22.02.2018,17:40
İstanbul
Dolar
Euro
Altın
İmkb
Tarihi Koruma Bilinci dedikleri ne ola ki?
3082016-img-20160830-wa0003-142903.jpg
YELDA YALAMAN
Ülkemiz kadim zamanlarda önemli olmuş ve hala bu önemini taşıyan topraklarda yer alıyor.

Bu yüzden de pek çok uygarlık eserini belli bir yerde, aynı anda ve bir arada görebiliyoruz. Bundan mıdır bilinmez bu  tür eserler  ile karşılaştığımızda başka bir ülkenin insanı kadar heyecanlanamıyoruz. “Alışkın” olma halini en çok da bu tarihi eser konusunda yaşıyoruz.

 

Avrupa ülkelerine giden her Türk vatandaşı hayretle görür ki Batı; en küçük bir eseri bile azami derecede bir koruma mantığı ile sarar sarmalar ve çok özenli bir şekilde sergiler. Bu sergilenen yerin müze olması da gerekmez. Kaldırımlarda, bazen cam fanuslar içinde gayet estetik bir paylaşım ortamı yaratılır ve eser hak ettiği özen  ile sergilenir.

 

Bizde ise sadece ekonomide değil; bulunan tarihi eser sayısında da her zaman bir enflasyon yaşanır. Eser sayısı o kadar fazladır ki; bir kısmı gözden bile çıkarılabilir.

 

Kazılar ile ortaya çıkarılan kültürel mirasın yanı sıra bir de toprak üzerinde bulunan ve henüz  gözden kaybolmamış olanlar vardır ki; bu eserlerde durum daha da tuhaftır.

 

İstanbul dikili taşlar cennetidir. Roma döneminden  tılsımlı,  kutsal,  sıradan ya da hala işlevi olan pek çok taş günümüze sağlam bir durumda gelebilmiştir.

 

Bu dikili taşlar içinde en şanssız olanları ise “Nişantaşları” dır.

 

Bugün Avrupa yakasında bir semte adını vermiş olan nişantaşları; Osmanlı’nın daha doğrusu Türklerin  başka bir yönünü günümüze yansıtırlar.

 

Okçuluk ; Orta Asya döneminden beri Türkler için her zaman çok önemli olmuştur. 400 ila 800 m. arasında menzili olan ok atma sanatı tam bir protokol savaş sanatıdır. Barış zamanlarında ise sürekli bir eğitim ya da müsabaka hali çok sıradandır. Padişahların özel okçuluk ritüelleri vardır. Bu yüzden de İstanbul’un çeşitli yerlerine menzil taşlar dikilmiş ve padişahın okçuluktaki ünü ve hüneri  bu taşlar ile anılır olmuştur.

 

Kendi zamanında bu derece önem arz eden  okçuluk,  nişantaşları ile birlikte anılır. Padişahlara ait ve onların okçuluk sporuna dair başarı ve güçlerini gösteren sayısız rivayet günümüze kaybolmadan gelebilmiştir.

 

Sözlü gelenek ile birlikte bu taşların büyük bir bölümü günümüze ulaşmıştır. Ancak halleri içler acısıdır ve kendi çağlarındaki haşmetlerinden çok şey kaybetmişlerdir. Bu güç kaybının en büyük nedeni adeta bu taşları yok farz ederek  yükselen binalar olmuştur.

 

İstanbul’daki çarpık yapılaşma en büyük zararlardan birini tabii ki dikilitaşlara verdi. Günümüzde çok az sayıda Nişantaşı geçmişteki şaşaalı günlerin dokusunu az da olsa yaşamakta. Çok büyük bir kısmı ise zaten yok olmuş durumda.

 

Bir elin parmaklarını geçemeyecek sayıdaki nişantaşları ise bugün acınacak halde. Bu gruptakilerin çoğu apartmanların izbe bahçelerinde bir balkona dayanmış şekilde can çekişmekte. Adeta bu taşların ne olduklarını bilmeyen insanlarla birlikte yaşam savaşı veriyorlar. 

Görseller Okmeydanı semtindeki iki ayrı apartman bölümüne ait. Ne yazık ki çok hazin bir görüntü.

 

Tarihi eserleri kavrayış tarzımız bu halde.

 

Bu tür fotoğraflar yıllardır orta yerde arz-ı endam eylerken  bir yetki sahibi de çıkıp “dur” diyemedi.

 

Her alanda olduğu gibi “ecdat” hamasetinde de üstümüze yok. Tabii ki içi boş. Bomboş…

 

Değerlerin farkında olmak, geçmişe saygı duymak koca koca laflarla olmuyor.

 

Hepsinin ayrı bir geçmişi olan bu taşlar böylesine ötelenmeyi, yok farz edilmeyi hak etmiyorlar…

 

Belki bir gün düzelir mi? Umut edelim mi? Hiç zannetmiyorum…

 

yalamanyelda@hotmail.com


YORUMLAR
Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır. Toplam Yorum 0 | Onay Bekleyen Yorum 0

YazıYorum
Türkiye reel sektör bazında konsantrasyonunu ihracata bağlamış durumda. Elbette bunun önemini yok sayacak değilim.
Diğer Yazarlar
Türkiye ekonomisinin temeli % 99.8 KOBİ’lerimize bağlı.
Truva’nın Unesco Dünya Kültür Mirası listesine girişinin 20. yılı olan 2018; ülkemizde “Truva Yılı” ilan edildi.
AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan, 13 Şubat 2018’de yaptığı konuşmada, “Bizim için Afrin neyse Ege’deki, Kıbrıs’taki haklarımız da odur. Savaş gemilerimiz, Hava Kuvvetlerimiz, gerektiğinde her türlü müdahaleyi yapmak için yakın takipteler” dedi.
Haber programında Zeytindalı Harekâtı için Afrin’e giden Mehmetçikleri izliyorum.
Ne yapmalıyız, yapabiliriz? Aydınlara düşen görevler ne olur?
Sezon başından bu yana ön görülen ve tahmin edildiği gibi, büyük takımların zor – kolay maç periyotları sonucunda 3 büyüklerin puanlarının eşitleneceği öngörüsü sonunda gerçekleşti.
Dünyanın bir bütün olduğu günümüzde, bilimsel verilerden yararlanmanın vakti gelmiştir.
Aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) Partisi’ndeki siyasetçiler başta olmak üzere Türk karşıtı olarak yorumlanabilecek söylem yükselişe geçti.
Kaçak su bedellerini kim ödüyor?
Yavaş yavaş kişilik değiştiriyorum; yeni kişilikler yaratma, taklit etmenin, dünyayı anlamanın ya da dünya anlaşılabilirmiş gibi yapmanın yeni tarzlarını yaratma yeteneğimle zenginleşiyorum (evrim burada olsa gerek)." diyor Pessoa..
Bir meslek sahibi olmak mı yoksa dünyayı keşfetmek mi?