Bugun...


Nilüfer YÜCEDAĞ

facebook-paylas
Deneyim şekil mi değiştiriyor?
Tarih: 16-02-2022 00:47:00 Güncelleme: 17-02-2022 18:51:00


Dijital dünya inanılmaz hızlı gidiyor.

AR, VR, MR, Metaverse, Hologram derken Multiverse sıraya girdi.

 

Yani çoklu evren.

Fiziki olarak imkansız diyorum ama yine de bilinmez.

 

Fiziksel olmasa da;
Yapay Zeka ile farklı şekillerde farklı meta evrenlerde bulunmak mümkün.

Siz fiziki olarak bir yolculukta iken;
avatarınız sanal evrende toplantıya girer ve finans raporunu sunar belki.

Kimbilir?

Her şey programlamaya bağlı.

 

Pandemi başlayalı bir kaç ay olmuş,

ne olduğunu anlamaya çalıştığımız ve daha önce böyle bir salgına şahit olmadığınız için

çabuk biter uzun sürmez diyerek; kendimizi avuttuğumuz günlerdi.

 

Ama 2 yıl bitti.

Üçüncü yıla girdik.

Hatta 2019 yılı son aylarını başlangıç sayarsak, daha da fazla.

Dile kolay.

Uzaktan çalışmalar, uzaktan toplantılar, görüntülü görüşmeler,

ülkelerin kapanması, seyahat engelleri ve bir çok konu.

 

Aslında önceden de var olan,

istersek yapabileceğimiz ama tercih etmediğimiz dijital sistemlerdi bunlar.

Sonra birden kendimizi dijital dünyada bulduk.

Pandemide alıştığımız için de bir çok konunun dijital sistemler ile yapılmasını çok yadırgamadık. 

 

Şimdi ise;

AR Artırılmış Gerçeklik,

VR Sanal Gerçeklik,

Metaverse, hologram ve sonrasında Multiverse ve yeni bir çok başka sistemler.

 

Bilim Kurgular ise; gerçek hayatta yerini aldı.

Adı üstünde bilimin kurgusu.

AR, VR ve MR'nin birleşimi olan Metaverse’nin ilk kurgusu da 1992 yılına kadar gidiyor.

 

Firmalar metaversede yer almak için

yoğun bir şekilde marka başvurusunda bulunuyor.

Gıda zincirleri bile dijitale dönüyor.

 

Moda çoktan metaversede yerini aldı.

Metaversede sanal mağazalarda sanal kıyafetler satılıyor.

Bir çok giyim markası da dijital mağaza açtı.

 

Sağlıkta ise; doktorlarla görüntülü görüşme başladı.

Cerrahlar uzaktan ameliyat yapabiliyorlar.

 

Tarımda dijital inovasyonlar başarılı şekilde uygulanıyor.

 

Dijital ikiz ile başka bir ülkede bulunan bir araç tamir edilebilecek.

Direksiyonsuz araçlar da gelir belki?

 

Forbes'de yer alan bir habere göre;

araştırmalar, akıllı telefonlarımızı her gün yaklaşık 84 kez kontrol ettiğimizi ve

5 saate kadar zaman harcadığımızı gösteriyor.

 

“Küreselleştikçe Bireyselleşiyoruz” demiştim bir kaç yıl önce.

Bu, zaten AR, VR, metaverse olmasa bile;

sanal dünyada çok zaman geçirdiğimizi ve

neredeyse tüm işlerimizi dijital olarak yaptığımızın da bir göstergesi.

 

Benim merakla beklediğim Dijital Tat ve Dijital Koku konusunda da çalışmalar sürüyor.

Sanal mutfakta uzaktaki arkadaşlarımızın hologramları ile birlikte

dijital tat alarak yemek yenecek günler yakında sanırım.  

 

The Chinese University of Hong Kong araştırmacıları tarafından yayınlanan bir makalede,

araştırmacılar Fiziksel ve Sanal dünyaları birleştirmek için

Blockchain Tabanlı Üç Katmanlı bir mimari öneriyorlar.

 

Araştırmacılar ayrıca;
daha fazla araştırma yapabilmek için

farklı çalışmalar yürüttükleri kampüslerinin metaverse prototipini de hazırladılar  (arxiv.org).

 

Üniversiteler Sanal olarak;
çok daha geniş imkanlar ile araştırmalar yapacaklardır.

Aslında dijital ikizler ve sanal çalışmalar,

sürdürülebilirliğe ve bir çok konuda israfa da katkı sağlar.

 

Tatilde, deniz kum güneş olsun tarihi mekanlar olsun

deneyimin, yerinde bulunmanın ve görmenin yerini hiçbirşey alamaz diye yazmak istedim.

Ama  önümüzdeki yıllar içinde belki deneyim de şekil ve doku değiştirebilir.

 

Belkide yeni jenerasyon tatile çıkmadan

VR, AR, Metaverse ve başka yeni sistemlerdeki deneyimler ile eğlenecek ve mutlu olacak.

Bunları hep ölçmeli ve değerlendirmeli.

 

Bu sistemler akıllı telefonlara da entegre ediliyor.

Artık bir aracıya da gerek kalmadan,

çeşitli uygulamalar ile dünyanın herhangi bir yeri sanal olarak ziyaret edilebilecek.

 

Turizmde tanıtımlar ve başka işlemler için VR ve metaverse fayda sağlayabilir.

Turizm tatil ile eş anlamlı.

Tatil kavramı olduğu sürece, her zaman var olacak ama başka şekillerde.

 

Şu anda yetişkin olanlar, fiziki deneyimi devam ettirmeyi tercih edebilir.

Ama en son jenerasyon olan 2010 doğumlu ve sonrası Alfa Kuşağı ve sonrası

farklı deneyimleri tercih edebilir.

Alfalar 2030 yılında 20'li yaşlarda olacak olan jenerasyon.

 

Nisan, 2020'de “Yeni Turizm Çağı mı Başlıyor?” başlıklı bir yazım yayınlanmıştı.

Ben teknik inovasyonlar, dijital sistem, mobil uygulamalar olarak bahsetmiştim.

Bunların hepsi; AR, VR, metaverse olarak olarak ortaya çıktı.

 

Bu yazımdan bazı notlar ekledim;

Yeni Turizm Çağı mı başlıyor?

 

2020’den sonra milat;

Covid-19 Öncesi ve Covid-19 Sonrası olarak sıfırlanmasa bile,

bir çok alışkanlığımızı, önceliklerimizi, tercihlerimizi, davranışlarımızı sıfırlayacağız.

Zekaya önem verenlerin, zekasını kullananların ve değişime, yenilikçiliğe inovasyona

çabuk adapte olanların kazanacağı bir dönem başlıyor.

 

Tatiller ve turlar:

 

Krizden sonra ilk turizm hareketinde, 

yenilenme ve rehabilitasyon için

Termal, SPA ve Sağlık Turizmi ile Sağlık Turları öncelikli olacaktır.

 

Türkiye bu tatil ve turların yapılacağı destinasyonlar konusunda çok şanslı.

Ama bu kez sağlıklı yiyecek-içecek de öncelikli tercih olacak. 

Yalnızca dinlenme yetmeyebilir.

Turlar çeşitlendirilmeli.

Belki de bu dönemden sonra ülkeler karşılıklı olarak

turizmde hijyenine güvenebildikleri ülkelere vatandaşlarını tatil için gönderebilecekler.

 

Tatilde; turlarda, gıdada, yeme-içmede Hijyen ön planda.

Hijyen konusunda hizmet inovasyonu kadar,

tatil ve seyahat için yeni teknik inovasyonlar ve telefon uygulamaları gündeme gelecek.

Bu kez tercih hijyen garantisi veren sertifikalı turlar ve tatillerden yana olacak.

Turistler; bu sertifikaya sahip acenteleri, restoranları ve konaklama işletmelerini tercih edeceklerdir. 

 

Tercih edilecek bir turizm türü de Eko Turizm.

Doğa ile baş başa kalmak ve tarım ile uğraşıp bir nevi rehabilitasyon sağlanması. 

 

Yaratıcı turizm çok önemli olacak.

Kişiler belki de küçük gruplarla seyahat etmeyi tercih edecek.

Tatillerde yenilenmek için çeşitli aktiviteler talep edecekler veya

programlarını kendileri düzenleyecekler.

 

Spor Turizmi veya Tatilde Spor tercih unsuru. 

Aslında tüm turizm türleri, yenilenme ve rehabilite konulu çalışmalar hazırlamalı ve sunmalı.

 

İnsan kaynakları:

 

İşletmeler bu dönemde insan kaynağını gözden geçirmeli. 

Değişime hızlı adapte olacak işletmeler,

-tabiki bu nitelikte personele sahip işletmeler- rekabete hazır olacaklar.

 

İş başvurularında, kendi uzmanlığı yanı sıra;
işletmeye fayda sağlayacak başka özellikler de sorulacak.

 

2020 sonrası Eşit Ağırlıklar (EA) Devri.

Kriz işe alım şartlarını da değiştirecek.

Çünkü her krizde az personel ile çalışmak gerekecek.

Belki eşit ağırlık, sözel ve sayısal dışında bir zeka türü daha belirlenecek.

Duygusal zeka ön plana çıkıyor.

Stres yönetimi önemli bir konu haline geliyor.

 

Etik ilkeler

 

Hijyenik ürün üretme ve sunmada Etik kriterler ön plana çıkıyor.

Restoranlarda, yiyecek-içecek üretimi yapılan her alanda hijyen haliyle ön planda.

 

Tabi ki etik en önemli kriter olarak karşımızda duruyor.

Aslında hijyenik üretimin ve sunumun mümkün olabilmesi için

biraz da vicdan gerekli değil mi?

Önümüzdeki yıllarda işletmeler, hijyen kurallarını tekrar gözden geçirecek ve

yenilenmiş hali ile etik prosedürlerine ekleyecekler.

 

İşçi sağlığı ve iş güvenliği

 

Başka önemli olan bir konu da İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG).

Çalışanların psikolojik ve fizyolojik anlamda korunabilmesi için de

işletmelerin İSİG ile ilgili daha fazla araştırma yapması gerekebilir.  

 

Endüstri yoğun kentlerde en önemli konulardan biridir İSİG.

Özellikle bilim, endüstri ve tarım bölgeleri bir salgın durumunda en hassas bölgeler.

 

Kasım, 2019 tarihli yazımda ise;

“Sektörde rekabet ile başa çıkabilmek, yeni rakiplere hazır olmak ve

fark yaratmak yenilikçi taleplere karşı hazır olabilmek ile mümkündür.

 

Hazır olabilmek ise;

sürekli yenilikçi proje çalışmaları, dijital ağlar ve

sektörde bulunan alanların genişletilmesiyle birlikte,  

yenilikçi sürdürülebilir ürün/hizmet üretebilmek ile mümkün hale gelebilir” demiştim.

 

Bugünlerde gördük ki;
bir çok fabrika ve işletme kriz döneminde ortaya çıkan farklı talepler sonucu

farklı ürünler üretmeye başladılar.

Bunu gerçekleştirmek için kriz vd. beklenmemeli.

 

Rekabet her zaman var ve her zaman var olacak.

İnovasyon ile fark yaratmak ve hazır olmak mümkün.

 

Bununla birlikte tüm turizm türlerinin de alanlarının genişletilmesi gerekli.

Konaklama işletmeleri; personelleri ve yerel halk için projeler hazırlamalı.

 

Ekim.2019 tarihli yazımda;

işletmelerin Sürdürülebilir projeler ve Sosyal sorumluluk projeleri üretmeleri önerilerinde bulunmuştum.

 

Özellikle kriz dönemlerinde sosyal sorumluluk çalışmaları katkı sağlar.

Kriz dönemlerinde ilk etkilenen sektörlerden biridir turizm.

 

Bizleri de çok etkiledi ama en çok çocuk ve gençlerin hafızalarında kalacağından,

tahmin ediyorum önümüzdeki seksen yıl hijyen temalı yıllar olacaktır.

 

Önleyici ve koruyucu tıp,

tedavi edici tıp kadar önemli hale geliyor,

hatta hijyen, salgın hastalıklar ve pandemi de ders olarak okutulmalı.

 

Önceki pandemilerden bize bir ders, bir öğüt kalmamış.

Biz bizden sonrakilere bırakalım.

Pandemi gibi dönemlerin ne zaman ortaya çıkacağını bilemeyebiliriz ama hazırlıklı olabiliriz.

 

Kriz yönetimleri, şirketlerde hep sonradan kurulur.

Kriz yönetimini en başta hatta şirket inşa halinde iken kurmalı.  

Ki; olası bir kriz durumunda şirketin nasıl bir inovatif çizgide ilerlemesi gerektiği öngörülebilsin.

 

Örneğin; pandemi gibi bir durumda;

bir fabrika, bu duruma en kısa zamanda adapte olacak inovatif bir şekilde nasıl inşa edilmeli?

 

2020 de yazımı güzel bir söz ile de noktalamışım:

“Mikroskop insana önemini gösterdi,

Teleskop da önemsizliğini”

Manly Palmer Hall

 


nileycdg@outlook.com



Bu yazı 3316 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
HABER ARA
YUKARI