Bugun...


Çiğdem GÜVEN

facebook-paylas
Yeşil varlık oranı
Tarih: 13-03-2022 23:00:00 Güncelleme: 19-03-2022 09:22:00


Sürdürülebilir finans; günümüz şartlarından bakıldığında,

geleceğe yapılan yatırımlar arasında önemli bir yere sahiptir.

 

Finans kurumlarının, yeşili koruma ve

doğal kaynakları muhafaza etme hedefiyle gerçekleştirdiği uygulamalar

bu kapsama girmektedir.

 

Düşük banka masrafları, çevre dostu kaynakların kullanımı ve

çevreci kuruluşlara bağışlar gibi uygulamalar sayesinde;

müşterilerin daha “çevreci” finansal ürünlere yönlendirilmesi hedeflenmektedir.

 

Bankacılık sektörü sürdürülebilir geleceği inşa etmek adına,

önemli çalışmalarda bulunmaktadır.

Bu çalışmalar titizlikle denetlenmekte ve geliştirilmektedir.

 

Çevresel sürdürülebilirlik faaliyetleri kapsamında;
Avrupa Bankacılık Otoritesi tarafından “Yeşil Varlık Oranı”,

temel performans göstergelerinden biri olarak belirlenmiştir.

 

Türkiye Bankalar Birliği’nin yayınlamış olduğu raporda,

Yeşil Varlık Oranı;

“Kredi verenin bilançosundaki toplam varlıklara kıyasla;

iklim dostu kredilerin, avansların ve borçlanma senetlerinin miktarını;

yüzde rakamına ulaşacak biçimde ölçecek bir temel performans göstergesidir.”

şeklinde tanımlanmaktadır.

 

Avrupa Bankacılık Otoritesi önerisi ışığında;

yeşil varlık oranı ölçümlemeleri,

Avrupa Birliği’ne mensup ülkelerdeki bankaların yıllık raporuna dahil edilecektir.

 

2022 yılı itibariyle başlaması öngörülen bu uygulama,

banka bünyesinde yürütülen faaliyetlerin

sürdürülebilir olup olmadığını anlamak açısından kilit noktalar içermektedir.

 

“Yeşil Varlık Oranı,

banka portföyündeki krediler ve avanslar, borç senetleri, öz sermaye araçları ve

geri kazanılan gayrimenkul garantileri dahil olmak üzere;
finansal ve finansal olmayan şirketleri de

(KOBİ’ler, hane halkları ve yerel yönetimler / belediyeler)

içeren tüm riskleri kapsayacaktır…

 

Bankalar ayrıca;
danışmanlık hizmetlerinden, büyük ticaret işlemlerinden ve

bilanço dışı risklerin ne ölçüde iklim dostu faaliyetlerden kaynaklandığını gösteren

üç farklı gösterge daha yayınlamak zorunda kalacaklardır.”

Türkiye Bankalar Birliği’nin yayınladığı raporda geçen bu ifadeden anlaşılacağı üzere;
yeşil varlık oranı, bankalarda gerçekleştirilen sürdürülebilirlik faaliyetlerinin

tek bir uygulama etrafında toplanmasının önüne geçecektir.

 

Başlangıçta, bankaların yeşil varlık oranlarının düşük olması

beklenen bir tablodur.

Bu hususta Avrupa Bankacılık Otoritesi tarafından Mayıs 2021’de yayınlanan raporda;
29 AB bankasından oluşan bir örneklem için

ortalama yüzde 7,9 Yeşil Varlık Oranı tahmininde bulunmuştur.

 

Oranın bu denli düşük olmasında;
bankaların kontrolü dışındaki etkenlerin de bulunduğunu da

göz önünde bulundurmak gerekmektedir.

 

AB taksonomisi bünyesindekisınırlandırmalar,

henüz kapsama alınmayan sektörlerin hesaplamaya dahil edilmemesi,

bu etkenlere örnek verilebilmektedir.

 

Bankaların yeşil varlık oranı hesaplamalarında,

büyük bir titizlik göstermesi gerekmektedir.

 

Herhangi bir sebepten ötürü,
banka tarafından bildirilen yeşil varlık oranının hatalı olduğunun anlaşılması halinde;
banka “yeşil yıkama” riskini beraberinde getirecektir.

 

Bu gibi durumların önüne geçmek için

verilerin toplanması ve incelenmesinde oldukça sistematik bir yol izlenmesi gerekmektedir.

Bankalar bu bağlamda oldukça şeffaf bir tutumda ilerlemelidir.

 

Özellikle yeşil varlık oranı uygulamasının gerçekleştirileceği ilk yıllarda,

şeffaflığın sağlanması kritiktir.

 

Oran hesaplamasında kullanılan verilerin sınırlılığı ve kalitesi,

yeşil varlık oranının yıllar içindeki değişimi ve

bu değişimin sebepleri gibi hassas noktalara değinmeleri geçiş sürecini hızlandıracaktır.

 

Türk bankacılık sektöründe;

özellikle geçtiğimiz yıllarda, yeşil finansman uygulamalarında ivme yakalamıştır.

 

İnternet bankacılığı uygulamalarının yaygınlaşması,

elektronik faturaya geçiş gibi düzenlemeler verilebilecek örneklerin

sadece küçük bir kısmıdır.

 

TCMB tarafından Mayıs 2021’de yayımlanan Finansal İstikrar Raporu’nda belirtildiği üzere;
bankacılık sektörü, covid salgınının başlangıcından itibaren;

toplamda 1,8 milyar dolarlık ortalama 5 yıl vadeli

sürdürülebilir ve çevreci tahvil ihracında bulunmuştur.

 

Özellikle salgın zamanında elde edilen bu sonuçlar,

Türkiye’de sürdürülebilirlik ve yeşil bankacılığın geleceği için oldukça önemli bir istatistiktir.

 

Yeşil varlık oranı uygulamasının

Türkiye’de çıkaracağı tablonun uygulamaya tabii tutulan diğer ülkelere kıyasla;
uç bir tablo olmayacağını,

yukarıda belirtilen oran tahminlerinin

ülkemiz için de geçerli olduğunu söylemekte fayda vardır.

 

Ancak unutulmamalıdır ki;
bir temel performans göstergesi olan yeşil varlık oranı,

yeşil finansman ve sürdürülebilirlik uygulamalarının

tek ölçütü olarak görülmekten ziyade; önemli bir indikatör olarak değerlendirilmelidir.

Söz konusu bankanın “yeşilliği”nin belirlenmesinde,

bir bütünün parçası olarak ele alınmalıdır.

 

Yeşil varlık oranı güncel bilgiler ışığında ele alındığında;

yeşil finansman uygulamalarının takibinin gerçekleştirilmesinde ve

nicelik bakımından kıyaslamalarda önemli bir yere sahip olacaktır.

 

Bankaların yeşil varlık oranı hesaplamalarında şeffaf bir yol izlemesi,

pay sahipleri ve bu konuya duyarlı halkın

açık ve anlaşılır bir tabloyla karşılaşması için elzemdir.

 

AB Taksonomisi her birkaç aya bir gelen regülasyonlar ile birlikte değişmekte ve gelişmektedir,

ilk defa hesaplanacak oranlar ışığında yeşil varlık oranı uygulamasının geliştirilmesi için de

önemli veriler toplanmış olacaktır.

 

Yeşil varlık oranının yanı sıra;
bankaların 2030 için yeşil varlık oranı hedefleri ve

2050 net sıfır hedeflerine uyum konusunda ayrıntılı bilgi vermeleri istenmektedir.

Bu maddeler İklim dostu uygulamaların yakın takibinin sağlanması ve

çalışmaların dinamizminin korunması içindir.

 

Uzun vadede, yapılacak geliştirmeler ile birlikte,

yeşil varlık oranının hedeflenen doğruluk oranına sahip olacağını söylemek mümkündür.

 

Bu sayede; pay sahipleri ve halkın nicel verilere ulaşması kolaylaştıracaktır.

Sürdürülebilirlik konusunda duyarlı müşterilerin,

yeşil varlık oranı ve bankanın

bu husustaki gelecek planlarını inceleyerek karar verme olanağı bulunacaktır.

 

Kısacası diyebiliriz ki;
sürdürülebilir bir gelecek için yeşil varlık oranı ve beraberinde gelen düzenlemeler,

bir el feneri niteliğinde olup; daha büyük adımlar için netlik kazandıracaktır.

 

Kaynakça:


https://www.tbb.org.tr/Content/Upload/Dokuman/7736/Bilgi_Notu-Yesil_Varlik_Orani.pdf

 

https://www.tcmb.gov.tr/wps/wcm/connect/82b86baf-01ad-4eb1-a01d-2210c21fa37d/FİR32_TAM+METİN.pdf?MOD=AJPERES&CACHEID=ROOTWORKSPACE-82b86baf-01ad-4eb1-a01d-2210c21fa37d-nCNUPbu

 

https://www.eba.europa.eu/sites/default/documents/files/document_library/Publications/Reports/2021/1001589/Mapping%20Climate%20Risk%20-%20Main%20findings%20from%20the%20EU-wide%20pilot%20exercise%20on%20climate%20risk.pdf

 

cigdemguven@cigdemguven.info

 



Bu yazı 3420 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
HABER ARA
YUKARI