|
Tweet |
Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın Cumhuriyet'in 102'nci yılı dolayısıyla hayata geçirdiği
100+2 Süreli Müze Sergileri Projesi kapsamındaki sergi,
Nilhan Sesalan’ın 2025 tarihli üç yapıtını, Müze’nin tarihi atmosferi ile buluşturuyor.
İstanbul Arkeoloji Müzeleri'ni ‘terapi alanım’ olarak tanımlayan sanatçı Nilhan Sesalan;
21’inci yüzyılın düşünce ve sanat pratiğini yansıtan
“İz Kalır Ben Kaybolurum” heykellerinde,
disiplinler arası yöntemlerle; sanat yapıtının saf haline ulaşmayı,
yapıta özgü sınırları, “kaybolan benlik ve kalan iz”leri konu ediniyor.
“Kaybolan ben”; şu an ve yakın bir geleceği simgelerken,
yapıtın fütürist yönü ile de hafıza, yönelim, hareket, müzik temalarında,
müzenin; geçmişten geleceğe bağları aktarmaya devam edeceğini vurguluyor.
Sergide yer alan 3 metre yüksekliğinde
taş yontu, paslanmaz çelik, kaynak malzemeli üç yapıt;
geçmiş/şimdi/gelecek ile iz/varoluş/anlam arasında bağlar kurarken,
doğada var olan çamur, taş, bakırın; maddeye, öz-biçim vererek; dönüşmesi gibi
heykeli de içinde barındırdığı düşüncesi ve sürecinden hareket ediyor.
Sanat danışmanlığını, Sanat Tarihçisi Hasan Karakaya’nın üstlendiği sergi,
geçmişin izleri üzerinden;
etkileşimin, hafıza/zaman olgusunun, var oluşun evrensel mekânı Müze’de
ihtişamlı heykellerle bir arada,
günümüz sanatçısının; geçmiş, şimdi ve gelecek temasına odaklanıyor.