21.11.2017,17:10
İstanbul
Dolar
Euro
Altın
İmkb
Tarihi Koruma Bilinci dedikleri ne ola ki?
3082016-img-20160830-wa0003-142903.jpg
YELDA YALAMAN
Ülkemiz kadim zamanlarda önemli olmuş ve hala bu önemini taşıyan topraklarda yer alıyor.

Bu yüzden de pek çok uygarlık eserini belli bir yerde, aynı anda ve bir arada görebiliyoruz. Bundan mıdır bilinmez bu  tür eserler  ile karşılaştığımızda başka bir ülkenin insanı kadar heyecanlanamıyoruz. “Alışkın” olma halini en çok da bu tarihi eser konusunda yaşıyoruz.

 

Avrupa ülkelerine giden her Türk vatandaşı hayretle görür ki Batı; en küçük bir eseri bile azami derecede bir koruma mantığı ile sarar sarmalar ve çok özenli bir şekilde sergiler. Bu sergilenen yerin müze olması da gerekmez. Kaldırımlarda, bazen cam fanuslar içinde gayet estetik bir paylaşım ortamı yaratılır ve eser hak ettiği özen  ile sergilenir.

 

Bizde ise sadece ekonomide değil; bulunan tarihi eser sayısında da her zaman bir enflasyon yaşanır. Eser sayısı o kadar fazladır ki; bir kısmı gözden bile çıkarılabilir.

 

Kazılar ile ortaya çıkarılan kültürel mirasın yanı sıra bir de toprak üzerinde bulunan ve henüz  gözden kaybolmamış olanlar vardır ki; bu eserlerde durum daha da tuhaftır.

 

İstanbul dikili taşlar cennetidir. Roma döneminden  tılsımlı,  kutsal,  sıradan ya da hala işlevi olan pek çok taş günümüze sağlam bir durumda gelebilmiştir.

 

Bu dikili taşlar içinde en şanssız olanları ise “Nişantaşları” dır.

 

Bugün Avrupa yakasında bir semte adını vermiş olan nişantaşları; Osmanlı’nın daha doğrusu Türklerin  başka bir yönünü günümüze yansıtırlar.

 

Okçuluk ; Orta Asya döneminden beri Türkler için her zaman çok önemli olmuştur. 400 ila 800 m. arasında menzili olan ok atma sanatı tam bir protokol savaş sanatıdır. Barış zamanlarında ise sürekli bir eğitim ya da müsabaka hali çok sıradandır. Padişahların özel okçuluk ritüelleri vardır. Bu yüzden de İstanbul’un çeşitli yerlerine menzil taşlar dikilmiş ve padişahın okçuluktaki ünü ve hüneri  bu taşlar ile anılır olmuştur.

 

Kendi zamanında bu derece önem arz eden  okçuluk,  nişantaşları ile birlikte anılır. Padişahlara ait ve onların okçuluk sporuna dair başarı ve güçlerini gösteren sayısız rivayet günümüze kaybolmadan gelebilmiştir.

 

Sözlü gelenek ile birlikte bu taşların büyük bir bölümü günümüze ulaşmıştır. Ancak halleri içler acısıdır ve kendi çağlarındaki haşmetlerinden çok şey kaybetmişlerdir. Bu güç kaybının en büyük nedeni adeta bu taşları yok farz ederek  yükselen binalar olmuştur.

 

İstanbul’daki çarpık yapılaşma en büyük zararlardan birini tabii ki dikilitaşlara verdi. Günümüzde çok az sayıda Nişantaşı geçmişteki şaşaalı günlerin dokusunu az da olsa yaşamakta. Çok büyük bir kısmı ise zaten yok olmuş durumda.

 

Bir elin parmaklarını geçemeyecek sayıdaki nişantaşları ise bugün acınacak halde. Bu gruptakilerin çoğu apartmanların izbe bahçelerinde bir balkona dayanmış şekilde can çekişmekte. Adeta bu taşların ne olduklarını bilmeyen insanlarla birlikte yaşam savaşı veriyorlar. 

Görseller Okmeydanı semtindeki iki ayrı apartman bölümüne ait. Ne yazık ki çok hazin bir görüntü.

 

Tarihi eserleri kavrayış tarzımız bu halde.

 

Bu tür fotoğraflar yıllardır orta yerde arz-ı endam eylerken  bir yetki sahibi de çıkıp “dur” diyemedi.

 

Her alanda olduğu gibi “ecdat” hamasetinde de üstümüze yok. Tabii ki içi boş. Bomboş…

 

Değerlerin farkında olmak, geçmişe saygı duymak koca koca laflarla olmuyor.

 

Hepsinin ayrı bir geçmişi olan bu taşlar böylesine ötelenmeyi, yok farz edilmeyi hak etmiyorlar…

 

Belki bir gün düzelir mi? Umut edelim mi? Hiç zannetmiyorum…

 

yalamanyelda@hotmail.com


YORUMLAR
Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır. Toplam Yorum 0 | Onay Bekleyen Yorum 0

YazıYorum
Dolar / TL kuru 11 ayın zirvesini gördü. Esasen düz mantıkla baktığınızda dolardaki yükseliş eğiliminde şaşıracak bir şey yok. Fakat ısrarlı çıkış, herkesin yüreğini ağzına getiriyor.
Diğer Yazarlar
2018’de vatandaş, belki de evim yok diye sevinecek.
Türk Siyasi hayatına yeni bir parti daha katılıyor…
Türk Silahlı Kuvvetlerine subay adayı yetiştiren toplam dört askeri liseden üçü Osmanlı Devleti döneminde, birisi de Cumhuriyet döneminde kuruldu.
Basında yer alan haberlere göre AKP İstanbul il teşkilatları, Atatürk’ün 79. ölüm yıldönümünde Anıtkabir’e ziyaret organizasyonu düzenliyorlarmış!
Evet, Fenerbahçe yönetimi bile bile lades dedi.
Yavaş yavaş kişilik değiştiriyorum; yeni kişilikler yaratma, taklit etmenin, dünyayı anlamanın ya da dünya anlaşılabilirmiş gibi yapmanın yeni tarzlarını yaratma yeteneğimle zenginleşiyorum (evrim burada olsa gerek)." diyor Pessoa..
KOBİ’ler de en önemli sorun, işletmelerin iyi yönetilememesidir.
PESCO, Avrupa’daki dengeleri ve Türkiye’nin durumunu nasıl etkileyecek?
İşlenen mühendislik sefaletlerinin sonuçlarını merak etmez misiniz?
“Her ölüm, sana olan küçük bir ölümdür. ‘Çanların kimin için çaldığını sorması için birini gönderme, onlar senin için çalıyor’. Her ölüm, senin ölümündür. Ağaçtan kuru bir yaprak düştüğünde bile, o senin ölümündür.” Osho
Şirketlerin kurumsal Check-Upları ve ihtiyaç analizlerini bilimsel temelli yapmak artık çok kolay