gaziantep escort
Bugun...


Çetin ÜNSALAN

facebook-paylas
Tüketici kredisi mi; yapılandırma mı?
Tarih: 22-02-2024 23:06:00 Güncelleme: 22-02-2024 23:06:00


Merkez Bankası kredi genişlemesinden duyduğu rahatsızlığı dile getirip, enflasyonla mücadeleyi de geçimlik haline gelen kredileri kesmek üzerine kurgulamışken, veriler bir yandan kredi kullanımının da son hız devam ettiğini ortaya koyuyor.

 

Bu haliyle ortada bir gariplik olduğu çok açık. Vatandaşın, yetmeyen geliri ve artan giderleri karşısında kredi ve bilhassa kredi kartı kullanma zorunluluğu olduğunu biliyoruz. Öte yandan borçlu yapısının buna elvermiyor olması gerekir.

 

Özellikle taksit olanağının kısılmasıyla birlikte mobilya, kuyumculuk, beyaz eşya sektörleri başta olmak üzere gelen şikâyetler ve taksitlerin arttırılması talebi, piyasada da meselenin karşılığı olmadığını bize anlatıyor.

 

Peki o zaman bu kredilendirme nasıl oluşuyor? Bunu anlamak için BDDK’nın 16 Şubat haftasına ilişkin gerçekleşme verilerine bakmak lazım. Burada da kredi kartı kullanımı ve kredi kullanımıyla ilgili hatırı sayılır yükselişler yok.

 

İlgili haftada tüketici kredilerinde 308 milyon TL azalış var. Dönüp kredi kartlarına baktığınızda ise yüzde 0,5 gerileme olduğu gözleniyor. Sadece taksitli ticari kredilerin arttığını görüyoruz. O da garip Ankara Ticaret Odası Başkanı da burada iyileştirme isteğini ortaya koyuyor.

 

Nitekim o da toplam 43,1 milyar TL’lik artışın içinde sadece yedide bir seviyesinde… Tüm bunları alt alta koyduğunuzda ise kredi kullanmak zorunda olan ama kredi kullanamayan vatandaşın durumu ortaya çıkıyor.

 

O vakit geri kalan 36 milyar TL’lik kredi artışını nasıl açıklayabiliriz? Akla yatkın tek gerçek bunun gerek tüzel gerekse bireysel anlamda kredi kullanımında yapılandırmaların devreye girdiği izlenimine çıktığını gösteriyor.

 

Borcunu zamanında ödeyemeyenlerin, sorunlu alacak haline dönmeden, yeniden kredilendirilmesi, yani borcun yapılandırılması olasılığı çok yüksek. Muhtemelen ödenemeyen krediler kapatılıyor, yenileri yeni faiz oranlarıyla öteleniyor ve borç artarken, borç maliyetini üstlenerek durumun idare edilmesi sağlanıyor.

 

Bu yapı neresinden bakarsanız bakın sorunlu. Öncelikle herkesin iyi niyetli olduğunu gösterir. Ekonomi yönetiminin vatandaşı göz ardı eden enflasyon mücadelesinde finans kesiminin alacakları adına yaklaşım sergilediği, vatandaşın da ödeme niyetinden henüz vazgeçmediği sonucunu çıkarabiliriz.

 

Fakat sadece günü kurtaran bir yaklaşım olduğunu da söylemek gerekir. Çünkü yeni faiz oranlarıyla, maliyeti artarak yükselen borçlanmalarda, vatandaşın eline para geçmiyordur. Sadece eski borç kapatılıp, kâğıt üzerinde çıkış yapılıyordur ve yeni kredi ve taksit oranlarıyla borçlar ödenebilir kılınmaya çalışılıyordur.

 

Bu hesabın tutabilmesinin tek bir şartı var. O da olası bir gelir artışı beklentisi. Muhtemelen yılın ortasında yeni ücretlendirmelerin konuşulmasının kaçınılmaz olduğu izlenimi buradan ortaya çıkıyor.

 

Sorunu çözüyor mu? Hayır… Sadece alacaklı da borçlu da borcu ödenebilir kılmaya çalışıyor. Ekonomi yönetimi ise ısrarla gelirsizlikle işin düzelmeyeceğini anlamıyor.

 

cetinunsalan@yahoo.com



Bu yazı 4986 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HABER ARA