Bugun...


Nilüfer YÜCEDAĞ

facebook-paylas
Tıbbi ve Aromatik Bitkiler (TAB) ve Turizm
Tarih: 05-12-2021 00:38:00 Güncelleme: 05-12-2021 09:31:00


“Kentlerin de Uzmanlaştığı Turizm Türleri Olmalı”

başlıklı bir yazı kaleme almıştım. 

 

Kentler tüm turizm değerlerini ön plana çıkartabilir,

festivaller, etkinlikler düzenleyebilir ama kendi dokusuna uygun

öncelikli olarak tanıtımını yapacağı ve uzmanlaştığı bir turizm türü olmalı diye yazmıştım.

 

Bu yazının devamında yer alan “Parfüm Başkenti Grasse”

anlatmak istediğim konulara örnek bir kent.

 

Yine kentlerin turizm türleri konusu ile ilgili başka bir konu da,

turizm türlerinin kentin sahip olduğu başka markaları ile bir tanıtım iş birliği yapması.

 

Bu markalardan birisi;
TAB (Tıbbi ve Aromatik Bitkiler) ve Baharatlar.

Bu ürünler ülkemizin güçlü yönleri.

 

Türkiye 11.000 bitki türü bulunuyor. (Avrupa toplam bitki türü sayısı 12.000'dir)

Türkiye’de yetişen 11.000 bitki türünün üçte biri endemik (3500 civarı)

yani yalnızca Türkiye’de yetişebilir.

 

Tıbbi ve Aromatik Bitki türü sayısı ise; 650.

 

Gül, Lavanta, Defne üreten illerimizden biri neden “Parfüm Başkenti” olmasın?

Adaçayı, Kekik ve Biberiye üreten illerimiz neden bir “Bitkisel Çay” başkenti olmasın?

 

Turizm ile TAB ürünlerinin de doğal olarak tanıtımı yapılmış olur.

Gül suyu antiseptiktir.

Adaçayının özellikleri ise; say say bitmez.

 

Gastronomi Turizmi alanında bir çok çalışma ve tur yapılabilir.

Doğal olarak hazırlanan bitki çayları ile ilgili çalışmalara da ağırlık verilebilir ve

turizm ile tanıtımı yapılabilir.

 

Bunu ilk defa duyanlar için Evet hep diğer ülkelerde yeni bir ürün veya turizm türü yapılınca

sanki onaylanmış evet yapılabilir gibi burada da yapılıyordu.

Ama artık bu değişti.

 

“Cesaret varsa Girişimcilik vardır İnovasyon vardır” Özgüvenimiz yüksek.

Ülkemizde tüm turizm türleri mevcut.

Bundan sonra Türkiye’den yeni turizm türleri ve ürünleri duyacaklar.

4 yıl önce Gastronomi Turizminde Ar-Ge Komitesini kurdum.

Aynı şekilde Turizm Araştırma Tu-Ar Platformunun ilk kuruluşunda yer aldım.

 

Bu ürünlerin Gastronomi Turizminde tanıtımı ile birlikte;

Türk Gül suyu ve Türk Adaçayı TAB olarak markalaştırılarak;

Sağlık tesislerinde, Termal Tesislerde, hastanelerde kullanımı yaygınlaştırılabilir ve

sağlık turistlerinede tanıtımı yapılmış olur.

 

Binlerce yıl önce bu bitkiler, baharatlar, gıda ürünleri, tuz, çay, hatta soslar ile

tekstil, kıymetli taşlar ve bir çok ürün çeşidi en bilinen ticaret yollarından

İpek Yolu ve Baharat yolu ile kıtalararası taşınmış.

 

Yeni keşfedilen batık gemilerde binlerce yıl öncesine ait çeşitli soslar bulunuyor.

Gerek karadan gerekse deniz yolları taşımacılığı ile yapılan kıtalararası taşımacılık

antik dönem ile kıyaslandığında müthiş.

 

Ülkenin tarihi ve kültürel doğal güzellikleri, jeolojik mirasları, dağ, deniz, göl gibi

turizm ürünlerinin turist çekebilmek için tanıtımı yapılıyor.

 

Bununla birlikte Turizm başlı başına bir ülkenin uluslararası alanda tanıtım aracıdır.

Turizm, tarım ve gıdadan hijyen ve temizlik ürünleri, sağlık, inşaat ve mobilyaya kadar

54 sektörü doğrudan etkiliyor.

 

Turizm sektörü tüm bu sektörlerin ürünlerini zaten doğal olarak tanıtıyor.

Kullanılmayan büyüme fırsatlarını kullanmanın tam zamanı.

Aynı şekilde coğrafi işaretli gıda ürünlerimizin de

sağlık sektöründe turizm ile tanıtımını yapabiliriz.

 

Gıda ile birlikte diğer coğrafi işaretli ürünlerimiz de turizm aracılığıyla tanıtılabilir.

Örneğin Denizli “Tekstil Başkenti” yapılabilir,

çeşitli tekstil etkinlikleri ve kursları düzenleyelim, ayrıca tekstil alışveriş turları yapalım.

 

Gaziantep, Hatay, Afyonkarahisar;

Yaratıcı Şehirler Ağı'nda Gastronomi Kategorisinde UNESCO’ya üye oldular.

Gastronomileri ile ön plana çıkıyorlar.

 

Bir kent tüm turizm potansiyelini ortaya çıkarıp sunum yaptığında,

kentin asıl turizm ürünü bunların içinde ön plana çıkamayabilir.

Ülkemizin her kentinde turizm yapılabilir.

Hatta bazı kentlerimizde hepsi olmasa da çoğu turizm türü yapılabiliyor.

 

Satış ve pazarlama kadar ürünlerin sunumu da çok önemli.

Sunumun başarılı olması sürdürülebilirlik sağlar.

Kentler sahip oldukları tüm turizm türlerini aynı anda tanıtmak isterken;
bu kez sunumunda başarılı olamayabilir.

Bu konuda işletme literatürü ile “Pazar bölümleme” yapılmalı.

 

Diğer turizm türleri içinde bulunan Kongre Turizmi, Sağlık Turizmi, Spor Turizmi ve

diğer turizm türleri için tüm bölgelerden kentler seçilirse,

kentler kendi turizm uzmanlık alanında marka şehirler haline gelebilirler.

“Kentlerin de Uzmanlaştığı Turizm Türleri Olmalı”

başlıklı yazımda anlatmak istediğim bir konuya örnek kenttir, Grasse.

 

Dünyanın Parfüm Başkenti Grasse: Dericilikten Parfüme

 

Grasse, Fransa’da Cannes’in üzerinde tepelerde yer alıyor.

Yasemin, Mayıs gülü, Sümbül ve Lavanta yetiştiriliyor.

16. yy'da deri üretimi ile tanınan ve tabakhaneler yüzünden kötü kokan Grasse’de

deri üretimi yapanlar bu kokudan kurtulmak için

bir teknik ile ürünlerin iyi kokmasını sağlamak için hayvansal yağa çiçek koyup,

yağın çiçeklerin kokusunu almasını sağladılar ve daha sonra parfüm pomadı elde ettiler.

 

Deri üzerindeki vergiler yükselince zamanla parfüm işine geçtiler.

Grasse’de kendi parfümünü yaratmak isteyenler için tüm fabrikalarda atölyeler var.

 

Parfüm yapma sanatı UNESCO tarafından Somut Olmayan Kültürel Miras olarak kabul edildi.

Yani; korunması gereken ve bir sonraki nesile aktarılması gereken bir sanat türü.

 

Grasse’de bulunan Uluslararası Parfüm müzesinin Akdeniz bahçesinde ise;
son 300 yılda Grasse tarihini ve ekonomisini oluşturan tüm bitkilerin kokusunu alabilirsiniz.

 

Baş bahçevan dünyanın her yerinden koku örnekleri getiriyor.

Üretimde; 1 kg parfüm için 7.000 ile 10.000 yasemin çiçeği gerekiyor.

Bir kilo yasemin özü çıkarmak için ise; yaklaşık 1 ton çiçek gerekiyor.

Bir kilo 50.000 euro üzerinde.

 

Grasse’de Parfüm Enstitüsü de bulunuyor.

Fabrikalar artık şehrin dışına taşındı.

Ancak şampuanlar ve deterjanlara özel kokuları yaratan çok uluslu şirketler veya

daha küçük zanaatkar parfümcüler olsun,

Grasse hala koku üreticileri için tercih ediliyor. (NPR)

 

Küresel Aromaterapi Pazarı

 

Grand View Research tarafından yapılan araştırmaya göre;

2020 yılında Aromaterapi kullanımında %40 oran ile

“Evlerde Kullanım” pazarda en büyük orana sahip.

 

İkinci sırada SPA, Wellness ve Kaplıcalar var.

Üçüncü sırada Hastaneler ve Klinikler,

dördüncü sırada ise; Yoga ve Meditasyon Merkezleri bulunuyor.

 

2021 yılında 1,7 milyar ABD doları olan Küresel Aromaterapi Pazar büyüklüğü değerinin,

2028’de 3,7 milyar ABD doları olması öngörülüyor. 

Pazarın 2021'den 2028'e kadar %11,6 oranında

yıllık bileşik büyüme oranıyla genişlemesi bekleniyor.

 

2020’de, aromaterapi pazarına hakim olan ABD’de;

alternatif tedavilerin avantajları hakkında artan farkındalığın,

önümüzdeki yıllarda aromaterapi pazarını yönlendirmesi bekleniyor.

Kuzey Amerika %42,3 pay ile 2020’de,

%42,7 pay ile de 2019’da aromaterapi pazarına hakim oldu.

 

Almanya, İngiltere, Belçika, Hollanda ve İrlanda dahil

uçucu yağlar için Avrupa’da ana pazarlar olarak sıralanıyor.

 

Aromaterapi pazarındaki hedef kitle genellikle kadınlar.

Pazar; aynı zamanda, Y kuşağı arasında da önemli ölçüde büyümekte.

İnsanlar giderek insan yapımı ilaçlar yerine

doğal tedavileri tercih etmeye başladı.

 

İyileştirici terapilerdeki değişen eğilimlerin bir sonucu olarak,

kilit şirketler de yeni girişimlerde bulunuyor ve yeni ürünler geliştiriyor.

 

Büyük oyuncuların, coğrafi varlıklarını genişletmek için yaptıkları girişimlerin sayısı

giderek artıyor.

Bu stratejik gelişmeler;

hem şirketler hem yeni üretim tesisleri ve ofis açtıkları ülkeler için faydalı oluyor.

 

Gelişmekte olan ekonomilerdeki kullanılmayan büyüme fırsatlarının,

bu bölgelerdeki pazar oyuncularının artan yatırımlarıyla birleştiğinde,

aromaterapi ürünlerine olan talebi artırması bekleniyor.

 

Aromaterapi, çeşitli rahatsızlıkların iyileşmesine yardımcı olan

alternatif bir tıbbi tedavi olarak kabul edilir.

 

Pandemide salgının yayılmasını engellemeye yönelik alınan

mesafe önlemlerinin neden olduğu, insanlar arasında artan stres, kaygı ve depresyonun,

çeşitli stres giderme ve rahatlama terapilerine olan talebi artırması bekleniyor.

 

Ayrıca, salgının birincil semptomları öksürük, soğuk algınlığı ve ateş olduğundan,

öksürük ve soğuğa karşı rahatlama sağlamak için aromaterapi uygulamasının

piyasayı olumlu etkilemesi bekleniyor.

 

Aromaterapi pazarına öncülük eden “Sarf Malzemeleri” segmenti;

2020'de küresel gelir payının %78,2'sini oluşturdu.

Sarf malzemeleri arasında uçucu yağlar ve taşıyıcı yağlar bulunuyor.

 

Doğrudan Tüketiciye

 

Doğrudan Tüketiciye segmenti,

aromaterapi pazarının dağıtım kanalına öncülük etti ve

2020'de küresel gelir payının %66,7'sini oluşturdu.

 

Doğrudan Müşteriye kanalı; hem perakende hem de e-ticareti içerir.

 

Satın alma kolaylığı ve ürünlerin satın alınmadan önce koklanması gibi faktörlerin

perakende segmentinin büyümesini sağlaması muhtemeldir.

 

Perakende:Ürünlerin daha iyi anlaşılması ve daha iyi bilinir bir hale gelmesinin,

perakende segmentinde aromaterapi talebini artırması bekleniyor.

 

Çeşitli perakende mağazalarında uçucu yağların bulunması,

tüketicilerin zevklerine göre çeşitli ürünler arasından seçim yapmalarını sağlar.

Ayrıca, doktorların hastalara uçucu yağları reçete ettiği durumlar,

hastaların ürünleri satın almak için perakende satış mağazalarını ziyaret etmelerini gerektirir ve

böylece segmentin büyümesini arttırır.

 

e-ticaret: E-ticaret sektöründeki hızlı büyüme,

tüketicilerin ürünleri istedikleri zaman satın almalarını kolaylaştırarak

pazar büyümesini olumlu yönde etkiledi.

 

Üreticiler ve diğer çevrimiçi perakendeciler,

satışları artırmak için genellikle web sitelerinde indirimli fiyatlarla ürünler sunmakta.

Satın alma kolaylığı ve geniş bir ürün yelpazesinin mevcudiyeti,

segment büyümesini önemli ölçüde etkiler.

 

İşletmeden İşletmeye (B2B)

 

İşletmeden İşletmeye (B2B) dağıtım kanalı segmentinin

tahmin süresi boyunca %10,9 oranında yıllık bileşik büyüme oranına tanık olması bekleniyor.

 

B2B segmenti, aromaterapi ürünleri satan üreticiler ile

ticari kuruluşlar gibi farklı kuruluşlar arasındaki işlemleri içerir.

 

Bu şirketler arasında ilaç firmaları, toptancılar, hastaneler ve sağlık çalışanları yer almakta.

 

 

nil_u_fer@outlook.com

 



Bu yazı 3103 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
HABER ARA
YUKARI