23.11.2017,19:22
İstanbul
Dolar
Euro
Altın
İmkb
Ya bir gün torun sevgisi ağır basarsa?
2812017-16295998_10154958995871624_1862268980_n-035350.jpg
YÖNETSEL VE FİNANSAL SERVİSLER
Ülkemizde aile şirketlerinin klasik süreci şöyledir: Baba yıllar boyunca tırnaklarıyla da kazarak işi kurar, her yere koşar her şeye yetişir her bir şeyi de bilir zaten.

Boyacı ustasının oğlu sınıfını geçti mi, marangoz Niyazi Usta kızını evlendirdi mi, o bilir.

Genellikle eğitimsiz ama son derece akıllı, ticari zekaya sahip, girişimci kişilerdir. Zamanla işler büyür, her şeye yetişemez hale gelirler, o zaman desteğe ihtiyaç duyarlar ve çevrelerine işi bilmese de olur ama güvenilir insanları almaya başlarlar. Yani, yeğen, kayınço, Rüstem abi, nurten abla.

Ama gene her şeyi o bilmekte ve yönetmeye devam etmektedir. Güvenilir insanlar, o ne derse onu yapar, dolayısıyla bir şey demezse de yapmazlar. Çünkü onlar işi yönetmek, büyütmek için değil, söyleneni yapmak için oradadırlar ve işlerini de çok iyi yapmaktadırlar. Danışmanlığını yaptığım bir şirkette patron inisiyatif kullanamayan yöneticilerinden şikayet edip arkasından da itiraf etmişti “Hamdi bey bugüne kadar her şeyi biz düşündük, yapın dedik yaptılar, onların düşünmesine izin vermedik ki !!!”

İşler daha da büyüyüp, güvenilir insanlarla yürütülmeyecek boyuta geldiğinde ise kurucu babanın aklı başına gelir nihayet ve “bu böyle gitmeyecek, farklı bir şeyler yapmamız gerekiyor” demeye başlar. Ancak ne yapması, nereden başlaması gerektiği konusunda da emin değildir.

Bir taraftan vefa borcu, akrabalık ilişkileri vb. değerler, diğer taraftan da işin ve rekabet gücünün korunması arasında sıkışıp kalabiliyorlar.

Üstüne üstlük bir de torun sevgisi ağır basınca, elleri kolları bağlanmaya başlıyor. Aklı işte, gönlü torunla güreşte iki arada bir derede, zor bir seçimle karşı karşıya kalıyorlar. Bir de aile şirketlerindeki genel süreç “ babalar kurar, oğullar yer, torunlar gömer “ kuralı da akıllarına gelince, karalar bağlamaya başlıyorlar tabii.  İşi kime devredeceğim, içim rahat edecek mi? Çocuklar işi öğrendiler ama yönetmeyi biliyorlar mı?

Peki ne yapmalı?

Bir sonraki yazımı bekleyiniz lütfen.

Hamdi Özçelikel, CMC

İnsan Kaynakları Yönetim Danışmanı / Mentor

Yönetici Geliştirme Programı Yöneticisi

 

hamdi@ozcelikel.com

www.hamdiozcelikel.com


YORUMLAR
Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır. Toplam Yorum 0 | Onay Bekleyen Yorum 0

YazıYorum
Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, ekonomi zirvesinde öyle bir tablo ortaya koydu ki inanılmaz. Hatta bir ara içimden ‘Beni Şimşek’in ülkesine götürün’ demek geldi.
Diğer Yazarlar
2018’de vatandaş, belki de evim yok diye sevinecek.
Türk Siyasi hayatına yeni bir parti daha katılıyor…
Türk Silahlı Kuvvetlerine subay adayı yetiştiren toplam dört askeri liseden üçü Osmanlı Devleti döneminde, birisi de Cumhuriyet döneminde kuruldu.
Basında yer alan haberlere göre AKP İstanbul il teşkilatları, Atatürk’ün 79. ölüm yıldönümünde Anıtkabir’e ziyaret organizasyonu düzenliyorlarmış!
Evet, Fenerbahçe yönetimi bile bile lades dedi.
Yavaş yavaş kişilik değiştiriyorum; yeni kişilikler yaratma, taklit etmenin, dünyayı anlamanın ya da dünya anlaşılabilirmiş gibi yapmanın yeni tarzlarını yaratma yeteneğimle zenginleşiyorum (evrim burada olsa gerek)." diyor Pessoa..
KOBİ’ler de en önemli sorun, işletmelerin iyi yönetilememesidir.
PESCO, Avrupa’daki dengeleri ve Türkiye’nin durumunu nasıl etkileyecek?
İşlenen mühendislik sefaletlerinin sonuçlarını merak etmez misiniz?
“Her ölüm, sana olan küçük bir ölümdür. ‘Çanların kimin için çaldığını sorması için birini gönderme, onlar senin için çalıyor’. Her ölüm, senin ölümündür. Ağaçtan kuru bir yaprak düştüğünde bile, o senin ölümündür.” Osho
Şirketlerin kurumsal Check-Upları ve ihtiyaç analizlerini bilimsel temelli yapmak artık çok kolay