25.11.2017,12:20
İstanbul
Dolar
Euro
Altın
İmkb
Çöpten hazineye…
3082016-img-20160830-wa0003-142903.jpg
YELDA YALAMAN
“tüketim kölelik ise, üretim özgürlüktür”

Temelde var olan ve artık ömrünü tamamlamış malzemelerden yeni bir şeyler üretiyor olmak, tüketim çılgınlığının had safhaya vardığı çağımızda farklı bir çıkış noktası olmuş durumda.

 

Çünkü göz ardı edilemez bir gerçek var ki; o da “tüketim kölelik ise, üretim özgürlüktür” …

 

Geri dönüşüm genel hatları ile “yeniden değerlendirme” anlamına geliyor. Doğal kaynakların korunması, enerji tasarrufu ve ekonomi için artı değer olan “geri dönüşüm” pratikte her alan için söz konusu olabiliyor. Bunun en güzel kanıtı son yıllarda sanat dünyasından geldi ve ortaya yepyeni bir akım çıktı. Bu yeni akımın adı “Geri Dönüşüm Sanatı”. Bu alanda öyle eserler üretiliyor ki; izleyici kendisini adeta çöldeki bir vahada gibi hissediyor.

 

Bu farkındalığı yaratmak ve daha da pekiştirmek için yola çıkan çevre dostu sanatçılar; resim, heykel, iç mimari, peyzaj ve takı gibi pek çok alanda “çöpten hazineye” giden yolda sıra dışı eserler üretmekteler.

 

Akımın en önde gelen isimlerinden biri İzlenimci İngiliz sanatçı Jane Perkins. Eski ve kullanılmayan objeleri “sanatsal geri dönüşüm”e tabi tutan Perkins özellikle ünlü tablo ya da fotoğrafları yeniden üretiyor. Üretirken de izleyiciye detayda başka, bütünde başka görüntüler sunuyor.

 

En tanınmış eserleri ise Mona Lisa ile İnci Küpeli Kız.

Yapıtlarını düğme, lego, toka, plastik oyuncak gibi farklı renk ve şekildeki objelerden yaratan sanatçı yeniden üretmek için özellikle çok tanınmış tabloları seçiyor. Perkins geri dönüşümcü insanı “objeleri yeni şeylere dönüştürme isteği ve ilhamı olan kişi” olarak tanımlıyor ve yorumluyor.

 

Sokak sanatını Geri Dönüşümcü sanat ile birleştiren isim ise Artur Bordalo. Eserlerinde çöp ve geri dönüşümlü malzeme kullanarak kent hayatı yanında sürdürülebilir yaşama katkı sağlayan sanatçı ayrıca graffitilere de ilk kez 3. boyutu kazandırmış durumda.

Artur Bordalo’nun 3 boyutlu eserleri                             Jesus d’Alessandro’nun plastik sanatı

 

Plastik günümüzde insanoğlunun başına bela olmuş atık maddeler arasında ilk sıralarda. Sanatçılar da geri dönüştürücü eserler üretirken malzeme olarak plastiğe sırf bu yüzden diğerlerine göre çok daha fazla yer vermekteler.

 

Doğada çözünme süresi ortalama 100 yıl olan plastik atıklarla üretilmiş sanat eserleri Geri Dönüşüm Sanatı’nın en anlamlı olanları. Çünkü hem plastik atığın tehlikelerine dikkat çekip farkındalık yaratıyorlar, hem de bu sanat dahilinde geri dönüşümü teşvik edip önemini vurguluyorlar. Genelde seçilen malzeme ise pet şişeler. Jesus d’Alessandro öncülüğünde Dominik Cumhuriyetindeki mimarlık öğrencileri ile beraber yapılan çalışmalar bu gruba iyi bir örnek teşkil etmekte.

 

Kullanılmış pet şişeleri en iyi şekilde değerlendiren sanatçılardan birisi Çek sanatçı Veronika Richterova. “Pet-Art” isimli heykeltıraşi sergisinde yer alan yapıtları ise insanın hayal gücünü farklılaştırıp, zenginleştiren cinsten.

Güney Dakota’lı heyketıraş John Lopez ise atık metal parçalardan Amerika ile özdeşleşmiş gerçek boyutlu heykeller üretmekte.

Sanatçı bugüne dek bir çok bizon, at, inek, bir ayı ve geyik kafası heykelleri üretti. Malzeme olarak da çiftliklerde artık boşa çıkmış alet ve ekipmanları kullanıyor. İfade tarzı da konu olarak seçtiği hayvanların en güçlü yanları ve tavırlı hareketlerini yansıtıyor olması.

 

Sanat; her alanda olduğu gibi bu konuda da üzerine düşeni yapıyor…

İşlem dışı kalmış bir malzemeyi alıp, dönüştürüp, sanat eseri halinde geleceğe dahil etmek “ Geri Dönüşüm” ün en özel hali olsa gerek…

 

yalamanyelda@hotmail.com


YORUMLAR
Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır. Toplam Yorum 0 | Onay Bekleyen Yorum 0

YazıYorum
Türkiye’nin ne cari açık sorunu var; ne de mali ve özel kesimin yüksek borcu… İhracat da canlanıyor, faizle enflasyon da önümüzdeki ay düşmeye başlayacak. Aylardır aynı şeyi dinliyoruz.
Diğer Yazarlar
2018’de vatandaş, belki de evim yok diye sevinecek.
Türk Siyasi hayatına yeni bir parti daha katılıyor…
Türk Silahlı Kuvvetlerine subay adayı yetiştiren toplam dört askeri liseden üçü Osmanlı Devleti döneminde, birisi de Cumhuriyet döneminde kuruldu.
Basında yer alan haberlere göre AKP İstanbul il teşkilatları, Atatürk’ün 79. ölüm yıldönümünde Anıtkabir’e ziyaret organizasyonu düzenliyorlarmış!
Evet, Fenerbahçe yönetimi bile bile lades dedi.
Yavaş yavaş kişilik değiştiriyorum; yeni kişilikler yaratma, taklit etmenin, dünyayı anlamanın ya da dünya anlaşılabilirmiş gibi yapmanın yeni tarzlarını yaratma yeteneğimle zenginleşiyorum (evrim burada olsa gerek)." diyor Pessoa..
KOBİ’ler de en önemli sorun, işletmelerin iyi yönetilememesidir.
PESCO, Avrupa’daki dengeleri ve Türkiye’nin durumunu nasıl etkileyecek?
İşlenen mühendislik sefaletlerinin sonuçlarını merak etmez misiniz?
“Her ölüm, sana olan küçük bir ölümdür. ‘Çanların kimin için çaldığını sorması için birini gönderme, onlar senin için çalıyor’. Her ölüm, senin ölümündür. Ağaçtan kuru bir yaprak düştüğünde bile, o senin ölümündür.” Osho
Şirketlerin kurumsal Check-Upları ve ihtiyaç analizlerini bilimsel temelli yapmak artık çok kolay