21.11.2017,17:10
İstanbul
Dolar
Euro
Altın
İmkb
Türk Arkeoloji Tarihi üzerine...
3082016-img-20160830-wa0003-142903.jpg
YELDA YALAMAN
10 Kasım’ın ardından…

1800'lü yılların başından itibaren gözlerini tüm açlığı ile doğu dünyasına diken Avrupa; başta Osmanlı toprakları olmak üzere tüm Avrasya coğrafyasına gönderdiği elçilerinin yanına kendi alanlarında tanınmış edebiyatçı, tarihçi, ressam, arkeolog ve seyyahlarını da katarak yeni bir dönem başlatır.


Amaçları; bu zengin toprakları öncelikle tanımak, ardından yeni bir bilinçle kurgulamak ve nihayetinde yönetmektir. Oriantalizm denilen bu yeni durum; görünüşte duygusal bir sanat akımı olarak yansıtılırken; aslında kökeni 1492'de İspanya'nın topraklarındaki Müslüman ve Yahudileri sınır dışı etmeleri ile başlar. Yani doğunun gizemli dünyasına duyulan bir romantizmin çok ötesinde, aslında bir siyasi ideolojidir Oriantalizm...

Avrupalı elçilerin yanında bu topraklara gelen pek çok görevli arkeolog; "talan etme" mantığı ile tüm Ön Asya, Kuzey Afrika, Orta Asya, Anadolu ve Yunanistan'ı köstebek yuvasına çevirir. Pek çok antik kent ortaya çıkarılır çıkarılmasına. Ancak pek çok gözde eser de vatanlarından koparılarak, Avrupa'ya taşınır ve  Louvre, British gibi pek çok büyük müzenin çekirdeği bu zaman diliminde oluşur.

 

Osman Hamdi Bey
Talan 1874 yılına dek sürer... Sonra Osman Hamdi Bey diye birisi çıkar ortaya. Bana göre Osman Hamdi bu coğrafyanın yetiştirdiği en gözde kültür insanları arasında bir mücevher gibi parlar ve parlayacaktır. 

Avrupalıların deyimi ile tam bir Rönesans insanıdır kendisi. Müzeci, arkeolog, ressam, öğretmen, idareci... Hayatı boyunca pek çok mesleki şapkasını başarı ve onurla taşır.

Osman Hamdi Bey'in; 1874 tarihli Asar-ı AtikaNizamnamesi’ni 1883 yılında yeni baştan düzenleyerek, eserlerin yurt dışına çıkarılmasını yasaklayan maddeler koydurması, Türk Arkeoloji Tarihi için bir milat olur. Bu nizamname ile birlikte artık antik kentler, bir kültür ve  bilim insanının koruması altındadır.

Arkeoloji tarihimizin ilk bilimsel kazıları O'nunla başlar. İlk olarak 1881 yılında Almanlar tarafından keşfedilen Nemrut Tümülüsü'nü 1883'te kazmaya başlar. Ardından 1887 Sayda (Sidon Antik Kenti) ve 1891-92 yıllarında LaginaHekate Kutsal Alanı içindeki propylon(anıtsal giriş), tapınak ve stoada (çarşılarda dükkan bölümlerinin yer aldığı koridor)  kazılar yapar. Ardından 1892 yılına dek bulunmuş ve o güne kadar toplanmış eserler ile kendisinin bulduğu heykel, lahit, kabartma gibi buluntuları İstanbul Arkeoloji Müzesi'ne götürür.

 

Mustafa Kemal ATATÜRK
Türkiye Cumhuriyeti kurulduktan sonra Osman Hamdi Bey'in arkeolojik çalışmalar alanındaki misyonunuMustafa Kemal Atatürk bu kez çok farklı bir anlayışla üstlenir.

Avrupa 19.yy'da "batı merkezli bir tarih anlayışı" ile kendi kökenlerini oluşturmak adına köklerini dayandıracağı merkezler aramış ve bu uğurda Yunan Uygarlığı'nı seçmiştir. Her yeni görüş, keşif, bilimsel buluş hangi dönemde olursa olsun hep MÖ 5. 4. ve 3. yy'a yerleştirilir. Bu tavırla tarih yeniden Avrupalılarca yazılır ve 3. dünya ülkelerine dikte ettirilir. Okullarda bu görüş doğrultusunda yazılmış kitaplar ders kitabı olarak okutturulmaya başlanır.

İşte Atatürk bu noktada olanların farkındadır ve sırf bu yüzden Türkiye'de unutulmuş olan "Eski Çağların Tarihi"ne önem verir. Bu manada Anadolu'nun eski kültürlerine önem verip dikkatleri bu yöne çeker ve arkeologları göreve çağırır.

Bu nedenle;
-1933 yılında Ankara Ahlatlıbel, İznik Surları kazıları,
-1934-Topkapı Sarayı, Khora Manastırı Kilisesi (Kariye Camii) ve Aya Sofya için restorasyon emri ve müze kararı,
-1935- Alacahöyük kazılarına devam emri ve TTK bütçesinden ödenek tahsisi,
-1936- Prof. Dr. Arif Müfit Mansel ile Trakya Kazıları,
-Almanlar tarafından yapılan Bergama Asklepion kazılarına yakın ilgi ile ziyaret,
-Antalya Aspendos Tiyatrosu restorasyon emri ile ülke sınırları dahilinde pek çok arkeolojik kazının başlatılması, mevcutların devamı için öncülük eder.

Bu yüzden O'nun Türk milletinin geçmişine verdiği önem; bir ırkçılık anlayışı değil, tamamen kültür kökenli bir yaklaşımdır.


İşte bu nedenle Türk Arkeoloji tarihi, Mustafa Kemal Atatürk'e çok şey borçludur...

 

yalamanyelda@hotmail.com


YORUMLAR
Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır. Toplam Yorum 2 | Onay Bekleyen Yorum 0

Yunus

çok güzel faydalı bir yazı teşekkürler Yelda Yalaman abla :)
11.11.2016 23:08:00


Ayfer han

Emeğınıze sağlık Uzun surede bıtıktırdığınız bılgı bırıkımınzı kısa surede okuyarak sayenızde konu hakkında bılgılendık ıykı sızler varsınız sayenızde bızlerde bılgılenıyoruz
13.11.2016 08:11:13



YazıYorum
Dolar / TL kuru 11 ayın zirvesini gördü. Esasen düz mantıkla baktığınızda dolardaki yükseliş eğiliminde şaşıracak bir şey yok. Fakat ısrarlı çıkış, herkesin yüreğini ağzına getiriyor.
Diğer Yazarlar
2018’de vatandaş, belki de evim yok diye sevinecek.
Türk Siyasi hayatına yeni bir parti daha katılıyor…
Türk Silahlı Kuvvetlerine subay adayı yetiştiren toplam dört askeri liseden üçü Osmanlı Devleti döneminde, birisi de Cumhuriyet döneminde kuruldu.
Basında yer alan haberlere göre AKP İstanbul il teşkilatları, Atatürk’ün 79. ölüm yıldönümünde Anıtkabir’e ziyaret organizasyonu düzenliyorlarmış!
Evet, Fenerbahçe yönetimi bile bile lades dedi.
Yavaş yavaş kişilik değiştiriyorum; yeni kişilikler yaratma, taklit etmenin, dünyayı anlamanın ya da dünya anlaşılabilirmiş gibi yapmanın yeni tarzlarını yaratma yeteneğimle zenginleşiyorum (evrim burada olsa gerek)." diyor Pessoa..
KOBİ’ler de en önemli sorun, işletmelerin iyi yönetilememesidir.
PESCO, Avrupa’daki dengeleri ve Türkiye’nin durumunu nasıl etkileyecek?
İşlenen mühendislik sefaletlerinin sonuçlarını merak etmez misiniz?
“Her ölüm, sana olan küçük bir ölümdür. ‘Çanların kimin için çaldığını sorması için birini gönderme, onlar senin için çalıyor’. Her ölüm, senin ölümündür. Ağaçtan kuru bir yaprak düştüğünde bile, o senin ölümündür.” Osho
Şirketlerin kurumsal Check-Upları ve ihtiyaç analizlerini bilimsel temelli yapmak artık çok kolay