırmızı biber gibi

antioksidan açısından yararlı yiyecekler örnek verilebilir.

 

Siyah: Soğuk, gizem ve hırs ile ilişkilendirilir.

Pazarlama iletişiminde soğuk, prestijli ve sofistike bir renk olarak algılanan

koyu renkli gıda grubunda; çikolata, kahve, kakao gibi uyarıcıların olduğu ve

enerji veren gıdalar olduğu bilinir.

 

Siyah gıdalara üzüm, çörek otu, zeytin, karadut örnek verilebilir.

 

Yeşil: Tazelik, serinlik, doğa, baharı ve canlılığı çağrıştırır.

Doğa ve tazelik açısından gıda ürünlerinde kullanılmaktadır.

 

Soğuk renk sınıflandırılmasında olup,

sağlıklı yaşamı çağrıştırır ve akla sebzeleri getirir.

Ayrıca; yaratıcılığı artıran bir renk olduğu için

otellerin mutfaklarında sıklıkla kullanılır ve

bu sayede aşçıların değişik tatlar üretmesine yardımcı olunması amaçlanır.

 

Çin tıbbında temel diyetlerde tavsiye edilmektedir.

Yeşil gıdalara kuşkonmaz, ıspanak, marul, bezelye, ısırgan, maydanoz örnek verilebilir.

 

Mor: Gururun, ihtişamın, asaletin rengi olarak tanımlanmaktadır.

Kültürel anlamda rengin anlamları değişmektedir.

 

Genel algı olarak; pazarlama iletişiminde asalet ve imparatorluk rengidir.

Yiyeceklerde yeme isteği açısından iştah kapatan renkler arasında yer almaktadır.

 

Mor gıdalara mor lahana, patlıcan, mürdüm eriği, yaban mersini örnek verilebilir.

 

Mavi: Serinlik, sakinlik, güven ile ilişkilendirilir ve soğuk renk kategorisinde yer alır.

Sakinleştirici ve rahatlatıcı özelliklere sahip olduğu bilinir.

 

Mavinin, yiyeceklere karşı iştah kapatıcı algısı uyandıran renkler arasında olduğu bilinir.

Mavi gıdalara örnek bir yiyecek olmadığı bilinmekle birlikte;

mavi tonlarında bir patates türü örnek verilebilir.

 

Gıda ürünlerinde en az mavi renk, en çok sarı renk tercih edilmektedir.

Mavi gıda ile çok nadir eşlenir ve doğal yiyecek mavisi olmadığı için iştah kapatır.

Bu yüzden gıdalarda hoşnutsuz bir renk olabilir.  

 

Doğada bulunmayan, insanların alışık olmadığı renklerin bir anlam ifade etmediği ya da

iştah üzerinde olumsuz etkisi olduğu ifade edilebilir.

 

Yılmaz ve Erden tarafından,

“Renklerin, çorbaların tat algısı üzerindeki etkilerinin belirlenmesi”

amacıyla yapılan bir araştırmada;

Beyaz rengin en çok iştah açan renk,

Siyah rengin ise; iştah azaltan renk olduğu tespit edilmiştir.

 

Yemeklerin bölgesel farklılıklar oluşturduğu gibi

hanelere göre farklılıklar olması da söz konusudur.

 

Aynı ailede yetişen kardeşlerin bile

kendi evlerinde yaptıkları yemeklerin görsel farklılıkları söz konusu olabilir.

 

Yapılan çorbaların renkleri evden eve değişebilir.

Birinin sarı olarak ifade ettiği mercimek çorbası

aileden başka birisi için kırmızıdır.

 

Sonuç olarak;

yiyeceklerin sunumlarında görsellik ve renklerin uyumu oldukça önemli bir algıdır. (4)

 

 

nil_u_fer@outlook.com

 

 

Kaynaklar:


Bozok D. ve Yalın G. (2018).

Gastronomide Yeni Trend: Siyah Yiyecekler, Güncel Turizm Araştırmaları Dergisi.

 

İçli Eti G. ve Çopur M.E. (2008).

Pazarlama İletişiminde Renklerin Rolü Trakya Ünv. Sosyal Bilimler Dergisi.


Sarıışık M. ve Kardeş N. (2019).

Gastronomi Akımları ile Renklerin İlişkisi Üzerine Bir İnceleme,

International Conference on Eurasian Economies.


Yılmaz ve Erden (2017).

Renklerin Çorbaların Tat Algısı Üzerindeki Etkilerini Belirlemeye Yönelik Bir Araştırma, II. Gastrono



Bu yazı 3711 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
HABER ARA
YUKARI