|
Tweet |
Türkiye’de sanayinin kalbi konumundaki takım tezgahları sektöründe,
2024 yılında başlayan küçülme; bu yıl da devam ediyor.
Takım Tezgahları Sanayici ve İş İnsanları Derneği (TİAD);
sektördeki son durumu, bir raporla ortaya koydu.
Buna göre;
2020’den beri, büyüme trendinde olan sektör;
2024 yılında, %14.2’lik küçülme yaşadı.
Üretim ve ihracatta düşüş, 2025 yılında da devam etti.
Yılın ilk 5 ayında;
takım tezgahlarında yurt içi satışlar,
geçen yılın aynı dönemine göre %9 azaldı.
TİAD raporu, aynı dönemde;
üretimdeki düşüşün %14.7 olduğunu ortaya koydu.
2025’in ilk 5 ayında, sektörün;
ihracatı %6.1, ithalatı % 4.8 azaldı.
TİAD Başkanı Murat Akyüz,
raporla ilgili yaptığı açıklamada,
imalat sanayisinin vazgeçilmez üretim araçları olan takım tezgahlarının;
takımlar, bağlama sistemleri, metroloji ve kalite kontrol ekipmanları,
üretim teknolojileri yazılımları, robotlar, otomasyon sistemleri,
eklemeli imalat teknolojileri gibi birçok tamamlayıcı unsurla birlikte;
ülkemizin katma değerli üretim ve ihracat gücünü belirleyen,
temel etmenlerden biri olduğunu, vurguladı.
Akyüz;
sektörde gelinen noktada, üreticiler için ortak sorunun;
yerli tedarik yetersizliği olduğunu söyledi.
Belirlenen nitelikli üretim hedefinde;
sadece, ithalatı zorlaştırmanın;
yerli üretimi, destek noktasından uzaklaşabildiğini vurgulayan Akyüz,
“Nitelikli ürün ithalatı ile sektör güçlendirilirken,
yerli katma değerli üretim ve ihracat için
gerekli altyapı oluşturulması halinde;
takım tezgahları üretiminde de savunma sanayiimiz gibi
yerli üreticiler ortaya çıkacaktır” dedi.
TİAD Başkanı Akyüz, şu ifadeleri kullandı:
“Sektörümüz, yalnızca üretimi desteklemekle kalmamakta;
aynı zamanda, Türkiye üretim ekonomisine;
güçlü bir çarpan etkisiyle, katkı sunmaktadır.
Takım tezgahlarının, yoğun olarak kullanıldığı;
otomotiv, savunma, havacılık, medikal, beyaz eşya,
gemi inşa, demiryolu, makine-teçhizat, kalıpçılık ve metal eşya gibi
stratejik sektörlerin toplam ihracat değeri;
2024 yılında, 85 milyar ABD Doları olarak gerçekleşti.
Bu sektörlerde,
doğrudan takım tezgahlarının katkısıyla yaratılan ihracat değeri ise;
28 milyar ABD Doları oldu.
Başka bir ifadeyle;
2024 yılında sanayimize kazandırılan her bir takım tezgahı,
yıllık bazda; ortalama kendi değerinin, 15.6 katı kadar;
ihracat potansiyeli yarattı.
Bu çarpan etkisi, takım tezgahları sektörünün;
ülkemiz açısından stratejik önemini, açıkça ortaya koymaktadır.
Yerli üretim kabiliyetlerimizin geliştirilmesi,
teknoloji transferiyle yüksek katma değerli üretim yapısının güçlendirilmesi ve
uluslararası pazarlarda rekabet gücümüzün artırılması için
sektörümüzün desteklenmesi, hayati önem taşımaktadır.”
Rapora göre;
takım tezgahları sektörü, 2024 yılında;
yatırımcılara ek maliyet yaratan İlave Gümrük Vergisi,
yatırım teşvikli yatırımlarda;
bazı makina türlerinin Gümrük Vergisi desteğinden mahrum kalması,
ABD-Çin ticaret savaşları nedeniyle yaşanan zorluklar,
Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle uygulanan yaptırımlar,
döviz kurlarının; ihracatçı firmaları küresel rekabet ortamında zorlaması,
yatırım ve işletme amaçlı kredi maliyetlerinin yüksekliği,
enflasyonist ortam gibi birçok zorlayıcı etkiye rağmen;
imalat sanayinin itici gücü olmaya, devam etti.
Ancak;
geçen yıl sektör, son 4 yıldır yakaladığı kesintisiz büyüme trendini, kaybetti.
2024’te, takım tezgahlarında değer bazında üretim;
önceki yıla göre yüzde 23.2 düşüşle, 849 milyon dolar oldu.
Rapora göre, sektörde;
ihracat; yüzde 17.5 düşüşle 710,6 milyon dolar,
ithalat yüzde 10.4 düşüşle 1,66 milyar dolar ve
yurt içi satış (kullanım) yüzde 14.2 düşüşle 1,79 milyar dolar oldu.
Yatırım amacıyla gerçekleştirilen ithalatın yüzde 55’ini;
CNC işleme merkezleri,
CNC torna tezgahları ve
CNC taşlama tezgahları oluşturdu.
İthalatta en dikkat çekici verilerden biri;
üretiminde ve ihracatında Türkiye’nin çok güçlü olduğu preslerin ithalatında,
yüzde 16.4 artış gerçekleşmesi oldu.
Türkiye’nin takım tezgahları üretimi kapasitesi,
ihtiyacın karşısında; çok düşük durumda.
Talaşlı üretimde kullanılan CNC tezgahların üretimi,
ihtiyacın ancak yüzde 5’ini karşılıyor.
Kalan yüzde 95, teknoloji transferi ile temin edilmek durumunda.
Son 5 yılda, İGV uygulaması ile önlem alınmaya çalışılan
Çin’den yapılan ithalat; katlanarak arttı ve bu artış, devam ediyor.
Çin’i durdurmak için başvurulan bu uygulama;
uluslararası anlaşmalar, STA’lar nedeniyle; haksız rekabete sebep oluyor.
Havacılık, savunma, medikal, otomotiv gibi kritik sektörlerde
hassas üretim için ihtiyaç duyulan Japonya, ABD, Tayvan menşeili takım tezgahlarına,
sanayici; İGV uygulaması nedeniyle;
daha yüksek bedellerle sahip olmak zorunda kalıyor.
Bu durum;
üretim maliyetlerine, dolaylı olarak da enflasyona; negatif olarak yansıyor.
2019’da;
Çin’den yapılan ithalatın,
toplam takım tezgahı ithalatındaki payı; yüzde 8 iken,
2024 yılına geldiğimizde;
bu oran yüzde 23’e yükseldi.
USD bazında da;
son beş yılda, Çin’den yapılan takım tezgahı ithalatındaki artış
yüzde 239 oldu.
Uygulamaya alınan koruyucu dış ticaret önlemlerinin,
uzun vadeli ve makro ölçekli stratejilerle desteklenmemesi,
istenen etkiyi yaratamamıştır.
2 yıl önce, Türkiye’ye gelme potansiyeli olan takım tezgahı üretim yatırımlarının;
Bulgaristan, Çekya, Polonya hatta; Makedonya gibi ülkelere kaydığını, söylemiştik.
Bugün; bu durumun sonuçlarını, yaşamaya başladık.
Kalitesi düşük ürünlere yapılan yatırımların asıl çıktılarını,
5 yıl içerisinde görüleceğini düşünüyoruz.
Ülkemiz; bir makine çöplüğüne dönüşmeyle karşı karşıyadır.