romabet romabet romabet
deneme bonusu veren siteler
beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort istanbul escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort hava durumu betturkey beylikdüzü escort beylikdüzü escort
Bugun...



'Gayrimenkul değerini belirleyen unsurlar arasında; enerji verimliliği, ilk sıralarda yer alıyor. Şimdilik farkı en çok bankalar ve yatırımcılar izliyor; ancak, yakın gelecekte her tüketici enerji sınıfına göre karar verecek'


facebook-paylas
Güncelleme: 01-12-2025 15:06:25 Tarih: 15-11-2025 09:19

'Gayrimenkul değerini belirleyen unsurlar arasında; enerji verimliliği, ilk sıralarda yer alıyor. Şimdilik farkı en çok bankalar ve yatırımcılar izliyor; ancak, yakın gelecekte her tüketici enerji sınıfına göre karar verecek'

 

Türkiye’nin enerjide dışa bağımlılığı,

enerji verimliliğini; çevresel bir sorumluluk olmanın ötesinde,

ekonomik bir zorunluluk haline getiriyor.

 

2024’te enerji ithalatının 65,6 milyar dolara ulaşması;

konunun, ülke ölçeğinde stratejik önemini ortaya koyuyor.

 

EVA Gayrimenkul Değerleme Uzmanı Abdülşekür Hop;

“Bankalar, sürdürülebilirlik kriterlerini; risk yönetimi çerçevesine dahil ediyor.

Yeşil sertifikalı binalar, daha uygun kredi koşullarıyla finanse ediliyor.

 

Bu durum;
yatırımcıları da

uzun vadeli değer kaybı yaşamamak için

karbon ayak izi düşük, enerji etkin projelere yönlendiriyor.

 

Bu eğilim, Türkiye’nin;
2030 Enerji Verimliliği Stratejisi ve

2053 Net Sıfır Emisyon hedefleriyle de uyumlu ilerliyor.

 

Böylece;
enerji tüketimi düşük, yenilenebilir kaynaklara dayalı projeler;
gayrimenkul piyasasında, “yeni normal” haline geliyor.

 

Öte yandan;

EVA Gayrimenkul Değerleme Danışmanlık olarak,
sektörde bir ilke imza atarak;

Sürdürülebilirlik Raporu ve Kurumsal Karbon Ayak İzi Raporu hazırladık.

 

Böylece;
çevresel, sosyal ve ekonomik etkilerini; şeffaf biçimde ortaya koyduk.

“Karbon Modülü” yazılımı ve karbon sertifikalarıyla;
müşterilerimize, karbon ayak izlerini dengeleme imkânı sunarak;
sürdürülebilirlik ve kurumsal sorumlulukta, öncü bir yaklaşım benimsedik.”

şeklinde konuştu.

 

Hop;
bağımsız değerleme süreçlerinde,

enerji performansının; giderek daha fazla dikkate alındığını vurgulayarak,

şöyle devam etti:

 

“Artık; sadece piyasa değeri değil, binanın; enerji sınıfı da raporlanıyor.

Enerji Kimlik Belgesi;
binanın, enerji verimliliği ve sera gazı emisyon değerini ortaya koyuyor.

Böylece yatırımcı;
gayrimenkulün uzun vadeli maliyet ve değer potansiyelini,

daha bütüncül şekilde değerlendirebiliyor.

 

Her ne kadar, Enerji Kimlik Belgesi (EKB) 2011’den bu yana zorunlu olsa da;

uygulamada, denetim eksiklikleri sürüyor.

Buna rağmen;

özellikle, yeni konut ve ofis projelerinde;
enerji verimliliği, artık; olmazsa olmaz bir unsur olarak görülüyor.”

 

Enerji verimliliği, tüketici nezdinde;
en çok finansman avantajlarıyla, fark yaratıyor.

 

Hop;

“Şimdilik, enerji verimliliği konusu;
tüketici nezdinde, daha çok finansmana etkisi üzerinden okunuyor.

Bankaların yeşil sertifikalı projelere sağladığı avantajlı koşullar,

piyasada dikkat çeken ilk fark oluyor.

 

Örneğin;
Garanti BBVA’nın yeşil konut kredisi kapsamında,

B ve üzeri EKB’ye sahip veya

LEED/BREEAM sertifikalı projeler için sağlanan destek;

daha ilk yıllarında, 520 milyon TL’yi aşmıştı.

 

Kamu bankaları da bu dönüşümün parçası olmuş durumda.

Ziraat Bankası, Halkbank ve VakıfBank gibi kuruluşlar,

A ve B sınıfı Enerji Kimlik Belgesi’ne sahip konutlar için

avantajlı kredi koşulları sunuyor.

 

Ancak; etki, yalnızca finansmanla sınırlı değil;

bilinçlenme eğrisi de yavaş yavaş yükseliyor:

Kurumsal firmalar, özellikle uluslararası şirketler;
kiraladıkları ofislerde, sürdürülebilirlik sertifikası arıyor;

genç kuşak tüketiciler ise,

daha düşük aidat ve enerji maliyeti sağlayan projelere yöneliyor.” diyerek;
dönüşümün ölçeğini ortaya koydu.

 

Hop;

''Bu eğilim, önümüzdeki dönemde; piyasa değerlerini doğrudan etkileyecek.

Araştırmalar da bu dönüşümü doğruluyor.

 

İstanbul’da LEED Platin sertifikalı ofis binalarının kira değerleri,

benzer konumdaki sertifikasız binalara göre; ortalama %12,7 daha yüksek.

 

Konut tarafında ise,
enerji sınıfı yüksek binalar;
hem daha düşük aidatlarla işletiliyor,

hem de ikinci el satışta daha hızlı değer kazanıyor.

 

Bu fark; sürdürülebilir bir ekonomik avantaj yaratıyor.

Yeşil projeler, inşaat aşamasında %2–7 arasında ek maliyet gerektirse de

düşen enerji giderleri ve kira primi; bu farkı, kısa sürede telafi ediyor.

Enerji verimliliği, artık bir tercih değil; doğrudan piyasa değeri yaratan bir faktör.” dedi.

 

İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyükşehirlerde belediyeler;

ruhsat aşamasında, enerji verimliliği kriterlerini; artık daha sıkı uyguluyor.

Kentsel dönüşüm projelerinde hedef; sadece, depreme dayanıklı binalar değil;

düşük karbon salımlı, enerji etkin yapılar oluşturmak.

 

Hop;
“Avrupa Yeşil Mutabakatı’na uyum süreci,

şehirlerde; karbon ayak izini azaltmayı zorunlu kılıyor.

2030’a kadar, yeni binaların tamamının; enerji verimli tasarlanması hedefleniyor.

Bu da sektörün yönünü, net biçimde belirliyor.” diyor.

 







Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER EMLAK Haberleri

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HABER ARA