22.02.2018,06:09
İstanbul
Dolar
Euro
Altın
İmkb
2018-Truva Yılı
3082016-img-20160830-wa0003-142903.jpg
YELDA YALAMAN
Truva’nın Unesco Dünya Kültür Mirası listesine girişinin 20. yılı olan 2018; ülkemizde “Truva Yılı” ilan edildi.

Bu kapsamda eminim ki pek çok etkinlik düzenlenecektir.

Ancak tüm bu etkinlik programı Truva’nın hem bir antik kent, hem de bir savaş olarak dünya kültür tarihi içindeki farklılığını anlatmaya yetecek mi? İşte asıl konu bu. Zira Truva adeta uygarlıklar doğurup, biriktirmiş kadim bir kent.

 

Bilinen ilk Anadolu’lu ozan Homeros; MÖ 9.YY’da Smyrna’da (Antik İzmir) kendisinden yaklaşık 350 yıl önce olmuş bitmiş bir savaşın hüzünlü hikayesini kaleme alırken bize öyle ip uçları bıraktı ki hala aydınlatılması gereken pek çok nokta var.

Homeros’un yaşadığı dönemde halk arasında ağızdan ağıza dolaşan, aynı zamanda hala tüm tazeliğini koruyan bu savaş ve bu savaşın kahramanlarına ait yaşanmışlıklar İliada ve Odysseia destanları ile ilk kez yazılı hale getirildi. Bu iki kitap yazıldığı dönemden günümüze dek insanlığın en fazla ilgi duyduğu kitaplar arasında yer aldı.

 

Kutsal metinlerden sonra en çok satılan ve okunan kitaplar sıralamasında hep ikinci oldular. Şunu belirtmeliyim ki; 24 kitapçık ve yaklaşık 16.000 mısradan oluşan İliada ülkemizde en çok satılan ancak ne yazık ki en az okunan kitaplar arasındadır.

Homeros destanlarını İon lehçesi ile yazmıştır. Yaptığı çevre betimlemeleri yani coğrafi tarifler, nehirler, yollar, şehirler, surlar ve çeşitli yapı tanımlamaları bölgeye çok sonraları gelecek olan seyyah, arkeolog ve diğer bilim insanları için değeri biçilemeyen tarifler olarak hep kılavuz olmuştur. Ayrıca tüm bu betimlemeler arkeolojik kazılar ile de kanıtlanmıştır.

 

MÖ 1150’lerde bugünkü Hisarlık Tepesi 10 yıl süren bir savaşa sahne olmuştu. İşte Homeros’un İliada Destanı yaklaşık 10 yıl süren bu savaşın son 51 ve en çok da son 7 gününü ayrıntılı bir biçimde anlatır. Bu sayede o döneme dek yaşanılmış ve anlatılagelen kültürel bellek de günümüze aktarılmış olur.

 

Homeros kitabında trajik bir aşk öyküsünün bulunduğu kanlı bir savaşı çok etkileyici bir dille anlatır. Öyle ki; ikinci kitabı olan Odysseia bile bu etkiye ulaşamaz.

 

1800’lü yıllardan itibaren Batı dünyası tarafından yeniden kurgulanıp, yazılan tarih metinlerinde tüm önemli fikri ve bilimsel gelişmeler MÖ 6.YY ve sonrasındaki Antik Yunan Medeniyetine mal edilmişti. Bu ideolojik görüş doğrultusunda MÖ 9.YY’da İzmir’de yaşamış olan ünlü Anadolu’lu ozan Homeros da tıpkı diğerleri gibi MÖ 6.YY’a yerleştirilmek istenmişti. Ancak neyse ki MÖ 5.YY’da yaşamış olan yine ünlü Yunanlı tarihçi Heredot , Homeros’un kendisinden 400 yıl kadar önce yaşadığını söylemişti de Homeros bu kervana dahil olmaktan kurtulmuştu.

 

Batı dünyası için Homeros çok önemlidir. Çünkü MÖ 9.YY’da yazılan İliada ve Odysseia isimli destanlar ile Yunan Mitolojik külliyatı ilk kez yazılı hale gelir.

Anlatılan Truva Savaşı, kahramanlar ve savaştan kurtulanlar ileride eklenecek kurgular ile Avrupa’nın bugünkü yapısını oluşturacaktır.

 

Kadim Yunanlılar; MÖ 9.YY’da yazılmasına rağmen İliada’yı MÖ 6. YY’da tanırlar. Ondan önceki 300 yıl bu metinden ve içinde anlatılanlardan haberleri bile yoktur. Destan ilk kez Tanrıça Athena onuruna Atina Akropolünde düzenlenen Panateneia Şenlikleri’nde okunur. Çok da sevilir. Bu tarihten sonra hem bir eğitim aracı olarak okullarda okutulur hem de bir kutsal metin hüviyeti kazanır. Çünkü savaşın yanı sıra destan, Tanrı ve Tanrıçalardan da bahsetmektedir.

 

Homeros bu iki destan ile aslında insanlığa pek çok konuda ilkleri yaşatmıştır. Bunları sizlerle 2018 yılı içinde sıklıkla paylaşacağım.

 

Bu yazımda son olarak şunu belirtmeliyim ki; Homer eserlerinde öncelikle inanılan Tanrı ve Tanrıçaları insanlaştırmış, bir savaşa dahil etmiş, insanlarla sırt sırta savaştırmış ve nihayetinde Olimpos’tan dünyaya indirmiştir. Yani artık Tanrılar ve Tanrıçalar o kadar da ulaşılmaz değildir.

 

yalamanyelda@hotmail.com


YORUMLAR
Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır. Toplam Yorum 0 | Onay Bekleyen Yorum 0

YazıYorum
Türkiye reel sektör bazında konsantrasyonunu ihracata bağlamış durumda. Elbette bunun önemini yok sayacak değilim.
Diğer Yazarlar
Türkiye ekonomisinin temeli % 99.8 KOBİ’lerimize bağlı.
Truva’nın Unesco Dünya Kültür Mirası listesine girişinin 20. yılı olan 2018; ülkemizde “Truva Yılı” ilan edildi.
AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan, 13 Şubat 2018’de yaptığı konuşmada, “Bizim için Afrin neyse Ege’deki, Kıbrıs’taki haklarımız da odur. Savaş gemilerimiz, Hava Kuvvetlerimiz, gerektiğinde her türlü müdahaleyi yapmak için yakın takipteler” dedi.
Haber programında Zeytindalı Harekâtı için Afrin’e giden Mehmetçikleri izliyorum.
Ne yapmalıyız, yapabiliriz? Aydınlara düşen görevler ne olur?
Sezon başından bu yana ön görülen ve tahmin edildiği gibi, büyük takımların zor – kolay maç periyotları sonucunda 3 büyüklerin puanlarının eşitleneceği öngörüsü sonunda gerçekleşti.
Dünyanın bir bütün olduğu günümüzde, bilimsel verilerden yararlanmanın vakti gelmiştir.
Aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) Partisi’ndeki siyasetçiler başta olmak üzere Türk karşıtı olarak yorumlanabilecek söylem yükselişe geçti.
Kaçak su bedellerini kim ödüyor?
Yavaş yavaş kişilik değiştiriyorum; yeni kişilikler yaratma, taklit etmenin, dünyayı anlamanın ya da dünya anlaşılabilirmiş gibi yapmanın yeni tarzlarını yaratma yeteneğimle zenginleşiyorum (evrim burada olsa gerek)." diyor Pessoa..
Bir meslek sahibi olmak mı yoksa dünyayı keşfetmek mi?